Eser KARAKAŞ
Her şerde bir hayır vardır derler, doğrudur muhtemelen, aşağıda muradımı açıklayacağım ve bir öneri getireceğim.
Türkiye’deki eğitim sistemini ve özellikle lise ve yükseköğretim (lisans artı lisansüstü) aşamalarını iyi izlediğimi sanıyorum; bu süreçlerin çok büyük bölümünde çok büyük sorunlar mevcut ama sorunların kökeninde lise öğretiminin kalitesizliğinin yattığını düşünüyorum.
ÖSYM her sene ÖSS ve ÖYS sınavları sonrası sınavlarda sorulan sorulara ortalama doğru cevap sayılarını yayınlıyor; geçtiğimiz yirmi senenin istatistikleri ortada, matematikte ortalama olarak kırk sorudan beş tanesine doğru yanıt verebilmiş lise mezunlarımız (!). İngilizcede, özellikle Türkçede, fizikte durum aynı. Bu manzara karşısında lise öğretiminde, muhtemelen yirmi beş, otuz lise dışında, “mış gibi” yapıldığı çok net anlaşılıyor, kırk matematik sorusunda ortalama beş doğru yanıt varsa sistemin çok radikal bir müdahaleye ihtiyacı olduğu da aşikar.
Temel eğitim (4+4) ve lise aşamalarında yaklaşık bir milyon öğretmen var; sorunun temel ayaklarından biri de bu sayıda öğretmenin varlığı, ücret düzeyi ve mesleğin artık daha nitelikli gençler tarafından tercih edilmemesi.
Boğaziçi, ODTÜ gibi üniversitelerin temel bilim dallarından mezun olan gençlerin öğretmenlik mesleğini tercih edebilecekleri maaş düzeyleri maarif sisteminde oluşuncaya dek de bu sıkıntıyı, kırk soruda ortalama beş doğru sıkıntısını, aşmak kanımca pek mümkün olmayacak.
Türkiye’nin bir de bütçe kısıtı meselesi var, öğretmen maaşları belli, bu maaşlarla bu mesleğe çok nitelikli gençleri çekmek de çok zor, bütçe kısıtı da (milli gelirin bir türevi) öğretmenlerin tümüne çok rekabetçi maaşlar vermeyi zorlaştırıyor.
Yazımın başında “her şerde bir hayır vardır” ifadesini kullandım; bu ifadeden muradım corona virüs salgını nedeniyle tatil edilen liselerde geçici olarak uygulanmaya geçen uzaktan eğitim sisteminin bazı dersler için kalıcı hale getirilebilmesinin tartışmaya açılma ihtimali.
Aklımdaki modeli çok köşeli bir biçimde anlatacağım yani üzerinde oynanabilir.
Liselerde sınıflarda yani yüz yüze eğitim modelinde sadece üç ders okutulmasını savunuyorum: Türkçe (anadil) ve Türkçe Edebiyat, İngilizce ve matematik; bu üç dersin dışındaki tüm derslerin uzaktan eğitim modeli çerçevesinde verilmesinin sayısız yararı olduğunu düşünüyorum. Korona pandemi günlerinde okullar tatil edildi ve böylece hemen Milli Eğitim Bakanlığı’nın online eğitim platformu olarak geliştirilen Eğitim Bilişim Ağı’ndan (EBA), internet üzerinden ve TRT’den yayın yapılacağı açıklaması geldi, demek ki sistemde böyle bir altyapı, en azından hazırlığı mevcut; Eskişehir’deki Anadolu Üniversitesinin de bu konuda çok büyük bir tecrübesi, knowhow’ı var.
Türkçe (anadil) Türkçe Edebiyat, İngilizce ve matematik dışında tüm dersler orta vadede internet ortamına kaydırılabilir ise yüz yüze öğretim için ihtiyaç duyulacak öğretmen sayısı sadece bu üç disipline indirgenecek, öğretmen sayısı böylece çok azalacak ve bu disiplinlerde çalışacak öğretmenlere de gerçekten rekabetçi, çok nitelikli gençleri mesleğe çekecek ücretler ödenebilecek. Öğretmen yetiştiren kurumlar da bu üç alana odaklanacak ve uzmanlaşacaklar.
Bu üç disiplin dışında kalacak dersler de Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim modeli gibi verilebilir, sınavları aynı sistemle yapılır ve bu modelin de sayısız yararları olacaktır. Örneğin, tarih derslerini bir kez tüm tarih konuları için çekim yapacak Prof. Dr. İlber Ortaylı verebilir ve böylece öğrenciler de çok daha nitelikli bir tarih dersi almış olurlar; yukarıda belirttim, bütçe kısıtı nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı'nın söz konusu tarih derslerini İlber Ortaylı düzeyinde verecek binlerce tarih öğretmeni istihdam edebilmesi bugün için imkansız ama bu imkansızlık yarın da geçerli olacaktır.
