Halil BERKTAY
[7-8 Kasım 2015] Yukarıda, 3 Kasım 1936 ABD başkanlık seçimi sonuçlarının, ertesi günkü, yani 4 Kasım tarihli New York Times’da sekiz sütun üzerinden verilişini görüyorsunuz. “Roosevelt ülkeyi silip süpürdü” diyor; “Seçiciler Kurulundaki [Electoral College] oyu 500’ü aşıyor.” Neden neredeyse seksen yıl önceye ve Atlantik ötesine gittim; anlatacağım. Bizde de 1 Kasım seçimlerinin tartışması dinmedi. Bir, neden böyle oldu? Onu yazdım kendimce (Hak yerini buldu, 2 Kasım; Fair justice, 5 Kasım 2015). Fakat hayrettir; durum bu kadar açıkken Kılıçdaroğlu hâlâ “dünyanın gayrimeşru gördüğü bir rejim”de ve “acaba sandığa hile karıştı mı”larda dolaşıp hık mık etmekten vazgeçemedi.İki, tahminler neden bu kadar yanlış çıktı? Bunu da gene aynı gün, yani 5 Kasım Perşembe akşamının “Açık Görüş”ünde Zeynep Türkoğlu’yla konuştuk. Yarım saate ne kadar sığdıysa tabii.
Sanıyorum, dedim, iki şeyi birbirinden ayırmak lâzım. Anket şirketleri başka; tek tek yorumcular başka. İkinciler çok daha sübjektif. Televizyon kanalları, ister istemez İstanbul’un ünlü birkaç üniversitesinin siyaset bilimi hocalarına başvuruyor: Boğaziçi, Koç, Sabancı vb. Sakın bana en elit yüksek öğrenimimizin tarafsız olduğunu anlatmaya kalkmayın; buraları, ama Atatürkçüleri ve ulusalcılarıyla, ama “tek doğru”cu modernist mühendisleriyle, ama solcuları ve solcularının HDP’ye sarılanlarıyla, AKP karşıtlığının kaleleri. Üstelik, ayrıca değineceğim, birçoğu öğrencileriyle siyasî görüşleri üzerinden ilişki kurmaktan kendini alamayacak kadar kolaycı ve egoist, hattâ narsist olduğu; bütün toylukları içinde gençler de zaten bu tür kahramanlar ve topyekûn hayranlıklar aradığından, kısa zamanda çok sakat pir-mürit ilişkileri oluşuyor. Bunun düzelmesi çok zor; daha en az on, belki yirmi yıl sürer. Geçelim. Bireysel bazda, öğretim üyelerinin pek azı Koray Çalışkan gibi kendini sürekli lunaparkta zanneden, bilimsel vicdan ve sorumluluktan uzak, “olaydan önce palavracı olaydan sonra mızıkçı” şımarık çocuk havalarında. Çoğu ciddi ve terbiyeli; mesleğinin vekarına sahip. Ama gene de alttan alta CHP’li, hem de biraz neo-con tarzı CHP’li ve maalesef kendi özlemlerini bilimine karıştırmadan edemiyor. Hemen her alt konuyu orasından burasından kâh doğrudan CHP’ye, kâh (AKP’ye düşman olduğu için ve CHP’ye yâr olur umuduyla) HDP’ye yontmaktan kaçınamıyor. Ve ne kadar ampirik, kantitatif çalışırlarsa çalışsınlar, 2002’den bu yana hemen bütün tahlil ve tahminleri yanlış çıkmaya devam ediyor.
Anketçilere gelince, onlar çok daha profesyonel. Bu alanda, ekran ve mikrofon karşısına geçip sallamaya yer yok; objektivist olmak zorundalar, zira hayatlarını tahminlerinin olabildiğince doğru çıkmasından kazanıyorlar. 2002’den sonra genellikle doğru çıktılar da. Bazıları neredeyse noktası virgülüne kadar tuttu-tutturdu. Bir tek bu son seçimde çok sapma gösterdiler. Bu konuda Etyen Mahcupyan’ın son birkaç yazısında üstüne basa basa ifade ettiği tahlil benim için de anlamlı. Seçmenin yüzde 70 kadarı, diyor Mahcupyan, kimlik siyasetinin sınırları içinde kalıyor ve dolayısıyla hep aynı partiye oy veriyor. Yüzde 30 kadar ise esnek ve oynak; daha çok performansa bakıyor. Bu kesim kültürel açıdan daha çok (dindar Kürtler dahil) muhafazakâr kanatta yer aldığı için de bu, özellikle AKP’nin performansına bakmak anlamına geliyor. AK Parti kendilerince yanlış yapıyorsa uzaklaşıyor, doğru yapıyorsa geri dönüyorlar. Dolayısıyla örneklemlerde bu yüzde 30’u iyi ölçmek önem kazanıyor. Fakat işte burada, Mahcupyan’a göre bir sübjektivite boyutu devreye girmiş olabilir. Beş aydır AKP’nin her yönden topa tutulduğu; 7 Haziran’daki inişinin, tersine dönmek şöyle dursun, hızlanarak devam edeceğinin konuşulduğu ortamda (ortamlarda mı demeli?), aksi olasılığı hesaba katabilmek özel bir duyarlılık gerektiriyor. İşte bu da, anket şirketlerinin, çok daha ince biçimlerde ve daha dar sınırlar içinde de olsa, en kötü örneğini Koray Çalışkan’larda bulan “mahalle” önyargılarına yaklaştığı noktayı ifade ediyor.
