Murat BELGE
Son zamanlarda memlekette "Ali Erbaş" adı epey sık duyulur hale geldi. Ayasofya'nın ön plana çıkmasıyla Ali Erbaş da gündemin başına yerleşti. Elinde kılıcıyla falan başka türlü olması da herhalde beklenemezdi. Ama bu son popülarite rüzgarına kalmadan, aslında Diyanet İşleri'nin başına getirildiğinden beri Ali Erbaş oyunun belli başlı aktörleri arasına girmişti.
Ali Erbaş'ın devlet memurları, ileri gelen devlet memurları arasında sahip olduğu makam ne kadar önemli olursa olsun, bu ülkenin tek otoritesi, tek sahibi Tayyip Erdoğan olduğuna göre, onun karşısında herhangi bir özerkliği olamaz. Tam tersine, bu öneminden ötürü, onun mutlak denetimi altında hareket etmek durumundadır. İşte Ayasofya. Burada olan, Türkiye'nin dünyaya verdiği mesaj. Ali Erbaş bu mesajın dünyaya iletilmesinin önemli, belki baş aktörü olabilir. Ama oyunun yazarı da, sahneye koyanı da, yapımcısı da Tayyip Erdoğan.
Dünyanın burasında bir zamanlar Doğu Roma İmparatorluğu vardı. Dördüncü yüzyıldan sonra Hıristiyan bir İmparatorluk oldu. Bu dinin başında bir dini otorite olması gerekiyordu. Nitekim oldu. Adına da "baba" anlamında "Patrik" dendi. Ne var ki Patrik, Kilise'nin başında olmakla birlikte, kendisi İmparator'un hizmetinde bir devlet memuruydu. Patrik, İmparator'un din işlerinde fikrini soracağı, olurunu alacağı kişiydi ama Roma'daki benzeri gibi, üzerinde seküler bir "efendi" olmayan bir dini önder değildi.
Aynı topraklar üstünde kurulan Osmanlı İmparatorluğu Bizans'ın düzenini kendine yakıştırdı. İmparator/Patrik ilişkisinin yerini Padişah/Şeyhülislam ilişkisi aldı. Şeyhülislam'ın çeşitli ayrıcalıkları vardı ama bir yere kadar. Örneğin, ulemanın başı Şeyhülislam idam edilemezdi. Ama devlet aklı öyle olmasını gerektiriyorsa? Yolu bulundu: azledersin, sonra bir devlet görevine tayin edersin -örneğin "beylerbeyi". Sonra da idam edersin. Bir kere oldu bu.
Tayyip Erdoğan henüz idam cezasını geri getirmedi. Muhtemelen sıradadır. Ama bundan böyle Şeyhülislamı ilgilendirmez. "Azil" yeter (gerçi Erdoğan bugün Davutoğlu'nun, Babacan'ın yaptıklarına, söylediklerine bakıp "ecdad aklına" hayranlık duyuyor olabilir ama olsun -ne olsa, zaman bir şeyler değiştiriyor).
Uzun sözün kısası, Ali Erbaş öne çıkar gibi görünse de, sonuç olarak ilişki "Padişah/Şeyhülislam" ilişkisinin günümüze adapta edilmiş biçimi. Dünya aleme kılıç gösterilecekse, göstermeye karar veren belli. Ali Erbaş içinse rolünü canla başla -"yaşayarak" derler ya- oynayan bir aktör olduğu söylenebilir.
Ayasofya'nın cami olması elbette bir "iç politika" adımı. "Gündemi değiştiriyor" yorumuna katılmıyorum. Tayyip Erdoğan, kendisinden sonra gelecek kuşaklara bırakmayı tasarladığı Türkiye'yi adım adım kurma yolunda. Bu da onun parçası. Çevresinde yerine getirilen bütün ayinlerle birlikte. Büyük bir çoğunluk olduğunu sanmıyorum, ama içeride belli bir kitleye hoş görünen bir adım. Gelgelelim, asıl muhatabın dış dünya olduğunu, dolayısıyla bunun öncelikle bir "dış politika" adımı olduğunu düşünüyorum. Tayyip Erdoğan yurt içindeki demokratlara "Artık sizinle alışverişimi kesiyorum" mesajını İstanbul İl Başkanı ağzından tebliğ etmişti. Ayasofya ile benzer bir mesajı dünyaya Ali Erbaş ve onun elinde tuttuğu kılıçla bildiriyor.
Yalnız kılıç değil galiba. Şu birkaç gündür Ayasofya'ya namaz kılmaya gelen binlerce kişiyle aynı şeyi vurguluyor. Bu namazı özleyen ne çok Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olduğunu ulusal gururla göğsü kabararak ilan ediyor.
Kılıç bu bakımdan önemli. Bunun gelenekte "devletin hükümranlığı"nı simgelediği söylenir. O kadar basit olduğunu sanmıyorum. Yirmi birinci yüzyıldayız ve dünyada bir dolu hükümran ülke var. "Öbürlerinden daha hükümran" olanları da eksik değil ("bazı hayvanlar daha eşittir" ilkesine uygun). Ama kimse hükümranlığını böyle kılıç gibi simgelerde vurgulamak gereğini duymuyor.
Duysa nasıl olurdu, diye düşünüyorum. Pakistan'da, diyelim İslamabad'da Cuma namazında adamın biri minberin yanında elinde bir "atom bombası" maketiyle dursaydı… Ama Pakistan gibi bir ülke de bunu yapmıyor. Ülke değil de Taliban'ın, El Kaide'nin, IŞİD'in başvuracağı simgeler bunlar. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dünyaya böyle bir çehre göstermeyi belli ki sakıncalı bulmuyor. Ama bir yandan da dostlarımızı artırıp düşmanlarımızı azaltacağını söylüyor. Bu yöntemle mi olacak bunlar?
Başka pek çok şey gibi bu da bir yandan Tayyip Erdoğan iktidarının içinde bulunduğu durumu sergiliyor. Düşman azaltmak, dost çoğaltmak, en basit sağduyu düzeyinde de, en girift ve karmaşık strateji çiziminde de, aranması gereken, oluşturulması gereken şeydir. Ama Tayyip Erdoğan'ın iktidarını devamlı kılmak için gerekli (hatta zorunlu) gördüğü ve her gün uyguladığı yönteme uymuyor. Sosyalistler bir zaman haykırırdı: "Daha daha Vietnam!" diye.
Erdoğan da bağırıyor: "Daha daha düşman! Daha daha gerilim!".
Erdoğan'ın çıkarlarıyla Türkiye'nin çıkarlarının çelişmeye başladığı sözü bir süredir telaffuz edilmeye başlandı. Boş bir söz değil.
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025