Oya BAYDAR
Bir demokratlık testinden söz ediyorum; aynı zamanda siyasal etikle ve demokratik tutarlılıkla ilgili bir sınav. Soru, Mısır’daki askerî darbeye karşı tavır. Cevap şıkları: a- karşıyım, b- destekliyorum, c- cevaplamak istemiyorum. Bu üç şıktan birini işaretlemekte özgürsünüz tabii ama (a) şıkından başkasını işaretlemişseniz özgürlükçü ve demokrat olduğunuzu iddia edemezsiniz. Çünkü darbeperverlikle demokratlık birbirini eski tabirle naks eder, yani götürür. Demokrat darbeci, darbeci demokrat olunmaz.
Şimdi herkesin kendine uygulamasında yarar olan bir başka test sorusu: Mısır’daki askerî darbeye karşı olmak demokratlık için yeterli midir? Cevap şıkları: a- evet, yeterlidir, b-hayır, yetersizdir, c- zorunludur ama yeterli değildir. Doğru cevap: (c) şıkkı. (Bu soruyu cevaplarken “Kahrolsun Sisi, karolsun demokrasi” sloganı atan demokrasi düşmanlarını; demokrasiyi, varılacak istasyona gelindiğinde inilecek vagon sanan sözde darbe karşıtlarını, Mısır’daki darbeye sessiz kalan Batı’yı eleştirirken bunu Batı demokrasisi sorgulamasına dönüştüren iktidar mensuplarını hatırlamak yardımcı olabilir.)
Böyle bir demokratlık testi, şu toz duman günlerde sapla samanı ayırmak için gerekli gibi geliyor bana. Erdoğan’ın ve AKP çevrelerinin kurdukları ve benimsetmeye çalıştıkları “Gezi =Mısır’daki darbe” denkleminin yanlışlığını ve abukluğunu göstermek için de iyi bir anahtar olabilir.
Özellikle gençlere kısa hatırlatmalar
Demokratik yollarla iktidara gelmiş meşru yönetimleri askerî darbelerle devirmek bizim ülkemizde olağan sayılır; hatta kimilerince devrimcilik. ilericilik diye görülür Dine, cemaate ve devlete biat kültüründen, kulluk geleneğinden, Cumhuriyet’ten bu yana da ordu (ve bürokratik oligarşi) vesayetinden gelen bizcileyin yapılarda demokrasinin yerleşip pekişmesi geç ve güç oluyor. Sadece son 50 yılda üç buçuk darbe ve bir bölümü halen yargılanmakta olan pek çok darbe teşebbüsü yaşadık. Bu süreç boyunca sağ ve/veya sol kendi karşıtlarını (hasımlarını, düşmanlarını) yıpratacak, iktidardan düşürecek, yok edecek darbeleri destekledi, en azından sessiz kaldı.
27 Mayıs 1960’ta Demokrat Parti’yi iktidardan düşüren darbe, CHP ve bir kısım subaylar tarafından, DP ile özdeşleştirilen “karşı devrim”i önlemek için hazırlanmış, Cumhuriyet elitleri ve sol kesimlerce hararetle desteklenmişti. 12 Mart 1971 müdahalesi, ABD destekli sağın bir yandan yükselen işçi hareketine ve sola, öte yandan da “asker-sivil zinde güçler”ce hazırlanmakta olan sol darbeye (9 Mart) karşı atağıydı; bütün sağ güçlerce alkışlanmıştı. Bu arada 12 Mart muhtırasını bekledikleri sol darbe sanan kimi solcular, sosyalistler de boş bulunup müdahaleyi alkışlamışlardı. (Bunların bir bölümü kısa zamanda kendilerini sıkıyönetimin zindanlarında, işkencehanelerinde buldular.)
CİA destekli 12 Eylül faşist darbesi sosyalist sol, örgütlü işçiler, emek örgütleri ve Kürt hareketi başta, ülkenin üzerinden silindir gibi geçerken sağdan ateşli alkışlar geliyordu. O günlerde Fethullah Gülen Hoca bile devleti korudukları, milleti sakındıkları için darbeci paşalara şükranlarını sunmakla meşguldü. Sonra “post modern darbe “ de denilen 28 Şubat müdahalesi geldi. Hedefi iktidara yürüyen İslamî kesimin önünü kesmekti. Ve tabii laik kesimden ve solun büyük bölümünden destek aldı.
Destekçileri, alkışçıları, kadroları ve mağdurları farklı olsa da bütün bu darbeler aynı sonuçları doğuruyordu: Ölüm, idam, işkence, zindan, zulüm, ülkenin sosyal dokusunun tahribi, kitlelerin ezilmesi, sindirilmesi... Kısaca; darbenin geldiği ve vurduğu yöne göre mağdurlarla zalimler yer değiştiriyor; “Benim darbem iyi, senin darben kötü” zihniyeti sürüp gidiyordu.
