Yıldıray OĞUR
Karanlıklar içinde bir ışık görülüyor. Ona yaklaştıkça büyüyor, uzaklaştıkça küçülüyor. Uzun süredir böyle. Sırtınızı dönerseniz, gözünüzü kapatırsanız elbet göremezsiniz. Ama orada hâlâ bir ışık var. Belki de 30 yılda pek çok kez tekrarlandığı gibi tünelin ucunda görünen o ışık üzerimize gelmekte olan bir TIR’ın farları. Ama ya o karanlığı aydınlatacak ışıksa?
Başbakan Erdoğan’ın salı günkü grupta yaptığı konuşma sırasında o ışık küçüldü. Başbakan milliyetçiliğe teslim oldu. Daha doğrusu şöyle “Başbakan milliyetçiliğe teslim Volume 46”.
Aslında daha kötülerini de görmüştük. 2007’de bütün Türkiye’yi “Kurban olam ayına yıldızına” afişleriyle donatmıştı mesela. Sonradan öğrendik ki Ali Taran’ın kapısı çalındığı günlerde, PKK liderleriyle de Oslo görüşmeleri başlamıştı herhalde.
Peki, “Hakkâri’de çocuklara, kadınlara da polis müdahale eder” minvalinde söylediği skandal sözlerden bir süre sonra kim inanır İmralı’yla görüşmelerin başlayacağına? “Ben olsam Öcalan’ı asardım” dediği akşam, muhtemelen Öcalan’la barış konseyinde anlaşılmıştı. Genel yayın yönetmenlerinin katıldığı bir iftarda Almanya örneğini vererek ısrarla sorduğum anadilde eğitim sorularıma cevap verirken Kürtçe seçmeli derse bile hayır dediğini hatırlıyorum.
1993’ün kasımında da John Major da birkaç gün önce balıkçı dükkânı havaya uçurup dokuz sivili öldürmüş IRA ile görüşmeler yürütülüp yürütülmediğini sorgulayan Avam Kamarası’nın karşısına geçip şöyle demişti: Bay Adams’la ve İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu’yla oturup konuşmak mı? Bunun düşüncesi bile midemi bulandırıyor!
Birkaç ay sonra hükümetin IRA ile uzun süredir görüşmekte olduğu ortaya çıktı. Adı bile unutulmuş Major, İngiliz tarihinin en ilerici ve demokrat başbakanı değildi.
Belki de ülkesindeki iç savaşı bitirmek, etnik sorunu çözmek için ille de demokrat, hoşgörülü bir lidere ve tam demokrasiye ihtiyaç yoktur?
IRA meselesini barışla çözüp, Nobel Barış Ödülü olan selefi Blair, tarihe yalanlarla Irak’ı kana bulayan bir işgalci olarak geçmişti.
El Beşir ise en radikalini yapmıştı, referanduma gidip, savaştığı etnik gruba ayrılmak isteyip istemediklerini sormuştu, “istiyoruz” cevabına saygı duymuştu. Peki, savaş suçlusu Beşir demokratlıktan mı yapmıştı bunu?
Peki, ya De Klerk, aparthaid rejiminin ünlü ailelerinden birinden gelen bir ırkçı olarak nasıl Mandela ile el sıkışıp, birlikte Nobel Barış Ödülü’nü kaldırdı dersiniz? Büyük bir demokrat olduğu için mi?
Ya demokrasiyle, demokrat liderle barış arasında doğrudan bir ilişki olsaydı, dünyanın en demokratik anayasasını yapıp, tüm faşizan yüklerinden kurtulan İspanya’nın bir Bask sorunu kalır mıydı?
Öyle olsa, 1998’de Öcalan, yarı-askerî bir rejimle yönetilen Türkiye ile anlaşıp, silahlı mücadeleye son kararını verir miydi? Kürt bile diyemeyen bir devlete güvenip, gerillalarını sınırdışına çeker miydi? Partisinin adını değiştirir miydi?
