Atilla YAYLA
Demokrasi özü itibariyle bir siyasî yönetim biçimi. Alternatifleri hesaba katılmadığında en kötü, katıldığında en iyi yönetim biçimi olan demokrasi zamanımızda hem bir ideal hem bir değerlendirme ölçütü hâline geldi. Neredeyse tüm ülkeler demokrasi olduğunu veya olmaya çalıştığını iddia ediyor. Ülkelerin sistemlerinin ne kadar iyi/kötü olduğu demokratiklik derecelerine bakarak değerlendiriliyor. Demokrasi o kadar itibar kazandı ki, iyi veya kötü insan olmak bile, tuhaf şekilde, onunla ilişkilendiriliyor. Bütün demokratların aynı zamanda iyi insan olduğu varsayılıyor. Eleştirilmek istenenlere de demokrat olmama yaftası veya suçlaması yapıştırılıyor.
Demokrasi daha ziyade bir grup seviyesi faaliyeti. Grup hem bir lokal topluluğa hem ulusa işaret edebilir. İlkinin sonucu mahallî; ikincininki ulusal, ulus ölçeğinde demokrasidir. Ancak, hem mahallî hem ulusal seviyede, temsilî demokrasi çerçevesinde düşünüldüğünde, demokrasinin esası ve mekanizması aynıdır.
Demokrasi bir oyun gibi düşünülebilir. Oyunun oynanabilmesi için oyunda yer alanların önceden bildiği, üzerinde mutabık kaldığı ve hangi oyuncu için nasıl sonuç vereceği önceden bilinemeyen ve belirlenemeyen kuralların olması gerekir. Demokrasi bir takım oyunudur, diğer takım oyunları gibi takımlarla oynanır. Bu takımlara parti denir. Siyaseti herkes yapar, ancak, nihaî oyuna sahada katılma hakkı sadece partilere aittir. Özellikle parlamenter sistemde partiler çok önemlidir. Partiler iktidara gelir ve gider. Başka hiçbir organ partilerin yerini alamaz. Almaya kalkanlar ya sonunda partileşir ya da adı konulmamış partiler olarak işler. Buna dayanarak R. Dahl gibi teorisyenler demokrasiyi yönetmeye talip ekipler arasındaki yarışa dayanan bir siyasî sistem olarak tanımlamışlardır.
Partiler seçimlere, iktidara gelmeleri hâlinde tatbik etme sözü verdikleri programlar ilân ederek girerler. Programlar ülkenin belli başlı tüm problemleri hakkında çözüm önerileri içerir. Bu programlar elbette partilerin taraftarları kadar karşıtlarını da ilgilendirir. Seçimi kazanan parti iktidarı kullanma yetkisine sahip olur. Hükümeti kurar. Muhtemelen bütün önemli bürokratik kadrolara kendisiyle uyumlu çalışacağına inandığı ve güvendiği kadroları yerleştirir. Yerleşik bürokratları aşamadığı yer ve durumlarda danışmanlar aracılığıyla yandan dolaşarak yoluna devam eder.
Bu hâliyle işleyen demokraside şöyle iki problem doğabilir. Bir: Partinin programında yer almayan bir mesele ortaya çıktığı veya iktidar, parti programında olmayan bir şeyi yapmaya soyunduğu zaman ne olacaktır? İki: Gelişmiş tekniklerle halkın devamlı nabzını tutan kamuoyu araştırmaları hükümetin eğilimine ters görüş ve taleplerin toplumda yaygın biçimde benimsendiğini gösterirse, iktidar partisi ne yapacaktır?
Birinci konu siyaset biliminde vekâlet teorisi dediğimiz konuyla yakından ilgilidir. İktidar ona evet diyenlerin genel vekâletine mi yoksa özel, sınırlı vekâletine mi sahiptir? İkinci konu, kamuoyu araştırmalarının sonuçlarının seçim sonuçlarının yerine geçip geçemeyeceğiyle veya geçmesinin gerekip gerekmediğiyle ilgilidir.
Bu tartışmanın bir temeli olmadığı sanılmamalı. Geçen Haziran'da yaşanan Gezi olayları doğrudan doğruya bu hususlarla ilgiliydi. Hükümet Gezi parkıyla ilgili bir projeyi seçimden önce programında galiba ilan etmedi. Bir yoruma göre, etmiş olsaydı, hem oy dağılımı etkilenecek hem de atılmak istenen adımın meşruiyet debisi kuvvetlenecekti. Kısaca, hükümetin planına itiraz etmek anlamsız ve haksız olacaktı. Bu argümanda en azından bir kısmî doğruluk olduğunu kabul etmemiz gerekir. Buna dayanarak, konuyla ilgili olarak şehir halkının hakemliğine başvurulması talep edilebilir. Bazıları buna katılımcı demokrasi diyor ama bu yanlış, burada, ondan ziyade, doğrudan demokrasinin bir aracının temsilî demokrasiye enjekte edilmesi söz konusu. Katılımcı demokrasi başka ve konuyla amatörce ilgilenenlerin veya romantik taraftarlarının sandığı üzere çok parlak olmayan, büyük sıkıntılar ve açmazlarla dolu bir yol.
Kamuoyu araştırmalarının sonuçlarının hükümete bir ölçüde yol göstermesi gerektiği de elbette kabul edilebilir. Ancak, burada da problemler var. Hiçbir araştırmanın sonuçları seçim sonuçlarıyla eşdeğer değildir. Kamuoyu hızla değişebilir. Siyasi partiler zaten en büyük kamuoyu araştırması olan seçimleri her daim gözetmektedir. Son olarak, hükümetler gerçekten çok kuvvetli toplumsal eğilimleri ihmâl ediyorlarsa daima ilk seçimde bunun faturası önlerine konacaktır.
Peki, ne yapılmalı? İktidara gelen partilere bir dahaki seçime kadar tamamen teslim mi olmalıyız? Elbette hayır. Siyaset yapmaya ve hükümetin kararlarını etkilemeye bilinen meşru yol ve yöntemlerle devam etmek zorundayız. Ancak, hepsinden önemlisi demokrasiye sınır çekmektir. Demokrasiye sınır çekmek siyasî hakların değil devlet iktidarının sınırlanması anlamına gelir. İyi bir demokraside halkın elinin dokunduğu hükümet devleti çalıştırır ve uzun vadede devlet iktidarının ana ajanlarını toplum adına denetim altında tutar. Ama iyi bir demokrasi aynı zamanda kuvvetler ayrılığı, sınırlı siyasî güç, siyasî iktidarın dokunamayacağı sivil toplum alanları ihdası yoluyla hükümetlerin iradesini ve alanını da birey hakları lehine sınırlar.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları




























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019