M.Şükrü HANİOĞLU
Margaret Thatcher, bir lider olarak, önemli gelişmeleri etkilemiştir. Ama bu etkinin düşünsel derinliği olan bir ideolojiden kaynaklandığını söyleyebilmek mümkün değildir
Margaret Thatcher'ın ölümü, unutulmaya yüz tutan "Thatcherizm"in de yeniden tartışılmasına neden oldu. Yirminci asırda hiçbir Britanyalı siyasetçinin gerçekleştiremediği bir başarıya imza atarak arka arkaya üç seçim kazanan, 1827'de geçirdiği kalp krizi ile on beş yıl süren başbakanlığı sona eren Lord Liverpool sonrasında Downing Street 10 numara adresinde ara vermeden en uzun süre ikamet eden başbakan olan Thatcher'ın İngiliz toplumunda uzun yıllar hatırlanacak bir iz bıraktığı şüphesizdir.
Sistem dışı bir muhafazakâr
Ancak Thatcher'ın önemi bir siyasetçi olarak kazandığı başarılardan ziyade, düşüncelerinin bir "izm" olarak kavramsallaştırılmasından kaynaklanmaktadır. Thatcher yirminci asırda adını bir akıma veren tek İngiliz başbakanıdır.
Geoffrey Fry'ın da işaret ettiği gibi Thatcher, Bonar Law'dan beri başbakan olan ilk "sistem dışı" siyasetçiydi. Diğer bir ifadeyle Thatcher devlet ile onu çevreleyen örgütlenmeler olan kraliyet, İngiltere Kilisesi, ünlü üniversiteler, bürokratik seçkinler ve The Times'ın temsil ettiği basının rafine fırça darbeleriyle şekillendirerek sisteme eklemleştirdikleri bir portre değildi.
Gene Fry'ın vurguladığı şekilde Thatcher aynı zamanda "yerleşik düşünceler sisteminin" de üyesi olmayan bir siyasetçi kimliğiyle başbakanlığa yükselmişti. 1979'a gelindiğinde İngiltere'de egemen düşüncelerin yarattığı ve BBC gibi kurumlar ile akademiyi derinden etkileyen bir "liberal düşünce sistemi" oluşmuştu, ki Thatcher bu kulübe de dahil değildi.
Bu nedenle Thatcher ilginç şekilde "değişim, her alanda değişim" sloganıyla "muhafazakâr" siyasetin lideri olmakla kalmıyor, aynı zamanda zikrettiğimiz kimlikle "sistem"i de sorguluyordu. Sorun bunun ne ölçüde "izm" yaratacak derinlikte bir düşünce akımı ve siyasî programa dönüştüğüdür.
Thatcher'ın "çağımızın en önemli muhafazakâr düşünürü" olarak gördüğü T. E. Utley, gerçekte Thatcherizm diye birşey olmadığını, onun İngiliz muhafazakârlığı içinde 1940'lardan beri varolan bir aşırı grubun eklektik fikirlerini tekrarladığını savunmuştu. Bu yaklaşıma göre Thatcherizm aslında Thatcher muhaliflerinin yarattığı bir kavramsallaştırmaydı.
Thatcherizm ve derinliği
Utley'in bu yorumu gözardı edilmemelidir. Gough, Hobsbawm, Nairn benzeri akademisyenler Marxism Today dergisinde yayınladıkları "Thatcherizm" konulu makalelerle istek dışı bir kavramsallaştırma yaratmışlardır. Bu makaleler Thatcher siyasetlerine gerçekte içermedikleri bir derinlik ve kuramsallık kazandırmakla kalmamış, onları sistematik bir düşünce sisteminin ürünleri olarak sunmuşlardır. Bu açıdan bakıldığında, son tahlilde, Thatcherizm'in yaratıcısı Thatcher değil, güçlü bir entelektüel gelenek olan İngiliz Marksizmi'nin öncülük ettiği "ekonomi-politik" tahlilleri idi.
Bu Thatcher'ın hiçbir düşünceden etkilenmediği anlamına gelmez. Taraftarlarının savunduğunu tersine, Demir Leydi Hayek'î keşfetmemişti; ancak siyasetleri değişik düşünce akımlardan izler taşıyordu.
Thatcher üzerine bu yıl üçüncü baskısı yapılan kısa ama kapsayıcı bir kitap kaleme alan tarihçi Eric Evans, Thatcherizmin tutarlı bir düşünce sistemi olmadığını, ancak birbiriyle ilişkili bir dizi yaklaşımı kapsadığını savunmaktadır.
