Oya BAYDAR
Başbakan sağolsun, yazar çizer, yorumcu, vb. takımının -bu arada benim de- haftalık gıdamızı ihmal etmedi, şöyle yağlı etli tarafından ganî ganî verdi. Suriye’de ne işin var, şurada ne işin var, burada ne işin var türünden eleştirilere cevabı pek tumturaklı oldu: “Ecdadımızın at sırtında gittiği her yere biz de gideriz.” Ecdat sözcüğünden çağrışım yapmış olmalı, birilerine giydirmeye hazırlanırken ihmal etmediği deyimle “Hiç kusura bakmasınlar; biz böyle bir ecdat tanımadık, biz öyle bir Sultan Süleyman tanımadık” diyerek Müslüman muhafazakâr AKP siyaset takımının daha baştan kafayı taktığı Muhteşem Yüzyıl TV dizisine saldırdı. Dizinin yapımcısını ve diziyi gösteren televizyon kanalını açıkça kınadığını kendisini dinleyen kalabalığa bildirdi. Yetmedi, “Hakkımızı hukukî yoldan koruyacağız”, dedi, mahkemeleri göreve davet etti.
İster gülelim, ister ülkeyi yönetene bakıp ağlayalım, bu nutku çekerken kendisini alkışlayanların yüzde 80’inin, Muhteşem Yüzyıl dizisinin müptelaları olduğuna bahse girerim. Başbakanlık konutunda da merakla seyredildiği rivayet ediliyor. Tayyip Bey’in sözlerinin dizinin reytingini arttıracağı da tahmin edilebilir.
Ecdat edebiyatına başvurulursa...
Fransa’da, Almanya’da, İtalya’da, İspanya’da, Amerika’da... görece demokratik ve çağdaş ülkelerde ecdad edebiyatına başvuran Başbakan veya Başkan hatırlıyor musunuz? Bu tarz söylemler ya çok eskilerde, birkaç yüzyıl öncesinde kalmıştır ya da aşırı sağ, faşist çevrelerde, hatta onların da geçmişin hayalleriyle avunan en marjinal kesimlerinde. Faşist hareketler bugüne cevap getiremedikleri, yarını hayal edemedikleri için geçmişin zaferleriyle, şanlı tarihle, ecdatla övünürler; ezik kitleleri bu kof edebiyatla afyonlamaya çalışırlar.Yanlış anlaşılmaması için hemen söylemek gerekirse: burada tarihi inkârdan, miladı kendisiyle başlatmaktan, köklerinden kopmaktan değil, kof ecdat edebiyatından söz ediyorum.
Bu tarz bir konuşma ve ardındaki zihniyet; günün sorunları karşısında çaresiz kalanın, gelecek umudu ve vizyonu tükenenin, çuvalladığını içten içe fark edip kitleleri geçmiş tütsüsüyle afyonlamaya çalışanın psikolojisini yansıtır. Sayın Başbakan, son zamanlarda, bu sınıra adım adım yaklaşıyor. Çevresindekiler de durumu fark etmeye başladılar ki, bazen tevil ederek, bazen suskunlukla geçiştirerek, bazen de bir punduna getirip Erdoğan’ın söylediklerinin tam aksini kibarca söyleyerek duruma müdahale etmeye çalışıyorlar. Muhteşem Yüzyıl vakası nasıl gelişecek göreceğiz, ama Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürü, Türk TV dizilerinin yurtdışı başarısıyla övünürken Muhteşem Yüzyıl’ın en az 150 milyon seyirciyi televizyon başına çektiğini, bir fenomen haline geldiğini açıkladı bile.
