Cengiz AKTAR
Cuma notları
Millî ve Yerli Hukuk
Her şeyin yerlisi ve millîsi olur da hukukun olmaz mı?
Erdoğan’ın “Anayasa Mahkemesi kararını tanımıyorum” çıkışından sonra AKP gezegeninde el artırma başladı. Bugün bulunduğumuz yer şurası: “Gayrımillî bir darbe sonrasında yapılan gayrımillî 1961 Anayasası ile kurulan AYM kaldırılsın, millî şuur tecelli etsin!”
Böylece Erdoğan’ın dikensiz gül bahçesi iktidarının son açığı da kapatılmış olacak, her şeyi bilen âlim-i mutlak başkan her konuda hızla karar alacak ülkeyi “Kalkındıracak”. Adalet de, seçmen teveccühü gibi millî olacak.
Vakti geldiğinde, referandumla veya seçimle veya başka şekilde dayatılacak olan başkanlık sistemi bütün denge ve denetleme mekanizmalarından muaf olan yürütmenin mutlak hâkimiyeti üzerine kurulu.
İktidarca “yürütme üzerindeki aşırı hâkimiyeti” ile tanımlanan yasamanın varlığı yeni rejimde fesih yetkisine sahip başkanın iki dudağı arasında. Yasama, başkanın başkanlığındaki yürütmenin noteri konumuna indirgeniyor.
Yüksek yargı ve diğer yargı sisteminin tüm üyeleri başkan, başkanın emrindeki meclis ile HSYK tarafından atanıyor.
Yürütmenin yasama ve yargıyı baştan aşağıya tahkim ettiği bu yapıya yeni AKP terminolojisinde “kuvvetler uyumu” deniyor.
Millî ve yerli olan bu sistemde AYM gibi oyunbozanlara yer yok ve bu amaçla düğmeye basılmış durumda.
Yalnız, millî ve yerli hukukun gayrımillî olan vatandaşları (ve elbet millî olanları da) zapt-u rapt altına alması millîliğin şânından olduğu için başka sert düzenlemelere de ihtiyaç var.
Aşina olduğumuz Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile İç Güvenlik Kanununun (İGK) yanında zapt-u rapt için gerekli iki yasal düzenleme daha var.
İlki Dündar ve Gül’ün salıverilmeleri esnasında AYM’nin CHP’nin iptal başvurusunu reddettiği MİT’in “dokunulmazlık ve hesapvermezlik” kanunu ve aynı ruhla yazılmış olan TSK’nın “dokunulmazlık ve hesapvermezlik” kanun tasarısı.
TMY ve İGY ile birlikte bu iki düzenleme büyük gözaltının “hukukî” altyapısını tamamlıyor. Temel hak ve özgürlükler ise bu millî ve yerli hukukta namevcut, ya da millî hak ve özgürlükler olarak mevcut…
Ne gâm!
TTBS
Yani “Türk Tipi Başkanlık Sistemi”…
TTBS konusunda alâmetler çoğaldı. Mâlum, başkanlık gelecek dertler bitecek, kararlar şıpın işi alınacak, kimseye hesap vermeden yola devam edilecek.
Davutoğlu geçenlerde “CHP parlamenter sistemde ısrar ediyor” yollu bir lâf etti. Daha evvel, başbakanlıktan cumhurbaşkanı lehine feragat etmesi gerektiğini kendisi söylemişti. Bu arada yeniden kurulan anayasa yazım komisyonu daha çalışmaya başlayamadan lağvedildi. En son beyan AKP’nin elindeki “TTBS anayasasını” meclise getirmesi yönünde.