Evans'a göre kökü Adam Smith'e kadar götürülebilecek, Gladstone'un 1874 seçim kampanyasında gelir vergisinin kaldırılmasını teklif ederek en uç noktasına taşıdığı "serbest ticaret"e dayalı ekonomi, Disraeli ve Salisbury'nin siyasî amaçlar ve seçim propagandası için asır sonunda fazlasıyla istismar ettikleri "vatanseverlik" ve güçlü sendikalara, toplu sözleşmeye dayalı iş ilişkisini kapitalizmi tehdit edecek bir ideolojiye dönüştürmeme şartı ile tahammül edilmesini savunan Victorian yaklaşım bu tezlerin önde gelenleridir.
Thatcher, gelenek ve pragmatizm
Dolayısıyla Thatcherizm derinliği olan, orijinal ve uyumlu fikirler üzerine inşa edilmiş bir "akım" olmaktan ziyade eklektik bir pragmatizmi yansıtıyordu. Kapitalizmin krizleri, Batı Avrupa'da yaşanan "sol/sosyal demokrasi yorgunluğu" ve Soğuk Savaş ortamı sığ ama muhafazakârlıktan değişim çıkartabilen eklektik siyasetlerin, uygulayıcılarının adıyla anılan bir "ideoloji" olarak algılanmasına yol açmıştı.
Muhalifleri tarafından "ideoloji" statüsüne yükseltilen bu uygulamalar bütünü, Lincoln'ün vecizelerinden türetilen hikmet kırıntıları dışında kişisel yaşam derslerine dayanıyordu. Thatcher iki savaş arası dönemde bir alt-orta sınıf İngiliz ailesindeki tecrübelerine dayanarak ve çalışkanlık, sorumluluk alma, tutumluluk, kendi girişimiyle geçimini sağlama benzeri değerleri siyasetlere dönüştürerek muhafazakâr bir devrim gerçekleştirebileceğini umuyordu.
Bu İngiliz muhafazakârlığı açısından ciddî bir ufuk daralması anlamına geliyordu. Thatcher bu açığın "vatanseverlik" ve Süveyş Krizi ile onarılmaz bir yara aldığı düşünülen "Britanya'nın büyüklüğüne duyulan inanç"ın yeniden devreye sokulmasıyla kapatabileceğini düşünüyordu, ki bu alanda ciddî bir başarı sağladığı ortadadır.
Ancak Union Jack'in vatandaşın günlük kullanım eşyası haline getirilmesi Thatcher'ın toplumsal hayata geçirmeye çalıştığı "saf" değerlerin, eklektik siyasetler ötesinde bir çerçeveye sokulabilmesini mümkün kılmıyordu. Burada temel sorun Thatcher'ın bizzat "toplum" fikrini kabul etmemesiydi.
1987'de verdiği bir mülâkatta "toplum diye birşey olmadığını," bireylerin toplamının bu şekilde kavramsallaştırılmasının yanlış olduğunu söyleyen Thatcher'ın "ideolojisi" de bu nedenle bireysel düzeyde doğruluğuna inandığı değerlerin ne kadar karşı çıkılırsa çıkılsın sonuna kadar savunulmasını tek yol olarak sunuyordu.
Thatcher'ın siyasî başarısı gerçek hayatı anlamayan entelektüeller tarafından yaratılan kavramsallaştırmalar olduğunu düşündüğü "toplum" ve "kamuoyu"nu gözardı ederek, kendi değerleri üzerinden oluşturduğu pragmatik siyasetlerden taviz vermemesinden kaynaklanmıştı. Bu siyasetler ise toplumu kamplaştırma pahasına bir değişimin gerçekleşmesini sağlamışlardı.
Karşıtlarını değiştiren lider
Thatcher'ın siyasî yaşamını sonlandıran da "ideolojisi"nin sorunlara cevap vermede karşılaştığı zorluklar değil taviz vermeyen "tek lider" uygulamaları nedeniyle kendi partisinde yükselen tepkiler olmuştu. Karşıtları tarafından bir "izm" mertebesine yükseltilen Thatcher siyasetleri ise en önemli etkisini düşman olarak gördüğü yapılar üzerinde gerçekleştirmişti.
Bu açıdan bakıldığında Thatcher, bir lider olarak, İngiltere'de "Yeni Sol"un oluşumundan, insanlık tarihinin en görkemli logokrasisinin sona erdirilmesine ulaşan bir yelpazedeki gelişmeleri etkilemiştir. Ama bunun arkasında düşünsel derinliği olan bir ideoloji olduğunu söyleyebilmek zordur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları


























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018