Akın ÖZÇER
20 Ekim 2011’de tek yanlı silah bırakan, ardından silahlarını sakladığı Fransa’daki zulalarının yerini açıklayarak, usulüne uygun olmasa da uluslararası bir sivil toplum kuruluşunun onayı ile “silah teslim” aşamasını tamamladığını ilan eden ayrılıkçı Bask terör örgütü ETA kendi deyimiyle “silahlı çatışma” aşamasından adım, adım “siyasi mücadele” aşamasına geçiyor. Bu aslında demokratik devletlerin terör örgütlerine “yasal siyaset karşılığı silah bıraktırması” olarak özetleyegeldiğim temel stratejilerine ana hatlarıyla uygun bir gelişme. Her ne kadar ETA silahlarını doğrudan İspanyol devletine teslim etmemiş, neden olduğu zarardan (daño causado) pişmanlık duyduğunu henüz açıklamamış, kurbanlarının ailelerinden özür dilememiş ve daha kendini feshetme (disolución) aşamasına geçmemiş olsa da.
Aslında ETA’nın yazdan önce kendini feshedeceğine ilişkin haberler Şubat ayından bu yana toplumsal tabanını oluşturan Yurtsever Sol’un (Izquierda abertzale) Gara ve Beriagibi yayın organlarında yayımlanıyordu. El País’te Nisan başında “ETA, las claves de la paz” (ETA, barışın anahtarları) başlıklı kitabın yazarlarından Luis R. Aizpeolea’nın imzasıyla yayımlanan haber analiz bu hazırlığı doğrulamıştı. Terör örgütü fesih bildirisini 18 Ekim 2011 tarihinde San Sebastian ’da Barış Konferansı düzenlemiş olan Uluslararası Temas Grubu’na (GIC/ Grupo Internacional de Contacto) hazırlatmaktaydı. Bu grubun başını da Güney Afrikalı ünlü arabulucu avukat Brian Currin çekiyordu.
Bu konuda El País’e konuşan GİC’e ve Yurtsever Sol’a yakın isimlerden Agus Hernán, ETA’nın bildirisinde fesih (disolución) değil, BM terminolojisine uygun “gayrı faal duruma geçiş” anlamına gelen “desmovilización” sözcüğünün kullanılacağını belirtmişti. Bu sözcük kuşkusuz Rajoy hükümetinin beklentisini tam olarak karşılamıyordu ama Hernán, hangi sözcük kullanılırsa kullanılsın ETA’nın kesin ve net olarak ortadan kalkacağını, bunun da kurban aileleriyle birlikte yaşamı ve ETA mahkûmlarının Bask Ülkesi cezaevlerine naklini kısa vadede olmasa da kolaylaştıracağını düşündüğünü dile getiriyordu.
Geçen hafta ETA’nın gayrı faal duruma geçişinin 5 Mayıs günü Bayonne’da düzenlenecek bir basın toplantısıyla ilan edileceği açıklandı. ETA’nın silahsızlanmasının yıldönümü vesilesiyle 8 Nisan’da Bayonne’da açıklama yapan EH Bildu’nun tarihi lideri Arnaldo OtegiETA’nın önümüzdeki haftalarda yeni adımlar atacağını söyledi. Bu adımlardan birinin örgütün fesih kararı olduğu anlaşılıyordu. Diğerinin ise kurban yakınlarından özür dilemesi olduğu ancak yeni ortaya çıktı.
ETA’dan selektif özür
ETA Cuma günü Yurtsever Sol’un yayın organlarından Gara ve Beria’dan yayınladığı bir bildiriyle silahlı eylemlerinin neden olduğu zararı (daño causado) üstlendi ve bundan ötürü “(İspanyol devleti ile arasındaki) çatışmada sorumluluğu olmayan” Bask yurttaşlarından özür diledi. Uluslararası medya ağırlıklı olarak ETA’nın tarihinde ilk kez yol açtığı şiddetten zarar görmüş kişilerden özür dilemesini ön plana çıkarırken, İspanyol basını ETA’nın eylemleri ile devletin güvenlik güçlerinin terörle mücadelesini “tarihi ve siyasi” nitelikli bir çatışma olarak sunması ve kurbanlar arasında “bu çatışmadan sorumlu olanlar/olmayanlar” ayrımı yapması üzerinde durdu.
