Alper GÖRMÜŞ
İnsanların anlam atfettikleri, başka insanlarla ilişki kurarken ön planda tuttukları değerler yeni bir tarihsel döneme geçildiğinde tepeden tırnağa değişik görünümler arz edebiliyor. Yine aynı cümleden olmak üzere, farklı uluslardan insanların küresel çapta kurdukları ittifaklar da dönemlerin ve değerlerin değişmesiyle birlikte farklı görünümlere bürünebiliyor.
Bu bakış açısından, mesela 18. ve kısmen 19. yüzyılların temel değeri olan “millet” ve “millîlik”, yerini 19. yüzyılın ikinci yarısıyla 20. yüzyılda “sosyal sınıf” kategorisine terk etti. 18. ve 19. yüzyıllarda sınıf farkına bakılmaksızın milletler (ya da ülkeler-devletler) arasında kurulan ittifaklar, 20. yüzyılda sınıflar arasında kurulmaya başladı... 18. ve 19. yüzyıllardakinin tersine, 20. yüzyılda “bütün ülkelerin işçi sınıflarının bütün ülkelerin burjuvazilerine karşı birleşmeleri” esastı.
Hiç kuşkusuz, bir görünüm bıçakla kesilir gibi yok olup yerine yeni bir görünüm geçmiyor; biri giderek silikleşirken öbürü ön plana geçiyor... Ya da bazen, önceki değerlerin etkisini tamamen kaybettiği sanılırken, konjonktürel bazı gelişmeler onları yeniden önemli kılabiliyor. Mesela: 20. yüzyıl enternasyonalist iddialı devrimler ve devrim beklentileriyle geçti, fakat arada, sosyalistlerin şaşkın bakışları arasında işçi sınıfları kendi millî devletlerinin safında başka ülkelerdeki “sınıf kardeşlerine” karşı savaşabildi.
Milli savaşlar, sınıf savaşları, hayat tarzı savaşları...
Millî dayanışma ve sınıf dayanışması, iki farklı dönemde insanları kitleler halinde büyük eylemlere, büyük savaşlara yönelten iki farklı temel güdü oldu.
Peki, 21. yüzyılın dünyasında neler oluyor? Acaba 21. yüzyılın dünyasında insanları eylem için harekete geçiren güdülerde nasıl bir değişiklik oldu? Farklı uluslardan insanların küresel çapta kurdukları ittifaklar günümüzde esasen hangi değerler tarafından belirleniyor? Bu açıdan, 20. yüzyıl ile 21. yüzyıl arasında nasıl bir fark var?
Yirminci yüzyılda, ülkelerde “büyük, destansı” diye anılabilecek dayanışma örneklerinin neredeyse tamamı toplumsal sınıflar arasında oluşurdu. Bir yerde büyük bir grev mi oldu, bu yalnız o greve katılan işçiler arasında değil, başka yerlerdeki, hatta başka ülkelerdeki işçiler arasında da bir enerji patlamasına neden olur, dayanışma gösterileri yapılırdı...
Şimdi 21. yüzyıldayız ve köprülerin altından geçen suların, insanları eylem için harekete geçiren güdülerde de köklü değişikliklere yol açtığını görüyoruz.
Sanki, ortak-benzer bir hayatı ve kültürü paylaşan insanların hayat tarzlarını, kültürlerini koruma-kollama güdülerinin öne geçtiği ve bu güdünün sınıf, zenginlik, ideoloji farklarını gölgede bıraktığı yeni bir durumla karşı karşıyayız.
Kanaatimce Gezi isyanı da böyle bir şeydi... Gezi’nin hemen ardından, Ağustos 2013’te kaleme aldığım bir makalede şöyle yazmıştım:
“Gezi’ye katılanları birleştiren asıl etmen (çevre, doğa duyarlılığı vb. etmenleri ihmal ederek söylüyorum), benimsedikleri ‘seküler yaşam tarzı’na ‘İslami’ iktidar tarafından yapıldığını düşündükleri müdahalelere karşı çıkmak değil miydi? Orada işçiler, işverenler, zenginler, fakirler bu itirazın çevresinde bir araya gelmemişler miydi?.. Aslında, Türkiye Türkiye olalı ortaya çıkan en büyük toplumsal hareketliliği analiz ederken hiç kimsenin, hatta -onlar için ıstırap verici olsa da- Marksistlerin bile ‘sınıf’ sözcüğünü ağızlarına alamamaları da bunu göstermiyor mu?”
