Akın ÖZÇER
2006-2011 yılları arasında Avrupa Birliği Daimî Temsilcisi olarak Ankara’da beş yıl görev yapmış olan emekli Büyükelçi Marc Pierini Avrupa’da Türkiye yanlısı (pro-Turquie) olarak biliniyor. Slate.fr, emekliliği vesilesiyle hakkında 26 Aralık 2011’de yayımladığı yazıda, Marsilya doğumlu diplomatın Akdenizli kökeninin ve Fas, Tunus, Libya, Suriye gibi Arap ülkelerinde uzun süre görev yapmış olmasının “komplike ülke” olarak tanımladığı Türkiye’yi anlamasını sağladığını belirtiyor.
Washington merkezli Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nda Orta-Doğu ve Türkiye ile ilgili araştırmalar yapan Fransız diplomatın yayımladığı iki kitaptan biri de Türkiye üzerine. “Où va la Turquie?” başlıklı kitabı “Türkiye nereye gidiyor?” olarak Türkçe ’ye çevrilmiş bulunuyor. Atıfta bulunduğum dijital gazete, eski Avrupa Parlamenteri Joost Lagendijk’in o dönem Today’s Zaman’da Pierini hakkında kaleme aldığı övgü dolu yazıdan da alıntılar yapıyor. Bu bağlamda, Lagendijk’in “Avrupa normları ve değerleri binlerce Türk için artık çok somut bir anlam taşıyorsa” bunun Pierini’nin eseri olduğuna ilişkin sözlerini ön plana çıkarıyor. (http://www.slate.fr/lien/48051/diplomate-francais-pro-turquie-union-europeenne)
Pierini’nin Le Monde ve Slate.fr’de yayımlanan yazıları, izlediğim kadarıyla, “pro-Turquie” sıfatıyla pek uyuşmuyor. Konuyla ilgili yazılarımda altını çizdiğim gibi, AB reformlarına emek vermiş eski bir bürokrat olarak, Pierini’nin Türkiye’yi anlayabildiği kanaatinde değilim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son Brüksel ziyareti vesilesiyle Le Monde’da 25 Mayıs’ta yayımlanan yazısı buna çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Gazetenin okur yorumu bölümünde de belirttiğim gibi, yazının “Türkiye ve NATO: Ankara’nın politikasının açıklığa kavuşması gerekli oldu” başlığı bile Türkiye’nin Batı ile ilişkilerine anladığımız gibi bakmadığını ortaya koyuyor. (http://abonnes.lemonde.fr/idees/article/2017/05/25/la-turquie-et-l-otan-une-clarification-de-la-politique-d-ankara-est-devenue-necessaire)
Türkiye-NATO ilişkileri
Pierini, Türkiye’nin sınaî nedenlerle NATO’nun anti-misil kalkanı uygulamasına Rus yapımı S-400 füzeleri lehine katılmama eğiliminde olduğunu belirterek bu tutumun İttifak’ın Güney-Doğu kanadında zafiyet yaratacağını belirtiyor. Bu tespit doğru belki ama yazısının “Le mailon affaibli” (zayıflamış halka) alt başlıklı bölümünde dile getirdiği iki önemli hususun bizlerce kabul edilebilir tarafı bulunmuyor.
Bu hususlardan ilki, 15 Temmuz’dan sonra TSK içindeki generallerin yüzde 40’nın ve 400 subayın darbeci olmaları nedeniyle tutuklanması ya da tasfiye edilmesinin NATO’yu Türk muhataplarından yoksun bıraktığı argümanı. Anımsanacağı gibi, 15 Temmuz ertesinde ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel de Türk ordusu içinde Daesh ile mücadele konusunda müttefiklerinin olduğunu belirtmiş ve darbe sonrasındaki tutuklamaların Türkiye ve ABD arasındaki iş birliğinin seviyesini etkileyebileceğine işaret etmişti. Vottel’in bu açıklaması haklı olarak kamuoyumuzda büyük tepkiyle karşılanmıştı. Pierini’nin darbe girişiminden 10 ay sonra bu argümanı yineleme basiretsizliğini göstermesine şaşırmamak elde değil. “Türkiye yanlısı” olarak bilinen deneyimli bir diplomat, bu tür açıklamaların NATO ve FETÖ arasında bağ olduğu, dolayısıyla darbe girişiminin arkasında NATO’nun bulunduğu varsayımını güçlendirdiğini anlamıyor olabilir mi?
