Sinan ÇİFTYÜREK
Peş peşe iki partinin olağanüstü kongreleri yapıldı. Biri Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), ikincisi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin(AKP). Her ikisinde de olağanüstü olmasının esas nedeni genel başkan seçimi idi.
HDP’de, Eş Genel Başkan Figen Yüksekdağı’ın önce haksız-hukuksuz tutuklanması, ardından aynı hukuksuzlukla vekilliğinin düşürülüp ceza verilmesiyle kanunen Eş Genel Başkanlığının sonlanmış olmasının zorunlu kıldığı eş genel başkanlık seçimiydi.
AKP’de ise, 16 Nisan’da hukuksuz ve hile yüklü elde edilen sonuçla ilan edilen başkanlık sistemi gereği, Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın partinin genel başkanlığına resmen dönüşü amacıyla olağanüstü kongre gerçekleştirildi. İki kongrenin verdiği siyasal mesajlar nelerdi? Önce AKP kongresinde Erdoğan’ın verdiği mesajlara bakalım.
Kongrede Erdoğan, “bana güvenin gerisini merak etmeyin” demekle yetindi!
Erdoğan’ın resmen de parti başkanlığına döneceği kongrede; AB ile ilişkiler, içeride kimi yeni reformların yapılması, Kürt meselesinde yeni bir sürecin başlatılması, OHAL’in kaldırılmasıyla temel hak ve özgürlükler üzerindeki baskıların kaldırılması…konularında yeni mesajların verileceği beklentisi içerisinde olanlar az değildi. Ancak yanıldılar! TÜSİAD, AB, liberaller, Kürt muhafazakar kesimi hayal kuraklığına uğradı. İşte Erdoğan’ın mesajları:
Birincisi; Kürtlere, Kürt/Kürdistan meselesine dair hem içeriye hem de dışarıya ilişkin mesajlar verdi. Özellikle içeride Kürt meselesinde yeni bir yol haritası benzeri yaklaşım bekleyenlere Erdoğan yanıtı kısa oldu; “Şimdi bundan sonraki süreç bunları tamamen yok etme sürecidir” diyerek özetledi. İçeri “yok etme” tehdidiyle yetinmeyerek sınır ötesine somutta Rojava’ya ilişkinde; “Ülkemizin güney sınırları boyunca bir terör organizasyonu inşa etmek isteyenler ülkemizin neler yapabileceğini görmek istiyorsa tarihe baksınlar” diyerek “ansızın gelebiliriz” tehdidini tekrarladı.
İkincisi; temel hak ve özgürlüklere ilişkin verdiği mesajlardır. “Bu ülkede bir daha kimsenin farklılıkları yüzünden horlanmasına, ötekileştirilmesine, cezalandırılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz”, devamında “demokratik kazanımlarımızı daha ileri götüreceğiz, kimse özgürlük alanını tehdit altında görmesin” dedi ama aynı konuşmasının devamında net bir tutumla “OHAL kalkmayacak” diye de ekledi. Erdoğan, "OHAL ne zaman kalkacak diyorlar. Ya siz ne yüzle soruyorsunuz? Ülke huzura ve refaha kavuşuncaya kadar kalkmayacak” demek, OHAL kalıcılığını ilan etmektir!
Hem “kimse özgürlük alanını tehdit altında görmesin” diyeceksin hem de; açlık grevinin 75. gününde Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın evi basılacak, gözaltına alınacaklar ve vekillerin destek amaçlı sessiz oturmalarına bile polis saldıracak!
Kürtler içeride ve dışarıda açıkça “yok edilmekle” tehdit edilirken, ve özgürlükler alanında Cumhuriyet, Sözcü Gazeteleri gibi rejimin has savunucularına bile tahammül edilmezken; sokaklarda sivil itaatsizlik eylemlerini yapanları polis toplarken…Erdoğan’ın “6 aylık bir yol haritası açıklayacağız” demesinin hiçbir karşılığı yoktur!
