DOĞAN ÖZGÜDEN
Bugün 22 Temmuz… 60 ve 70’li yıllarda Türkiye işçi sınıfının sosyal ve siyasal mücadelesinin başını çekmiş olanlardan sendikacı Kemal Türkler’in, tam da 12 Eylül 1980 darbesinin yaklaştığı günlerde evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak alçakça katledilişinin 41. Yıldönümü…
Ülkemizde işlenen sayısız siyasal cinayetler gibi, Türkler’in öldürülmesini tezgahlayan karanlık güçler de, art arda verilen takipsizlik kararları nedeniyle yıllarca süren yargılama 2010 yılında zaman aşımı gerekçesiyle rafa kaldırıldığı için, bir türlü meydana çıkartılmadı.
Kemal Türkler’le daha 1960 başlarında Maden-İş Sendikası’nın İzmir kongresinde genel başkan olarak konuşmasını izlerken tanışmıştım… Türkiye İşçi Partisi henüz kurulmamıştı. Yönetiminde bulunduğum Türkiye Gazeteciler Sendikaları Federasyonu’nda beden işçileriyle fikir işçileri arasında mücadele birliğini gerçekleştirme olanaklarını araştırdığımız günlerdi, o konuda uzun uzun söyleşmiştik. Türkler, basın işkolunda matbaa işçilerini temsil eden Türkiye Basın-İş Sendikası başkanı İbrahim Güzelce ile de bu perspektifi sık sık görüştüklerini nakletmişti.
Türkler’in İstanbul’a dönüşünün üzerinden birkaç ay geçmişti ki, 13 Şubat 1961’de onun ve Güzelce’nin de aralarında bulunduğu ilerici sendika liderlerinin Türkiye İşçi Partisi’ni kurdukları haberi geldi… Ancak parti bir yıla yakın herhangi bir hareketlilik gösteremedi. Üstelik yapılan ilk seçimde partinin genel başkanı Avni Erakalın, sağcı bir parti olan YTP’den milletvekili adayı olmuştu.
TİP, parti kurucularının istemi üzerine sosyalist aydın Mehmet Ali Aybar’ın 1962’de genel başkanlığı üstlenmesinden sonradır ki Türkiye siyasetinde gerçek bir sol parti olarak yerini aldı.
İzmir’de bizler de 1962 yazında TİP’e katılma kararı aldık. İzmir Türkiye’nin en büyük ihracat limanı, sanayi ve hizmet sektörlerinin hızla geliştiği bir merkezdi. Ayrıca NATO’nun güney doğu karargahının bulunduğu bir kent olduğu için, anti-emperyalist mücadelemizin perspektifleri açısından özel önem taşıyordu. TİP’in anti-emperyalist mücadelede alacağı tavrı öğrenmek üzere İstanbul’a giderek TİP genel başkanı Mehmet Ali Aybar’la görüşmemiz kararlaştırıldı.
En eski mücadele arkadaşlarımdan Süha Çiligiroğlu ile birlikte avukat yazıhanesinde Aybar’la yaptığımız görüşme bize her bakımdan güven verdi. Aynı akşam Nuruosmaniye Caddesi’ndeki parti genel merkezinde de, TİP kurucusu sendika liderlerinden Kemal Nebioğlu, Kemal Türkler, İbrahim Güzelce ve Salih Özkarabay ile bir araya gelerek İzmir ve Ege bölgesinde örgütlenme potansiyeli üzerinde uzun uzun konuştuk.
O yıllarda Türk-İş’in İzmir’deki temsilcisi Burhanettin Asutay’dı. Son derece yetenekli, mücadeleci bir sendika lideriydi. Sanırım Türkiye’de çıplak ayaklı ilk işçi yürüyüşünü organize eden işçi lideri de oydu. Sendika ve işçi haberlerini yakından izleyen gazetecilerden biri olduğum için kendisini iyi tanıyordum. Partinin Asutay ve Türk-İş’le ilişkileri nasıl sürdürülebileceği üzerine konuşurken Türkler “Ona hiç bel bağlamayın, dedi. Belki de karşınızdaki en büyük örgütlenme engeli o olacaktır. En büyük şansımız İzmir’de Rahmi Eşsizhan gibi bir sendikacının bizimle birlikte olmasıdır. Kadrolara başka genç sendikacıları ve işçi temsilcilerini kazanmaya bakalım.”
