DOĞAN ÖZGÜDEN
Önceki yıllarda hem cumhurbaşkanı hem de parlamento seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın diktasını pekiştirecek şekilde oy kullanarak Tayyip’in zaferini gece yarısı Türk bayrakları ve Erdoğan posterleri fora edip Brüksel sokaklarına dökülerek kutlayan Emirdağ çıkışlı ve çift milliyetli Türkler bu kez yerel seçimler için oy kullanıp Reis’e doğrudan destek verememekten ötürü son derece üzgün ve mahzundu.
Neyse ki gündüzle gecenin eşitlendiği 21 Mart imdada yetişti. Yurt dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) son anda yaptığı bir açıklamayla yüreklere su serpti: “21 Mart 2019 tarihinde, Türk dünyasına başkentlik yapmış Eskişehir’de düzenlenecek Nevruz kutlamalarına Türk dünyasının dört bir yanından katılım sağlanacak ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da iştirakiyle Nevruz ateşi yakılacaktır.”
Belçika’daki Emirdağ’lılar her seçimde büyük destek verdikleri Tayyip’in tam da oylamaya on gün kala Eskişehir’e gelip bu vesileyle mehteran eşliğinde en büyük seçim şovlarından birini yapmasından ötürü son derece mutlu…
İyi hoş da, sorulabilir: Emirdağ Eskişehir’in ilçesi değil ki… Ne alaka?
Evet, Emirdağ Eskişehir’e değil Afyon iline bağlı bir ilçe… Ama Emirdağ’lıların sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkileri Afyon kentiyle değil, daha çok sınır komşusu oldukları Eskişehir kentiyle…
Emirdağ sakinleri 21 Mart’ta Tayyip’i alkışlayıp yüreklendirmek için Eskişehir’e akın ede dursun, Belçika’daki Emirdağ’lılar da Brüksel’de paralel bir “Nevruz kutlaması” hazırlığı içinde.
Türk Büyükelçiliği günlerdir çağrı yapmakta: “Nevruz kutlamaları için bu yıl Bozar’dayız… Anadolu’dan Orta Asya’ya 9 ülkeden müzik/dans gösterileri, sergiler&tadım köşeleri eşliğinde baharı hep birlikte karşılamak üzere 24 Mart Pazar günü saat 13.00’den itibaren sizleri bekliyoruz.”
Benim anımsadığım, 23 yıl öncesine kadar ne Türk hükümetlerinin, ne Türk büyükelçiliklerinin, ne de millliyetçi ve İslamcı Türk derneklerinin umurundaydı 21 Mart’ı bahar bayramı olarak kutlamak.
Gerek Türkiye’de olsun, gerek Türkiye’li göçmenlerin yoğun bulunduğu ülkelerde olsun Nevruz diye bir kutlama yoktu. Sadece Türkiye, Irak, İran ve Suriye’deki Kürtler Newroz’u zulme, baskıya, köleliğe karşı direnişin simgesi olarak kutlamaktaydı.
Kürtlerin direniş tarihini anlattığı için Newroz, Türkiye’de yıllarca yasaklı kılınmıştı. Mezopotamya Ajansı’nın verdiği bilgiye göre. Kürt varlığını hiçe sayan Lozan Antlaşması’nın imzalanmasından sonra 1924'te tüm Kürt okulları, örgüt ve yayınları bir kararnameyle yasaklanmış, Kürt ve Kürdistan ismi tarih kitaplarından çıkarılmıştı. 1925 yılındaki Şark Islahat Planı’yla yasaklar genişletilerek kalıcı hale getirilmiş, 1934 yılında "İskân Kanunu"yla da Kürt köylerinin ve yerleşim yerlerinin isimleri Türkçe olarak değiştirilmişti. Çocuklara Kürtçe isimlerin verilmesi, Kürt giysileri, renkleri ve Newroz'un kutlanması da yasaklanmıştı.
