İbrahim Karagül
Cummhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti'ne ilişkin bir süredir oldukça çarpıcı konuşmalar yapıyor. Zamanın değiştiğine, tehditlerin değiştiğine, küresel güç haritasının değiştiğine, tarihin değişmek üzere olduğuna, bütün bunlara paralel biçimde Türkiye'nin de değiştiğine dair ileri derecede cümleler kuruyor, can alıcı tespitler yapıyor.
Ağırlıklı olarak Avrupa Birliği'nin açık Türkiye düşmanlığına, bu çerçevede terör örgütlerini sahiplenmesine, destekleyip Türkiye'ye yönelik saldırılarından medet ummasına, terörü bir kart olarak görmesine, belki Birinci Dünya Savaşı sonrası ilk kez Türkiye ile Avrupa arasındaki güven unsurunun bu denli zedelenmesine yönelik cesur, açık, önyargısız, kompleksiz cümleler kuruyor.
Hem uyarı hem meydan okuma
Bölgede bütün ülke haritalarının masaya yatırılmasına, Türkiye'ye yeni bir harita dayatılmasına, bölgesel savaşın Türkiye içlerine servisedilmesine, Gülen ve teröristleri üzerinden içeriden, PKK/PYD üzerinden hem içeriden hem dışarıdan ülkemize karşı açık savaşın başlatılmasına, tehlikenin ne kadar büyük ve ne kadar yakın olduğuna dair bütün ülkeyi, hepimizi uyarırken, tehditlerin kaynağına meydan okuyor.
Gezi terörünü yaşamış, 17-25 Aralık darbe girişimini yaşamış, 15 Temmuz çokuluslu saldırısını yaşamış, PKK üzerinden iç savaş senaryosuna göğüs germiş, PYD üzerinden Türkiye'yi çevrelemeplanlarının farkına varmış, Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana en ağır ihanet örneklerine tanık olmuş, üstelik bütün bu tehdit ve saldırıların doğrudan ya da dolaylı kendi müttefiklerinden geldiğini farketmiş bir ülkenin, öz savunmasına ilişkin bir mücadele başlatıyor.
Doğu-Batı savaşının tam merkezindeyiz
Savunmacı ve ürkek bir ülkeden cesur ve meydan okuyan ülkeye, tehditleri içeride değil dışarıda karşılayan bir ülkeye, içeriden ve dışarıdan gelen saldırılar karşısında diz çöken, yalvaran, sinen bir siyasi akıldan elini daha da uzak coğrafyalara ulaştıran, adımlarını daha da güçlendirip sıklaştıran bir siyasi akla geçişin yol haritasını sunuyor.
Türkiye; yeni başlayan, sertleşen, acımasızlaşan bu olağanüstülükler çağında, bu çılgınlıklar döneminde başka türlü ayakta kalamaz. Hiçbir ülkenin, bölgesel ittifakın, merkez gücün birbirine tahammülünün kalmadığı, ortak alanların hızla belirsizleştiği, kaynaklar ve pazarlar üzerinde acımasız örtülü savaşların yaşandığı, küresel güç/iktidar paylaşımının dünyayı kıyamet savaşına doğru sürüklediği bir dönemde, Türkiye gibi karmaşık bir coğrafyanın ortasında, büyük saldırının ana hedefi olan Müslüman dünyanın merkezinde, artık keskin hatlarla birbirinden ayrılan Doğu ile Batı arasındaki cephenin tam ortasında duran bir ülkenin kendini hazırlamaktan başka çaresi kalmamıştır.
Tehlike büyüktür, yıkıcıdır, yakındır
Siyasi aklını dönüştürmesi, duruşunu netleştirmesi, toplumsal dayanışmasını güçlendirmesi, tarih yapıcı rolünü keşfetmesi, merkez devlet reflekslerine yönelmesi, bu çerçevede savunma hatlarını alabildiğine güçlendirmesi bir zorunluluktur.