Hükümet yanlısı ABC, bu konuda “ETA’nın pişmanlık ‘şakası’: kurbanları teröristlerle eş tutuyor ve çatışmadan söz ediyor” (La «farsa» del arrepentimiento de ETA: equipara a víctimas con terroristas y habla de conflicto) başlığıyla yayımladığı haber analizde, terör örgütünün selektif özrünün propaganda amaçlı olduğu değerlendiriliyor. Tarihinde ilk kez şiddetinin neden olduğu zararı kabul ediyor ve kurbanlarından özür diliyor olsa da ETA’nın kurbanları arasında söz konusu ayrımı yapmasının başta Terörizm Kurbanları Derneği AVT (Asociación Víctimas del Terrorismo) olmak üzere, kurban yakınları ve dernekleri tarafından tepkiyle karşılandığının altı çiziliyor.
AVT’nin haber analizde aktarılan görüşüne göre, ETA’nın selektif özrü, “Bask Ülkesi ile İspanyol devleti” arasındaki bu çatışmada devletin de terör uyguladığı temeline dayanıyor ve devletin polis ve jandarmasına mensup kurbanları kapsamı dışında bırakıyor. ETA’nın terörle mücadele birimlerinde görevli olanları adeta teröristlerle eşit görmesine tepki gösteren AVT, örgütün bu anlatımıyla bir dönem uyguladığı şiddetten hiç pişmanlık duymadığını da ortaya koyduğunu vurguluyor.
Bu görüşü aynen paylaşan Terörizm Kurbanları Topluluğu Covite (Colectivo de Víctimas del Terrorismo) toplamda 853 kişinin hayatına kastetmiş olan ETA’nın bu tutumuyla aslında cinayetlerinden birçoğunu aklamış olduğuna dikkat çekiyor. Covite bu nedenle ETA’nın selektif özrünün “alkışlanacak bir hareket” değil, “terör kurbanlarına hakaret”niteliği taşıdığının altını çiziyor.
ETA’nın aslında Covite’nin bu görüşünü doğrulayan bir notu da var. Terör örgütünün selektif özrünü içeren “neden olunan zarar hakkında açıklama” (declaración sobre el daño causado) eki notta, Bask Ülkesi’nde devlet tarafından işlenmiş “faili meçhul” cinayetler olduğunu ima eden cümleler yer alıyor. Oysa faili meçhuller denildiğinde akla mahkemelerde halen devam eden 300 kişinin ölümüne yol açmış 245 terör eylemiyle ilgili davalar geliyor.
Kabul etmek gerekir ki ETA, bildirisinde kullandığı terimlerle de geçmişte terör uygulamış olmaktan herhangi bir pişmanlık duymadığını ortaya koyuyor. Kurbanlarının aslında “tarihi ve siyasi” nitelikli bir çatışmanın kurbanları olduğunu vurgulamak suretiyle özür dilerken söz konusu çatışmayı aslında siyasi platforma taşıyor. Nitekim bildirinin eki not, İspanya ile Bask Ülkesi arasındaki çatışmayı Gernika’nın bombalanmasına kadar götürüyor. Bilindiği gibi, Gernika, Franco dönemindeki iç savaşta 26 Nisan 1937 tarihinde bombalanmıştı. (http://www.abc.es/espana/abci-farsa-arrepentimiento-equipara-victimas-terroristas-y-habla-conflicto-201804201028_noticia.html)
ETA bildirisinin eki notta ayrıca militanlarını kurban mertebesine çıkaran ifadeler de yer alıyor. Polis şiddetiyle “yaralanmış”, “işkence görmüş”, “kaçırılmış” ve “yurt dışına kaçmak zorunda bırakılmış” kişilerden de söz ediliyor. Önemli kısmı Franco diktatörlüğü ve izleyen dönemde, bir kısmı da karşı terör örgütü GAL’in (Grupos Antiterroristas de Liberación) etkin olduğu 80’li yılların ilk yarısında meydana gelmiş olayların sanki 2011 yılına kadar devam etmiş gibi sunulmasını “ETA’nın geçmişini aklama çabası” olarak nitelemek yerinde bir değerlendirme kuşkusuz.
