Aydın Selcen
Türkiye’nin ABD veya Rusya Federasyonu'nun (RF) Suriye siyasetlerini dönüştürmeye muktedir olmadığı ortada. Üstelik, RF ve ABD’den farklı olarak Türkiye, Suriye’nin komşusu. Öyleyse kendi Suriye siyasetini değiştirecek olan Türkiye.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li işadamlarını 7 Şubat 2019 tarihindeki kabulünde, “ABD’nin Suriye’den çekilmesinin bölgede terör örgütlerinin istismar edeceği otorite boşluğu oluşturmaması önemlidir. Biz kararlı olarak burada DEAŞ’ı sıfırlarız, El Bab’da bunu gösterdik, dedik. Ama maalesef bu adım YPG/PYD ile yürütüldü. Bunun faturasının yıllar sonra ortaya çıkacağını tahmin ediyorum. Tüm terör örgütleriyle mücadeleye kararlıyız. ABD’nin de bizimle aynı hassasiyetleri paylaştığını düşünüyorum.” dedi. Herhalde söz konusu ifadeler, hem ABD ile ilişkilerde, hem kuzeydoğu Suriye’ye karadan tek taraflı askeri müdahale konularında geniş bir virajın alınmakta olduğunu yeterince anlatıyor. Zira bu defa Erdoğan, ne mühlet koyarak zorlayıcı bir yaklaşım sergilemiş, ne talepler yerine gelmediği takdirde devreye sokulacak seçenekler sıralamış.
Ankara, ABD’ye karşı seçeneklerini Rusya’dan S-400 almak, Şam’la doğrudan pazarlığa oturmak, İran’ı çevreleme siyasetine uymamak olarak dışa vuruyor. Doğrusu, bu zayıf bir menü ve bunlar esasen yapay seçenekler. Saygın uzmanlar Sinan Ülgen ve Can Kasapoğlu’nun EDAM’ın son raporundan da görüleceği üzere, ABD’nin “tatlandırılmış” Patriot teklifi ve elinde tuttuğu (bir başka değerli uzman Prof. Dr. Serhat Güvenç’in defaatle vurguladığı gibi) stratejik bağlamda ulusal savunma mimarimiz için S-400’le karşılaştırmayacak denli yaşamsal önemi haiz F-35 kartı bu seçeneği geçersiz kılıyor. Saddam dönemi Irak’la ilişkileri çağrıştıran, Şam’ın örs, TSK’nın çekiç olacağı Esat’la temas seçeneği de Rusya’nın siyasal çözüm ve Esat’ın kendi müşterisi kalması siyasetine uymadığı gibi, Temsilciler Meclisi’nin koyduğu yasal frenle alandan ABD’nin artık çekilmeyeceği cihetle, resmin dışına çıkıyor. İran’ı çevreleme siyasetine uymamak, Almanya ve Fransa ile birlikte hareket edebilme gibi bir diplomatik manevra marjı sunsa dahi, öncelik ABD’den sarı ışık devşirme olduğunda, o da olanaksızlaşıyor.
Ekonomist Atilla Yeşilada ile Bahadır Özgür’ün 21.12.2018 tarihli Gazete Duvar söyleşisinden
Tüm bunlara ilaveten 6 Şubat 2019 tarihinde Vaşington’da toplanan “Küçük Grup” açıklamasında da (Suriye’de) “askeri çözüm arayanların tehlikeli bir tırmanmaya ve bölgesel bir infilaka yol açacakları” uyarısında bulunuldu. ABD’nin örtülü biçimde Türkiye’ye yönelik olduğu belli olan bu uyarısını yanına Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Fransa, Almanya, Britanya’yı alarak yaptığı kaydedilmeli. Buna karşılık Ankara “o zaman ben de yanıma Rusya ve İran’ı alarak YPG’nin tepesine binerim” diyemeyecek tabiatıyla, çünkü o ikili Esat’ı ayakta tutmak için, onun davetiyle Suriye’de. Bir adım daha geri çekildiğimizde ise işte Erdoğan’ın yazının başında alıntıladığım ABD’li işadamlarına çiçek atan konuşmasına ve görselde yer alan ekonomist Atilla Yeşilada’nın elinde tuttuğu kağıda yazılı “IMF” kehanetine geliyoruz. Okura kolaylık olsun diye ben yazayım, IMF genel merkezinin adresi “19 .Cadde No. 700 – Vaşington”: Bilmem zikredebildim mi?
Özetle, Ankara için yol ayrımı Şam’la anlaşıp, ABD’yi yahut ABD ile anlaşıp Rusya’yı dışarıda bırakmak. Aynı bakımdan, orta vadede TSK denetimindeki ters L biçimindeki bölgenin (bkz. Harita) elde tutulması, ancak Cerablus’tan Irak sınırına dek 32×490 km’lik mutasavver dörtgen tampon bölgenin buna eklenebilmesiyle mümkün. FOI bölge uzmanlarından Aron Lund’un İsveç Savunma Bakanlığı için hazırladığı son raporunda dile getirdiği gibi Suriye’deki “status quo” donmuş bir çatışmaya evriliyor: Rusya desteğiyle ayakta durabilen Esat denetimindeki enkaz devlet ile Türkiye ve ABD destekli SDG’nin elindeki iki parçadan oluşan bir yamalı bohça. Diğer bir deyişle, bölgesel orta sıklet güç Türkiye’nin Suriye’deki askerin varlığı ya genişleyecek ya iki küresel ağır sıklet ABD ve RF’nin üzerinde uzlaşacağı siyasal çözüm uyarınca sona erecek.