Olağanüstülükler çağı başlamışsa, sıradışı bir tarih dönemine girmişsek, bütün coğrafya büyük savaşın hedefi haline getirilmişsebizim de olağanüstü bir hazırlık dönemi geçirmemiz, olağanüstü bir çıkış yapmamız, olağanüstü savunma hazırlıkları başlatmamız acil bir sorumluluktur.
Tehlikenin büyüklüğünü, yakınlığını, yıkıcılığını farkedemeyenler için, dünyanın sürüklendiği bu sert iklimikavrayamayanlar için bu sözler, bu öneriler olağanüstü ve sıradışı görülecektir. Bu çevrelerin, aslında neler olup bittiğine, iki yıl sonra neler olabileceğine dair sağlam öngörüleri olduğunu hiç sanmıyorum.
Artık öngörü dönemini bile geçmişken, her şey apaçık önümüzdeyken, ülke savunması için canlar veriliyorken, Türkiye'ye yönelik saldırılar gizlenemez hale gelmişken, Türkiye'yi yıkmak için yeni hazırlıklar devam ederken normal cümlelerle konuşmamız mümkün değildir.
ABD ve AB için Türkiye kontrolden çıkmıştır!
Türkiye-ABD ekseni bir yıkım yaşıyor. Sebebi Barack Obamayönetiminin terör örgütleri ile bu koca ülkeye ayar vermeyegirişmesidir. PKK ile içeriden vurması, PYD ile dışarıdan çevrelemeyegirişmesi, FETÖ ile iç savaşa sürükleyip teslim alma planıdır.
Türkiye-AB arasındaki güven duvarları tamamen yıkılmış, ortaklık duygusu yok olmuştur. Olağanüstü bir küresel güç hareketliliği olmazsa bu böyle devam edecek ve bir daha tamir edilemeyecektir. Sebebi AB'nin Türkiye'yi, bırakın ortaklığı, müttefik olmaktan çıkarması, Türkiye'nin büyümesini ve güçlenmesini tehdit görmesi, Ortadoğu'yu yeniden paylaşma planlarının önünde engel görmesidir.
Hem ABD hem de AB ülkeleri için esas mesele, Türkiye'nin artık kontrol altına alınamaması, yönetilebilir alandan çıkması, 20. yüzyıl boyunca devam eden vesayetin yok olması ve bir daha inşa edilememesidir. Yani, teslim olursanız dost olursunuz, teslimiyeti reddederseniz düşman olacaksınız. Batı ile yüzlerce yıllık siyasi tarihimizde gelenek bozulmamıştır!
ABD ve Avrupa katliam yapanları korumaya aldı
15 Temmuz saldırılarını doğrudan ABD yönetimi, ABD istihbaratı planlamış, Gülen ve teröristleri üzerinden uygulamıştır. Washington yönetimi, stratejik ortak dediği Türkiye'ye tarihinde en ağır saldırıyı yapmış, bu ülkenin liderini öldürmeye girişmiştir. Plan başarısız olunca da, kendi istihbaratına çalışan ne kadar FETÖ mensubu varsa ülkeye çağırmış, korumaya almıştır.
AB, PKK ve PYD'ye hep tam destek vermiş, sivil katliamlara imza atan kişileri savunmuş, bundan utanç duymamış, son derece pervasız bir şekilde Avrupa başkentlerinde bu kişilerle şov yapmaktan çekinmemiştir. Binlerce teröristi korumaya almış, açıktan teröre destek ilan etmiş, bunu yaparken elli yıldır savunageldiği tezleri Türkiye karşıtlığı uğruna heba etmiştir.
FETÖ ve PKK/PYD tamamen ABD-AB yönetiminde saldırılar yaparken, bu ülkeler tarafından yönetilirken kimse bizden sakin konuşmamızı, anlayışlı olmamızı beklemesin. Kimse bizden geleceğimizi bu ülkelere bağlamamızı, onları umut ve dost görmemizi beklemesin.