Bu “mahalle” kavramı ve sendromu çok ilginç gerçekten; anlıyorum ki insanların hangi çevrelerde dolaştığı, ne tür açılış ve resepsiyonlarda boy gösterdiği, akşamları kimlerle buluştuğu, oturup rakı içtiği ve sohbet ettiği, benim yıllar boyu sandığımdan çok ama çok büyük önem taşıyor. Hele, Gürbüz Özaltınlı’nın dikkat çektiği gibi, eğrisi ve doğrusuyla kitlelere yönelik herhangi bir siyasî faaliyet kalmamışsa, geyik muhabbeti hemen tek belirleyici olup çıkıyor. Faraza Asmalımescit’in herhangi bir meyhanesinde, ansızın bütün masalar “şerefine Tayyip” diye tempo tutarak kadeh kaldırırsa, ânında müthiş mutlu olup bütün dünyayı kendinizi “doğru”lattığınız o elli altmış kişiden ibaret sanabiliyorsunuz. Bu da gün be gün kendi izolasyonunuzu, gettolaşmanızı derinleştirip daha büyük yanılgıların kapısını aralıyor. (Tersten söyleyeyim; birazcık dürüstseniz, doğru bildiğinizi söylemek “herkesçe” sevilmekten vazgeçmeyi ve bu “mahalle”den dışlanmayı göze almayı gerektiriyor.)
Bir tek örnekle yetineceğim, 5 Kasım akşamı da değindiğim (ama bazı detaylarını yanlış hatırladığım). İstatistik kitaplarında klasik bir vaka diye geçiyor olmalı (ben bir zamanlar öyle okudum). 1932 değil, 1936 yılının ABD başkanlık seçimleri. Demokrat Parti adayı, ikinci defa seçilmeye çalışan FDR (Franklin Delano Roosevelt). Cumhuriyetçilerin adayı Alf Landon. Literary Digest diye saygın bir dergi var, 1890’da kurulmuş. Bir bakıma, kamuoyu yoklamalarının mucidi sayılabilir. Yabana atmayalım; 1916, 1920, 1924, 1928 ve 1932 seçimlerini hep doğru tahmin ediyor. Günümüzün çok sorulu, hedef kitleyi her yönden kuşatan bilimsel anketlerini pek andırmıyor yaptığı. Herşeyi gayri resmî bir oylama gibi düzenliyor; derginin içinde oy pusulasına benzetilmiş bir kartpostal veriyor ve okuyucularından doldurup geri yollamalarını istiyor. Ya da telefon rehberini açıp tek tek soruyor ve kaydediyor. 1936’da da bu yolla, az değil, iki milyon kişiye ulaşıyor. Sonra da asıl seçimden üç gün önce, 31 Ekim 1936 Cumartesi günü kendi “seçim”inin fiyakalı manşetini atıyor: Landon 1,293,669; Roosevelt 972,897. Buradan hareketle, Landon’a yüzde 57 ve 538 kişilik Seçiciler Kurulu’nda yaklaşık 370 oy veriyor. Sonra Cumhuriyetçiler açısından acı gerçek çıkageliyor: Amerikan tarihinin iki en farklı seçiminden biri. Roosevelt 27,747,636 ve yüzde 60.8; Landon 16,679,543 ve yüzde 36.5. Roosevelt 46 eyaleti, Landon ise sadece 2 eyaleti alabiliyor. Seçiciler Kurulu’ndaki durum ise, 523’e 8 oyla, tam bir fecaati andırıyor.
Peki, sorun ne? Sorun örneklemde. Büyük Bunalım sekiz yıldır sürmekte; işsizlik ve düşük ücretler Amerikan nüfusunun büyük bölümüne kan ağlatıyor. Literary Digest’in ulaştığı iki milyonluk kesim ise dergi abone ve alıcıları, araba ve telefon sahipleri. Yani tuzu hayli kuru bir azınlık. Onlar FDR’nin Keynesyen, görece halk dostu New Deal programına “kızıllar geliyor” fobisi içinde bakıp, klasik liberal laissez-faire’cilikleri, dünya yıkılsa piyasaya müdahale edilemezcilikleri içinde Cumhuriyetçilere sarılıyor. Literary Digest’in hemen hiç ulaşmadığı yoksullar ise gidip oylarını toptan Roosevelt’e veriyor. Ortaya bu hezimet çıkıyor.
Sosyal bilimler tarihinde iyi bilinen bu öyküyü, anket şirketlerine hitaben doğru anket nasıl yapılır diye hatırlatmadım; yanlış anlaşılmasın. Kavanozda yaşamayı sürdüren anti-AKP’ci sol-liberal aydınlara hitaben aktardım. Zira onlar da 1936’nın Literary Digest’inin “dergi aboneleri, araba ve otomobil sahipleri” örnekleminin muadili “mahalle”lerinden çıkamıyor. Fakat hiç olmazsa Literary Digest dükkânı kapatıp susmayı bilmiş; ertesi yıl yayınına son vermiş. Bizimkiler onu da yapamıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları


















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024