İzmir’e döner dönmez, Maden -İş Sendikası’nın İzmir temsilcisi İsmet Demiruluç da derhal saflarımıza katıldı, hemen ardından sol düşünce ve örgütlenme üzerinde büyük tehdit oluşturan Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142. maddelerinin kaldırılması için bir kampanya başlattık.
Sonraki yıllarda Türkiye İşçi Partisi’nin genel merkezinde olduğu gibi, ilerici sendikaların ABD taşeronu Türk-İş’in işçi sınıfı üzerindeki egemenliğine karşı başlattıkları mücadelede de Kemal Türkler’le hep beraber olduk…
Maden-İş, Lastik-İş, Basın-İş ve Gıda-İş sendikalarının Türk-İş’ten koparak, tam da TİP’in kuruluş yıldönümüne gelen bir tarihte, 13 Şubat 1967’de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)’i kurmaları ülkemizin sınıf mücadeleleri tarihinde önemli bir dönüm noktasıydı.
DİSK’in kurulacağı haberini ilk kez Ant Dergisi’nde duyurduğumuz gibi, dört sendika lideri, Kemal Türkler, Rıza Kuas, İbrahim Güzelce ve Kemal Nebioğlu, bu yeni oluşumun nedenlerini ve amaçlarını özel demeçlerle Ant Dergisi’nin 14 Şubat 1967 tarihli sayısında duyurdular.
1968’de tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yaşanan tarihsel öğrenci direnişlerinin ardından sendikal hareketin gençlik hareketiyle daha sıcak bir bağlantı kurması konusunda da Kemal Türkler’in büyük katkısı oldu. Hem onunla, hem de yine Maden-İş’ten Şinasi Kaya, Lastik-İş’ten Rıza Kuas ile kah sendika lokallerinde, kah Ant Bürosu'nda sık sık görüşüyorduk. İşçi lideri olarak yeni gelişen dinamikleri dikkatle izliyorlar, soruyorlar, tartışıyorlardı.
Üniversitelerde öğrenci etkinlikleri sürerken sarı sendikacılık oyunlarına karşı işçiler İstanbul'da Derby Lastik Fabrikası’nı işgal etmişti. İşgalin ikinci günü İstanbul Teknik Üniversitesi İşgal Konseyi de oradaydı. Öğrenci Birliği başkanı Harun Karadeniz işçilere sesleniyordu: "Bu halkın evlatları olan bizler, halka dönük düzeni kurana dek çalışacağız. Bugün burada sizin yanınızdayız. Gerektiğinde yine geleceğiz ve her hareketinizde sizinle beraber olacağız!" Saflaşma giderek netleşiyordu.
9 Temmuz 1968 tarihli Ant'ın kapağı"İşçi gençlik elele!" idi…
1970 yılında CHP’nin de desteğiyle onaylanan anti-demokratik sendika yasasına karşı DİSK’in girişimiyle başlayan 15-16 Haziran işçi direnişi, solun gündeminde büyük değişimlere yol açacaktı.
Ant’ta bu direnişe hasrettiğimiz "İşçi sınıfımızı yenemeyeceklerdir!" başlıklı yazı, Nazım Hikmet'in "Türkiye işçi sınıfına selam" şiirinden bir alıntıyla başlıyor, devrimci sendikacılığı çökertmek için hükümetin çevirdiği manevraları, buna karşı yürütülen direnişi en geniş şekilde yansıtıyordu.
Direnen işçilerin ve sendika liderlerinin işkenceden geçirilerek sıkıyönetim mahkemelerine sevkedilmesi üzerine yayınladığımız Ant’ın Eylül 1970 tarihli sayısının kapağında "Kapitalistleşen subaylar işçileri yargılayamaz" sloganı yeralıyordu.
Bu nedenle, derginin yöneticisi olarak 1. Ordu Karargahı’nda dokuz subay tarafından saatlerce sorguya çekilerek tehdit edilmiştim.
