Fehim TAŞTEKİN
Fes artık Arap basınında yeni Türkiye’yi betimleyen bir simge. Bir öcü, geri dönmekte olan. Türkiye-Katar ve Suudi-Emirlikler medyası karşılıklı suçlamalarla balon patlatıyor. Bu tarafta komplo, o tarafta korku! AKP iktidarının Orta Doğu’da İhvan (Müslüman Kardeşler) kuşağına yatırım yapıp bir de Katar’a kalkan olduğundan beri kavga dallanıp budaklanıyor. Bu kavga sahada özellikle Libya ve Suriye’de doğrudan ya da dolaylı savaşlar, diplomaside ise ‘soğuk savaş’ olarak kendini gösteriyor.
Fakat aktörlere atfedilen önem çok abartılı. Ankara’dan bakınca Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid (MbZ) ‘karanlıklar prensi’ olarak Türkiye’nin önünü kesmek için kirli bir savaş yürütüyor. Bununla MbZ’ye cirminden fazla kredi yazılıyor.
İhvancı kampa tercüman olan Middle East Eye sitesi geçenlerde gerilime köpük sıkan bir habere imza attı. Altında David Hearst gibi bir gazetecinin imzası olunca daha da dikkat çekti. Ankara ve Doha kaynaklı olduğu izlenimi veren iddiaya göre MbZ, 5 Mart Moskova Mutabakatı’ndan hemen önce 3 milyar dolarlık yardım vaadiyle İdlib’de savaşı sürdürmesi konusunda Suriye Devlet Başkanı Beşşar el Esad’ı ikna etti. MbZ bu pazarlık için kardeşinin yardımcısı Ali el Şemsi ve ulusal güvenlik danışmanı Tahnun bin Zayid’i Şam’a gönderdi. Paranın 250 milyon doları hemen ödendi. 1 milyar dolarlık kısmın mart sonuna kadar ödenmesi öngörüldü. Maksat Türkiye’yi İdlib’de oyalanıp Libya’yı unutturmaktı.
MbZ’nin tek kaygısı yardımı Amerikalıların bilmemesiydi! Ancak planı öğrenen Rusya lideri Vladimir Putin hemen Savunma Bakanı Sergey Şoygu’yu Şam’a göndererek Esad’ı yola getirdi. Yine de MbZ ateşkese uyulmaması konusunda ısrarını sürdürerek mart bitmeden 1 milyar doları Şam’a gönderdi. Daha sonra MbZ toz bulutunu dağıtmak için korona bahanesiyle Esad’ı aradı. Amerikalıları da kızdıracak yardım böylece kılıfını bulmuş oldu.
Yani haber bize Esad’ın bir çeke kanarak Rusya ile ortaklığın ağırlığını unutacak kadar naif olduğunu, MbZ’nin de Washington’dan habersiz numara çevirebileceğini söylüyor. Şahane! Hem Rusya’yı açığa düşürecek hem Amerikalıların hışmını çekecek bir hamle. Küçük bir ülkeden sadır oluyor bunlar!
Anadolu Ajansı da büyük bir kıvraklıkla durumu kavramış: “Körfez ülkelerinin desteğini elde eden Şam rejimi, kendini daha cesur hissederek Rusya’nın çıkarlarıyla örtüşmeyen hamlelere girişebilir.”
***
Suriye’deki aktörler ve krizin barındırdığı bel bükücü dengeler var. Ve bunlar, işleri bir prensin yazacağı çeke bırakmayacak kadar ciddi. Hem de karmaşık. Ayrıca MbZ’nin kesesi şıngırdasın ya da şıngırdamasın İdlib eninde sonunda Suriye devletinin kontrolüne geçecek.
