Elif ÇAKIR
Hatırlayacaksınız eskiden...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde, seçim yarışına iktidar partisi olarak katılacağı bütün yerel ve genel seçimlerde siyasi rakiplerine bir centilmenlik çağrısında bulunurdu.
“Bütün adayları centilmence, dostça, demokratik, olgunluk içinde bir seçim yarışına davet ediyorum. Bizim parti olarak parolamız barış içinde bir yarıştır.” (30 Kasım 2008, Kızılcahamam)
Çünkü, AK Parti’nin “Türkiye’yi demokrasi liginde bir üst sınıfa yükseltmek” gibi bir iddiası vardı.
Çünkü, demokrasinin olmazsa olmazı olarak sivil siyaseti ve siyasi partileri gördüğünü ve siyasetin üstün bir değer olduğunu sadece parti programına koymakla kalmayan bir AK Parti vardı.
Her platformda, siyasi partiler tasfiye edilecekse buna kararı halkın vermesi gerektiğini söyleyen, AK Parti olarak toplumun siyaset kurumlarına olan güveni sarsacak antidemokratik çabaları bertaraf etmek için gerekli atacağını söyleyen ve atan bir AK Parti vardı.
Yine hatırlayacaksınız...
2004 yerel seçimlerinde...2007 genel seçimlerinde... 2009 yerel seçimlerinde... 2011 genel seçimlerinde... 2014 yerel seçimlerinde... Her bir seçim sürecinde...
Özetle şu minvalde açıklamalar yaparlardı.
“AK Parti olarak bundan önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçim sürecini de başından sonuna kadar demokratik teamüllere uygun olarak hoşgörü, karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde götürmeye kararlıyız.”
Yine, AK Parti’nin seçim koordinasyon merkezlerine saldırı yapıldığında, AK Partili siyasetçilerin saldırıya uğradığında...
Önce AK Parti lideri olarak Erdoğan sonrasında bütün AK Partili yetkililer çıkardı ve bu tür saldırıların “demokrasiye ve milletin iradesine yapılmış bir saldırı” olduğunu üstüne basa basa söylerlerdi.
Ki öyleydi. AK Partili belediyelerin olduğu şehirlerde, belediye kurumlarının, AK Partili belediyeleri töhmet altında bırakacak şekilde, muhalefet partilerinin mitinglerine ve siyasetçilerine yönelik ayıplı davranışlar pek vaki değildi.
Peki, AK Parti hangi seçimi kaybetti?
Bunları neden yazdım, değil mi?
Bir bakıyorsunuz, Ankara’nın göbeğinde Saadet Partisi’nin seçim koordinasyon merkezine ‘hainler’ diyerek saldırılıyor, Saadet Partililer hastanelik edilinceye kadar dövülüyor.
Bir bakıyorsunuz İYİ Parti’nin toplantı, miting yapacağı alanlara izin verilmediği haberleri çıkıyor, ya da İYİ Parti önlerine konulan kırk engeli aşıp izin aldıklarında bu kez elektriklerin kesildiği haberleri yer alıyor.
Bir bakıyorsunuz, AK Partili belediyenin zabıta ekipleri Saadet Partisi’nin çadırını söktüğü haberleri çıkıyor, başka bir yerde gençlerin Saadet Partisi’nin afişlerini, bayraklarını ‘bölücüler, vatan hainleri’ diyerek söktüğü haberleri çıkıyor.
Son hadiseyi biliyorsunuzdur.
İYİ Parti, Gaziantep’te düzenledikleri miting alanına giden yolların çöp kamyonlarıyla kapatıldığını, dahası miting alanına toplanan vatandaşların bomba var ihbarıyla tedirgin edildiğini, mitinge katılmak için gelen Cumhurbaşkanı adayları Meral Akşener’in önünün çöp kamyonlarıyla kesildiğini, Akşener’in makam aracından inerek çöp kamyonundaki şoföre tepki göstermek durumunda kaldığını açıkladı.
Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin ise bunun rutin bir uygulama olduğunu aynı tedbirin Cumhurbaşkanı Erdoğan için de Başbakan Binali Yıldırım için de uyguladıklarını açıkladı ve Akşener’den bir özür beklediğini söyledi.
Gaziantep Emniyeti de benzer bir açıklama yaptı.