O tarihe kadar solun bir kesiminde kendisinden devrimci misyon beklenen ordunun gerçek sınıfsal niteliği ve işlevi bu direnişi izleyen sıkıyönetim döneminde tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştı. Yıllardır “Ordu-Gençlik Elele” koşullandırması altındaki devrimci gençlik de artık işçi sınıfıyla daha sıcak bağlar kurma arayışı içindeydi.
Ancak merkez yürütme kurulunda başlayan iç çatışmalarından dolayı Türkiye İşçi Partisi bu yeni gelişime öncülük edecek durumda değildi, parti kurucusu sendikacılar da partinin bu zaafından ötürü son derece rahatsızdı.
Kemal Türkler bir akşam Şinasi Kaya ile birlikte Kazancı Yokuşu'ndaki evimize gelmiş, sosyalist hareketin içine sürüklendiği bölünmüşlük üzerine uzun uzun konuşmuştuk. Genç sendikacıların, özellikle de devrimci gençliği temsil eden Dev-Genç’in ve Kürt direnişini temsil eden Doğu Devrimci Kültür Ocakları (DDKO)’nın TİP’i de, DİSK’i de pasif bulduğunu anlatmam üzerine Türkler “Biz işçi sınıfının sendikal plandaki temsilcileri olarak gerçekten büyük bir devrimci atılım yapmak istiyoruz. Ben bu konuyu ciddi olarak gündemime alıyorum. Sizi mutlaka arayacağım” demişti.
Ant'ın yazı kurulunda bu görüşmeyi genel hatlarıyla nakledip süreci hızlandırmak için bizim ne yapabileceğimizi sorduğumda, 70'li yıllarda DİSK'in eğitim uzmanı ve daha sonra Baştürk döneminde başkanlık danışmanı olacak olan Faruk Pekin “Türkiye'deki faşizan gelişmeye karşı genel grev direnişini gündeme getirelim” önerisinde bulundu.
Bunun üzerine Kemal Türkler'e telefon ederek kendisinden "genel grev" konusunda görüşmek istediğimizi söyledim. Hemen kabul etti. Görüşmeye Doçent Çetin Özek ve Faruk Pekin'le birlikte gittik. Türkler “Genel grev bizim gündemimizde değil”, dedi. “Biliyorsunuz birçok işyerinde sendikal mücadele yürütüyoruz. 15-16 Haziran'dan sonra açılan yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Ama Türkiye'nin faşizan bir yönetime doğru sürüklendiğinin de bilincindeyiz. Genel grev fikrini Ant'ta işleyin, tartışmaya açın, kurullarımızda görüşürüz, koşullar uygunsa, güçler dengesi elveriyorsa, o da yapılır.”
Bu görüşmenin ardından Ant'ın Ocak 1971 sayısını "1971 Genel Grev Yılı Olmalıdır" sloganlı bir kapakla ve Çetin Özek'in bu konudaki analiz ve önerilerini içeren uzun bir makalesiyle yayınladık.
Ertesi ay, 4. kuruluş yıldönümü dolayısıyla yayınladığı bir bildiride DİSK yönetimi faşizme karşı yürüyüş, 3 ya da 7 günlük genel grev ve mitinglerle direniş eylemlerine girişeceğini açıklayarak mücadele kararlılığını şöyle ortaya koyuyordu: “DİSK, hangi kılıkla olursa olsun, tekelci sermayenin zorba egemenliğini koruyup işçi sınıfını ezecek olan, hürriyetlerin katili faşizmi Türkiye’de egemen bırakmayacaktır. Özgürlükleri alınmış sürü durumuna getirilmek istenenlerin şahlanışı, anayasanın mutlak hakimiyeti doğrultusunda mutlaka zafere ulaşacaktır. DİSK bu mücadelede de tek başınadır, ne de yalnız kalacaktır.” (Ant, 183/10, Mart 1971)
Bu bildirinin yayınlanmasından bir ay sonra faşist askeri cunta tarafından 12 Mart 1971 muhtırası verilecek, Nisan 1971 sonunda da sıkıyönetim ilan edilerek üç genç devrimcinin, Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in idamına kadar varan kanlı bir devlet terörü başlayacaktı.
Faşizm, 12 Mart Cuntası döneminde kapatamadığı DİSK’i 12 Eylül Cuntası döneminde kapatarak tüm yönetici ve militanlarını işkenceden geçirip zindanlara atacaktı.