Evet demokratikleşme barışı sağlamlaştırır, kalıcılaştırır. Ama barışın önüne daha uzun yıllar alacak tam bir demokratikleşme hedefini koymanın, bu sorunu çözmek için sandıktan demokrat bir başbakanın, Yeşiller-EDP iktidarının çıkmasını beklemenin her gün kan akan meselenin çözümünden kaçmaktan başka bir anlamı yok.
Kabul etmesi zor. Ama Kürt sorununu hayallerimizdeki o Norveçli sosyal demokrat başbakan çözmeyecek. Bu sorunu halkın en az yarısının desteğini almış, her gün cenazeler gelirken İmralı ile yine görüşürüz dediğinde bile Türklerin güven duyduğu güçlü bir lider çözecek.
Bu sorunu ölen PKK’lılar için ağlıyorum diyen bir başbakan da çözemez.. Ama bu sorunu “ölen PKK’lılar için ağlıyorum” diyen bir Emniyet müdürünü özel kararnameyle Diyarbakır’a atayan, demokrat olma ihtimali pek sevilen Kılıçdaroğlu’nun, Bahçeli’nin ihanet nidalı mahalle baskısına gelmesine rağmen o müdürü görevden almayan bir başbakan çözebilir.
Kürt sorununu ancak grup başkanvekilleri, Başbakan yardımcısı, milletvekilleri, medyası o Emniyet müdürünün arkasında duran merkez bir parti çözebilir. Bu sorunu ancak, o Emniyet müdürünün de parçası olduğu dindar geniş halk yığınlarının rızası çözebilir.
Leyla Zana’nın, evlat acısı yaşarken Sırrı Sakık’ın gördüğü ışık da buydu. Ancak AK Parti gibi toplumun yarısının desteği arkasında olan bir parti ve Erdoğan gibi geniş kitleleri elinde turan bir lider bu sorunu çözebilir. Bu özgüven yüzünden Türkiye tarihinde ilk kez bir hükümet açıktan Kandil ve İmralı ile görüşme yürüttü. Habur’u yaptı. Kürtçe seçmeli dersi getirdi, Anayasa’da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını savundu, anadilde kamu hizmeti vaat edebildi. İntikam çağrıları altında yeniden Oslo, İmralı görüşmesi diyebildi. O yüzden son 15 gündür ortalık duruldu.
Erdoğan, bunları çok demokrat olduğu için yapmadı. Bu sorunu çözmeden bu ülkeye istikrar gelmeyeceğini gördüğü için yaptı. Daha fazlasını da yapması için sürekli bastırmak gerekir. Anadilde eğitime kapattığı kapının zorlanması ve mancınıklarla kırılması gerekir.
Ama önce Leyla Zana’nın hatta Öcalan’ın ve büyük halk yığınlarının gördüğü barış ışığını görmek gerekir.
Uzun yıllar sonra göründü o ışık çünkü. Bir daha gelir mi belli olmaz. Kaybetmemeliyiz. Büyütmeliyiz. O ışık biz uzaklaştıkça küçülüyor, yaklaştıkça büyüyor çünkü. Bu hangi göz hastalığına delalet eder bilmiyorum. Kaç numara gözlük gerekir onu da. “Gözüne gözlük” yeşil sahalarda görmek istediğimiz hareketler bahsinde, eski İstanbul beyefendilerinin tribünlerden hakeme söyledikleri en ağır söz olarak anlatılır. Hakeme “kof kabadayı” diye bağırmaktan daha düzeyli ve zekice olduğu kesin.
34 yaşındayım. Gazeteciliğe Nadir Nadi’nin Cumhuriyet’inde başlamadığım için özür dilemeyeceğim. Köşe yazarlığı baba mesleğim değil. Bundan beş yıl önce Taraf’ta yazmak ve çalışmak için davet aldığımda mühim olmayan bir master öğrencisi ve aktivisttim. Eğer o daveti hiç almasaydım daTaraf’ın yaptıkları sonsuza kadar sıradan bir vatandaş olarak minnettar kalmama yeterdi. Kimseyi kırmak istemem. Ama bu gazetenin ekranlarına bakmaktan kaybettiğim keskin Rizeli gözlerim şimdi bana oyunlar oynasa da o ışığı görüyorum. Ve kimsenin hatırı için de görmüyorum demeyeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026