Üçüncüsü; Gülen Cemaatine dönük verdiği mesajlardır. Erdoğan "tabanı ibadet ortası ticaret tavanı ihanet olan FETOcularla ilişkinizi kesin dedik" diyerek tabana seslendi ama tabi on yıl iktidar ortaklığından sonra! Gülen Cemaatine dönük diğer bir mesaj ise, muhalefet partilerinin 15 Temmuz’dan bu yana “Hani FETÖ’nün siyasi ayağı?” basıncına yanıt niteliğindeydi. FETOcülere yönelik tasfiyenin AKP içerisinde de yapılacağının işaretlerini verdi. Başta belediyeler olmak üzere.
Dördüncüsü; AB’ye ilişkin verdiği mesajlardır. Erdoğan 25 Eylül’de Brüksel’de NATO yetkilileriyle görüşmenin yanı sıra AB yetkilileriyle de görüşecektir. Zaten bir süreden beri “ilişkileri düzeltmek istiyoruz” mealinde mesajları eleştirileriyle birlikte kongrede tekrarladı.
Peki ama AKP bu yükü taşıyabilir mi?
Referandumda “evet” diyen bileşen “hayır” diyen bileşenle kıyaslandığında “Devletin bekası ile AKP ve Erdoğan geleceğine” odaklı kitle daha birleşik görünürken; Hayır diyen bileşen ise Kürtler ve MHP muhalefeti gibi karşıt siyasal dinamikleri içeriyor. Fakat, Erdoğan/AKP’nin geleceği, arkasındaki çekirdek kitlesine rağmen aşağıdaki nedenlerle dikenli tellerle örülü.
Bir; AKP/Erdoğan, kendini iktidara taşıyan kitlenin belli başlı referanslarından kopuyor. Dahası AKP, çekirdek kitlesini çevreden merkeze taşıdıkça yeni çevre ile karşı karşıya gelmenin sorunlarıyla yüzleşti, yüzleşecek. Zaten Ankara, İstanbul başta olmak üzere büyük metropollerde kaybetmesini bu nedenlerde aramak lazım.
İki; OHAL, temel hak ve özgürlüklere dönük basınç toplumu ve halkları olabildiğince geriyor. Öyle ki TC’nin kurucu ruhunun taşıyıcısı Cumhuriyet Gazetesi internet site yöneticisinin bile gözaltına alınması, yani "Artık kelimeler izleniyor, manşetler gözaltına alınıyor" hale getirilmesi. Kısacası TÜSİAD’ın bile karşı çıkmasını tetikleyecek kadar despotlaşma …
Üç; sandıklarda çıkan “hayır”ı, hile ve YSK hukuksuzluğuyla engellemesinin dünya da görülmesinin yarattığı büyük sıkışma. Referandumun iptal edilmesi için CHP'nin yaptığı başvuruyu YSK reddettiğinin gerekçeli kararını açıklarken, "tam kanunsuzluk koşullarının oluşmadığını" söylemesi bunun en tipik kanıtı.
Dört; AB ve Batı ile ilişkilerin gerilmesi ve Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin "Türkiye’yi yeniden denetim sürecine alması"nın yarattığı gerilimin, başta büyük sermaye olmak üzere içeride de tepkilere neden olması.
Beş;Batı ile ilişkilerin başta Kürt/Kürdistan meselesi üzerinden gerilmesi; özelde de Rojavaya yaklaşım üzerinden, ABD ile sınırın iki yakasında karşı karşıya gelmenin yarattığı büyük sorunların 16 Mayıs Washington ziyaretiyle de aşılması bir yana tersine ağırlaşması. Kısacası içerisiyle, dışarısıyla Kürdistan meselesi, “atsan atamazsın, tutsan tutamazsın” ağırlığıyla AKP/Erdoğan kucağında olmasının önüne diktiği ağır sorunlar.
Altı; Kongre öncesi ve kongrede, “Bugüne kadar bu davaya, bu partiye sırtını dönüp de iflah olan kimse görmedim” söylemini tekrarlamakla Abdullah Gül gibi ilk kuruculara gönderme de bulmasının açığa vurduğu parti içi rahatsızlığın önümüzdeki süreçte büyücek olması.