DİSK’in ve TİP’in kurucusu Kemal Türkler’i ise, Maden-İş Sendikası genel başkanlığı görevini sürdürürken, 12 Eylül darbesinden iki ay önce, 22 Temmuz 1980’de alçakça katledecekti.

İşçi sınıfı mücadelesine ömür adamış aydın: Fethi Naci
Bugün, 41. ölüm yıldönümünde, TİP ve DİSK kurucusu Kemal Türkler’i anarken, yine TİP’in ve DİSK’in mücadelesine büyük katkılarda bulunmuş değerli sosyalist aydınlarımızdan Fethi Naci’yi yarınki 13. ölüm yıldönümünde anmamak mümkün mü?
23 Temmuz 2008'de İstanbul'da hayatını kaybeden Fethi Naci, çağdaş Türk edebiyatının en etkili şahsiyetlerinden biri olduğu gibi, Türkler’in başkanı olduğu Türkiye Maden-İş Sendikası’nda da yıllarca sendikalı işçilere eğitim vermişti.
1927’de Giresun’da doğmuş olan Fethi Naci İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra bir süre bir fabrikada muhasebecilik yapmış, 1962’de Türkiye İşçi Partisi’ne girmiş, Vatan ve Akşam gazeteleriyle Yön, Sosyal Adalet ve Ant dergilerinde siyasal yazılar yazmıştı.
Fethi Naci’nin yazdığı kitaplar arasında “Azgelişmiş Ülkeler ve Sosyalizm”, “Emperyalizm Nedir?”, “Azgelişmiş Ülkelerde Askeri Darbeler ve Demokrasi”, “100 Soruda Atatürk’ün Temel Görüşleri” önemli yer tutar.
1965’te Gerçek Yayınevi’ni kuran Fethi Naci, özellikle “100 Soruda” dizisinde yayınladığı kitaplarla bilgi dünyamıza büyük katkılarda bulunmuştu.
Çeşitli edebiyat dergilerine ve uzunca bir süre Cumhuriyet Gazetesi’nin kitap ekine eleştiri yazıları yazan Fethi Naci, tutarlı, titiz ve cesur tavrıyla Nurullah Ataç’tan sonra en çok okunan, takip edilen, en etkili edebiyat eleştirmeni olarak tanındı.
Ben Fethi Naci ile Türkiye İşçi Partisi'nin ilk örgütlenme yıllarında tanışmış, ilk parti programının hazırlanışında birlikte çalışmıştım. Bu çalışmalarımızda 2005 yılında kaybettiğimiz Kürt felsefeci dostumuz Selahattin Hilav da aktif olarak yer almıştı.
1964’te yapılan TİP Kongresi’nde seçilmiş Genel Yönetim Kurulu üyeleri olarak parti içindeki antidemokratik uygulamalara karşı çıktığımız için her ikimiz de partiden ilk ihraç edilenler arasındaydık. Ne ki, bu eleştirel tavrımıza rağmen, işçi sınıfının siyasal örgütü olan Türkiye İşçi Partisi'ne hiçbir zaman karşı tavır almadık.
Dönemin tek sol günlük gazetesi Akşam'ın genel yayın müdürlüğünü yaptığım yıllarda Fethi Naci kavga beraberliğimizi bu gazeteye yazdığı "Düşünceye Saygı" başlıklı yazılarıyla devam ettirdi.
İnci Tuğsavul ve ben Demirel Hükümeti’nin ve patronların baskıları sonucu Akşam gazetesinden uzaklaştırıldıktan sonra, sosyalist Ant Dergisi'ni Fethi Naci ve Yaşar Kemal'le 1967'de birlikte kurduk. Orada da ortak tavrımız düşünceye saygı ve işçi sınıfı örgütüne destek oldu. İşçi sınıfımızın sendikal örgütü DİSK'in kuruluşunda ve mücadelesinde de tavrımız buydu...
13 yıl önce ölümü üzerine yazdığım gibi, düşünce hayatımızın ve işçi sınıfı mücadelemizin büyük kaybıdır. Bu kalibrede bir insanın eksikliği her daim hissedilecektir.
Kemal Türkler gibi Fethi Naci de, Türkiye işçi sınıfının mücadelesine katkılarıyla asla unutulmayacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024