Bu ecdat meselesi, yani atalar, dedeler faslı her zaman sorunlu bir konudur. Toplumun veya kişinin kendini bağladığı, ya da resmi tarihin, resmi ideolojinin topluma dayattığı atalar, zaman içinde devrana göre biçimlenir, sübjektif değerler (ya da değersizlikler, karalamalar) yüklenirler. Şu veya bu yönlerinin altı çizilerek gerçeklikleri olumlu veya olumsuz yönde çarpıtılır. Kutsallaştırılır ve tabulaştırılırlar. Bu konuda sağ ve sol muhafazakârlar birbirleriyle yarışırlar. Osmanlı padişahlarını tu kaka eden, itibarsızlaştırmaya çalışan resmi Cumhuriyet tarih yazımı ile başta Atatürk olmak üzere Kemalist rejimin ileri gelenlerini yıpratmak, karalamak için çabalayan dindar- muhafazakâr tarih yazımı birbirinden farklı değildir. Oysa ecdadın gerçeği farklı bir noktadadır. Yapıp ettikleri bir yana, hepsi bütün zaaflarıyla ve meziyetleriyle, iyileriyle kötüleriyle insandır. Ecdadı yüceltirken onlara kendi bakışımızı, kendi arzularımızı yükleriz ve onları yücelterek kendimize pay çıkarırız. Ya da örneği Tayyip Erdoğan’ın ecdat edebiyatında görüldüğü gibi, ecdad kitlelerin hamasî duygularını okşamak için siyasal amaçlarla kullanılır.
Hangi Kanunî Sultan Süleyman?
Evet, Kanunî’nin kendi yüzyılında muhteşem olduğu açık. İmparatorluğun hem batıda hem doğuda en geniş hakimiyete ulaştığı, denizlere karalara hükmedilip hükümdarların dize getirildiği, içerde dönemine göre ileri yasal düzenlemeler yapıldığı, imar faaliyetlerinin hız ve estetik kazandığı bir dönem; Osmanlı’nın doruğu. Dönemin yıldızı da Sultan Süleyman. Bu tabloyu hiç gözardı etmeden, bir de madalyonun öteki yanına bakalım: Nasıl bir sultan, nasıl bir kişilikti Kanuni Süleyman?
Tarih benim konum değil ama en sıradan biyografide bile rastlayabileceğimiz bir iki ayrıntı! Fermanlarına ve ellerine epeyce kan bulaşmış bir hükümdar o. Savaşlardan söz etmiyorum; boğdurduğu, öldürttüğü öz oğullarını, vezirlerini, paşalarını, hatta saray entrikalarının kurbanı kadınlarını hatırlatmak istiyorum. Öz oğlu Mustafa’yı tahtta gözü var diye boğdurturken, taht kavgasına tutuşan şehzadelerinden Selim’i destekleyip Şehzade Bayezid’i ve ne olur ne olmaz, ilerde tahtta hak iddia ederler diye onun bütün oğullarını öldürtürken, Şehzade Mehmed’i daha üç yaşında yok ettirirken; yakını, can dostu, damadı İbrahim Paşa’yı güç ve iktidar kazandığı için, Topkapı sarayında konukken boğdurturken, Pirî Reis’i, Sadrazam Kara Ahmet Paşa’yı ve kim bilir daha nicelerini idam ettirirken o hep aynı Sultan Süleyman. Sefere çıkılan, kuşatılan, fethedilen topraklarda, hele de Doğu Avrupa’da hâlâ silemediğimiz “barbar Türk” imajının muhteşem yaratıcısı.
Maksadım ecdadı karalamak falan değil. Haksızlık etmemek için gerek Doğu gerekse Batı’da, o dönemlerde hiçbir hükümdarın, hiç bir hanedanın zalimlikte bizimkilerden aşağı kalmadığını da hatırlatmakta yarar var. Zalimlik iktidarın ve muktedirin ayrılmaz parçasıdır, hele de o çağlarda. Hükümdar ne kadar güçlüyse o kadar zalim olur, iktidarını korumak söz konusu olduğunda ne öz evlat ne yoldaş, ne arkadaş dinler. Ama aradan yüzlerce yıl geçip değerler değiştiğinde, kan dökmenin, zalimliğin, despotluğun büyük hakanlık, kahramanlık, kanunilik sayılmadığı günümüzde çağdaş demokratik liderler ecdatla övünmezler, hele hele eninde sonunda bir hikâye, bir masal olan TV dizilerinde ecdat kendi kafasındakinden farklı gösteriliyor diye, yapanı, oynatanı tehdit edip, seyredeni de ürkütmeye çalışmazlar.