Suriye’nin bu süreçte Emirlikler’den yardım aldığını kimse inkâr etmiyor. BAE’nin, Türkiye’nin işini zorlaştıracak pozisyonlara girmesi de şaşırtıcı olmaz. Fakat MbZ tamamen bağımsız ve özgül ağırlığıyla oynayabilen bir aktör olarak görülemez. MbZ daha büyük bir konseptin parçası. Ayrıca kımıldayan her taş Türkiye’nin ayağına da değmiyor.
Dahası benim konuştuğum BAE’den bir kaynak, MbZ’nin Suriye’ye yardımının arkasında asıl faktörün Rusya olduğunu söylüyor. Rusya bir süredir iyi ilişkiler geliştirdiği Arap ülkelerini Şam’la yeni bir başlangıç teşvik ediyor. Amerikan freni olmasa Rusya bu konuda daha fazla mesafe alabilir. Bu ülkelerin artık hem Rusya hem ABD ile paylaştıkları ama birbiriyle uyumsuz çıkarları var.
Körfez’in Şam’la diyalog sürecine etki eden faktörler az değil:
– Suriye’yi Amerikan güdümlü bir tezgâhla hep birlikte cehenneme çevirdiler. Fakat bir noktadan sonra Suriye’nin siyasal İslamcıların kontrolüne geçmesinin, Körfez’deki emirlere de sıra geleceği korkusunu tetikledi. Mısır’da İhvan iktidarına son veren Sisi darbesini finanse edenler, Suriye’de yavaşça farklı pozisyonlara kayarken Tunus, Libya ve Sudan gibi ülkeleri de yakın plana aldılar.
– Rejim değiştirme oyunundaki hezimetin ardından Suriye’nin Arap Birliği’ndeki koltuğuna dönmesi gerektiği konusunda eğilimler arttı. Dönem başkanlığında sırası gelen Cezayir de mart sonunda korona nedeniyle iptal edilen zirve öncesi “Suriye olmadan açılışı açmam” diyordu. Ancak bu adımın önünde iki engel duruyor: Amerikan baskıları ve Şam’ın eksenini değiştirmesi beklentisi. Korona alarmından sonra beklenmedik gelişmeler yaşanabilir.
– Hedef Suriye’yi İran’dan koparmak, Lübnan ile Filistin’e uzanan ellerini kesmek ve İsrail’le düşmanlığına son vermekti. Suriye’de yakılan ateş İran’ın bölgedeki nüfuzunu daha da artırdı. Trump yönetimi Suriye’de yeni siyasetini İran’ın kollarını kesme hedefine göre güncelleyince Şam’ı Tahran’dan uzaklaştırmak için bir de havuç taktiğini deneyelim dediler. “Acaba bir dost eli iş görür mü” diye nabız yokladılar. BAE ve Bahreyn elçiliklerini yeniden açtı. Kuveyt “Ben zaten kapatmamıştım ki” dedi! Fakat Şam, İranlıları gönderme şartına yanaşmayınca ilişkileri normalleştirme süreci donduruldu. Yine de Emirlikler Şam’la ilişkileri ilerletme konusunda ısrarlıydı.
– Şam’la diyalogun bir benzeri Tahran’la kurulmaya çalışılıyor. Umman Sultanı Kabus’un ölümünün ardından İran’la konuşan kanal olarak Emirlikler öne çıkıyor. Bu bakımdan Tahran ve Şam hattındaki temasların ABD’den habersiz olduğu düşünülemez. Hakeza Yemen’de Emirlikler ile Suudiler arasına kara kedi girmesine rağmen Tahran ve Şam’a dönük adımlar Riyad’la paslaşmayı da gerektiriyor. Bu temaslardaki temel amaç İran’ı ‘makul’ olmaya yani Arap sokağından uzak durmaya razı etmek; Suriye’ye de “İran’dan uzaklaşırsan dostluğumuzu kazanırsın, ülkenin yeniden imarı için kesenin ağzını açarız” mesajı vermek.
