Fehim TAŞTEKİN
ABD, Rakka’ya kimle gidecek? Spekülasyon muhtelif:
– Kürtlerle gidecek…
– Yok, YPG’nin üstünü çizip Türkiye ile gidecek…
– Yok yok, bir yanına Kürtleri diğer yanına Türkleri alarak gidecek…
Şanslı Trump! Türklerle Kürtler arasında kaldı!
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford geçen hafta İncirlik Üssü’nde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’dan Türk tarafının önerilerini dinledi. İki plan sunuldu: İlki El Bab’dan yola çıkarak Menbic üzerinden Rakka’ya ulaşmak. İkincisi Tel Ebyad’dan Suriye’ye girip Rakka’ya inmek.
Görüşmeye dair hükümet medyasının notlarına bakarsanız Amerikan tarafı, YPG ile ilgili hassasiyetleri gayet iyi anladı; taraflar Suriye ve Irak’taki terör örgütleri ile mücadele konularında görüş birliğini teyit etti.
Herkes farkındaki mesele bu kadar basit değil. Çünkü temasların Washington ayağı başka bir şey söylüyor. Amberin Zaman’ın Al Monitor’daki yazısına göre 12-14 Şubat’ta Washington’da görüşmeler yapan Türk heyeti, YPG konusunda eli boş döndü. Heyet Dışişleri, Genelkurmay ve MİT’ten oluşuyordu. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Tom Shannon, (sonradan istifa eden) Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn ve CENTCOM Komutanı General Joseph L. Vogel’le görüşen heyet, Pentagon’un Kürtlerle işbirliğini bitirmesini istedi. ABD umut vermedi. Hatta YPG’nin ‘terörist’ olarak nitelendirilmesi çağrısı oldukça soğuk karşılandı. YPG’siz bir Rakka operasyonu için bastıran Türkiye net bir plan sunamadı.
Buna karşın Trump’ın birini diğerine tercih etmek durumunda kalmadan her iki güçle birlikte Rakka’ya gitmenin yolunu aradığına dair analizler eksik olmuyor. Trump bu seçeneği zaten başkanlık koltuğuna oturmadan dillendirmişti.
Rakka pazarlığının diğer ayağında Kürtler var. Peki, orada konuşulan nedir?
YPG ve PYD kaynaklarından edindiğim bilgilere göre Amerikalı yetkililer, operasyonun Türkiye değil daha önceden planlandığı gibi Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yapılacağını kaydetti. Bir YPG’li yetkilinin bana söylediği şu:
“Türkiye’nin öne sürdüğü önerilerin hiç biri gerçekçi değil. Yaptığı, kuyuya taş atmak gibi bir şey. Önerilerinin gerçekçi olduğuna kendisi de inanmıyor. Oyun bozanlık yapıyor. YPG ile Türkiye’nin birlikte operasyona katılması mümkün değil. Bize yansıtılan ABD, SDG ile bu operasyonu tamamlayacak. Bunun dışında kimse bu operasyona katılmayacak. Koalisyona göre SDG başarılıdır; şu an SDG ile yürütülen operasyon, kuşatma tamamlandıktan sonra mevcut haliyle Rakka harekâtına dönüşecektir. Aslında bize söylenen şudur: ‘Biz Türkiye’ye bu işten uzak durmalarını söylüyoruz, Türkiye’yi bu işin dışında tutmaya çalışıyoruz’. Elbette bu Türkiye’nin Kürtlerle ilgili şart dayatmasından kaynaklanıyor. Eğer Türkiye Kürtleri tanır ve kabul ederse, düşmanca politikasına son verirse Türkler ve Kürtlerin birlikte yapamayacağı şey yoktur. Erdoğan Kürtleri yok ederek başkanlık hayalini gerçekleştirmek istiyor. Peki Trump bu tablo ile nasıl yürüyecek?”
Mantıken ABD’nin Ankara ile askeri, sivil ve istihbarat alanında yürüttüğü temaslar Türkiye’yi dışarda tutmaya değil bir şekilde ortaklığa razı etmeye yönelik olmalı. Savunma Bakanı Işık, Brüksel’de NATO toplantısı sırasında görüştüğü Amerikalı mevkidaşı James Mattis’in Fırat Kalkanı Harekâtı’na destek vereceklerini söylediğini aktardı. Genelkurmay Başkanı Dunford da 6 Kasım’daki Ankara ziyaretinde SDG’nin Rakka’yı kurtarmak için yeterli olmayacağını söylemişti. Bunun gibi Türkiye vurgusu birçok yerde öne çıkıyor. Ki Washington’da bir kanat epey zamandır NATO müttefiki Türkiye’nin hassasiyetlerinin göz ardı edilerek Rusya’ya kaymasına izin verildiğini düşünüyor.
Ancak Obama gibi Trump’ın önünde de bir handikap var: Türkiye, Kürtleri dışlayan önerileriyle kimseyi ikna edebilmiş değil.
Türkiye’nin önerilerindeki unsurlara bakıldığında ortaya güvenilir bir tablo çıkmıyor.
Ankara’nın alternatif planlarında saha unsuru olarak öne sürülen ordu, SDG içindeki Araplar ile TSK’nin El Bab’a kadar indirdiği Arap-Türkmenlerden oluşacak. Bu ordu, Türk ve Amerikan ordularının desteğiyle Rakka’ya girecek. Sorulması gereken ilk soru: Bu tür bir ordu mümkün mü?