El hak doğruluk payı olabilir.
Belediye, valilik tedbir amaçlı ellerindeki araçlar yeterli gelmediğinde çöp kamyonlarından da istifade etmiş olabilirler.
Ve fakat, şu mümkün mü?
Çöp kamyonları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Binali Yıldırım’ın ya da AK Partili bakanların önünde duracak. Onlar makam aracında bekleyecek, belediye araçlarındaki şoförler de gayet lakayt bir şekilde araçların kontağına dokunmadan, ‘görevimiz bu’ deyip duracaklar!
Sahiden soruyorum bu mümkün mü?
Soru AK Partinin mitinglerinde tedbir amaçlı çöp aracı kullanıp kullanmadığınız değil... Soru o çöp araçları Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu dışında başka bir liderin önünde lakayt bir şekilde durabilir mi duramaz mı?
Bu saygısızlık, lakaytlık ‘milli iradeye’ karşı bir lakaytlık, nezaketsizlik, saygısızlık sayılır mı sayılmaz mı?
Nazlı Ilıcak’tan mektup var
21Mayıs tarihli bir mektubunda şöyle diyor Nazlı Hanım:
- 28 Şubat’ta ki mücadelemiz bir lütuf değil, bir hak mücadelesiydi. Laikliği laikçiliğe dönüştüren, askeri vesayeti başkalarının özgürlüklerini yok etmek maksadıyla sopa gibi kullananlara karşı verilmişti.
- Ben, o tarihte bedel ödedim. Hem çalıştığım Akşam gazetesinden hem de daha sonra TBMM’den atıldım. Siyasi yasaklı oldum.
- Birilerinin bugün yanlış yapması, o dönemde benim ve benim gibi düşünenlerin hata yaptığını göstermez.
- Bugün, maalesef cezaevlerinde çok sayıda mağdur var. Bütün dileğim, adil bir yargılama sonucunda suçlu ile suçsuzun ayırt edilmesi ve bu mağduriyetlerin sona ermesidir.
- Sayın Cumhurbaşkanı da adalete dair doğru tespitlerde bulunuyor. Hatta “Eğer insanlar ellerini semaya açıp Allah’tan adalet diler hale geldiyse, burada yanlışlıklar vardır” dedi. Cumhurbaşkanı adalet olmayan yerde zulmün olduğunu söyledi.
- Mağduriyetlerin giderilmesi hem Türkiye’ye kazandırır hem de AK Parti’ye. Sonuçta FETÖ’nün baş elamanları zaten yurt dışındalar. Cezaevlerinde tutuklu olanların çoğunluğu FETÖ’nün kanmış olan masum insanlardan oluşuyor.
- Mehmet Altan, Şahin Alpay ile aynı tarihte başvurum olmasına rağmen, AYM dosyalarımızı ele almıyor. Benim gibi hayatı boyunca darbelere karşı çıkmış, cemaat denilen bu yapıların hiçbiriyle ilişkisi olmamış, seküler hayat tarzını benimsemiş biri, “cemaat diktatörlüğü kurma amacıyla, darbenin asli faili” ilan edilebiliyor.
- Adil bir şekilde yargılandığımda suçsuzluğum ortaya çıkacaktır. 2 yıldır, dosyamda sıfır delille, cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni yıkmaya teşebbüsten tutuklu tutuluyorum.
Nazlı Ilıcak özetle mektubunda bunları söylüyor.
Ben ne mi söylüyorum.
Nazlı Ilıcak AK Parti’ye olan kırgınlığından, kızgınlığından, dışlanmış hissiyle artık ne derseniz deyin. Siyaseten yanlış bir yerde durmuş olabilir. Günahı olabilir.
Ve fakat Nazlı Ilıcak’a darbeci demek ayıp olur.
Durduğu yanlış yerin cezası 2 yıl boyunca cezaevinde tutuklu bulunmasını gerektirmez.
Yargılansın. Varsa suçu mahkeme suçlu mu suçsuz mu karar versin, gerçekleri ortaya çıksın. Fakat 2 yıl boyunca bir gazeteciyi cezaevinde tutmak doğru değil. Türkiye açısından da, hukuk devleti ilkeleri açısından da doğru değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
6.01.2026
13.12.2025
30.11.2025
19.11.2025