Halil BERKTAY
[15 Mart 2015] Kafamın bir yarısı hâlâ Padova’da, Scrovegni fresklerinde. Bir yarısı şu anti-Erdoğan, anti-AKP, anti-Müslüman karikatürlerde. Bu kadar birbirine zıt iki janr olabilir. İkincisini üreten ve tüketen kentli, laik, yukarı orta sınıf Türk erkekleri, Rönesansa kendilerini yakın görürler kuşkusuz. Üstelik bol bol da “Rönesansı ve Reformasyonu yaşamadığımız için böyle olduğumuz”a hayıflanırlar. Oysa Giotto’da derin bir hümanizm var, Beyaz Türk alt-kültüründe ise ürkütücü bir sığlık ve taşlaşmış bir nefret.
Dün (14 Mart Cumartesi) Michelle ve Erdoğan’ı bitirdikten sonra kendimi alamadım; içimden hayır, henüz sırası değil, zaten yapacak tonla işin var, sitenin yeniden yapılanmasını bekle… diye söylene söylene, bir fasıl dolaştım koleksiyonumun içinde. Şimdi eskisinden de daha net görüyorum ki, burada sırf politik bir düşmanlık değil, çok daha derin bir ideolojik aşağılama söz konusu. Ve bu aşağılama, öncelikle Müslüman kadınları hedef alıyor. Amerika’daki beyaz ırkçılığında, kölelik döneminden türeyip gelen bir bilinçaltından söz edilir. Özellikle pamuk plantasyonlarının beyaz efendileri, kendilerini çiftliklerindeki bütün siyah kadınların da mutlak sahibi sayıyor; canının çektiğiyle yatıyor ve bu yolla bir yığın “melez piç” peydahlıyor; eşleri hanımefendiler ise kocalarının bu hovardalıklarını çoğunlukla görmezden geliyor; beyaz ve kendi sınıflarından bir kadınla kaçamak yapsalar belki kıyamet koparacakken, aşağı, insan-altı (subhuman) bir ırktan kadınları bu şekilde kullanmalarına ses çıkarmıyorlardı. Buna karşılık aynı beyaz efendiler, siyah erkeklerin gelip o seçkin karılarına (ya da genel olarak beyaz kadınlara) tecavüz edeceğinin – bir adım ötede, beyaz kadınların kendi istekleriyle siyah erkekleri tercih edebileceğinin korkusu içindeydiler. Reel hayatta, hele (1870’lerden 1950’lere) Güney eyaletlerinde, tamamen uydurma ve iftira bile olsa “siyah erkek + beyaz kadın = zorla ırza geçme = linç” demekti. Psikolojik planda ise, efendi-köle ilişkisinin bu şekilde tersyüz edilmesi olasılığı karşısında duyulan dehşet, doğaya daha yakın (maymunumsu?!) ilkeller olarak siyahların cinselliğinin olağanüstü güçlü olduğuna — dolayısıyla kadınları“mız”ın her an onlara kaçabileceğine — dair efsanelere yansıyordu (ki aynı ürpertili, endişeli anlatımlara erotik Doğu literatüründe de rastlıyoruz).
Uzaktan uzağa bunu hatırlatırcasına, laik Beyaz Türklerin de, bir bütün olarak Müslümanlığın ötesinde, özel olarak Müslüman kadınlarla; ama çarşaf, ama burka, ama uzun manto, ama basit bir başörtüsü — şu veya bu ölçüde örtünen kadınlarla ilgili özel bir takıntısı var. İnsan olarak göremiyor; 19. yüzyıl antropolojisinin Avrupa-dışı ilkel kavimlere yaklaşımı gibi, kıyısında durup acaba bu nasıl bir “ırk” veya “tür” dercesine bakıyorlar. Hayvansı, cinselliği aşırı güçlü zenci tipinin bu alandaki erkek muadili çok net: Şalvarlı, kara topsakallı, eli tesbihli ve ağzı salyalı, gözü şehvetten dönmüş, okuyup üflediği kadınları iğfal eden azgın ve sapık hoca tipi. İrtica karşıtı ilerici, devrimci çizerliğin favori temalarından. Bütün Cumhuriyet dönemi boyunca Akbaba ve benzeri karikatür dergilerinde bol bol bulabilirsiniz.
Kadınlar açısından ise durum biraz daha karmaşık. Şüphesiz bir boyutu, 19. yüzyıl Oryantalizminin hareme bakışının uzantısı. Gizli saklı bir dünyaya önce mütecessisâne, sonra mütehakkimâne duhul etme arzusu. Özel bir obje, bu tesettürlü kadın. Garip bir yaratık; çirkin bir böcek, bir karafatma da olabilir, güzel bir kelebek de. Ama bunun içinaçılması — açıp bakabilmemiz, orasını burasını kurcayalabilmemiz lâzım. Kanatlarını mı koparsak; sırtüstü devirsek de dönmek için havada çırpınan bacaklarını mı incelesek? Veya nasıl bir duygusal ve düşünsel baskı altına alsak, teslim olması için — kamusal alanda yeri olmayan bir leke gibi gösterip hissettirerek? Sonuçta, ne yapsak etsek de bize karşı direnmek için benimsenmiş gibi duran bu örtünme zırhını yırtıp aşarak, uygarlık ve çağdaşlık adına bir fetih daha gerçekleştirsek? Cennette erkeklere nice huriler vaat eden İslâmiyetin mahrem Itırlı Bahçe’sinde tekrar gezinsek. Pierre Loti’nin Azadiye’sine ciltler dolusu daha nice heyecanlar eklesek.
