Yıldıray OĞUR
Türkiye’de ve bölgede son zamanlarda olup biten her şeyle ilgili mühim bir tarih. Ve konunun Öğretmenler Günü’yle hiçbir ilgisi yok.
24 Kasım 2014, Batı’yla İran arasındaki nükleer müzakerelerin son günü. 23 Kasım 2013’te Cenevre’de varılan anlaşmadan sonra çıkan pürüzleri gidermek üzere müzakerelerde son tarih olarak bir yıl sonrasına gün verilmişti.
Bu yüzden 9-10 Kasım’da İran Dışişleri Bakanı Zarif'in, ABD Dışişleri Bakanı Kerry ve AB’nin Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton Umman'da bir araya geliyorlar.
Bölgede son bir yıldır olan biten her şeyin bu müzakereyle ilgisi var.
İran’da Hamaney, bu görüşmelerde ön almak ve yeni ittifaklara sarı ışık yakmak için geçen yıl ağustos ayında sandıktan şahin yeni bir Ahmedinejad’ın değil de ılımlı Ruhani’nin çıkmasına izin vermişti.
Bu PR faaliyeti işe de yaradı. Ruhani ile Obama arasındaki telefon diplomasisi, görüşmelerin seyrini değiştirdi.
İran’la yakınlaşmayla, ABD’nin Libya olayı ve Mısır darbesiyle Arap Baharı’na küsüp eski Ortadoğu siyasetine geri dönmesinin üst üste gelmesi şaşırtıcı olmasa gerek.
Bu yakınlaşmanın bir ön habercisi olarak aynı anda hem Hizbullah’a, hem Esad’a hem de Bush Ailesi’ne yakın Lübnanlı bir Şii iş adamının kurduğu Al Monitor sitesinin İran uzmanı olan Washington temsilcisi Barbara Slavin’in yazdığı gibi Obama yönetimi Ortadoğu’yu demokratikleştirme programından vazgeçip, terörle mücadele stratejisine döndü. İran’la düşmanlarının ortak olduğu stratejiye.
İran-ABD flörtünün bedelini ise son bir yılda Suriyeliler ödedi ve hâlâ ödüyor.
Obama’nın geçen yıl bu görüşmeler sürerken, 21 Ağustos’ta Suriye’nin kimyasal silah kullanıp kırmızı çizgilerini aşmasını görmezden gelmesinin arkasında da filizlenen bu aşk hikâyesi var.
Peki Obama’yı bu kadar motive eden ne?
“Amerikan askerlerinin botu bir daha Ortadoğu’ya değmeyecek”ten ibaret olan doktriniyle dış politikada ABD’ye tarihinin en pasif günlerini yaşatan, yerden yere vurulan Obama’nın, görevinin bitmesine iki yıl kala hanesine yazmak istediği tek gol İran’la ilişkileri düzeltmiş Başkan olarak tarihe geçmek çünkü.
Üç gün önce Obama’nın Ulusal Güvenlik danışmanlarından Ben Rhodes (tesadüfe bak ki aynı günlerde Netanyahu’dan Beyaz Saray’da chickenshit’li hakaretlerle bahsedildiğiyle ilgili çıkıveren haberlerde adı sık geçen danışman) ABD dış politikasının birinci önceliğinin İran’la anlaşmaya varmak olduğunu söylerken Obama yönetimi için bunun önemini “iç politikada Sağlık Reformu neyse, dış politikada da İran’la nükleer anlaşma odur” diye tarif etti.
İktidarının, yapmak istediği reformların devamını bu anlaşmaya borçlu olan Ruhani’nin geçen ay BM zirvesi için gittiği New York’ta eski dışişleri bakanları ve ulusal güvenlik danışmanlarından oluşan bir grupla bir araya geldiği biliniyor.
Yani boşuna Obama’nın has adamları, Beyaz Saray’ın müdavimi yazarlar, New York Times gibi Obama yandaşı gazeteler aylardır İran-ABD anlaşmasının zamanlamasının ne kadar harika olduğunu yazıp durmuyor.
