Akın ÖZÇER
El País’in “Türkiye için ölümcül bir yıl” (Un año mortal para Turquía) olarak nitelediği 2016’yı geride bırakırken, Yeni Yıl’a yeni bir terör saldırısını konu alan bir yazıyla başlamak istemezdim. Ama Türkiye, İspanyol gazetesinin konuyla ilgili haberinin alt başlığında altını çizdiği gibi, geçen yıl hem “radikal İslamcılar” dediği Daech’in hem de “Kürt asiler” olarak adlandırdığı PKK’nın terör saldırılarına hedef oldu. El País’in sıraladığı, 300’den çok kişinin yaşamını yitirdiği 2016’nın terör saldırıları listesinde 15 Temmuz da yer almıyor ayrıca. (http://internacional.elpais.com/internacional/2017/01/01/actualidad/1483239765_504202.html?rel=mas)
Aslında 15 Temmuz darbe girişimi, sadece kurban sayısıyla değil, ayrıca Türkiye’ye yönelik bunca saldırının arkasında başka bir terör örgütünün de bulunduğunun hesaba katılması bakımından önemli. Önemli çünkü darbeye kalkışan FETÖ’nün başı ABD’de bulunuyor, serbestçe faaliyete devam ediyor ve hedefleri arasında Türkiye’nin demokratik düzeninin yıkılması da var. Bu, Reina saldırısı değerlendirilirken bir tarafa bırakılmaması gereken somut bir veri.
Reina ’ya yönelik saldırı, bugüne kadar her türlüsünü yaşadığımız terör saldırılarından bir gece kulübünü hedef almasından ötürü biraz farklı görünüyor. Bu niteliğiyle 13 Kasım’da (2015) Paris’te “Le Bataclan” konser/tiyatro salonunu hedef alan terör saldırısına benziyor. Nitekim başta Fransız medyası olmak üzere bu benzerliğin altı çiziliyor. Örneğin Slate.fr, “İstanbul’da bir gece kulübüne saldırı Türk usulü Bataclan” (L'attaque d'une boîte de nuit à Istanbul est un Bataclan à la turque) başlığını taşıyor. Haberde de altının çizildiği gibi, her iki eğlence yerine yapılan saldırının modus operandi’si büyük ölçüde örtüşüyor. (http://www.slate.fr/story/133010/istanbul-attaque-boite-nuit-bataclan)
Slate’in haberinde eski CHP Milletvekili Aykan Erdemir’in saldırının “Batılı yaşam tarzına, Türkiye’deki laik şehirli yaşam tarzına yönelik olduğuna” ve “ülkenin artan kutuplaşmasını körüklemeyi” hedef aldığına ilişkin sözleri ön plana çıkarılıyor. Bu yaklaşım, Al Jazeera’dan alıntılanan “Reina’nın pahalı ve selektif bir kulüp ve seçkin laik Türk gençlerinin favori eğlence yerlerinden biri” olduğu görüşüyle destekleniyor. Slate daha sonra Corriere della Sera’dan terör uzmanı gazeteci Guido Olimpio’nun, Bataclan, Orlando’daki Pulsediskoteği veya Reina gibi eğlence yerlerinin Daech’in yeğlediği hedefler olduğuna dair sözlerinin altını çiziyor.
Reina saldırısını biraz önce Daech’in üstlenmesi yukarıdaki değerlendirmeleri haklı çıkardı. Aslında TSK’nın El Bab operasyonu nedeniyle arazide sıkışan terör örgütünün kâğıt üstünde Türkiye içinde bir saldırıya kalkışma olasılığı vardı. İstihbarat birimlerimiz de muhtemelen bu olasılığa karşı önlem almışlardı ama saldırı önlenemedi ne yazık ki.
Saldırıyı Daech’in üstlenmesi, bir yazarımızın medyadan gördüğüm Twitter’daki “IŞİD’e karşı en etkin güç olan YPG ve SDG’ye saldırmaya devam edilecek mi acaba” mesajının ne kadar saçma olduğunu da ortaya koyuyor. Saçma çünkü yazarın öne sürdüğü gibi, YPG ya da SDG, Daech’e karşı en etkin güç olsaydı, Daech bu saldırıyı Türkiye’ye değil, yazarın övgüde bulunduğu terör örgütlerine ya da müttefiki ABD’ye karşı yapardı.