Böyle, sürekli bir zihinsel tecavüz hali söz konusu, “öteki”nin varlığı ve kültürü karşısında. Yerine göre, belki ardından fiziksel tecavüz de gelir; ya da belki her şey gene tıpkı 19. yüzyılda olduğu gibi saldırgan fantezilerde yaşanmaya devam eder. Kimbilir neler karıştırmaktadır bu Müslümanlar kendi âlemlerinde? “Yurtdışında çok sevgili bir lise arkadaşım var,” diye yazmıştım geçmişte: “Özel bir e-mail listesine çeşitli yazılar, karikatürler, fıkra ve espriler, dünyanın çeşitli köşelerinden görüntüler, ya da benzersiz doğa fotoğrafları yollayıp durur.” Eklemiştim: “Son yıllarda gönderdikleri, giderek ‘AKP ve RTE aleyhine olan ne varsa’ya indirgendi” (bkz Ruhunuzun aynası, 22-23 Mart 2014).
İşte ondan, gene hayli dolgun bir “paket” gelmişmiş 19 Eylül’de. İçinden sadece bir fıkra ve bir karikatürü seçip alıyorum şimdilik. Fıkra şu: Müslüman kadın kocasına yakınmaktadır, evliliklerinde romantizm kalmadı diye. “Hani, nerede beni merdivenlerden yukarı kucağında taşıyıp yatağa götürdüğün günler?” Adam cevap vermiş: “Evet ama o zamanlar henüz 11 yaşında olduğunu unutuyorsun.” Kıssadan hisse, İslâmiyette kızlar hep böyle çok küçük yaşta kendilerinden çok büyük erkeklerle evlendirilir; neredeyse sübyancılık gibi bir şeydir.
Karikatür ise en tepede, başlığımın yanında gördüğünüz resim. Ya Amerika ya İngiltere’den bir fotoğraf. Arkaplanda tipik banliyö evleri; belki bir açık hava partisi; garaj önüne çekilmiş arabalar. Önde, başörtülü iki genç kadın kahkahalarla gülerek bir şeyler konuşuyor (orijinali bir cep telefonu reklamı olabilir mi diye düşündüm bir an). İki konuşma balonu sonradan monte edilmiş. Soldaki: “Kocan son zamanlarda çok daha mutlu gözüküyor.” Sağdaki: “Ona bir keçi satın aldım da.” Acaba orijinalinde “keçi” değil de “tekne” mi vardı? BOAT = tekne; GOAT = keçi. Tek bir harf değişikliğine bakar; “Ona bir tekne aldım da” cümlesi “Ona bir keçi aldım da” haline geliverir. Gerçek Batılı erkekler hediye olarak tekne, Batıda yaşasalar da Müslüman erkekler keçi ister. Kıssadan hisse: Müslüman erkeklerin cinsel doyumsuzluğunu ancak hayvanat paklar; karıları da kendilerini kurtarmak için buna evet der. Sonra da yakın arkadaşlarıyla dedikodusunu yapıp karşılıklı kikirderler.
Aman ne komik; hahaha hihihi, haydi onlar gibi biz de gülüp geçelim hep beraber?! Maalesef, her şeyi “aman canım bunda ne var” diye light tarafından almaya teşne arkadaşımı, burada çok vahim bir sosyo-kültürel ırkçılıkla ve aynı zamanda korkunç bir kadın aşağılamasıyla yüz yüze olduğumuza bir türlü ikna edemedim.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- PKK ve Türk solcuları (3) Silâh, savaş, “Önderlik
10.03.2025 - Yarısı biten sürecin kalan yarısına dair
8.03.2025 - PKK ve Türk solcuları (2) “Adam öldürmeyi oyun mu sandın?”
8.03.2025 - PKK ve Türk solcuları (1) Silâh ve şiddet fetişizmiyle dolu otuz yıl
6.03.2025 - Trump’ın, yeni tip Hitler ve bilinçsiz Leninist olarak portresi
10.02.2025 - Bir demokrasi ve mücadele alanı olarak “ahlâklı denetim”
29.01.2025 - Eksik ve kaygılı bir devrimperestlik: Amerikan Devrimi
25.01.2025 - Marksizmden önce devrim, terör, diktatörlük
16.01.2025 - “Bir günde giriverdik demektir Şamı Şerif şehrine”
24.12.2024 - Kültür Bakanına birkaç soru
20.11.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Mehdi avis
bunlar iflah olmazlar,100 yıldır bu milletin kanını emerek yaşıyorlar.Halkın ve iktidarın çok dikkatli ve uyanık olması lazım.birde her zaman her yerde bol bol dua etmek lazım