“Başka seçenekler” devreye girecektir
Bu ülkeler teröre desteklerine devam edecekler. Örgütler üzerinden Türkiye'ye saldırılara devam edecekler. ABD ve Avrupa ülkelerinde binlerce terör mensubundan bir tanesi bile iade edilmezken, bu yönde umutlarımızı da bir kenara bırakma zamanı gelmiştir. “Başka yöntemlerle mücadele” etmek zorundayız. Bu “başka yöntemler”in ne olabileceğine kafa yormak zorundayız.
Salih Müslim başta olmak üzere PKK/PYD yöneticilerine yakalama kararının hukuki bir sonucu elbette olacaktır. Ancak İnterpol diye bir şey artık kalmamıştır ya da Türkiye için bir şey ifade etmemektedir. Üstelik bu kişiler sadece bir saldırıdan değil, Türkiye'ye karşı açık savaştan suçludur. Öyleyse hukuki ve adli sonuçlarla bir yere varılması da mümkün değildir. Yeni Güvenlik Konsepti'nin bu kişilerin başlarına ödül koymakla sınırlı kalacaksa yine bir sonuca ulaşılamayacaktır.
Türkiye'nin bütün bölgede kendi özel operasyonlarını yapmaktan başka seçeneği kalmamıştır. Yakalama kararı bu yönde atılmış ilk adım olabilir mi? Nokta operasyonların habercisi olabilir mi? Göreceğiz..
FETÖ ve PYD kriptoları
İçerideki FETÖ kriptoları, PKK/PYD kriptoları ne kadar zihin karıştırmaya, ne kadar devlet aklını bulandırmaya, ne kadar güvenlik zafiyeti oluşturmaya, ne kadar Türkiye'ye Suriye'deki hareket alanını daraltmaya kalkışırsa kalkışsın, ABD ile birlikte Fırat Kalkanı'nı boşa çıkarıp PYD'ye alan açmaya çalışsın, Türkiye bu olağanüstü yürüyüşüne devam edecektir.
Çünkü bu dönem sadece Türkiye için değil bütün dünya içingeçerlidir. Belki Türkiye'den daha çok ABD için, Avrupa ülkeleri için ya da Asyalı güçler için derin değişimlere tanık olacağız. Uluslararası sistem iflas etmiş, dünyanın ekseni kaymıştır.Önümüzdeki yıllarda kimlerin dost kimlerin düşman olacağını öngörmek bile mümkün değildir. Çok karmaşık, baş döndürücü değişimler göreceğiz.
Bin yıl sonra Doğu'ya dönme vakti mi geldi?
Öyleyse ABD'nin merkez konumunu, AB'nin bütünlüğünü, Asya'daki güç hareketliliğini ve meydan okumayı, coğrafyamızın uzağında yaşanacak sarsıntıları dikkatle izlememiz, hazırlıklı olmamız gerekiyor. Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na yönelik ilgisi basit bir ilgi olmayabilir. Batı Türkiye ile önüne kalın duvarlar örmüşse, Türkiye düşmanları ile ittifak yapmışsa, bunun için “teröre destek veren ülke” suçlamasını bile göze almışsa Türkiye elbette başka arayışlara girecektir.
Kim bilir, belki de bin yıldır Batı'ya akan suyun yönünü çevirme, ilk kez yüzümüzü Doğu'ya döndürme vakti geldi. Eğer biz bunu yapmak zorunda kalırsak, dünya tarihinde köklü değişiklikler olacak, büyük kırılmalar yaşanacak demektir. Çünkü tarih yapıcı milletlerin tercihleri sadece o ülkelerle sınırlı kalmaz.
Ben Cumhurbaşkanı'nın sözlerini bu çerçevede okuyorum ve son derece önemli buluyorum. Bizi uyarıyor, ülkeyi uyarıyor, dünyayı uyarıyor. Bize düşen bu öncelikleri bir yol haritası görüp alabildiğine dayanışmayı güçlendirmek, olağanüstü bir savunma hazırlığına girişmektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021