Mehmet TIRAŞ
Ben yazıya oturduğumda ceza evlerinde açlık grevine bedenlerini yatıran 683 kişi 55.güne girmişti..Yalnız ajanslara bir haber düştü ceza evindeki 10 bin PKK ve PJAK’lının açlık grevlerine dönüşümsüz olarak destek verecekler haberi, tüm yazılı ve görsel basında manşet olarak yayıldı ve ülkenin gündemine oturdu.
Açlık grevlerinin 55.gününü kritik bir sürece doğru evirildiğini söylüyordu hekimler ve geçmişte açlık grevine katılmış sakat kalmış insanlar.Eğer birkaç gün içinde açlık grevinin bitirilmemesi halinde ölümler olmasa da bu insanlar da kalıcı bir sakatlıkların olacağına vurgu yapıyordu uzamanlar. İnsanların yaşamında tek tartışamadığı meslek sahibi kişiler hekimlerdir.. sağlığın yedek parçası yoktur,doktorunuz ne derse uygulamak zorundasınız..Bir doktor hasta hikayesi anlatılır ya;doktora demişler ki senin hastan senin için deli diyor..Doktor “desin önemli değil” ben ona deli demeyeyim.
Açlık grevini sürdürenlerin üç istekleri var:
1,Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması,2,Ana dilde eğitimin verilmesi ,3,anadilde savunma hakkının tanınması..
Bu taleplerden birisini Başbakan Erdoğan ana dilde savunmayı kabul ediyor..Ana dilde eğitim bizim kırmız çizgimiz diyor, müfredata da seçmeli Kürtçe eğitim öneriyor belli bir yaştan sonrası için,bu öneriyi hiçbir Kürt kabul etmiyor.
Kürtçe anadilde eğitime karşı çıkışı Başbakanda ne zaman oldu;Genelkurmay Başkanı Necdet Özel biz Türkçenin dışında başka bir dille eğitime karşıyız demesinden sonra..Erdoğan da bunu telaffuz etmeye başladı resmi ideolojiyi din üzerinden yorumlamaya başladı..Abdullah Öcalan’ın tecridi için ise avukatlarıyla görüşemez ama ailesiyle görüşür,diyerek hukuk ve yasa tanımaz bir keyfiyetten bahsediyor;kendine göre bir insan hakları kavramı türetiyor Başbakan,hukukla alakası olmayan bir diktatör zihniyetiyle.. Bu açlık grevlerinde Başbakan bizleri devlet aklıyla tezat oluşturan,tehlikeli siyasi bir zeminde tartıştırıyor..Tartışmalarda çatışmalara yönelecek boyutta gelişiyor son Bursa da Kürt-Türk gerginliği BDP’lilerle Ülkücüler arasında üç gün sürmesi,iç barışı tehdit etmesine aldırış bile tmiyor Ak Partililer.
Demokratik toplumlarda sorunların çözümünde ortaya atılan bir kavram vardır; o kavram da “devlet aklını” devreye sokmaktır.
Devlet aklı aynı zamanda rasyonel “ortak akıldır..”
Devlet aklı “temel hak ve özgürlüklerden yola çıkar ve hukukun evrensel ilkleriyle sorunlara yaklaşır ” ve çözüm arar..Arayışı da gerçek özgürlüğün sahiplerini birinci derece de muhatab alır.Gerçek özgürlüğün ve mağdurlarının devre dışı bırakarak, sorunları çözülemeyeceğinin tarihte çok örnekleri vardır..Yakın tarihten örnek vermek gerekirse,İrlanda’nın bağımsızlığını savunan IRA örgütüyle İngiltere hükümetinin anlaşmasıdır..
Başbakan Erdoğan’ın bu savaş ve öteleyici diliyle hiçbir sorun çözülmez;Erdoğan tekçi bir mantıkla,muhalefeti dışlayıcı anlayışını sürdürmesi ve Kürt sorununu güvenlik sorunu olarak görüyor olması, bütün diyalog yollarını tıkıyor.Ben olsaydım Abdullah Öcalan’ı asardım bu toplum idamı istiyor,diyerek savaş kışkırtıcılığı yapıyor Başbakan.
Başbakan Almanya seyahatinde bir tek kişi var ceza evlerinde açlık grevi yapan,böyle bir kitlesel açlık grevi yok bunlar şov yapıyor, bunlara talimat verenlerde kuzu kebap yiyorlar,diyerek sıradanlaşması da ülke açısından düşündürücü bir başka olay..
Aradan bir iki saat sonra Adalet Bakanı ceza evlerinde 683 kişi açlık grevlerini sürdürüyor,diyerek basın açıklaması yapmasını nasıl yorumlamalıyız..
