Bejan MATUR
Şu Çalıkuşu edebiyatı size de sıkıcı gelmiyor mu? İçinde oryantalizm olan 'biz' ve 'diğerleri' söylemi.
Doğuda bir deprem yaşandı. Türkiye'nin her yerinde yaşanan türden. Dünyanın herhangi bir köşesinde yaşanabilecek cinsten. Depremden etkilenenlere yardıma koşma biçimi ve onun etrafında dönen tartışmalar ise tam bir turnusol. Önyargıları, birikmiş arızalı bakışı ve saf merhameti ortaya saçıyor.
Siyasetin ve siyasetçilerin bakışını anlamak mümkün. Ama medyanın içindeki bazı kimselerin bölgeye, insana bakışındaki demodelik sahiden çekilir gibi değil. Bu kalemlere bakınca Anadolu'nun Cumhuriyet tarihi boyunca cılız yanan ışıklarını görüyor insan. O ışıklar çoktan fer kazanmış, umurunda değil.
Zihniyet meselesi bu. Büyük bir gayretle kendini aşma ve dünya ile buluşma isteği duyan toplumun kodlarını belli ki bazıları hâlâ çözemiyor. Bulunduğu yerden bakıp hâlâ ezik, zavallı, Batı'dan getirilecek aydınlanmaya muhtaç bir Doğu ve taşra tarifi yapıyor.
Bir demokrasinin gelişmesinin en önemli parametresi toplumdaki köylülüğün azalması, kentleşme oranının artmasıdır. Yani bir orta sınıf oluşmasıdır. Türkiye'de bugün hızla büyüyen bir orta sınıf var. Gerek doğuda gerekse Anadolu taşrasında büyük bir eğitim ve üretim hamlesi yaşanıyor. Dershanelerin, okulların bu kadar önem kazanması, eğitimin bir ikbal kapısı olarak görülmesi, bu sınıfın gelişmesine paralel bir durum. Cumhuriyet tarihi boyunca olmadığı kadar bugün, köylü ve ezik diye tarif ettiğiniz o insanlar sisteme dâhil olmanın yollarını zorluyorlar. Evlatlarını okutmanın, sisteme dâhil olmanın kapısını aralayacağının ilk defa bu kadar farkındalar. Tanıdıkları geleneksel üretim biçimlerinin bir gelecek yaratmayacağını bildikleri için yeni üretim biçimlerine yöneliyorlar. Bütün varlığını çocuklarını okutmak üzere seferber eden Anadolu köylüsü, o değişimi de arkasına alarak yeni bir orta sınıf yaratıyor. Bu iştiyak ve açılma isteğiyle Anadolu'nun hemen her ilçesinde hatta köylerinde internetten iletişime şehirdeki dekordan farklı bir dekora rastlamıyorsunuz. Yani ülke ortalaması bir standart kazanıyor. AKP'nin temel başarısının, bu sınıfı yaratmak olduğu da sıklıkla vurgulanan bir gerçek. Kendi burjuvazisini yaratan bir iktidar yönetiyor Türkiye'yi şu an. Ayrıca Gülen hareketinin bundaki taşıyıcı rolü, katkısı inkâr edilemez.
Diğer yandan bu büyük yarışta hiç geri durmayan bir BDP var. İnsanının hayat kalitesini yükseltmek üzere canla başla çalışan bir BDP. Kürt seçmenine sadece kimlik değil bir refah da vaat eden. İddiasını belediyecilik anlayışında görüyorsunuz. Daha net bir fikir edinmek için Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesine bakmanız yeterli.