(Obama’yla Ahmet Hakan-Kılıçdaroğlu mesafesindeki Ferid Zekariya’nın “IŞİD’le mücadelede mutlaka İran da olmalı” yazısı, http://www.washingtonpost.com/opinions/fareed-zakaria-the-fight-against-the-islamic-state-must-include-iran/2014/09/25/e6757500-44e0-11e4-9a15-137aa0153527_story.html. Bizim 'one minute’den ve Hakan Fidan’a hedef aldığı meşhur yazısından hatırladığımız Obama’nın sesi David Ignatius’un İran’ın elinin ne kadar güçlü olduğunu anlatan makalesi http://www.washingtonpost.com/opinions/david-ignatius-ali-shamkhani-is-a-rising-figure-in-iranian-nuclear-talks/2014/10/30/b6ea1238-606e-11e4-9f3a-7e28799e0549_story.html)
Reuters’ın koyduğu adla IŞİD’e karşı “müttefik olmayan müttefik” İran’la ABD. O yüzden ABD uçakları havadan vururken, Kudüs Ordusu’nun Komutanı Kasım Süleymani de Irak’ta her hafta başka bir cepheden dünyaya poz veriyor.
Peki, İran’la anlaşma Obama yönetimi için bu kadar mühimken, 24 Kasım yaklaşmışken, IŞİD’e karşı müttefik olmayan müttefiklik ortadayken Beyaz Saray Esad için nasıl kötü düşünsün?
İşte tam da bu yüzden IŞİD meselesinde Obama yönetiminin birinci önceliği Esad’ın gitmesi değil. Bu yüzden Türkiye ile ABD arasında gerilim sürüyor. Ve son olarak işte tam da bu yüzden geçen hafta ABD yönetimi birbirine girdi.
Bizdeki “ABD Erdoğan’a kızdı, eyvah battık, hemen Obama’nın her dediğini yapmalıyız” lobisinin aklının ermeyeceği türden, ABD tarihinde de benzeri az görünen bir çatlak bu.
Çatlağın bir tarafında Pentagon, Dışişleri Bakanlığı ve CIA var, diğer tarafında ise Obama ve Beyaz Saray’daki danışmanları.
Savaşın zemini de medya. Ne büyük sürpriz ki Obama ve Beyaz Saray cephesinin en yandaş ve ateşli sesi de New York Times. Karşı cephenin sözcüsü ise Washington Post.
(New York Times’la Obama’nın aşkı eski. MSNBC.com editörlerinde Richard Wolffe The Message kitabında 2011’de Obama’nın gazetenin yayın politikasından rahatsız olup editörler kurulunu Beyaz Saray'da kapalı bir toplantıda ağırladığını yazmıştı. Huffington Post da Suriye'de kimyasal silah kullanımının ardından üzerinden müdahale baskısı artan Obama’nın New York Times editörlerini bir kez daha Beyaz Saray’da ağırladığını, ardından New York Times’in nasıl müdahalenin zararları yayınına geçtiğini yazmıştı. http://www.huffingtonpost.com/2013/09/18/new-york-times-obama-syria_n_3949419.html?utm_hp_ref=tw)
New York Times’ın, Savunma Bakanı Chuck Hagel’in Obama’nın gönlündeki Dışişleri Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice’a “Beşar Esad’la ilgili niyetimiz belirsiz olduğu için Suriye politikamızın büyük tehlikede olmasından endişe duyuyorum” yazan bir not gönderdiğini yazmasıyla ortam ısındı. Hagel daha önce de medyaya “IŞİD’e yönelik saldırıların Esad’a yaradığını kabul etmeliyiz” demişti zaten.
