Akın ÖZÇER
Başlık, Pablo Gómez’in Türk-İspanyol haber sitesi Hispanatolia’da yayımlanan köşe yazısının (http://www.hispanatolia.com/seccion/23/id_cat,1/id,425/turquia-las-dos-caras-de-la-verdad) Türkçe karşılığı. Gómez, Batı medyasında görmeye alışmadığımız derinlikte kapsamlı bir yerel seçim sonuçları analizi yapıyor. Yazıyı son bir yıl içinde Erdoğan’ın otoriterleştiği ve AK Parti’nin hızla zayıflamakta olduğu temasını işlediği için sonuçları şaşkınlıkla karşılaşan İspanyol basını için bir özeleştiri olarak da görmek mümkün.
Gómez yazısının başında Türkiye’de Gezi olaylarıyla başlayan, yolsuzluk iddialarıyla tavan yapan siyasal tansiyon sürecini, Berkin Elvan’ın cenaze töreninde İspanyol basınını etkileyen hükümet karşıtı protestoları hatırlatıyor. Bütün bu olumsuz faktörleri değerlendiren İspanyol basınının gidici olduğuna inandığı “AK Parti’nin iktidara geldiği 2002’den bu yana en büyük yerel seçim başarısına imza atmasını” ana muhalefet partisi CHP gibi şaşkınlıkla karşıladığını ama hâlâ Türkiye’de gerçekte neler olup bittiğiniaraştırmadığını belirtiyor. Buna örnek olarak El País’in yerel seçimlerle ilgili “Erdoğan otoriter sapmasını sandıkta meşrulaştırdı” başlıklı haberini gösteriyor.
Gazete söz konusu haberinin altına “Otoriter sapma” (deriva autoritaria) başlığıyla Gezi’den bu yana hükümetin otoriterleşmesine kanıt oluşturduğunu düşündüğü olayları sıralamıştı. Gezi ve arkasından patlak veren protestolarda polisin aşırı güç kullanması, ardından “İslamcı eski müttefiki Hizmet hareketine savaş ilan etmesi” (dershanelerin kapatılması böyle takdim ediliyor). Sonra 17 Aralık operasyonu (ayakkabı kutusundaki para dâhil tüm ayrıntılarla), dört Bakan’ın istifası ve “AKP’nin salt çoğunluğa sahip olduğu Meclis’ten interneti yargı kararı olmaksızın kontrol altına alması” (yasa böyle demese de böyle takdim ediliyor) ve nihayet HSKY düzenlemesi… Gazetede yerel seçim sonuçları okunduğunda, bu haberin altındaki söz konusu bölümle Türk seçmeninin bütün bunlara onay verdiği gibi bir sonuca varılıyor.
Gerçeğin öteki yüzünü görememek
Gómez insanların yaptığı en büyük hatanın, olayları “iyi ve kötü” ve “siyah ve beyaz” gibi kategorik şekilde değerlendirmek olduğuna dikkat çekiyor. Bu kategorik yaklaşımın herkesin düşündüğümüz şekilde düşündüğü yanlışına götürdüğüne işaret ediyor. Düşündüğümüz şeyin olmadığını gördüğümüzde de hatanın kendimizde olduğunu bir türlü kabul edemediğimizi hatırlatıyor.
Türkiye siyasetine yaklaşımda da hataların buradan kaynaklandığını vurgulayan Gómez, tüm faktörleri “a priori” kendi doğrularına göre değerlendiren İspanyol ve Batı medyasının, bu değerlendirmeyi Türk seçmeninin yapması gerektiği halde, onun yerine AKP döneminin sona erdiği sonucuna vardığının altını çiziyor. “Oysa Türkiye’de son bir yıl içinde meydana gelen tüm olaylarda –Gezi Parkı protestoları dâhil- hükümete karşı bir çoğunluk görüşü oluşmadığı, kamuoyu anketlerinin de bunu gösterdiği” gerçeğine dikkat çeken Gómez, El País’in “otoriter sapma” olarak sunduğu listedeki olaylarla ilgili farklı fikirleri de açıklıyor. Bu bağlamda, yolsuzluk iddialarının hükümetin dershaneleri kapatma kararıyla Gülen Cemaati’nin hem parasal hem de eleman kaynaklarını kurutma girişiminden bağımsız görülemeyeceğinin altını çiziyor.
Gómez, yolsuzluk iddialarının Erdoğan’ın muhafazakâr politikaları ve Gezi’de yaşananlardan memnun olmayanlar tarafından tartışılmaz gerçekler olarak kabul edildiğini, ama birçok kişi tarafından da, mensupları polis ve yargı başta olmak üzere idare içinde önemli mevkilerde yer alan Cemaat’in yönettiği “hesaplaşma operasyonu” olarak değerlendirildiğini hatırlatıyor. Bu kesimin ayrıca AK Parti ile Cemaat işbirliğine geçmişte eleştirel yaklaşan CHP’nin şimdi bu operasyonda birlikte hareket etmesini, dershaneleri kapatan yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürmek gibi “Cemaat’in kirli işlerini” yapmasını tasvip etmediğine dikkat çekiyor.
