Cemil KOÇAK
Cumhuriyet hiyerarşisinin tepesinde hep askerler vardı. Ama sadece sıradan vatandaşlar için değil, valiler için de geçerli bir ilkeydi bu; zaman zaman hürmetsizlik gösterildiğinde, bu tepkiye neden olur, hemen ardından tekrarlanmaması için önlem de alınırdı.
1937 yılının Kasım ayında Atatürk Afyon’dan ayrıldığında tren istasyonundaki uğurlama töreni sırasında şehrin vali vekili olan Raif Tek’in her nasılsa Orgeneral İzzettin Çalışlar’a saygısızlık gösterdiği iddiası şikâyet konusu olmuştu. Şikâyetin ne olduğunu, şikâyetçinin kim olduğunu biliyoruz da, şikâyetin hangi kanallardan tâ İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’ya kadar ulaştığını bilemiyoruz. Ama önemli de değil; çünkü Kaya, duruma hemen el koymuştu.
“Dirseğinizle iterek...”
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, 22 Şubat 1937 târihinde Raif Tek’e akşam saatlerinde yazdığı bir yazıda, “Atatürk istasyondan ayrılırken, istasyonda hazır bulunan ve mümtaz ve askerî bir vekâr ve haysiyetle Atatürk’ü selâmlayan Orgeneral İzzettin Çalışlar’ı dirseğinizle iterek tekaddüm ettiğiniz [öne geçtiğiniz]” görülmüştür diyordu. “Atatürk[‘ün] maiyetindeki zevat da [kimseler] vaziyeti teessürle [üzüntüyle] müşahade etmişlerdi [görmüşlerdi].” Kaya, yazısına şöyle devam ediyordu: “Yüksek ve güzide ve kahraman bir kumandan olan Ordu Müfettişi [Ordu Komutanı] Orgeneral Çalışlar’a şahsen ve mevkian göstermek mecburiyetinde olduğunuz hürmet ve saygı ile gayri mütenasip [uygun olmayan] bu hareketiniz heyecan ve telâşa da atfedilse, derhâl tashihi icab eden [düzeltilmesi gereken] bir harekettir.”
Kaya, söz konusu saygısızlığın derhal telâfi edilmesini istiyordu: “Sayın Orgenerale mektup yazarak, itizar etmenizi [kusurunuzu bilerek ve açıklayarak özür dilemenizi, af dilemenizi] yerinde buldum. Yazdığınız mektubun suretini bekliyorum. Ben de kendilerine sizin hareketinizden dolayı itizar mecburiyetinde kaldığımı bildiririm.” Anlaşılan şikâyetin kaynağı bizzat Çalışlar idi. Ama şikâyeti ne zaman ve nasıl yapmıştı, bunu bilemiyoruz. Çünkü elimizdeki yazışmalarda buna ilişkin herhangi bir işaret bulunmamaktadır.
“İhtimamda kusur etti”
Kaya, aynı gün hemen Çalışlar’a da bir yazı yazarak, durumu anlatmakla kalmıyor, fakat aynı zamanda kişisel olarak da özür diliyordu: “Afyon istasyonundan ayrılırken Afyon vali vekilinin zâtı devletlerinizin güzide ve mümtaz şahsiyetlerine ve yüksek makamlarına mecbur olduğu dikkat ve ihtimamda kusur ettiği görüldü. Kendisine yazdığım şifrenin suretini aynen gönderiyorum. Vali vekilinin hareketinden dolayı hissettiğim teessürü arz ve itizarımın kabulünü rica ederim, sayın Orgeneral.”
“Telâş yüzünden”
Elbette böylesine bir uyarıya hemen tepki vermek gerekirdi; nitekim Tek de, aynı günün akşamı Çalışlar’dan özür dileyen bir mektup kaleme almıştı: “Sayın ve Kıymetli Orgeneralim; en büyüğümüz Atatürk’ü Afyon’dan uğurladığımız sırada yüksek şahsiyetinize karşı göstermeye mecbur olduğum saygı ile kâbili telif [bağdaştırılması mümkün] olmayan bir harekette bulunduğum bu gece bana ihtar edildi. Bu ihtara rağmen nerede ve nasıl yaptığımı hâlâ hatırlayamadığım bu hareketin farkında olsaydım, derakap [hemen ardından] hiç olmazsa Afyon’da beraber geçirdiğimiz gece esnasında bunu affettirmeye şitab ederdim [koşardım]. Nitekim hususî trenin hareketinden sonra derhal yanınıza gelerek, daha evvel tanışıp arzı hürmet edemediğimden dolayı af dilemiştim. Türk Ordusunun, zâtı devletleri gibi çok yüksek ve kıymetli bir Generaline karşı farkında olarak en ufak bir nezâketsizlikte bulunmaklığım kâbil olmadığını [imkânsız olduğunu] takdir buyurarak, telâş ve heyecan içinde vâki olduğu anlaşılan bu hareketimi nazarı af ve müsamaha [hoşgörü] ile görmenizi sonsuz saygılarımla rica ederim, sayın Generalim.” Görüldüğü gibi, Kaya, Tek’in özrünü bir önceki yazısında aslında kaydetmişti; o da Kaya’nın gerekçesini kullanmayı tercih etmişti; “heyecan ve telâş” yüzünden…
“Hâlâ hatırlayamadığım”
Tek, bir yandan Çalışlar’dan özür dilerken, hemen ertesi gün de Kaya’ya yazdığı bir yazıda bu kez ondan da özür diliyordu: “Emrinizi hürmetle aldım. Sayın Orgenerale karşı nerede ve nasıl yaptığımı hâlâ hatırlayamadığım bu hareketten ve zâtı devletlerini karşılaştırdığım mecburiyetten dolayı hissettiğim teessürü ifade edebilmeme imkân yoktur. Atatürk’ün hareketinden sonra sayın ve çok kıymetli Orgeneralden, daha evvel tanışıp arzı hürmet etmeye imkân bulamadığımdan dolayı af talep ettiğim gibi, gece Halkevi’nde hazırlattığım yemekte yanlarında bulundum ve istasyona da götürdüm. Bütün bunları yapan bir kimsenin, emir buyurulan hareketi yaptığının farkında olması takdirinde derhal istifayı kusur etmemesi kâbil değildir.