– Suudi Arabistan ve BAE, Suriye’deki Kürtlere de yakınlık gösteriyor. Burada da Amerikan yönlendirmesi etkili. ABD bazı faturaları bu ikiyi ülkeye ödetirken Deyr el Zor ve Rakka civarındaki Arapları Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte hareket etmeleri için Suudi nüfusunu kullandı. Kürtlere yakınlık politikası Irak Kürdistan’ı için de geçerli. Türkiye’ye Kürdistan yönetimiyle iyi ilişkiler içinde olmasını salık veren ABD aynısını Körfez ülkelerinden istiyor. Bu yakınlaşma Türkiye’de “Şeytani ittifak” olarak manşete kavuşuyor.
– Beri tarafta Türkiye’nin Katar ve Somali’de üs kurup Sudan’ın Sevakin Adası’nı istemesi Araplarda ‘Yeni Osmanlı’ korkusunu canlandırdı. Arapların İran korkusuna Türkiye de eklenmiş oldu. Hem İran’ın nüfuzunu kesmek hem de Türkiye’yi Suriye’de durdurmak için “Suriye’nin yeri Arap kalbidir” denmeye başladılar.
– ABD ile ortaklığın mutlak koruma sağlamadığını gören Körfez ülkeleri Washington’ı çok huylandırmadan Rusya ve Çin’le ilişkileri artırıyor. Putin’in geçen ekimde Riyad ve Dubai’ye yaptığı ziyaretler Rusya’nın Orta Doğu’da artık güçlenen bir aktör olduğunun ileri bir göstergesiydi. Ruslar Orta Doğu’da bu kıvamı, Suudi destekli İslam Ordusu olmak üzere silahlı örgütleri yenilgiye uğrata uğrata yakaladı. Rus diplomasisi ve güvenlik bürokrasisi Körfez ülkeleriyle ilişkileri boyutlandırmaya devam ediyor. Rusya’nın Araplarla mesaisi elbette Suriye’ye yaklaşımları da etkiliyor.
– Libya ve Suriye dosyaları artık ayrı tutulamaz. Libya’da Trablus merkezli İslamcı güçlere karşı Halife Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu’nu destekleyen blokun yaptığı, 2013’te Mısır’da başlayan müdahalenin devamı olarak görülebilir. Libya İslamcıların eline düşürse İhvan’ın oradan aldığı güçle Mısır’da rövanşa kalkışacağı öngörüsü Hafter’in desteklenmesindeki temel motivasyondur. Türkiye’nin Trablus’tan yana savaşa dahil olması Tobruk merkezli hükümeti de Şam’la ortaklığa götürdü. Hatta Hafter için Suriye’den Libya’ya milis taşındığına dair iddialar da bugünlerde sıklıkla gündem oluyor.
***
Amerikan yönetiminin nasıl bir yol tutturacağına dair belirsizlikler içeren politikası bölgedeki ortaklarının daha özel inisiyatifler almasına da alan açıyor. Suudi Arabistan ve Mısır gibi ağır tonajlı ülkelerden ziyade BAE ölçeğinde küçük aktörler riskli alıyor. BAE bir bakıma ötekiler adına da deneme vuruşu yapıyor, buz kırıyor.
Kadrajı genişlettiğimizde Türkiye’nin Orta Doğu maceralarından rahatsız olanların kalabalıklaştığını görüyoruz. Ayrıca Ankara ile hesaplaşma güdüsüyle hareket edenler bir kenara Şam’a uzanan her el illa Türkiye’ye düşmanlık olarak görülemez. Rüzgâr tersine döndüğünde kadraja girecekler arasında BAE muhtemelen çok küçük kalacaktır. İktidar, Türkiye’ye karşı şeytani bir cephe oluştuğundan yakınıyorsa bir an önce oyunun merkez üssü Şam’a dönmelidir. Bu dönüşü Suudilerin bile sırt çevirdiği selefi cihatçıları yedekleyerek yapamaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025