Buna rağmen “direniş” anlamını taşıyan Newroz, Kürtlerin gündeminden düşmemişti. Araştırmacı Martin Van Bruinessen'e göre, Newroz ilk kez 1950'li yıllarda Kuzey Irak'ta Kürtlerce "milli gün" kabul edilmiş, Türkiye'deki Kürtler tarafından etkinlikler düzenlenerek kutlanmaya Kürt örgütlenmelerine paralel olarak 70’li yıllarda başlanmıştı.
Asla unutamayacağım bir anıdır. 1970 yılının 21 Mart’ında Doğu Devrimci Kültür Ocakları (DDKO)’nun İstanbul örgütünü kuranlardan Necmettin Büyükkaya, Ant dergisine gelmiş, örgütün bir bildirisini getirmişti.
“Türkiye Halklarına Bildiri” başlığını taşıyan bildiride şöyle deniyordu:
“Artık dünyadaki ve özellikle Ortadoğu’daki mazlum halkların emperyalizme karşı bağımsızlık savaşlarında Türkiye halklarının da kesin yerlerini almaları gereklidir. Ortadoğu’da emperyalizme karşı verilecek savaş, Ortadoğu Devrimci Çemberi içinde Türkiye halklarının gerçekten kardeşçe ve birlikte mücadeleleriyle kazanılacaktır.”
Ayrılırken de 21 Mart’ın Kürtlerin ulusal bayram günü olduğunu, ancak mevcut koşullarda Newroz’u dışa açık etkinliklerle kutlayamadıklarını söylemişti.
Newroz’un Kürt dostlarımız tarafından etkinliklerle kutlanışına ancak 12 Mart 1971 darbesinden sonra çıktığımız sürgünde tanık olacaktık. İnci’yle benim şahsen katılarak Newroz coşkusunu Kürt dostlarımızla paylaştığımız ilk etkinlik, 1981 yılının 11 Nisan’ında Kürt örgütü Tekoşer’in Brüksel’de düzenlediği büyük toplantıydı.
Tekoşer daha önce 14 Şubat 1981’de Demokrasi İçin Birlik örgütü olarak düzenlediğimiz Evren cuntasına karşı kitlesel protesto gecesine folklor grubuyla katılmış, sözcüsü de yaptığı konuşmada Kürt halkının 12 Eylül faşizmine karşı mücadelede aktif olarak yer aldığını açıklamıştı.
11 Nisan’daki Newroz kutlama gecesinde Demokrasi İçin Birlik örgütü adına yaptığım konuşmada şöyle demiştim:
“Newroz, bu yıl da, Kürt halkının üç cephede birden, bir yanıyla Türkiye’de faşist askerî diktatörlüğe, diğer yanıyla Irak’ta Baas şovenizmine ve nihayet İran’da günbegün şiddetlenen ulusal baskıya karşı mücadele vermek zorunda olduğu günlere rastlıyor.
“Artık Türkiye’de devlete resmen faşist ideoloji egemendir. Cunta şefi Evren, yurt dışında demokrasi mücadelesi yürüten Türkiyeli demokratların ‘asil Türk kanından yoksun hainler’ olduğunu söyleyerek en kaba türden şovenizm, ırkçılık yapmaktadır. Kürt ulusal demokratik hareketi Türkiye Kürdistanı’nda ırkçı-şoven, özümsemeci uygulamalara son verilmesi için mücadele ediyor. Türkiye’yi bir ‘halklar hapishanesi” olmaktan çıkartmak, bu yolda savaşan tüm güçler ve örgütlerle ilkeli güç ve eylem birliğini oluşturmak ve geliştirmek, Kürt halkıyla dayanışma ve mücadele beraberliği içinde olmak hepimizin güncel görevidir,”
Tekoşer ve onun yeni örgütlenişi olan Brüksel Kürt Enstitüsü, Newroz kutlamalarını aksatmaksızın sürdürürken, 90’lı yıllarda Belçika’da kurulan Sürgünde Kürt Parlamentosu. Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Kürt göçmen işçi örgütleri ve Kürt televizyonu bu kutlamaları Belçika sosyo-politik ve kültürel yaşamının önemli etkinliklerinden biri haline getirdiler.