Nereden, kimden gelirse gelsin, gerekçesi, ama’sı ne olursa olsun, kime yönelirse yönelsin darbelerin kötü olduğu, karşı çıkmak gerektiği anlayışına varmak hiç kolay olmadı. Hatta, hâlâ açıkça veya sinsice darbe peşinde olan; darbeleri, darbecileri savunan, iktidarı demokratik yollarla elde edemeyeceklerini bildiklerinden darbeci askerlerden medet uman ve bunu vatanseverlik olarak pazarlayanlar var. Mısır’da gerçekleştirilen darbenin bir numaralı gündem maddesi olduğu bugünlerde, Müslüman Kardeşler’e (İhvan’a) karşı darbenin desteklenmesini ve parti politikası haline getirilmesini öneren CHP milletvekillerinden tutun da, binlerce can kaybına yol açan kanlı katliamların sorumlusu Mısır ordusu için “Mısır ordusu halkla buluştu” diyebilen İşçi Partisi ileri gelenlerine, Gezi’yi darbe kışkırtıcılığı arenası sanan Mustafa Kemal askerlerine kadar, “benim darbecim iyidir” zihniyetini sürdüren darbeseverler hâlâ sahneden inmiyor.
Bu kesimler, Gezi’yi kriminalize etme, kitlelerden soyutlama, antidemokratik ve darbeci gösterme peşindeki iktidarın ekmeğine yağ sürüyorlar; bir anlamda, Başbakan ve iktidar çevreleriyle buluşuyor, aynı değirmene su taşıyorlar.
Gezi ruhunun darbeyle imtihanı
Gezi artık bir park, bir yer, bir mekân değil; protestoyu, direnişi, yeni bir muhalefet tarzını ve ruhunu içeren bir kavrama dönüştü. Gezi’yi herkes, fil tarifi misâli kendi tuttuğu, kendi durduğu yerden tarif ediyor, kendi siyaseti doğrultusunda kullanıyor. Gezi olaylarını hükümete, Erdoğan’a, AKP’ye karşı dış ve iç mihrakların uzun zamandır hazırlanan komplosu olarak gören/ gösteren zihniyet, Mısır’daki darbe sonrasında mal bulmuş Mağribiye döndü. Son olarak AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin Mısır’la Gezi arasında paralellik kurarak Gezi’yi darbe teşebbüsü olarak niteledi.
Zamanıdır, hatta geç kalınmıştır; bunca spekülasyonun, tartışmanın, saptırmanın, hataları görmezden gelen aşırı güzellemelerin veya haksız yergilerin nesnesi olan Gezi, kendini Mısır darbesiyle sınamalı, yazının başındaki testi kendine uygulamalı ve ses vermelidir. Pek çok bileşeni olan, merkezi örgütlenmeden yoksun, herkesin kendi derdini, talebini, kendi “hayır”ını dillendirdiği, her kesimin olaya hakim olmaya çalışıp neyse ki kimsenin bunu yapamadığı bir ortamda bunun hiç de kolay olmadığını biliyorum. Ancak gezi ruhu özgürlükçü, demokrat, sivil, barışçı ve yaratıcı bir muhalefet ruhu ise iddia edildiği (ettiğimiz) gibi, devlet şiddetinin en yoğun biçimi olan Mısır’daki kanlı darbeye, kime karşı olursa olsun ve kimden gelirse gelsin ama’sız fakat’sız karşı çıkmakla yükümlüdür. Bütün Gezi bileşenleri ve Gezi’nin simgelerinden Çarşı için de geçerlidir bu.
Buyrukçuluğa, emir komutaya, başkan babaların hot zotuna, birilerinin topluma kendilerince ayar verme isteğine, özgürlüklerin sınırlandırılmasına, yurttaş katılımının göz ardı edilmesine ve de mağduru olduğu devlet şiddetine karşı olmakla tanımlanan Gezi, kendine ihanet etmemek için, benimsediği bütün değerlerin zıddı, devlet şiddetinin feriştahı olan darbecilikle, darbeseverlerle ayrım çizgisini kalınca çizmek durumundadır.
Mısır’daki darbeye ve bütün darbelere karşı çıkmayı; bir zamanlar derin çetelerin oyuncusu, şimdi de iktidarın yardakçısı uyuzlamış Vadi kurtlarına bırakmamak, faşizan şarlatanların demokrasi şampiyonluğuna soyunmalarını engellemek, “Kahrolsun Sisi, kahrolsun demokrasi” diye bağıranlara geçit vermemek, iktidarın komplo teorilerinin paranoyak kofluğunu sergilemek ve bir umut olabilmek için “Gezi darbeye karşı, Çarşı darbeye karşı” sloganının her yanda yankılanmasının tam zamanıdır.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları


















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024