Nadi ÖZTÜFEKÇİ
Atlamadan önce...
31.12.2014
1966
- Bak..! Ben bu zindanın penceresinden atlayacağım. Benimle birlikte sen de atlayıp beni kurtarmaya çalışmalısın. Eğer benimle birlikte atlamazsan başıma gelenlerden sen sorumlusun.
- Tamam da kardeşim. Neden atlıyorsun ki? Neden birlikte kendimizi riske atalım? Bu zindan burcun tepesinde ve burç çok yüksek… Düştük mü ölürüz ikimiz de.
- Ya korkma. Ben seni tutarım.
- Nasıl yani.!?
- Bak, bende “çözüm paraşütü” var. Düşerken paraşütü açarız. Yere sağ salim ineriz.
- Peki ya beni tutamazsan, ya o “çözüm paraşütü” açılmazsa..? Ya da bakalım ikimizi birden taşıyacak mı..?
- Taşır taşır korkma. Ben biliyorum.
- Nereden biliyorsun? Hesapladın mı?
- Hesapladım kardeşim, uzmanlara sordum.
- Peki, bana da anlat öyleyse. İkna olmam lazım.
- Ya sen bana güvenmiyor musun? Sen ne kafa yoruyorsun ötesi berisi ile..? Koskoca uzmanlar söylüyor. Sen onlardan iyi mi bileceksin?
- O zaman sen de hesaplamadın. Uzmanlara inanıyorsun yani? Benim de inanmamı bekliyorsun.
- Yav kardeşim sen de çok uzatıyorsun şimdi ha..! Sen bu işlere kafa yorma diyorum sana. Bana güven, gerisini merak etme sen. Senin görevin beni takip etmek…
- Olur mu arkadaş?! Benim de aklım, bilincim ve sorumluluklarım var. Bu burç benim de kalemin burcu. Onu bize zindan ettiler. Ama ben zindancı ile mücadele ederek çıkacağım bu zindandan. Zindancıyı alaşağı etmek istiyorum. Gel birlikte yenelim zindancıyı.
- Geç bunları kardeşim. Biliyorum senin benimle neden atlamak istemediğini.
- Nedenmiş peki..?
- Sende bana karşı gizli düşmanlık var.
- Hayır, neden olsun? Ben bu kaleyi terk etmek istemiyorum. Zindancıya neden bırakayım ki? Bu kale benim. Hepimizin. Gel zindancıyı nasıl alaşağı ederiz onu konuşalım.
- Ya bırak bu işleri. Nesini konuşacağız? Ben hesapladım diyorum sana. Gel işte birlikte atlayalım. Hele ben bir aşağıya sağ salim ineyim. Bak nasıl zindancıyı deviriyorum. Sen de kurtulursun sayemde. Ama öyle boynuma sarılmak yok. Belimdeki ipe tutunacaksın. Benim elim serbest olsun ki yere inişi iyi ayarlayayım.
- Yani bana düşen görev sadece senin ipine tutunmak öyle mi?
- Evvet..!!? Neden olmasın? Senin varlığın yeter. Yoksa ipi keserim diye mi korkuyorsun?
- Hayır, ondan korkmuyorum. Kesmezsin biliyorum. Kesmezsin de… Peki, ip koparsa ne olacak?
- Yahu kopmayacak. Ben araştırdım. Öyle dediler.
- Yani şu senin uzmanlar öyle dedi, değil mi?
- Ne yani güvenmiyor musun?
- Valla sana bir şey demiyorum da, senin şu uzmanlar… Yani onlara pek güvenmiyorum. O hesapları benim yapmam lazım. Gördüğüm kadarıyla sen bu uzmanlara fazla güveniyorsun.
- Anladım, anladım senin bana düşmanlığın var.
- Yok kardeşim, benim düşmanlığım yok. Ama ben senin ipinde süs gibi sallanmak istemiyorum. Ne sana ağırlık ve yük olmak istiyorum ne de kendi irademi kimseye teslim etmek istiyorum.
Ben seninle “dayanışmak” istiyorum., “abanışmak” istemiyorum.
Ben seninle “dayanışmak” istiyorum., “abanışmak” istemiyorum.
- Nasıl yani?
- Yani senin şu uzmanlar… Onlar senin sorununu çözemezler bence… Bu sorun bu kalenin insanlarının, tümünün vicdanında çözülür. Onun içinde o vicdanlara dokunmak lazım. İşte o vicdana dokunmak benim işim. Bırak ta ben kendi işimi kendi bildiğim gibi yapayım. Onlara karşı görevimi yapmazsam, yapamazsam onlara yaklaşamam. Eğer yaklaşamazsam vicdanlarına nasıl dokunabilirim?
- Sen o ipi beğenmiyorsun ama beğenen çok. Bak benden daha çok kızıyorlar sana…
- Görüyorum. Zaten hep öyle olur. Bence çöz o ipi. Hem senin yükün azalır hem de onların da ayakları yere değer. Eğer gerçekten senin dostunsalar kendi görevlerini sana ihale etmezler. Kuyruğunda değil senin yanında dururlar. Kendi ayakları üzerinde, kendiişlerini yaparlar, kendi insanlarının güvenini kazanırlar.
- Sen şimdi gelmiyor musun peşimden?
- Gelirsem de peşinden değil yanında gelirim. Ama önce bu kale için en iyisini bir düşünmem, düşünmemiz lazım. Hele bir kendi aramızda bir konuşalım.
- Siz kimsiniz?
- Biz, hepimiz… Biz artık “ben” değiliz 'biz'iz. Biz birleştik.
- Biliyordum zaten. Bana karşı birleştiniz sonunda…
- Hayır asla… Sana karşı değil. Biz senin yetmediğin, yetemediğin, dolduramadığın boşluğu dolduracağız. Senin de yanında olacağız. Kendi işimizi de yapacağız. Biz kendi işimizi iyi yaptıkça güçleneceğiz. Güçlendikçe de sana daha güçlü omuz vereceğiz.
- Anladım, uzatmana gerek yok. Sen benle atlamaya korkuyorsun.
- Ben aklımı kullanmak durumundayım. Dedim ya artık “biz” olduk. Sadece kendi aramızda değil tüm kale insanlarıyla biziz bundan böyle. İpimiz onlara bağlı. Biz onları zindancı ile baş başa bırakmak istemiyoruz. Sorumluluğumuz büyük. Bence sen de atlamadan düşün. O ‘uzmanlar ‘a güvenme. Gel birlikte düşünelim.
- Düşünmeye gerek yok. Eğer benimle atlamazsanız benim de, bu kaledekilerin de başına geleceklerden siz sorumlusunuz. Uzatmaya gerek yok. Ben söyleyeceğimi söyledim. Burada keselim.
- Hayır kesmeyeceğiz. Anlaşıncaya kadar, birbirimizi anlayıncaya kadar konuşacağız. Hem bu sadece seni ilgilendirmiyor. Tüm kaledekileri ilgi….
- Tamam tamam. Konuşuruz sonra.
- Tamam “biz” buradayız.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.05.2018
18.04.2018
7.02.2018
9.02.2017
15.02.2017
27.01.2017
22.01.2017
4.02.2016
11.03.2016
20.11.2015