Fizik gibi dersleri de yine internet ortamında (EBA) dünyada bu dalda adını duyurmuş Türkiyeli bir fizik profesörü verilebilir (Cambridge’de böyle genç bir fizik profesörü var mesela); kimya dersleri Nobel ödüllü kimyacımız Prof. Aziz Sancar tarafından neden verilmesin, kendilerinden beklenen, yüksek bir ücret karşılığı doğal olarak, on ya da on beş gün bir kez bir stüdyoda bu ders çekimlerini gerçekleştirmeleri.
Bu derslere ilişkin sınavlar da, çıta çok aşağıda tutularak, EBA çerçevesinde yapılabilir; başarı çıtasının çok yukarıya çekileceği üç ders sadece Türkçe (anadil)-Türkçe Edebiyat, İngilizce ve matematik olmalı, lise mezunu beklenen seviyesi bu üç alanla belirlenmeli ve hiçbir nedenle aşağı çekilmesine izin verilmemeli; diğer derslerin öğretmenleri de başka alanlarda istihdam edilebilirler ya da bir kereye mahsus olmak üzere onlar için erken emeklilik gündeme gelebilir.
Yüz yüze öğretim kapsamında kalacak olan Türkçe (anadil)-Türkçe Edebiyat, İngilizce ve matematik dersleri de çok daha nitelikli, yüksek rekabetçi maaşlar alan öğretmenler tarafından haftada mesela sekizer, onar saat verilebilir, kalan zamanı da öğrenciler satranç gibi, tiyatro gibi kollarda kendilerini geliştirmek için kullanırlar.
Yapılması gereken ilk iş bir standart lise mezunundan beklentinin ne olacağının gerçekçi bir biçimde saptanması; bu satırların yazarının konuya ilişkin görüşü mükemmel bir lise mezun profilinden beklenmesi gerekenin kendi dilini ve bu dilin edebiyatını ve İngilizceyi iyi bilmeleri, konuşmaları, yazmaları ve ilaveten de çok iyi matematik öğrenmeleri. Tarih, coğrafya, fizik, kimya gibi dallarda nitelikli bilgi bir lise mezun profilinde zorunlu bir bilgi olmamalı ama İlber Ortaylı’nın keyifli anlatımlarını internet ortamından takip eden öğrencilerin zaten tarih öğrenme istekleri muhtemelen değil mutlaka bugünkünden çok daha iyi olacaktır. Lisede tarih okuyup da tarih seven, tarihe meraklı kaç öğrencimiz olmuştur acaba geçmişte?
Her sene edebiyat, fizik, kimya Nobelleri veriliyor ve bu alanlar da ülkemizde lise ders konuları; acaba ülkemizde kaç lise edebiyat, fizik ve kimya hocası öğrencilerine kendi dallarında Nobel almış bu bilim insanlarını en azından isim ve yaşam öyküsü düzeyinde tanıtıp, merak uyandırmak istiyor? Oran yüzde 2'nin üzerinde midir sizce? Kaç fizik hocası bu sene fizik Nobeli alan bilim insan(lar)ının ismini biliyor?
Kendi anadilini, o dilin edebiyatını, İngilizce ve matematiği iyi bilen bir lise mezunu profilinin zaten başka dallara ilgisi de yüksek olacaktır, üniversitede herhangi bir dalda alacağı eğitim de çok daha verimli olacaktır.
Bu konuya kafa yorduğum dönemlerde Türkiye’nin en iyi mühendislik bölümlerinden bir-iki profesöre yabancı kaynakları rahat okuyabilecek düzeyde İngilizce bilen ve çok iyi matematik öğrenmiş bir gencin önlerine üniversite birinci sınıfta adeta sıfır fizik, kimya düzeyiyle geldiklerinde ne olabileceğini sormuştum; aldığım cevap “muhtemelen daha da iyi olur, biz sıfırdan ve daha doğru yöntemlerle çok daha iyi öğretiriz şayet iyi matematik biliyorlarsa” olmuş idi.
Yazının çerçevesini çok radikal bulabilirsiniz ama kanaatim de sapır sapır dökülen eğitim sisteminin çok radikal tedbirlere ihtiyacı olduğu; bugüne dek alınan tedbirlerin hiçbir sonuç vermediği de ortada. Mevcut sistem çağı algılayamıyor, çağın gereklerine uyamıyor çünkü yanlış tercihlerden vazgeçmekten herkes korkuyor.
Her şerde bir hayır varsa bu kriz umarım liselerde de çoğu dersin internet üzerine kaydırılmasına neden olur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları



















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025