Eyüphan KAYA
Malum 16 Nisan günü 'evet’in galibiyeti sonucu ülke yönetiminde yeni bir sisteme geçildi, ancak bununla birlikte vatandaş olarak birçok açıdan kendimizi bu sisteme adapte etmeliyiz, bu yeni sistemle cedelleşerek vakit öldürmenin bir anlamı yok bence. Seçim yasasından başlamak üzere paketi yaşanır hale getirmeliyiz, eğer yine muhalefet uzakta durup ucuz eleştiri yapmaya devam ederse yazıklar olsun.
Kırk haramiler uyarılmalı, ilginçtir bazı aç gözlü vatandaşlarımız devletin ihale ve ödeneklerine göz dikiyorlar.
Üç liralık işi beş liraya yapıp iki lirayı aralarında bölüşen haramzadeler olduğu gibi, beş liralık işi üç liraya alıp, tahakkuk yetersizliğinden dolayı işi yarım yamalak yapanlar var, ucuz malzeme kullanarak sahtekarlık yaparlar. Elhasıl her iki durumda da hayatın tadını kaçırırlar. Bundan dolayı ben nükleer enerjiyi hayatım boyunca savunurken, bir noktada dikkatli olmak lazım, santralın ihalesini Türkiye müteahhitlerine vermemeye dikkat edilmelidir diyorum, tabi dürüst insanları tenzih ederin. Yeni Türkiye’de artık bu tür kimselerin yeri olmamalıdır.
Rüşvetçiler ve iş bitiriciler ayağını denk atmalı, bazı kendini göz açık gören vatandaşlarımız var birilerine rüşvet vermeyi marifet sanarlar, birilerinden de para alıp iş yapmayı adet haline getiriler, bu insanları uyarmak gerekir diye düşünüyorum, çünkü bunların yaptığı işler sonucu genellikle haksızlık meydana gelir, adalet zedelenir, bir toplumda adalet zedelendi mi vatandaşın huzuru kaçar kanaatimce. Bu tür insanları gerekirse deşifre etmek lazım.
Şehir eşkıyaları ve çetelerin kulağı çekilmeli,kapkaç ve hırsızlık çetelerinden tutun haraç çetesine, çek senet mafyasına kadar değişik değişik çeteler var toplumumuzda, bunların çoğunu devlet adına yasal bir kurum olarak çalışan emniyet biliniyor, artık bunlara “yeni sistemde yerlerinin olmadığı” açıkça anlatılmalıdır.
Kıskanç vatandaşlık hevesleri artık son bulmalı, ilim, mal ve kudret insanlar arasında farklı farklı dağıtılarak kimisi hamd etmekle, kimisi de şükür etmekle imtihan olduğunu belirtmek gerek.
Vatandaşa bazı meziyetler verilmişse onu avantajlı görebileceğimiz gibi dezavantajlı olarak da değerlendirebileceğimizi bilmeliyiz, zengin bir insan malını helal dairede kullanmıyorsa vay haline, bedenen sağlam olan bir kimse eliyle ayağıyla günah işliyorsa, gözünü harama dikiyorsa teessüfler ona değil mi? Yani varlık da yokluk da bir imtihandan ibaret olduğunu unutmamak lazımdır diye düşünüyorum.
Sefil sersem hayat tarzı, ot gibi yaşamdan vazgeçilmeli, kimi vatandaşlarımız ibadetten, edepten yoksun bir hayat yaşarlar, düzenli bir aile hayatları yoktur, helalıyla iktifa etmezler, bir çok kişinin koynuna girer çıkarlar, ömrünün ileriki yıllarında cazibeliklerini kaybedince de ortada dostsuz kalırlar, ellerinde bir şey kalıyor, İslam’a ve Müslüman’a saldırıyorlar.
Behey merhametsiz herifler! huzurlu insan görmek istiyorsanız hele gidin Endonezya’ya bakın genciyle yaşlısıyla nasıl da mutludurlar, varlık karşısında “Şükür”, yokluk karşısında “Hamd” etmeyi bilen bir millettir, nüfusu da 257 milyon civarındadır onu da söyleyeyim. Bir defasında İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında Endonezya temsilcisi demişti ki, “benim ülkemde 300 dil konuşuluyor ve hayat bir armoni şeklinde akıp gidiyor.”
Irkçılık tuzağından kurtulmanın yolları aranmalı,uzun zaman hamasi duygularla Türk vatandaşlarımızı oyuna getirdiler, onları bir kenarda tutup Türklük adına toplumda sıkıtı oluşturdular, kimse demedi ki “ağır ol arkadaş” bu zulmü benim adıma yapamazsınız.
“Bir Türk dünyaya bedeldir” ,
“Ne mutlu türküm diyene”,
“Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” vs.
Kimse demedi ki “yahu bütün bunlar böyle olsa dahi benim eğitimime, ekonomime, sanaime, dünyama, ahretime ne faydası var?”
Cennet misal bir yarım ada olan Anadolu topraklarında, Mezopotamyanın verimli hilali üzerinde yaşıyoruz, üç tarafım denizlerle çevrili, ama dünyanın şu son yüzyılda gösterdiği performansı bir türlü gösteremedik.