Yedi ve önemlisi; ekonomik krizin göstergeleri olarak; enflasyonun ve işsizliğin son 8 yılın zirvesine çıkması; büyümenin ise son 7 yılın en düşük seviyesinde seyretmesi; Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının, Türkiye bankacılık sistemi için negatif görünümünü sürdürdüğünü açıklaması ve notunu düşürmeleri…
Sadece başlıklar halinde özetlediğim sorunların toplamında, Erdoğan/AKP, artık toplumun bu yükünü taşıyamaz, tabii iktidara talip muhalefet olursa, yani muhalefetsizlik imdadına yeniden yetişmezse!
HDP kongresi ve “Cumhuriyet'in demokratik değerlerine sahip çıkmak, eksiklerini gidererek, yanlışlarını düzeltme” hedefi
HDP olağanüstü kongre sonuç bildirisi iki temel mesaj verdi kamuoyuna.
Birincisi;“Yeni bir toplumsal sözleşmenin hazırlanması; demokratik bir anayasa hareketinin, demokratik ve çoğulcu bir cumhuriyet mücadelesi ile buluşturulması önümüzdeki dönemin asli görevlerindendir.” Devamla “Savaş, çatışma ve gerginlik, ayrıştırıcı ve düşmanlaştırıcı üslup bu iktidarın ayakta durmasının koşuludur” deyip “Demokrasi ve Barış Mücadelesi Planı” hazırlanması acil görevimizdir” diyor.
Asli görev olarak; yeni bir anayasanın hazırlanması, barışçıl-demokratik çözüm ve sivil mücadelenin öne çıkarılması yani “yeni bir toplumsal sözleşme” ile Türkiye demokrasinin geliştirilmesi hedeflenirken; Kürdün ana dilde eğitimi başta olmak üzere UKTH’dan kaynaklı talep ve hedefleri ile birlikte ele alınırsa doğrudur desteklenmelidir. Yok sadece Türkiye’nin demokratikleşmesi ve “Cumhuriyetin demokratikleşmesi” çerçevesinde Kürt/Kürdistan meselesine çözüm aranması çözüm değildir yanlış buluyoruz.
İkincisi;bu çerçevede tutuklu Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş’ın kongreye gönderdiği mesajında; “Cumhuriyet'in demokratik değerlerine sahip çıkmak, eksiklerini gidererek, yanlışlarını düzelterek, Cumhuriyeti demokratikleştirerek mümkün olur” önermesine katılmıyoruz. Böyle bir önerme CHP’nin, Perinçek’in Vatan Partisi’nin olabilir ama Kürtlerin olamaz! Böyle bir önermeyi yine CHP, VP iktidar partisi AKP’ye yapabilir ama Kürt siyaset kadrosunun yapması yanlıştır.
Kürt siyasetinin esas meselesi Türkiye Cumhuriyet’in “eksiklerini giderme, yanlışlarını düzeltme, Cumhuriyeti demokratikleştirmek” değildir. Kaldı ki HDP hatta Türkiye devrimci hareketi bile eğer “Yeni Yaşam ve Radikal Demokrasi mücadelesini sürdürmekte kararlı”ysalar bunu “Cumhuriyet'in demokratik değerlerine sahip çıkmak, eksiklerini gidererek yanlışlarını düzeltmek”le yapamazlar. Radikal demokrasi bile yeni bir Cumhuriyetle mümkün olabilir.
Üçüncüsü;Kürt siyaseti özelde de DTK, HDP; Kürt meselesi, halklar-özgürlükler konusunda CHP’nin, AKP’den ileri yanı olmadığını bilerek CHP’den 2019a odaklı gelen, gelecek alkışlara dikkat etmelidir. Sayısız pratik deney ve ağır bedel üzerinden Kürtler olarak şunu öğrendik; mesele Kürtler/Kürdistan olunca Türk rejiminin tüm partileri birleşir!
Sonuç olarak; demokratikleşme, barışçıl çözüm bunları en çok ağır baskı altındaki halkımız ister-istiyor ama Türkiye’ye demokrasi Kürde nasihatle sınırlı olmamak kaydıyla!
23.05.2017
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları


















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018