Türk devletini yönetenler ve onların Avrupa ülkelerindeki diplomatik ve örgütsel uzantıları Newroz kutlamalarını terörist örgütlerin propagandası olarak niteleyip, kutlamaları organize edenleri de, katılanları da Türk Devleti’nin düşmanı ilan ettiler, emirlerindeki Türkçe medyada en ağır suçlamalarla Türk göçmenleri onlara karşı sürekli kışkırttılar.
Her yıl 1915 Ermeni soykırımını anma toplantılarının yapıldığı 24 Nisan yaklaşırken çileden çıkıp yedi düvele meydan okuyan “nevroz” despotlarda, Newroz’un kutlanacağı 21 Mart yaklaşırken de benzer nevraljik semptomlar hiç eksik olmadı.
Ancak Newroz karşıtı mücadele Mesut Yılmaz’ın başbakan olduğu 1996 yılında biçim değiştirdi.
Newroz’un Kürt özgürlük günü olarak kutlanmasını önleyemeyeceğini anlayan Türk Hükümeti yeni bir Osmanlı oyununa başvurarak 21 Mart’ın aslında Orta Asya’dan Atlantik sahiline kadar tüm Türk’lerin bahar bayramı olduğunu ve bundan böyle Türkiye’de ve tüm dünyada “Nevruz” adı altında kutlanacağını ilan etti.
Kürt illerinde Newroz kutlamaları yasaklanırken devlet ricali, ordu komutanları, polisler ve MHP’li faşistler meydanlarda “Nevruz” ateşleri yaktırarak üstünden atlama, örste demir dövme talimlerine başladılar.
Ertesi yıl, 1997’de, Newroz’u Türkleştirmekle de yetinmeyip bu kez Kürtlerin sembol olarak seçtikleri üç rengi, kırmızı, yeşil ve sarıyı da, bu renklerin tarihte ilk kez Göktürkler tarafından kullanıldığı gerekçesiyle, millileştirmeye kalkıştılar.
Newroz’u Türkleştiren “nevroz” despotlar burada da kalmadılar… 1998’de Türk Büyükelçiliği, Brüksel’in en büyük gösteri salonlarından biri olan Cirque Royal’de daha kapsamlı bir Nevruz kutlaması organize etti ve yönetimini bozkurtlar örgütü Türk-Federasyon’a verdi.
Diğer Avrupa ülkelerindeki Türk büyükelçilerinin de katıldığı gecenin starı, 12 Eylül darbesinden sonra Türk bayrağından yapılmış kılığıyla sahnelerde faşizme hizmet eden bir kadın şarkıcıydı.
Artık kadın ya da erkek şarkıcılara da pek gerek kalmadı.
Fransız ajansı AFP dün Tayyip’in artık seçim meydanlarında sadece o hakaret, provokasyon ve suçlamalar dolu hitabet ustalığını kullanmakla kalmayıp bülbül gibi şakıyarak müşteri toplamaya çalıştığını bildiriyordu.
Bugünkü Eskişehir “Nevruz” kutlamasında mehteran eşliğinde kahramanlık türküleri okursa hiç şaşmamak gerek.
Ana muhalefet bu Newroz istismarı karşısında ne yapar, ne eder?
Millet İttifakı ortağı İYİP “terör örgütü mensuplarının provokasyon hazırlığında olabileceği, tedbir alınması gerektiği” yaygarası basarken, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak da “CHP olarak örgütlerimizi olası provokasyonlara karşı yazılı olarak uyardık. Vatandaşlarımızı da aynı şekilde 21 Mart'ta olası provokasyonlara karşı uyarmak istiyoruz” diyor.
CHP ve İYİP seçimde AKP-MHP adaylarına fark atabilmek için HDP taraftarlarının ve genelde Kürtlerin oylarına muhtaç oldukları halde Kürt sorununda hâlâ kaçak ve kaypak oynamaya devamdalar…
Özetle, Millet İttifakı’nın Newroz karşısındaki tavrı da, ne yazık ki, net ve cesur değil, o da aynı “nevroz”lukla malul…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları



















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024