Harita: WINEP – Fabrice Balanche
Türkiye’nin ABD veya RF’nin Suriye siyasetlerini dönüştürmeye muktedir olmadığı ortada. Üstelik, RF ve ABD’den farklı olarak Türkiye, Suriye’nin komşusu. Öyleyse kendi Suriye siyasetini değiştirecek olan Türkiye. Şam’la istihbarat teşkilatları üzerinden açılan iletişim kanalı, hakkında idam kararı bulunan Müslüman Kardeşler üyesinin Kahire’ye iadesi, Kaşıkçı cinayetinin ağza alınmaz oluşu, Başakşehir’de geçen yıl öldürülen Çeçen komutanın hamile eşinin Rusya’ya iadesi Ankara’nın diplomasi sahnesini yeniden düzenleme girişimleri olarak okunabilir. Bunların ardından, 31 Mart seçimleri geçtikten sonra ve seçimin sonuçlarına göre Suriye Kürtleriyle ya Ruslar aracılığıyla Şam’da ya ABD aracılığıyla Ankara’da masaya oturulduğunu da görebiliriz. 31 Mart’a dek ise, Erdoğan’dan ABD’ye yönelik “IŞİD’le mücadeleyi biz devralalım; Kürtlere kol-kanat geriyoruz ama PKK ile mücadele etmek zorundayız” yollu giderek cılızlaşan önerilerin süregideceğini de öngörebiliriz.
ABD’nin Kürtlere özel bir muhabbet ve Türkiye’ye özel bir husumet beslemediğini yinelemeye gerek yok. Verili durumda, ABD Bağdat’tan çıkabilecek olumsuz bir kararın önünü almak ve İran’ın etkisini sınırlamak için Irak Kürdistan Bölgesi’ni ve Kuzeydoğu Suriye’yi gri alanlar olarak tutmak durumunda. Suriye’de Türkiye’ye yapabileceği en büyük ikram Tel Abyad/GreSpi ile RasElAyn/Serekani arasından 30 km. kadar derine inen bir mini dikdörtgen cepte TSK’nın Kuzey Irak benzeri noktasal konuşlanması olabilir. Ankara’nın bu olası zayıf teklifi iç siyaset saikleriyle kabul edip, Astana Süreci kaldıracını çöpe atacağını sanmam. İyice iddialı konuşmak gerekirse Fırat’ın doğusuna tek yanlı askeri müdahale penceresi görülebilir gelecek için kapandı, artık diplomasi zamanı. Ancak dileyelim yedek kulübesine bakılıp, oradan Ali Memluk’lar, Kasım Süleymani’ler yaratılmaya çalışılmasın, iş erbabına bırakılsın. Saygıdeğer Fehim Taştekin’in “Devletler arası ilişkilerde diplomasinin yerini gizli servis almaya başlamışsa sıra dışı, norm dışı, kanun dışı iş oranı artıyor demektir.” uyarısına harfiyen katılıyorum.
Son olarak, eski Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un “Atatürk bugün yaşasaydı Suriye ve Irak sorunlarına nasıl bakardı?” başlıklı makalesine değinmek isterim. Sayın Başbuğ’a Atatürk yaşarken Türkiye hariciyecisinin billur berraklığında bir dille kaleme alıp, 1926 Sınır Anlaşması’yla çözülecek Musul Sorunu hakkında Cemiyet-i Akvam’ın ilgili komisyonuna sunduğu belgeleri incelemesini naçizane öneririm. Zira orada Türkiye Cumhuriyeti rakamlar vererek Kerkük dahil bölgede Kürt ve ikincil olarak Türkmen nüfusun ezici biçimde fazla olduğunu, herhangi bir kamuoyu yoklamasından da rahatlıkla görüleceği üzere Kürtlerin kuruluşu için savaştıkları Türkiye Cumhuriyeti’nin parçası olmak istediklerini belirtir. Kaldı ki cumhuriyetin kuruluşunda da kongrelerin işlevi, yine “Atatürk yaşarken” kaleme alınan 1921 Anayasası’nın ilkeleri de tarihsel veri. Dinçer Demirkent’in “Bir Devlet, İki Cumhuriyet” (Ayrıntı Yay. 2017) kitabında bunun ayrıntıları mevcut. Dolayısıyla bölgede kılıçtan kaleme dönüşün içerideki doğal uzantısı da diyaloga dönüş olmak zorunda.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları




























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024