Hırt pırt darbeler,
Muhtıralar,
Makbul vatandaş yetiştire projeleri,
Tek tip insan yetiştirme çalışmaları bilemem ne?
Tek tip denen de sözüm ona Laik, Kemalist bir topluluk yetiştirmek istediler, peki yetiştirebildiler mi? “nah yetiştirdiler” Kürt yine Kürt, Alevi yine Alevi kaldı değil mi? Yaptıkları hata şuydu devlet laik olacaktı herkes dinini diyanetini yaşayacaktı, huzur ve sükunet içinde adalet ışığında ülke kalkınacaktı. Bak sana son birkaç yıldır hükümet bu belalardan uzak durduğu için nispeten bir kalkınma var, ama adalette yetersiz kalınıyor niye derseniz? çünkü elimizde “beşeri sermaye” yok, Artık bu sosyal ve siyasi hastalığı bir kenara atma zamanı geldi de geçiyor, dolayısıyla
*Bu ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti,
*Meclisi Türkiye Büyük Millet Meclisi,
*Biz de Türkiye cumhuriyeti vatandaşlarıyız.
Bunun dışındaki arayışlar akla ziyan, zaman kaybı ve dedikodu siyasetinden ibaret kalır, buna ayıracak zamanımız da yoktur, olmamalı.
Kürt meselesi “ama” sız çözüme kavuşturulmalıdır. Ey vatandaşım, ey Türk yoldaşım, Tarihdaşım, Yurttaşım Kürt sorunu diye bir şey yoktu, bir ceberut devlet, kime hizmet ettiğini bilmediğimiz karanlık güç Anadolu insanının dinine, örfüne, adetine, kültürüne saldırdı, tepki gösterenlere de zulmetti, işkence etti, idam etti. Bu cümleyi olduğu gibi doğru kabul etmezsek sittin sene gitse yine ülkemiz huzura kavuşmayacak bilesiniz. Kürt çocuklarına Türkçe öğrenmeyi direteceğine ve Kürtçe konuşmayı yasaklayacağına iki dilli öğretim yapsalardı böyle mi olacaktı?
1921 anayasasını çıkaran kurucu meclis neden feshedildi? hiçi düşündünüz mü? gerçekten ciddi bir gerekçesi var mıydı?
1924 anayasası hazırlanırken neden ladini bir anayasa hazırlandı? Asıl sıkıntın cevabı burada saklıdır.
1924 anayasasının “Türkiye’nin yönetim şekli cumhuriyettir” maddesi dışında Anadolu’da kabul görmemişti, ülkenin dört bir yanından bir heyet oluşturup, Anakara’ya itiraz edilecekti, ama olmadı, daha belirlenen tarihe iki ay kalmıştı ki Şeyh Sait hareketi kimi sinsi kışkırtmalarla başladı.
Peki soruyorum durup dururken 1921 anayasasını değiştirenler mi haksız? Yoksa bu yasayı neden değiştirip hzur bozucu bir yasa yaptınız diyen Şeyh Sait ve arkadaşları mı yanlış? Halbuki Şeyh Sait hareketi yanlış yapan Sultana “dur” demiştir İslami literatürde buna “hurucu alassultan” denir. Sultan yanlış yaptı mi Sultana “dur” demesini bilmek lazım.Ama inkılap tarihi böyle anlatmıyor, işte sorun burada.
*Bu yalan yanlış tarihten öncelikle kurtulmamız lazım.
*Bir an evvel isteyen vatandaşlarımız için iki dilli eğitime geçmemiz lazım.
*Nerde bir “Türk” kavramı yasa ve yönetmeliklerde, tüzüklerde geçiyorsa yetine “Türkiye” bırakmamız lazım.
*Devlet olarak Kürt vatandaşlarımıza verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dilememiz lazım.
*“Kürt yoktur” yalanından ve kendini aldatma safsatasından kurtulmamız lazım.
*Şu anda Hükümetin uygulamaya koyduğu cazibe merkezi projesiyle dezavantajlı bu bölgelere pozitif ayrımcılık yapmamız lazım.
*Bölünme fobisinden kurtulmamız lazım,
Türkiye Kürtleri Anadolu ile öyle bir hemhal oluşlar ki dünya istese ayrılmaları mümkün olmadığı gibi ne zaman anket yapılışsa %85 beraber yaşamdan yana, diğerlerinin çoğu çekimser bir kıs mı da ayrı yaşamak istiyor durum bu.
Benden bu kadar dahasını siyasiler, sosyologlar şekillendirsin ne dersiniz?
Daha dün Reis kongrede “ben yanlış yapsam bana da dur demesini bilmeniz lazım” diye bir beyanatta bulunmadı mı?
Bu yeddi açıdan zihniyet değişikliği çalışmaları yapılmalıdır, yoksa “eski tas yeni hamama uymuyor”, uydurmakla kendimizi aldatıyoruz. haberiniz ola.
Selam ve selamette kalın.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
26.08.2019
20.08.2019
17.06.2018
17.04.2018
11.03.2018
25.10.2017
16.10.2017