Taraf olmak
Gómez, İspanyol ve Batı medyasının bir başka hatasının da gerçeğin gördüğü tek yüzünü aktarırken yanlı davranmak olduğuna parmak basıyor. Türkiye’de meydana gelen protestolarda tıpkı protestocular gibi AK Parti karşıtlığını genelleştirdiklerine ve çoğunluğun düşüncesiymiş gibi yansıttıklarına dikkat çekiyor. Örneğin İstanbul’da İnternet Yasası’na tepki gösterenlerin belli bir ideolojisi olan bir azınlık olduğunu göz önüne almadıklarını söylüyor.
Gómez, İspanyol medyasının Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal’le konuştuğuna ilişkin videokaseti, kaynağını ve olası nedenlerini sorgulamadan hükümetin yolsuzluk yaptığının kanıtı olarak aktardığını, oysa birçok Türk gibi kendisinin de dinlerken bu kasetinmontaj olabileceği izlenimi edindiğini belirtiyor. Gómez, “Erdoğan ve oğlu belki kara paradan bahsediyor olabilir ama olmayabilir de, bilemem ama bir süredir dinlendiklerini bile, bile telefonda böyle bir konudan bahsetmiş olabileceklerine pek ihtimal veremiyorum. Ayrıca kasetin cızırtılı bir yerinde Başbakan’ın sesinin taklit edildiğini anlamam sadece 30 saniyeme mal oldu” diyor ve daha sonra benzeri montajların muhalefet liderlerine de yapılabileceğinin ispat edildiğine dikkat çekiyor.
Gómez, Twitter ve Youtube’un engellenmesinin de Türkiye için yeni bir şey olmadığını vurguluyor. Bu bağlamda, Vimeo, Blogger, Youtube ve benzeri sitelerin, “Atatürk’e hakaret” niteliği taşıdığı öne sürülen içerikler nedeniyle, mahkeme kararıyla iki yıl boyunca kapalı kaldığını hatırlatıyor. Ama o zaman CHP’nin Kemalist ve milliyetçi ideolojisine göre kabul edilemez bulduğu için kalkıp “İnternete sansür uygulandığı” gibi bir uyarı yapmadığını belirten Gómez, aksine eski Genel Başkan Deniz Baykal’ın kendisi hakkında internete düşen kaseti yayınlıyor diye El Mundo gazetesine Türkiye’den ulaşılmasını engellettiğine dikkat çekiyor.
Yazısının bundan sonraki iki paragrafını seçim gecesi yaşananlara ve sonuçlara CHP’nin yaptığı itirazlara ayıran Pablo Gómez, şaibe iddialarıyla ilgili olarak, Avrupa Konseyi ve AGİT gözlemcilerinden bu yönde bir uyarı gelmediğini vurguluyor. Kişisel olarak, bir siyasi partinin yenilgisini hazmedememesinden üzüntü duyduğunu dile getiren yazar, CHP’nin seçim kazanamamasını ve daha da önemlisi Türk seçmeni için bir türlü inanılır ve güvenilir bir alternatif oluşturamamasını anlayamadığını belirtiyor.
Pablo Gómez, bütün bunların genelde uluslararası, özelde İspanyol medyasının Türkiye’nin gerçekleri hakkındaki “engin bilgisizliğini” ve haberlerini ön yargıyla hazırladıklarını ortaya koyduğunu vurguluyor. Bilgisizliğe bir örnek olarak Başbakan Rajoy’un Türkiye’yi ziyareti sırasında metro açılışına gelen AKP seçmenini “İslamcı” olarak tanımlamasını gösteriyor. Bunun İspanya’da Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) seçmenine “kızıllar”, iktidar partisi PP’nin seçmenine de “faşistler” demekle eşdeğerli olduğunu söylüyor.
Gómez, bütün bunlardan çıkarılması gereken dersler olduğunu belirtiyor ve bu bağlamda İspanyol medyasının kendisini sorgulaması, bir siyasi parti, bir gazete, bir tweet ya da bir komşunun söylediklerini mutlak doğru olarak kabul etmemesi ve kendi kalıpları ve özellikle ön yargılarından sıyrılması gerektiğini vurguluyor. Ve yazısını şöyle noktalıyor: “Çoğunluğu muhalefete değil de AK Parti’ye oy veren Türkler yanılıyor mu? Deli mi oldular, mazoşist mi, yoksa aptal mı? Yoksa yanılan, her şeyi bilen ama hiçbir şeyi anlamayan bizler miyiz?”
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025