Yani demem o ki, zihinlerdeki o ezik Doğu anlayışı artık yok. Doğuyu aydınlatmak üzere Cumhuriyet'in seferber ettiği fedakâr öğretmen tipi de nostaljik bir figür artık. Gazetelere yansıyan fotoğraflarda pırıl pırıl gözlerini gördüğümüz o güzel genç kızların ve delikanlıların ruh hali hiç de iddia edildiği gibi, Cumhuriyet'in bizde yarattığı vicdan azabından muzdarip değil. Görevlerini en iyi biçimde yapmaya çalışan fazlasıyla sahici bir kuşağın üyeleri onlar. Eğitmek üzere gönderildiği yerde insanlar üzerinde herhangi bir üstünlük ve kibir kurmayan güzel bir kuşak. İzmirlisi de, Aydınlısı da, Batmanlısı da aynı kaygı ve hedeflerle hayata tutunmaya çalışıyor.
Hâlbuki Çalıkuşu'nda fakirlik içindeki Anadolu'ya şehirdeki bir gönül kırıklığından kaçıp fedakârlık ederek hizmet eden bir Feride vardı. Bugün giden öğretmenlerin ne gönül kırıklığı var ne de gittikleri yerdeki dünyaya yukarıdan bakan boş kibri.
Zaten Anadolu'da 'fedakârca çalışan neferler' demekle eşitsizliği başlattığınızdan, fedakârlığın muhatabı olan birilerinin çıkıp bizim bu fedakârlığa ihtiyacımız yok demesini de çağırmış oluyorsunuz.
Çalıkuşu edebiyatında ısrar edenlere benim tavsiyem 'İki Dil Bir Bavul' filminin sahiciliğine kulak vermeleri. Çünkü o anlatımda oryantalizmin zerresi yok. Eşit yerlere yerleştirdiği öğrenci ve öğretmen arasındaki dilsizliği, anlaşamamayı bir trajik durum olarak anlatmayı seçiyor film. Zaten insan hikâyemiz dönüp dolaşıp trajik olanda düğümlenmez mi? İnsan olmakla sahip olduğumuz ortak acıda, yalnızlıkta. Doğu ya da batı olmuş ne fark eder.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Sınır
30.12.2011 - Türkiye'nin yeni merkez-çevresi
28.12.2011 - 'Abla söyleyin, ölmesinler'
23.12.2011 - Barışı kim getirir?
16.12.2011 - Dövüşmeye utanmıyor da...
2.12.2011 - İrlanda'dan dil dersleri
30.11.2011 - Dersim tamam, ya Sivas ve Maraş
25.11.2011 - İbret
24.11.2011 - Ölüm ticareti
18.11.2011 - Bir şair, bir kıta ve özgürlükler mücadelesi
11.11.2011
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları















































































































Levent Ünal
Hiç oy vermediğim (açıklamam da;"oy vermiyorum çünkü bu adam konjonktür demokratı ve benim yaşam biçimime karşı" şeklinde oluyordu çevreme); ama ilk iktidar performansından sonra her ortamda desteklediğim, taktir ettiğim hatta 42 yıllık arkadaşlarımdan çoğunun beni yandaş ilan ettiği ve bir çıkarımın olduğunu düşündüğü, başbakandaki, şaşırtıcı değişikliği görmeyen bir tek misyonerler kaldı. Olagelen bunca vahşet ve haksızlığa, suratındaki o sırıtışla, bu denli vicdansız ve 8/8 yaya kusurlu yaklaşımıyla bakıyorsan, neyi nasıl düşündüğün artık önemli değil. Sen candaş mertebesine yükselmişsin. Hatasız bir liderin olmuş. Very good for you.
ozan erol
35 yıldır izmir ve İstanbulda türlü polis-jandarma-asker müdahalelerini birebir izledim, ve tüm bu 35 yıl boyunca polisin bu denli yumuşak davrandığı başka bir kitlesel olay hatırlamıyorum.. ilk gece batı medyasının birinci sıradan extensive use of force olarak verdiğini görünce büyük bir şok yaşadım.. birisi mi ölmüş ? yooo, barikatlar kuran, polise taş ve Molotof atan, başbakanlık ofisini basmaya giden bir kitleye su ve gazla müdahale etmiş polis.. cnn, bbc, Reuters vs yayınlarını görünce, borsanın pzt çökeceğinden emin oldum (medya ve finans aynı kaba pislerler) ama pzt sabahı yine de şok ediciydi- gelen yabancı satış ordinosu 1.1 milyar dolarla 27 yıllık imkb tarihinin en ağır yabancı satışıydı.. tek bir gündeki en ağır satış.. fiyat, satmak falan gibi kavramlardan uzak, tek amacın çökertmek olduğu bir satıştı..