Dizinin sadece iki bölümünü seyrettim, para dökülmüş profesyonel bir iş. Tarihî gerçekler açısından benzerlerinden bir farkı yok, görkemli bir masal. Başbakan tartışma başlatmasaydı aklıma gelmeyecekti ama dizide, yirmi iki yıl Kanunî’nin Şeyhülislamlığını yapmış Ebussuut Efendi de sahneye çıkıyor. Başbakan, Şeyhülislam Ebussuut Efendi konusundaki gerçeklerin diziye yansıtılmasından ürküp de kanalı, yapımcıyı, senaristleri testiyi kırmadan dövmeye kalkışmış olmasın!.. Kimilerine göre devrin -hatta bazılarınca tüm Osmanlı döneminin- en yetkin din alimi olan, tarihi verilere göre ise Sünnî İslam’ın en tutucu ve katı çizgisinin takipçisi Ebussuut Efendi, Başbakan’ın zihniyet yapısını da şekillendiren Alevîlik düşmanlığının sembollerinden biridir. O, “Kızılbaş tâifesinin şer’an kıtali helâl olup katleden gâzi; Kızılbaş tâifesinin ellerinde maktul olanlar şehid olurlar mı?” sorusuna, “Olur, gazâ-i ekber ve şehâdeti azîmedir” fetvasını verendir. (Kızılbaşları (Alevileri) öldürmek helâl midir, onları öldüren gazi, onların öldürdükleri şehit olurlar mı? sorusuna, “Olurlar, hem de din yolunda en büyük savaş, Tanrı yolunda büyük şehitliktir” cevabı). Bu ve benzer fetvalara dayanılarak akıtılan Alevî, Kızılbaş, Zerdüştî, Ezidî, Mecuzî kanını varın siz düşünün. Başbakan’ın Sünnî İslamın dışında kalan inanç gruplarına karşı zaman zaman pervasızlaşan söylemini hatırlayınca, işin bir de bu yanını düşünmekten alakoyamadım kendimi.
Başbakan’ın dizideki Sultan Süleyman’ı beğenmeyip, “Biz böyle Sultan Süleyman tanımadık” dediği Kanuni’nin ellerinde bol miktarda kan ve dahi evlat kanı, yönetiminin arkasında da Ebussuut Efendi zihniyeti vardı. Öte yandan, at üstünde uzun kalmak günümüzde meziyet sayılmasa da, Başbakan’ın bilgi eksiğini gidermek için, 46 yıl tahtta kalmış Kanunî’nin sarayda geçirdiği zamanın seferlerdekinin en az beş katı olduğunu da hatırlatmak gerek. Bence sayın Tayyip Erdoğan dizideki duruma şükretsin, fazla kurcalamasın bu işi. Dizinin kusuru Sultanın aşk meşk hayatını, yani en insan yanlarını göstermek olsun. Ya ecdadımızın öteki yüzünü gösterseydi!..
Son bir söz: İleri demokrasinin ayrılmaz parçası olan düşünce ve ifade özgürlüğü yukardan bahşedilmiyor, özgürlükler için direnmek ve mücadele etmek gerekiyor. Diziyi gösteren kanal, ardındaki sermaye grubu, yapımcılar, senaristler ve de milyonlarca izleyici buyrukçu, sansürcü zihniyetin sopa göstermesi karşısında milim geri çekilmemeli, pes etmemelidir. Bekâra karı boşamak kolay gelir, işin ucunda büyük maddi kayıplar var, vb. diyebilirsiniz. Ama işin daha da ucunda hak ve özgürlüklerin korunması var. Ben kendi payıma, Başbakan’ın müdahalesine karşı sadece yazıp çizmekle kalmayıp diziyi izlemeye başlayacağım. Karınca kararınca reytingi artırmak için...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024