Hayat tarzı ittifakları: Yerelden küresele...
Müslüman ülkelerdeki aktivizmler karşısında Batı ülkelerindeki seküler toplumsal kesimlerin aldıkları pozisyonlara baktığımızda göreceğimiz şeyin kocaman bir çifte standart olması ise, tek tek ülkelerdeki “seküler hayat tarzı ittifakları”nın küresel bir karakter kazanmaya başladığını gösteriyor.
Tam bu noktada, özünde seküler kaygılardan güç alan Türkiye'deki Gezi ve Mısır'daki -Tahrir'i örgütleyen- Temerrüd hareketlerine Batı'nın Hıristiyan ülkelerindeki seküler toplumsal gruplardan gelen olağanüstü desteği mutlaka hatırlamalıyız.
Görünüşte, “otoriter yönetimlerin barışçı protestoculara karşı kullandığı devlet şiddetini kınamak” gerekçesiyle veriliyordu bu destekler. Fakat hatırlayalım, aynı destek Mısır'da meydanlarda toplanıp şiddet kullanmaktan kesinlikle kaçınan, tam tersine ordunun şiddetine maruz kalan milyonlarca Mısırlıdan esirgendi ve böylece bu gerekçe de kendi kendini imha etmiş oldu.
Aynı tabloyu, Gezi eylemcilerine verdikleri “bildiri” desteğini, onların maruz kaldığı şiddetle kıyaslanmayacak büyüklükte bir şiddete maruz kalan Mısırlılardan esirgeyen “Batılı sanatçıların bildirisi” örneğinde de görmüştük.
Yani şöyle: Şiddete başvurmadan protesto hakkını kullananların tamamı Batılı aktivistlerin sempatisini kazanamıyor... Bunun için, ilaveten, bu hakkı kullananların “hayat tarzları”nın, cümlelerinin, esprilerinin, oturup kalkmalarının da kendilerine benzemesi gerekiyor.
Parantez: Aylan Kürdi’nin cesedinin yarattığı etki
Biraz ürpertici hatta ürkütücü gelebilir ama, Bodrum kıyılarına vuran cesediyle bir anda bütün dünyanın dikkatini mülteci krizine çeken dört yaşındaki Aylan Kurdi’nin Batı kamuoylarında yarattığı “aydınlanma”, bana bütün bu söylediklerimin sembolik bir doğrulanması gibi geliyor.
Hepimiz, o fotoğrafın yarattığı olağanüstü etki üzerinde düşündük ve sonuçta etkinin, o fotoğrafın masum bir çocuğa ait olmasından kaynaklandığı sonucuna vardık. Oysa “sihir”, o çocuğun Ortadoğulu olsa da yüzü, ayakkabısı, şortu vb. ile fazlasıyla Batılı bir bebek-çocuk görüntüsü vermesindeydi bence. Cesedini gördüğümüz çocuk tipik bir Ortadoğulu bebek-çocuk olsaydı, hadi biraz abartalım, mesela başı İslamî bir tarzda örtülü bir kız çocuğu olsaydı aynı “aydınlanma” yaşanacak mıydı Batı kamuoylarında?
Siyasetin en temel parametrelerinden biri
Sadece Türkiye’de değil, dünyada da “sol”un eşitlik, adalet gibi kadim değerlerinden çok laiklik-sekülerlik ekseninin etrafında siyaset yapma eğilimini biraz da buraya bağlayabiliriz. Çünkü sonuçta siyaset ister istemez kitlelerin mücadele alanlarına çıkma şevklerini dikkate almak zorunda ve bu çağın en önemli şevke getiricisi, “hayat tarzı uğruna mücadele...”
Ortak bir seküler hayat tarzını koruma kaygısının, somut ekonomik, dinsel ve sınıfsal farklılıkların hepsini silikleştirebildiği, geri plana atabildiği yepyeni bir dünyadayız...