Abriskil
Diz boyu saçmalık. Gezideki gençlere, polis müdahalesi o denli sert olmasaydı, penguenler yerine olaylar yayınlansaydı, durum bu hale mi gelecekti? Ya da RTE ilk gün çıkıp polisi azarlasa, uygar bir toplumda bu polise verilmesi gereken cezaları verse, uzarmıydı acaba bu kadar. Sandığı demokrasi olarak yutturma çabaları unutuyor ki, Hitler de sandıkla geldi. Peki sandık nereden geldi ona bir baksınlar, kökeni neymiş. Demokrasinin basit kuralı halkın temsil edilmesidir. başka da kuralı yoktur. Bakın çoğunluk değil halk. Modern demokrasinin doğduğu ABD başkanlarından birinin güzel bir sözü var: "Hürriyet ağacı zaman zaman diktatörlerin ve vatanseverlerin kanıyla sulanmalıdır."
Vedat mercek
Yazarın bu yazısı ezberin bozulmasına karşi hayali bir direnişin hezeyanlarından başka bir şey değildir.Evet farklı düşünce grupları otoriterliğemkarşı birleşmiştir.Demek ki birleşilecek neden varmış ki birleşmişler.Sosyoloji bilimine bile karşı mı yazarımız?
Ad Soyad Giriniz...
Yazarin uzunca ornekleriyle siraladigi, ve her grup/larin kendi bulundugu yerden, yani cogunluk-azinlik demokrasisi adina HAKLI OLDUGU, bu ne oldugu hem BELLI hem BILINEMEZ kavrak: d e m o k r a s i.. Ozetle PARLAMENTER DEMOKRASI (tum demokratik Bati ulkelerinde mevcut-gecerli) en ideal yonetim bicimi DEGIL. Fakat daha iyisi henuz bulunmadi. SORUN SLAT COGUNLUK, %50. YA BU DEVEYI GUDERSIN, ya bu deveyi gudersin. Oyunun kurali boyle.. En onemli sorun yazarin da sozettigi: "En dogru benim ben bilirim" diyen, "ben ulkenin yarisiyim" (O.Baydar), "......gibilerle laf yaristiracak kadar TIYNIYETSIZ DEGILIM (C.Karan) bir genc-bir genc olmayan ornek.. Medyanin yarisi boyle. Bu grup dokunulmazligi olan, "demokrat-sol-humanist" olmayi dogusla birlikte hak etmis bir grup edasiyla "Bati demokrasisi benden sorulur" diye bir kosede tepinip dururken, otekilestirilen "zir cahiller-takunyali-beyinsizler"de ayni hiddet-kufur kulturuyle cevap veriyor. Somurgeler cagi bittiginde "beyaz adam" geride kendine benzeyen, kendisi gibi dusunen bir grubu yedekte birakti. Tekrar 3. dunya ulkelerine donerken bu kez DEMOKRASIyi ve tam onlarin istedigi gibi demokrasiyi dayatmada, beyaz adama benzeyen BATILI kopyelerle omuzomuza. Digerleri zaten "yobaz komurculer". Batinin PARCALA YONET politikalari Turkiye`de tuttu gibi. Bendeki Bati dusmanligi degil. Tam tersine Batiyi da elestirerek, fakat Bati´DAKI GUZELI, dogruyu secmedeki ciddiyet-titizligimden. Turkceyi- mevcut degerleri altust etmeden.. Saygi-selamlar.