Herhalde tarihte eşi görülmemiş bir olayla karşı karşıyayız..Bir Başbakanı kabinesinin koalisyon ortağı olan bir bakan yapsa neyse, tek parti iktidarında Başbakanı bakanının yalanlaması,eşi benzeri olmayan bir şey olsa gerek, demokratik toplumlarda.
Başbakan hoşuna gitmeyen ve tasvip etmediği; her gösteri,yürüyüş ve düşüncenin dile getirilmesi, yazılması veya haber yapılmasına çok büyük öfkeyle tepki gösteriyor.Ahmet Altan’ın tanımıyla Alevileri aşağılıyor,muhalif olanları dövüyor,Kürtleri de öldürüyor.Bu kadar tehlikeli bir yolda yürüyor Başbakan..
Kürt sorunu üzerine düşüncelerini söyleyeni PKK’lıkla suçluyor, Suriye politikasını eleştirenleri de Esad yandaşları ,hatta daha da ileri giderek bunlar vatan haini kendi ülkesinin yanında yer alacağına Türkiye’nin düşmanlarıyla ittifak yapıyor,diyor.
Bir başka tehlikeli çıkışı Başbakanın terörist sözcüğünü,çok sık ve yerine oturmayan anlamlarda kullanıyor ki;toplumun değişik kesimlerinde terör ve terörist gayet doğal karşılanıyor.Her göz altına alınanlara suçlu, gözaltında olanların avukatlarına da terörist demekten çekinmiyor,seçimle gelmiş bir Başbakan değil de darbelerin Başbakanı gibi konuşuyor.Bakanlarını kapalı spor salanunda yuhalayanlara da “holigan teröristler” diyerek işi iyice zıvanadan çıkartıyor. Muhaliflerini kavgada bile söylenmeyecek aşağılayıcı sözlerle, yaftalamayı siyasetinin değişmez bir ilkesi haline getirdi Erdoğan.
Başbakanın din anlayışını da algılamak çok zor; nerede ne yapacağını kestiremiyorsunuz siyaseten yaptıkları gibi.
Yunusun bir deyişini he ortamda söylüyor;yaratılana saygı duyarız yaratandan dolayı,diyor ama yaratılanın ana dilini,farklılığını yok sayıyor..Tek din demesi,tek millet demesini nasıl anlamalıyız..
Allahın yarattığı canı sadece Allah alır,diyor ama Abdullah Öcalan’ı ben olsaydım asardım,toplumun idama karşı beklentisi var demesi kabullenir bir şey olmasa gerek..
Tekrar açlık grevlerine dönersek ;ya Başbakan bu işi ciddiye almıyor ya da bilerek ortamı gerip,milliyetçilik üzerinden kendini köşke çıkartmanın alt yapısını hazırlıyor.
30 Ekim 2012 tarihinde cezaevlerindeki açlık grevlerine destek anlamındaki BDP’nin çağrısı;başta Diyarbakır olmak üzere BDP’nni Belediye başkanlıklarını kazandığı il ve ilçelerde esnaf kepenk,şoförler kontak kapatırken, veliler çocuklarını okula göndermedi ve hayatı durdurdular.BDP’nin yasal hakkı olmasına rağmen hiçbir gösteri ve yürüyüşüne izin verilmiyor,hatta insanların evden çıkmasına varacak düzeyde sokağı tutarak polis, ana anterleri kapatıyor polis ve asker.
Bu olaylar ve haberler iç ve dış dünya basınında çarşaf çarşaf haber yapılıp, yorum yazıları çıkıyor tanınmış gazete ve degilerde,televizyon kanallarında, bunu görmüyor mu başabakan?
Demokratikleşmenin önünde engel Kürt sorunu diyorduk,herhalde demokratikleşmeyi bu ülkede Kürtler sağlayacak gibi bir sürece girdik,ne dersiniz?
Başbakanın son iki yıldır izlediği politika tek adamlığa oynamak ve tek akıldan yola çıkarak; kendi özel aile yaşamından,hayal ettiği dünyası üstüne topluma yeni bir format atmaya çalışıyor ama buna değişen dünya müsaade etmez,tarihin tekerleğini de kimse geriye çeviremez.Başbakan Erdoğan Rus lider Putin yolunda ilerliyor ama bu yol hayra alamet bir yol değil ve sonu uçurum.
Özgürlükleri boğarak ve insanı yaşatmanın politikasını yok sayarak siyasi ömrünüzü kısaltmakla kalmaz,yolunuzun bir gün yargının kapısına çıkacağını da unutmayın. Hukuk,toplumların sığınacağı son limandır.
Yargıya talimat veren ,hükümlüyle avukatının görüşmesini yok sayanın hukukunu çok merek ediyoruz?..Siz merek etmiyor musunuz?..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları














































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025