TTBS’in en temel özelliği adı üstünde yerli ve millî olması. Yani bu ülke bugün neye benziyorsa anayasası da ona benzeyecek. Özellikleri millî olması, başka yerde olmaması ve uygulanabilir olması…
Ahmet İnsel’in Birikim’de TTBS’in son maceralarını anlattığı makalesiwww.birikimdergisi.com/haftalik/7510/1924-anayasasi-ttbs-mi#.VrtcvPmLTIU ile Levent Köker’in Zaman’da TTBS’i güzelce tiye aldığı makalesini okumak gerek.www.zaman.com.tr/yorum_iste-asil-problem-milli-anayasa
Ocak başında mecliste millî anayasayı anlatan, Kütahyalı Küresel Araştırma ve Düşünce Merkezi adlı stk tarafından yazılmış rapor dağıtıldı milletvekillerine.
Yoruma yer bırakmayan girişi şöyle: “Batılılaşmanın hüküm sürdüğü birkaç yüzyıllık süreç Türkiye’nin kendi bin yıllık tarihinin, tecrübesinin oluşturduğu kavram ve kurumların değersizleştirilmesi ve yok edilmesi sürecidir”.
Millî masal dünyasında debelenmeye devam.
Somali’de üs
“Dünya devleti” dünyayı dolaşıyor. Sade Batı Afrika’ya otobüs hibe etmiyor. Geçen hafta burada yapılan Somali Zirvesi’nde İstanbul belediyesi misafirlere 30 otobüs hibe etti. Mogadişu’da Erdoğan’ın deyimiyle “toplu taşıma süreci” başladı. İlâveten “2011 yılında yıkımın eşiğinde olan, tüm umudunu yitirmiş olan Somali, ülkemizin ve uluslararası ortaklarımızın çabalarıyla yeniden ayağa kalkıyor” tesbitinde bulundu. Otobüs ne ki, esas Somali’de askerî üs açıyor dünya devleti.
Somali’yi Ankara neyi nasıl ayağa kaldırmış, yakından bakalım.
Somali’nin temel açmazı coğrafî ve iktisadî anlamda canlıların yaşamasına pek müsait bir toprak olmaması. Ulusdevlet öncesinde göçebe Somali insanı mevsimine göre hayvanıyla birlikte Habeşistan yaylası ile deniz kıyısı arasında gider gelirmiş. Nitekim Somali’nin 637.000 km2 toprağının sadece 13%’ü ekilebilir, bunun da 2%’si ekili. Nüfus 10 milyon civarı. Müzmin kıtlığın kaynağı Somali insanını hinterlandından koparmış olan ulusdevletin çizdiği sınırlar.
Diğer taraftan, Somali diye bir devlet artık yok; Somali bir batık/çökmüş devlet (failed state). Üç parçaya bölünmüş durumda, ikisi nisbeten sakin, bizimkilerin üs kurmaya heveslendiği parça ise yangın yeri.
637.000 km2’nin üçte birine tekabül eden devletsiz, kurumsuz, muazzam beyin göçüne maruz kalmış, başıboş bir toprak parçası.
Denizde NATO operasyonunun hedefindeki korsanlar, karada al-Tablik, Suud destekli al-İslâh, al-İttihad al-İslamî ve al-Kaide bağlantılı eş-Şebab (Gençler) örgütleri ile hasım klanların hâkimiyetinde bir diyar.
Şebab yılbaşından bu yana Afrika Birliği barışgücü AMİSOM’a, bir sivil yolcu uçağına, resmî Somali ordusuna ve başkent Mogadişu’da bir otele ölümcül saldırılar düzenledi.
Buna mukabil en kuzeydeki Somaliland ülkenin diğer üçte birine tekabül eden, 20 yıldır hiçbir ülke tarafından tanınmamasına rağmen ayakta kalabilen, tanınmasa da Norveç başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin desteğini almış, seçim yapan, çalışan kurumlara sahip, komşuları Cibuti ve Etiyopya ile ciddî ticarî ilişki içerisinde 3,5 milyon insanın yaşadığı huzurlu bir ülke.
Üçüncü Somali ise Puntland olarak adlandırılan, Somaliland ile Somali arasında özerklik ilan etmiş nisbeten sakin bir diğer ülke. http://www.puntlandgovt.com/
Bizimkilerin Somali açılımı tam bir “köyden indim şehre, şaşırdım birden bire” durumu…
CENGİZ AKTAR / HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021