O zaman farkında olmadığım ve bu gece ihtar edilen hareketimden dolayı af talebini havî hemen yazdığım mektubun örneğini yüksek huzurunuza takdim ediyorum. Yüksek âmirimi müşkül mevkide ve bir mecburiyet karşısında bırakmış olduğumu düşünmenin verdiği ıztırabı, bu hareketin bilinmeden yapılmış olması da tâdil edemiyor [değiştiremiyor]. Emir zâtı âlilerinindir. Sonsuz saygılarımı sunarım.” Bütün bu yazışmaları, Kaya’nın aradan geçen bir haftadan sonra Başbakan Celâl Bayar’a yazdığı yazıdan öğrenmiş bulunuyoruz. Kaya, bu kez de Bayar’a bütün bu yazışmalardan ve olaydan bilgi verme ihtiyacını hissetmiş olmalıydı.
İZZETTİN ÇALIŞLAR
Millî Mücadele’nin önemli isimlerinden olan İzzettin Çalışlar, 1901 yılında Mühendishanei Berri Hümayun’a girip, 1903’de mezun oldu. Aynı yıl girdiği Harp Akademisi’ni de 1906’da topçu sınıfı ikincisi olarak bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle orduya katıldı. 1914 yılında kıdemli yüzbaşılığa yükseltildi. Yarbay Mustafa Kemal, I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Çanakkale cephesinde görevlendirildiğinde, o sırada binbaşılığa yükselen İzzettin Bey’i 19. Tümen Kurmay Başkanı olarak yanına çağırdı; daha sonra da Anafartalar Grubu Kurmay Başkanı oldu.
1 Temmuz 1920 tarihinde İstanbul’da Harbiye Nezareti’nde çalışmayı reddederek, Mudanya’da Milli Mücadele kuvvetlerine katıldığında yarbaydı. Ankara Hükümeti tarafından 23. Tümen Komutanlığı’na atandı. 20. Kolordu’nun da komutan vekilliğiyle görevlendirildi. Kütahya-Eskişehir, Birinci ve İkinci İnönü ve Sakarya savaşlarında tümen ve grup komutanı olarak bulundu. 1921’de albaylığa, 1922’de mirlivalığa yükseldi. 1926’da korgeneral oldu. Bu sırada 1. Ordu’ya komuta ediyordu ve bir ara İzmir valiliği de ek görev olarak kendisine verilmişti. 1923 yılında Aydın milletvekili seçilmiş iken, 1924 yılında Mustafa Kemal Paşa’nın telkiniyle askerliği tercih ederek, 1 Kasım 1924 tarihinde milletvekilliğinden istifa etti. Rütbesi 1930’da orgeneralliğe yükseltildi ve 2. Ordu Komutanlığı’na atandı. Ordu komutanı olarak 20 Aralık 1939 tarihine kadar görevini sürdürdü. Emekliye ayrıldıktan sonra altıncı ve yedinci dönem Muğla, sekizinci dönem Balıkesir milletvekili olarak Meclis’te bulundu.1951 yılında öldü.
KOMUTANLA VALİ ARASINDAKİ GEÇİMSİZLİK
BAŞKACA örneklere de rastlıyoruz: Bitlis’te de subaylarla polisler arasında geçimsizlik vardı; 1939 yılında Bitlis’ten Cumhuriyet Savcılığı kanalıyla Adalet Bakanlığı’na yazılan bir yazıda; “16 Ocak 1938’de tiyatrolu bir kahvede Yüzbaşı Sırrı ile Halil arasında bir hakaret ve fiilî müessir hadisesi” olduğu haber veriliyordu. “Bu hadiseden beri subaylarla polisler arasında münâferet [huzursuzluk] mevcuttu. Bu dava mahkemede derddesti rüyetti [sürüyordu]. Komutanla vali arasındaki geçimsizlik, Maarif Vekili’nin Bitlis’e geldiğinde verilen bir ziyafette, komutanın geç davet edilmesi ve daha bilinmeyen bazı sebeplerden ileri gelmekteydi. Reisle [Belediye Başkanı ile] valinin arasında herkesçe malum geçimsizlik sebepleri arasında, reisin tavsiye eylediği bir şahsın vali tarafından memur tayin olunmaması meselesi vardı. Bundan başka, birine selâm verip almayacak derecede ileri gitmiş olan bu soğukluğun daha bir takım şahsî sebepleri olduğu da tahmin edilmekteyse de, bunlar henüz belli değildi. Bununla beraber, reis memurin rüesasının [memurların] ekserisiyle aynı şekilde dargın bulunmakta olduğuna göre, kendi imtizacsızlığının [geçimsizliğinin] bu işte âmil olduğu görülmekteydi.” Taşradaki idareciler arasında birbirleriyle geçimsizlik anlaşılan tahmin edilebileceğinden çok daha ileri boyutlara ulaşabiliyordu. Resmî yazışmalara konu olabiliyordu.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları

















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2016
3.02.2016
26.03.2016
19.03.2016
13.03.2016
5.02.2016
28.02.2016
20.02.2016
13.02.2016
7.02.2016