Aslında El Bab operasyonuna asimetrik bir yanıt oluşturan Reina saldırısının bu operasyondan rahatsızlık duyan YPG ya da SDG’nin de işine geldiği hiç kimse için sır değil. Fırat Kalkanı ilk aşamada Daech’i El Bab’tan çıkarmayı, ikinci aşamada da kasabanın YPG ya da SDG’nin eline geçmesini engellemeyi hedefliyor. Operasyonun sonraki hedefi de YPG ya da SDG’nin elinde bulunan Mümbiç’i almak.
Kaldı ki YPG’nin organik olarak bağlı bulunduğu PKK’nın da, Batı medyasının Türkiye’yi hedef alan saldırılar listesinde yer alan birçok terör eylemi bulunuyor. Her ne kadar bu eylemler doğrudan PKK’ya bağlanmak istenmiyorsa da. Örneğin PKK saldırılarını El País, yukarıda belirttiğim gibi, “Kürt asilerin” eylemleri, Le Monde ise “Kürdistan çatışmasıyla ilintili saldırılar” (Les attentats liés au conflit au Kurdistan) başlığı altında, PKK’ya bağlı radikal “Kürt grup TAK’ın cinayetleri olarak aktarıyor. (http://abonnes.lemonde.fr/europe/article/2017/01/01/terrorisme-en-turquie-l-annee-2016-aura-ete-particulierement-meurtriere_5056127_3214.html)
Bu listeye 15 Temmuz kalkışması eklendiğinde Türkiye’nin geçen yıl bütün terör örgütlerinin hedef aldığı bir ülke olduğu anlaşılıyor. Arkasında CIA ya da Amerikan derin devletinin diğer birimlerinin olduğu izlenimi edinilen FETÖ’nün eylemleri ile Batı medyası üstünden yürüyen dezenformasyon birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin sadece Daech ve YPG/SDG gibi birbirine karşıt terör örgütlerinin değil, aynı zamanda bir karma (hybride) savaşın ortak hedefi olduğu tezi güçleniyor.
Böyle bir durumda, Türkiye’nin FETÖ, PKK, YPG ve Daech dâhil tüm terör örgütlerine karşı ilan ettiği topyekûn savaşı, tehdidin kaynaklandığı Güney sınırlarının ötesinde yürütmesi kaçınılmaz görünüyor. Ama Türkiye bu savaşta müttefiki olacak ABD ile iki noktada karşı karşıya geliyor. Birisi, ABD’nin iade prosedürünü zamana yayarak serbestçe Türkiye aleyhine faaliyet göstermesine izin verdiği FETÖ. Diğeri ise silah ve mühimmat vermeyi sürdürdüğü YPG/SDG.
Bu nedenlerle, asla eskisi gibi olmayacağını yazageldiğim Türk-Amerikan ilişkileri açısından belki de tek umudumuz Trump’un ülkesinin Türkiye’ye yönelik bu “düşmanca” politikasını iki noktada değiştirmesi. Ne kadar mümkün olabilir bilmek mümkün değil çünkü Obama’nın koltuğunu devretmesine üç haftadan az bir süre kaldığı halde olumlu bir değişimin işaretlerini henüz net olarak alamıyoruz.
Bununla birlikte, Obama’nın artık “seçilmiş Başkan” olmadığı halde koltuğunu devredeceği son güne kadar Trump’un açıklamış olduğu dış politika öncelikleri ile taban tabana zıt bazı kararlar verebildiğini görebiliyoruz. Örneğin 35 Rus diplomatın “istenmeyen adam” ilan edilmesinin Rusya ile ilişkileri geliştirmek isteyen Trump’a karşı alındığı son derece açık. Ayrı bir tartışma konusu ama Obama’nın bu ve benzeri kararları hiç etik değil.
Reina saldırısına dönersek, bu saldırıyı, çeşitli örgütlerin bundan önceki terör eylemleri gibi, lanetliyorum. Ama hepimizi tesadüfen hedef alan terör saldırılarını sadece lanetlemek yeterli değil. Devletin güvenlik önlemlerinin yanı sıra artık herkesin bu konuda çok daha dikkatli ve duyarlı olması gerekiyor kuşkusuz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025