Konuştuğum YPG’li bir komutanın ifadesiyle “Kürtler çıkarsa SDG’den geriye bir şey kalmaz.” Daha doğrusu anlamlı bir şey kalmaz. SDG’de Arap ve Kürtlerin oranlarına dair verilen rakamların çok önemi yok; omurga ve asıl savaşçı unsur Kürtler. TSK’nin El Bab’dan Rakka’ya taşımayı önerdiği güçler de güven vermiyor. Elbette kendilerini Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) diye tanıtan grupların propaganda kokan verilerini esas alırsanız TSK ile birlikte hareket eden örgütlerin savaşçı sayısı 8800 hatta 10 bini buluyor. “Hadi dizilin de sayalım” diyecek durumda değiliz ama bildiğimiz gerçek Suriye’de 100-150 adamı bir araya getiren komutanın örgütüne kolayca ‘tugay’ diyebiliyor olmasıdır. Ne kadar çok asker o kadar çok yardım!
Bir yandan “Sayımız 10 bini buluyor” diye böbürlenip diğer yandan “El Bab’da topu topu 200 IŞİD üyesi kaldı” diye manipülasyon yapanların neden aylardır Akıl tepesinde saplanıp kaldıklarını da izah etmeleri gerekiyor. Ki hükümete yakın gazeteler bile TSK’nin yedeğindeki milis sayısını 2500 olarak veriyor. 10 bin rakamı Ankara’nın Rakka’ya vaat ettiği asker sayısı olarak geçiyor. Güya geri kalan 7-8 bin kişilik asker Kırşehir ve Hatay’da eğitilen kişilerle tamamlanacak.
El Bab’ı aldıktan sonra Menbic ve Rakka’ya gitme seçeneğiyle ilgili de düş kırıklığı yaratan durum şu: Bir kere El Bab alınmış değil. Konuştuğum yerel kaynaklara göre TSK destekli gruplar El Bab’ın yaklaşık yüzde 30’unu kontrol ediyor.
“El Bab’da operasyon bitti, şimdi sokaklarda tuzaklar temizleniyor” diye açıklama yapmak evvela evlatlarını bu savaşa veren halka karşı sorumsuzluk!
Rakka’dan önce hedef tahtasına konulan Menbic ise El Bab’tan daha zorlu bir yer. O hatta sadece YPG değil başka yerel unsurların da direnişi söz konusu olabilir.
El Bab aşılamadığı için Ankara ikinci bir seçeneği gündeme getirdi. O seçenekteki güzergâh ise Akçakale’nin karşısındaki Tel Ebyad’dan başlayıp 54 kilometrelik kestirme bir yolla Rakka’nın kuzeyine iniyor. Burası da çetin bir çatışma vaat ediyor. Tabii IŞİD’le değil Kürtlerle. Afrin ile Kobani arasındaki koridor geriliminde olduğu gibi Tel Ebyad da Ankara’nın yüksek hassasiyetle tepki verdiği bir yerdi.
Haziran 2015’te IŞİD, Tel Ebyad’ı kaybederken Türk hükümeti, Kürtlerin Arap ve Türkmenlere karşı etnik temizlik yaptığına dair kapsamlı bir propaganda kampanyası yürütmüştü. Tel Ebyad’ın IŞİD’den temizlenmesiyle Kobani ile Cezire kantonları arasındaki coğrafi kopukluk giderilmiş oldu. Tel Ebyad’da Kürtler Arap, Türkmen ve diğer azınlıklarla birlikte ortak bir yönetim kurdu. Kobani gibi Tel Ebyad da Erdoğan’da asap bozucu bir etki bıraktı. Şimdi Türkiye’nin Tel Ebyad’dan inme önerisinin altında kantonları dağıtma amacı yatıyor.
Tel Ebyad’ın Suriye sahnesinde üreteceği karşı direnç Cerablus-El Bab arasındaki ceple kıyaslanamaz. Bunun ötesinde Türkiye’nin ABD ile mutabakata varması gerekiyor. ABD’nin buna yeşil ışık yakması Kürtlerle Amerikalılar arasındaki ortaklığı bitirebilir. ABD bunu yapabilir mi? Yanıtını YPG’li yetkiliden aktarayım:
“ABD, Tel Ebyad’dan inilmesi seçeneğine ‘evet’ diyemez. Böylesi bir karar ABD ile aramızdaki her şeyi bitirir. Kürtleri kaybetme riskine giremez. ABD’nin bu alanda var olması bizim sayemizdedir.”
Kürtlerle temasta olan Pentagon ekibi, Obama döneminden kalma. Trump, bu ekibin Kürtlere daha fazla silah vererek Rakka operasyonunu hızlandırma planını, boşluklar olduğu, Rusya hatta Suriye ile gerekli koordinasyonu öngörmediği ve Türkiye’yi yatıştıracak bir strateji içermediği gerekçesiyle rafa kaldırmıştı. Yine de Trump’ın bu ekibi değiştirmemesi ve Obama’nın onayladığı askeri yardımın teslimatıyla ilgili sorun çıkarmaması Kürtlerin denklemde kalacağının işaretiydi.
Bütün seçenekleri görmek isteyen Trump’ın şu aşamada yola kiminle ve nasıl devam edeceğini bilen yok. PYD’li bir kaynak askeri kanada nazaran daha temkinli konuştu:
“Trump Kürtlerden vazgeçemez. Bize verilen mesajlar olumlu. Ama ne yapacağını biz de bilmiyoruz. Nihai kararı bekleyip göreceğiz.”
İbre her şeye rağmen Kürtlerden yana ama Türkiye’nin ‘oyun bozucu’ kapasitesini ve stratejik dengelerin kararlar üzerindeki etkisini göz ardı ederek öngörüde bulunmak yanıltıcı olabilir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025