Daily Beast sitesinde çıkan Pentagon kaynaklı “Asker Beyaz Saray’ın dar kadrocu IŞİD savaşı yönetiminden nefret ediyor” başlıklı haberde ise, Pentagon Beyaz Saray’daki bu dar kadronun IŞİD savaşı yönetimi için “manik ve saplantılı” dedi. http://www.thedailybeast.com/articles/2014/10/31/military-upset-with-white-house-micromanagement-of-isis-war.html?via=mobile&source=twitter
Bunlara cevap, New York Times’ın Beyaz Saray kulislerine dayandırılan en az Erdoğan kadar sert Hagel ve Kerry’ye çakan analiziyle geldi. Analizde Kerry’nin, Obama’yla senkronize olmayan açıklamaları ve yurt dışı gezileri “Yer Çekimi” filmindeki Sandra Bullock’un uzayda başıboş dolaşmalarına bile benzetildi. http://www.nytimes.com/2014/10/30/world/middleeast/mounting-crises-raise-questions-on-capacity-of-obamas-team.html?_r=0
Washington Post’un Dışişleri, Pentagon kokan cevabi başyazısında ise Obama’nın Suriye IŞİD politikası yerden yere vurulurken, tanıdık argümanlar kullanıldı: “Suriyeli muhalifler ABD’nin neden Kobani’yi vurup, varil bombaları atılan Halep’e bir şey yapmadığını soruyor?”
New York Times’ın Suriye’de muhaliflerin eğit-donatla silahlandırılması önerisi masadayken, CIA’nin eski eğit-donat tecrübelerine ve Irak’taki başarısızlıklarına çakan haberleri de muhakkak bu tartışmanın bir parçasıydı. Bu yüzden topa eski CIA Başkanı ve Savunma Bakanı Panetta da girip Obama’nın çatışmadan korktuğunu, IŞİD’e karşı Suriye’de yolunu kaybettiğini söyledi.
Beyaz Saray-Pentagon tartışması sözcülerinin açıklamalarına kadar yansıdı. Beyaz Saray Sözcüsü Hagel’in sözleri için "Suriye planımız işliyor. Önceliğimiz IŞİD" derken, cevap Pentagon sözcüsünden geldi: "Her plan gibi bu da adım adım tartışılır. Bakan Hagel de bundan bahsediyordu zaten”
Ama burada bitmedi. Son olarak Obama Pentagon’u, Hagel’i devreden çıkarıp IŞİD karşıtı koalisyonun başına emekli general John Allen’i getirdi. General Dempsey’i ve Hagel'ı by-pass edip doğrudan Obama'ya rapor veren Allen’e, Bağdat'ta helikopter isteyince "Talebinizi Kerry'ye iletin" diyerek Pentagon kazan bile kaldırdı.
(Tartışmanın devamını, taratışmanın buraya kadar olan kısmında da çok yararlandığım Türkiye’nin en değerli dış politika editörlerinden biri olan Yusuf Özhan’ın timelineindan okuyabilirsiniz. https://twitter.com/Yusuf_Ozhan )
Türkiye’nin Suriye, Kobani, IŞİD politikasını, Obama’ya ve New York Times’a bakıp doğru ya da yanlış bulanların kafasını epey karıştıracak tartışmalar bunlar. Aynı tartışmanın Almanya-Fransa versiyonu da var. Almanya’nın Fransa’yı ekonomik olarak sıkıştırması, Fransa’nın Türkiye’yle birlikte poz vermesi de boşuna değil. Yani bir tane Batı yok. Ve ABD’nin, içinde Beyaz Saray ve Obama’nın olmadığı kanadı neredeyse Türkiye’yle Suriye ve IŞİD konusunda hemfikir.
Erdoğan dün “ABD’de kim ne diyor belli değil” derken de bunları kastediyor olmalı. Tabii “bir üst akıl var” derken Obama-İran arasında oluşmaya başlayan üst akılı kastedip kastetmediğini bilmiyoruz.
Biden’ın topu böylesine bir tazyik altındayken kendi kucağından Türkiye’nin kucağına atmaya çalıştığı açıklamaları, Kandil’e, HDP’ye gelen atarız bütün köprüleri özgüveni, ardından o özgüvenle Kobani eylemlerinin patlak vermesi, tabii ardından ABD’nin PYD’ye silah atması ve Amerikan basınında aylardır süren Türkiye-Erdoğan-IŞİD haberleri….
24 Kasım 2014. Sadece Öğretmenler Günü değil, hâlâ anlamadınız mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları


























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026