Hükümetten ETA’ya tepki
ETA’nın tek yanlı silah bıraktığı açıklamasından bu yana dile getirdiği tüm talepleri geri çeviren Rajoy hükümeti terör örgütünün selektif özrünü içeren bildirisine de tepki gösterdi. Teröristlerin yol açtıkları zarardan ötürü çok daha önce “koşulsuz olarak samimiyetle” özür dilemeleri gerektiğine dikkat çeken hükümet çevreleri, ETA’nın bu noktaya gelmesinin aslında “demokratik hukuk devletinin silahlarına yenik düştüğünü” gösterdiğinin altını çiziyor.
Curri Valenzuela ABC’deki köşesinde yayımlanan “El truco de presos por presupuestos” (Bütçe karşılığı mahkûmlar tuzağı) başlıklı yazısında özetle, ETA’nın kurbanlarından özür dilemeye kalkışmasının, ılımlı Bask milliyetçi PNV’nin Rajoy azınlık hükümetinin bütçesine destek verdiği döneme denk geldiğine dikkat çekiyor. Valenzuela’ya göre, terör örgütü özür jestiyle, bütçeye desteği karşılığında iktidar partisi PP ile pazarlık halinde olan PNV’nin ETA mahkûmlarının Bask cezaevlerine nakli konusunda hükümetten ödün istemesini sağlama amacını gütmüş bulunuyor.
Valenzuela halen İspanya’da 243 ETA mahkûmu bulunduğuna ve çoğunun Bask Ülkesi’nden uzak cezaevlerinde yattıklarına işaret ediyor. PNV’nin PP azınlık hükümeti bütçesine verdiği destek karşılığı, ETA’nın kurbanlarından özür dilemesi kaydıyla, bu mahkûmların tutukluluk durumlarının iyileştirilmesini hükümetten talep ettiğini belirten Bayan Valenzuela, ne var ki terör örgütünün selektif özrünün sadece Rajoy hükümetini değil Bask özerk hükümeti Başkanı (lendakari) PNV’li Iñigo Urkullu’yu dahi rahatsız ettiğinin altını çiziyor. (http://www.abc.es/espana/abci-truco-presos-presupuestos-201804220321_noticia.html)
Lendakari Urkullu Cumartesi günü özerk polis Ertzaintza’nın kuruluşunun 35. yıldönümü kutlamaları vesilesiyle Vitoria’da yaptığı konuşmada, ETA’nın kendini net bir açıklamayla feshetmesini ve 60 yıllık mevcudiyeti sırasında tüm kurbanlarına verdiği zarardan ötürü özür dilemesini beklediğini vurguladı. Aksi takdirde mahkûmlarının Bask cezaevlerine nakilleri dâhil durumlarının iyileştirilmesi söz konusu değil. İspanyol İçişleri Bakanlığı’ndan gelen açıklamalar bu yönde.
Sonuç olarak ETA’nın kendini feshetmesi ve şiddetinin sadece Bask Ülkesi’nde değil tüm İspanya’da geri dönüşü olmayacak biçimde noktalanması kuşku yok ki olumlu bir gelişme. Ama ETA bundan böyle görüşleri ve inançları doğrultusunda siyasi mücadele yürütmek üzere makas değiştirirken, geçmişi manipüle etmesinin ve çatışma retoriğini iç savaş dönemine kadar gidip bugünlere taşımasının İspanya’nın gereksindiği siyasetin normalleşmesine hizmet etmeyeceği de son derece açık.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025