İkinci husus, Pierini’ ye göre, Ankara için Daesh ile mücadelenin PKK’nın müttefiki gördüğü “Suriye Kürtleri’nin” zayıflatılması amacından sonra gelmesi. Emekli diplomat, PKK’nın Türkiye’deki terör eylemlerini ve neden olduğu can kayıplarını dikkate almıyor olmalı ki, “oysa tam aksine” diyor “Washington ve Paris’in askeri stratejisine göre YPG’nin Suriyeli Kürt güçleri Rakka’nın alınmasında önemli bir askeri güç oluşturuyor.” Bununla yetinmiyor, Türkiye’nin işine “Suriyeli Kürtler” dediği PYD’nin zayıflatılmasının, birliklerini Daesh’in Sünni savaşçıları üzerine sürmekten daha çok geldiğini öne sürüyor. Sanki Türkiye Daesh’ ten yanaymış, Cumhurbaşkanı Erdoğan daha iki hafta önce Başkan Trump’a Rakka operasyonunu birlikte yapmayı önermemiş gibi.
Pierini Türkiye’nin, kamuoyumuzda 15 Temmuz kalkışmasına olası, PYD’ye de açık desteği tartışılan NATO’nun yanında, Batı savunma sistemi içinde yer almak ya da “İnsan Haklarını ihmal eden Doğu Avrupa ve merkezi Asya’nın otokratik rejimler kulübüne geçmek” arasında tercih yapması gerektiğini söylüyor. Bunu, Ankara’nın açıklamaya kavuşturması gereken ilk husus olarak takdim ediyor.
Oysa öncelikle bir demokrat olarak bu yaklaşımın kabulünü mümkün görmüyorum. Bir kere darbeye destek olan askerleri “NATO’nun Daesh’e karşı TSK içindeki muhatapları” olarak temize çıkarmak demokrasiye bağlı, Pierini’ye göre “İnsan haklarını ihmal etmeyen” Batı bloğuna yakışmıyor. İkincisi, Batı Savunma bloğunun, Kuzey Atlantik Sözleşmesi’nin 5. maddesinin bir üye ülke aleyhine, bir terör örgütünün lehine işletildiği izlenimi veren PYD ile flörtü vahim bir eksen kaymasını gösteriyor.
Türkiye-AB ilişkileri
Aslında Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin seyri de çok farklı değil. Sonuç itibariyle ABD ile Batı Avrupalı müttefikleri arasında Pierini’nin dile getirdiği iki konuda temel yaklaşım farkı bulunmuyor. Emekli diplomata göre, Türkiye’nin AB ile sorunları esas itibariyle 15 Temmuz ertesinde bürokrasideki temizlikten, tek adam rejimini getireceğini öne sürdüğü yeni hükümet modeli ve Erdoğan’ın Almanya ve AB içindeki uydularına yönelttiği Nazi suçlamalarından kaynaklanıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Brüksel temaslarından sonra, “AB’ye üyelik sürecine yeni ve pozitif bir ivme kazandırılması hususunda olumlu bir görüşme yaptıklarını ve AB tarafından 12 aylık bir takvim aldıklarını” belirtti ama Pierini sürecin artık inandırıcı bir diplomatik stratejiye dayanmadığı görüşünde. Bu görüşe, Pierini ’den farklı bir gerekçeyle katılıyorum. Öncelikle Almanya başta olmak üzere AB tarafının 15 Temmuz’a kalkışan darbecilerle varmış görünen göbek bağını kesmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu anti demokratik duruşu Türkiye’nin demokrasi eksikliklerinin ve idam cezası tartışmalarının arkasına gizlemek hiç mümkün değil.
Sonuç olarak Pierini’nin atıfta bulunduğum yazısının ortaya koyduğu gibi, Türkiye’nin AB, NATO ya da genelde Batı ile ilişkilerinde önemli sorunların bulunduğu açık. Bu sorunların giderilmesi de görüldüğü gibi, çok kolay değil. Ben şahsen Pierini’nin Batı’dan bakarak yazısına attığı başlığın tam tersinin pekâlâ mümkün olduğunu buradan görebiliyorum. Neden bu konudaki bir yazıya “Türkiye-NATO: Brüksel’in politikasının açıklığa kavuşması gerekli oldu” (La Turquie et l’OTAN: «une clarification de la politique de Bruxelles est devenue nécessaire) başlığı atılmasın ki?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025