Şimdilik tuhaf görünse de bu böyle ve millî ve küresel boyutlarda siyaset uzun bir dönem boyunca bu yeni parametrenin etrafında şekillenecek.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Erdoğan, temel saflaşmanın eksenini 10 yıl sonra bir kez daha değiştirmeye çalışıyor: ‘Millîlik’ yerine ‘Kürtlü millîlik’
21.07.2025 - Erdoğan’ın imkânsız hayali: Suriye’de Rojava’yı Türkiye’de CHP’yi kendi kaderine terk etmeye razı bir Kürt hareketi
14.07.2025 - Doğru, ülke güvenliği demokrasisiz de sağlanabilir fakat bunu durmaksızın tekrarlamakta bir sorun var
23.06.2025 - Sırada Türkiye mi var?
19.06.2025 - ‘Siyasi çözüm’ Gülen cemaatinin tabanındaki ‘aidiyet suçluları’nın psikolojik travmalarına merhem olabilir mi?
17.06.2025 - “DEM, demokrasiye ihanet ediyor” korosuna karşı cesur, âdil, ahlaklı bir cevap; Özgür Özel’den…
8.06.2025 - Demokratikleşme olmadan barış mümkündür fakat bunu durmaksızın tekrar etmekte bir problem var
1.06.2025 - Vicdan duygusunun sızamadığı bir sevme biçimi olarak ultra milliyetçilik
11.05.2025 - Kürt sorunu, PKK sorunu, PKK’lılar sorunu
8.05.2025 - İrfanından nasiplenebilecek miyiz?
4.05.2025
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
















































































































Îsmaîl Girikî
Amberin Zaman Kandilde ne olmus sizce? Hic bir sey olmamis, olanlarda gayet tc nin istigbari koordinasyonunda gerceklestirmis bir gözboyama bicimidir. Buna ne olmdu diyorsun! Devlet orjinli PKK ve örgütü Kurd ve Kurdistan halki icin yapabilecek bir iyiliklerinin olmadigi gibi, bu yöndede elinde ne geldiyse devlet desteginde Kurd davasinin ilerleyisini engellenmis bu konuda defalarca yazdik. Bayik yada Karayilan hic bir seyi deyistirmez. PKk/Öcalan devletin istigbarat koordinesinde var oldugu mudetce, Kurd halkina karsi ihanet üstüne ihanet isliyor demektir. Imralide varilan istigbari acik Kurdlere karsi sözde mutabakatinin bir geregi olarak bu boyama isine gidilmistir, baskada bir kiymeti harbiyesi hic yoktur. 48 Maddelik Anayasa uzlasma maddelerinde ne oldugunu siz okumussunuzdur, BDP yani iradesiz yönetimi ve Vekilleri (imrali vekilleri demek daha dogru) günbuyo sahtekarca beyanatlar vererek hala bu geri zekali halki kandir dururken, Maddeler arasinyaki satirlarinda dahi Kurd halki icin hic bir istek ve arzulari yer verilmemis, aksine Maddelerin satir aralarinda kurnazca Kurd halki üstündeki thakümü siklastirmay devam ediyor. Kandil, Imralide Öcalanin iki vekil ile yollanan yada ne bileyim TC nin askeri Helikopteri ile imralide Öcalanin kaleme aldigi siyasi Raporu (zikkimin kükü raporu demek daha yerinde olur) onlara ulastirmasi ve bunu esas alinmasi, ayni tas ayni hamam oldugu bellidir. iran yada baska bir ülkeynin hatiri diye bir senaryoya girmeyin, her sey TC istihbartinin koordinasyonunda gerceklestiriliyor. PKk ve Imralideki Kurd halk Düsmani Abdullah Öcalan bu geri zekali imrali kitlelerini nasil bukadar kandirabiliyor ben hayret kaliyorum. Tabiiki bu aldatmaya devletin destegi tamhiz olunca Belediyelerin kaynaklarida gene devletin üzel harp dairesinin sifil elemanlari/ yetistirmeleri olarak yemeleri kimin hesabina gelmezki? Amberin Hatun siz hic düsündünüzmü bu halkin bu kadar geri zekali oldugunu? Kurdler bir halktir bu halkin yerlesip birde Cografyasi yani Kurdistan diyari vardir. Iste bu diyari yok etmek icin PKK/ Öcalan varlar!!! Îsmaîl Girikî 12.7.2013