Ayhan ONGUN
Kendisine yeni oyuncak alınmış sevindirik çocuklar gibi yine bu sütunlardan ilan etmiştim, “Bir kedim bile var” diye.
Face book da resimlerini yayınlamış, hayvan sevgisi üzerine de kimi dostlarımdan kinayeli öğütler almıştım.
Daha da önemlisi, her gün yaşadığımız iç karartıcı sosyal ve siyasi olaylardan gına geldikçe Pamuk kediyi yazar, bir nebze olsun kendimi avuturum diye de sevinmiştim.
Ancak o, bana farklı duyguları yeniden yaşatan mavi gözlü, şımarık pamuk gibi beyaz kedi, beni terk etti.
Yanlış anlamadınız, gerçekten sevdiğine gücenip evi terk eden biri gibi, sessizce uzaklaştı ve iki gündür dönmedi. Bu sabah gazete alıp dönerken yakın bir sitede bir evin bahçesinde gördüm. Arabayı durdurup yanına gitmek istediğimde de bir ağacın ardına sakladı kendisini.
Pamuk kedinin evden gitmesine neden olay nasıl gelişti, onu da anlatmam gerek. İki gün önce bilgisayarda acil bir yazı yazmam gerekiyordu. O da yine her zamanki şımarıklığıyla cama vuruyor, miyavlıyor, türlü şaklabanlıklar yaparak ilgi istiyordu. Karnı tok, sandalyenin üzerinde minderinde oturmuş güneşlenirken, durduk yerde bu gereksiz tavırları beni de kızdırmış olmalı ki, bardaktaki yarım bardak suyu üzerine serpiverdim.
Sen misin bunu yapan, önce uzun uzun gözlerini dikip beni süzdü ve sonra usulca bahçe kapısının altından süzülerek çekip gitti.
Gidiş o gidiş ve pamuk kedi artık yok.
Kendisini teslim ettiği, sığındığı biri tarafından üzerine su dökülmesini bir kedi bile kabul edemezken; devletin koruması altındayken kendisine taciz ve tecavüz edilen çocukların iç dünyasında esecek fırtınayı düşünebiliyor musunuz?
Peygamber ocağı kabul ettikleri, anaların düğüne gider gibi davul-zurnayla gönderdikleri askerlik sırasında, Arnavut ciğerini niye soğuk getirdin diyen komutanı tarafından bacağı kırılan askerin yüreğindeki acıyı tahmin edebiliyor musunuz?
Disiplin koğuşu( disko) denen işkence odalarında çok sıradan olaylar nedeniyle dayak yiyen, sakat kalan ve hatta yaşamını yitirenlerin ailelerinin ne acılar çektiklerini sizlerde yüreklerinizde hissedebiliyor musunuz?
Polise taş attı, örgüt pankartı taşıdı ya da marş söyledi diye içeri tıkılan, orantısız güç gösterileriyle yerlerde sürüklenen, dayak atılan, ışığı karartılmış karakol odalarının dip köşelerinde ölesiye dövülen çocukların, gençlerin ruh halini anlayabiliyor musunuz?
Daha çocuk yaşta onlarca, adına insan denen canavarlar tarafından tecavüze uğrayan kızın ve onun gibi yüzlerce, binlerce şiddet mağduru kadının feryadını duyabiliyor musunuz?
Ülkenin dört bir yanında kuyulardan, çukurlardan çıkarılan cesetlerin ailelerinin, yakınlarının ciğerlerinin nasıl yandığını; Madımak’da, Çorum da, Kahramanmaraş’ta, Taksim alanında, Beyazıt meydanında işlenen cinayetleri gerçekleştiren güçlerin ortaya çıkarılamamış olmasının toplum vicdanında açtığı derin yaraya ne demeli!
Bir kedinin gösterdiği duyarlılığı bile gösteremeyenler bir yana, baskı, şiddet, zorbalık, taciz ve tecavüzlerin insan yaşamında açtığı onarılmaz yaralar herkes gibi beni de derinden yaralıyor.
Kendini güçlü gören herkesin, zayıf olanı ezmeye çalıştığı, daha olmadı ötelediği, yok saydığı, en kötüsü de zamanla düşman gördüğü bir ruh ikliminde yaşayan bizler, keşke Pamuk kedi kadar duyarlı olabilsek!
Keşke kendimiz gibi düşünmeyen, davranmayan, giyinmeyenlere karşı daha hoşgörülü davranabilsek, barış içinde bir arada yaşamak zorunda olduğumuzun ayrımına varabilsek.
Keşke ben de yeniden Pamuk kedinin gönlünü alabilsem ve yeniden eve dönse…………………………..
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020