Fehim TAŞTEKİN
Ukrayna’nın sabık lideri Petro Poroşenko 2017’de Ankara’da ortak basın toplantısında boyutlanan ikili ilişkilere dair konuşurken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan rüya alemine bir dalıp bir çıkıyordu. Poroşenko ev sahibini uyandırmak için masaya ‘tık tık’ vuruyordu. Diplomasinin gülümseten görüntüleri olarak arşivlendi. Halbuki iki lider bir süredir askeri iş birliğiyle ilişkilerin boyutunu değiştiriyordu. 3 yıl sonra oluşacak kâbusa dair en ufak sezgi uykuların kaçması için yeterliydi. Tabii bu rasyonel liderlik için geçerli bir önerme.
Son yıllarda iyi komşuluğun emir ve nehiylerinden uzak nice restleşmelere, tersleşmelere, kamplaşmalara girildi. Müttefiklik ve ortaklık ilişkilerinin tabiatına sığmayan yollara sapıldı. En nihayetinde dış ilişkilerde ahengi sağlayan ana omurga da kırıldı.
Erdoğan gerçeklikten koptukça sezgilerindeki yanılma payı arttı. Küçük Kaynarca Antlaşması’nda takılıp kalmış bir siyasi anlayışı, Kiev’in Kırım siyasetine ortak edip risklerin bir kısmını Türkiye’ye kaydırmak akıllıca olabilir. Ahmaklıklarıyla Kırım’ı Ruslara, Donbas’ı Rus yanlılarına kaptırdılar ama NATO’nun yetişmediği noktada Türkiye’yi kendilerine siper edebiliyorlar. Damat silahlı insansız hava aracı (SİHA) geliştirip satacak; motor lazım, dünya âleme göstermek için vitrin (savaş), içeriye de milliyetçi şerbet. Öyleyse Ukrayna ile askeri ortaklık iş görür. Ukrayna vesilesiyle ABD’ye de Türkiye’nin ne kadar mühim bir ortak olduğu hatırlatılmış olur. Avrupa’nın Rus karşıtı kanatları nezdinde de bu cengâverlik illaki karşılık bulur. Ruslarla Karadeniz’de en güvenli sayfalardan birini yakma pahasına Amerikan-İngiliz emelleri için Montrö Sözleşmesi de tartışmaya açılır. Mantık deryası!
***
Ukrayna için ‘sivri ok’ pozisyonu ve Montrö rüşveti belki Erdoğan’ın 2016’da NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'e "Karadeniz'de görünmeyişiniz Karadeniz'i adeta Rusya'nın bir gölü haline dönüştürüyor" diye verdiği akla uygun bir silsile. Ne var ki ondan sonra hatlar karıştı; Rusya’dan S-400’ler alındı. Bu NATO’ya Rus Truva Atı sokmaya kabil bir hamleydi.
Peki ya sonuç?
Ruslar diş göstermekte tereddüt etmedi. Amerikalılar da sunulan rüşvetlerin üzerine atlamadı.
Ruslar orduyu Ukrayna sınırlarına yığıp, Karadeniz’de askeri tatbikata koyulup, kısmen uçuşa yasak bölge ilan edip dosta düşmana karşı risk tablosunu iyice netleştirdi. Böylece Donbas-Kırım fatihlerine yeni değerlendirme yapma fırsatı sundu. Yaptılar da.
ABD, Boğazlar’dan Karadeniz’e iki savaş gemisini gönderme planını askıya aldı. Bir de “Türkiye Boğazlardan geçiş bildirimini yanlış anladı” diyerek dalga geçtiler.
Niye böyle? Biden yönetimi NATO’nun Avrupa kanadında aradığı yekpare duruşu bulamayacağını anladı. Malum Biden’ın Rusya’yı çevreleme stratejisinde Kuzey Akım 2 boru hattını durdurmak da var. Alman Şansölye Angela Merkel, Navalni dosyasıyla Putin’in sinirlerini zıplatsa da Rusya ile stratejik ortaklığı Amerikan çıkarları için öldürmek niyetinde değil. ABD’nin yaptırım tehditlerine karşı ‘soğuk’ bir direniş sergiliyor. “Kuzey Akım 2, Kuzey Akım 1’den, Ukrayna'dan geçen gazdan, Türkiye üzerinden gelen gazdan daha kötü değil" diyor. Soğuk Savaş zamanında bile Rusya’nın Avrupa’ya güvenli enerji temin ettiğini hatırlatıp anlaşmazlıkları çözmenin en iyi yolunun diyalog olduğunu belirtiyor. (Nükleer enerji kullanan Fransa’nın aksine Almanya nükleer ve kömür enerjisinden vazgeçtiği için doğalgaza ihtiyaç duyuyor.)
Biden’ı frene basmaya iten daha kritik faktör; Rusya ile uğraşırken Çin’i dikizlemek zorunda.
Foreign Policy’ye göre Moskova ve Pekin arasında koordineli hareket olduğuna dair somut bir bilgi olmasa da eş zamanlı olarak Rusya’nın Ukrayna sınırına, Çin’in Tayvan’a askeri güç kaydırması Biden yönetiminin planlarını zora sokuyor. Çinliler Ukrayna’daki gelişmeler için pusuya yatmış durumdalar. Oradaki askeri stratejiden çıkaracakları dersler olacaktır.
Dergiye konuşan yetkililere göre 1990’ların aynı anda iki savaş planlama konseptinden kopan Pentagon hem Tayvan hem Ukrayna’da stratejik planlama gerilimi yaşıyor. Eski Savunma Bakan Yardımcısı Elbridge Colby, ABD’nin iki cephede savaşacak askeri güce sahip olmadığını belirtip ekliyor: “İkisini birden yapamayız. Bu bizim için çok büyük sorunlar yaratabilir."
Nihayetinde Amerikan yönetiminin Rusya ve Çin’i çevreleme stratejisi Washington’ın kaçınmaya çalıştığı Moskova-Pekin ortaklığının önünü açabilir. Aralarındaki sorunlara rağmen Çin-Rusya ilişkileri büyüyor. 30 yıllığına 400 milyar dolarlık anlaşmayla Rus gazını Çin’e taşıyan boru hattı ilişkilerde istikrar ve güvene dair bir taahhüt içeriyor. Çin’in silah ithalatının yüzde 80’i Rusya’dan. S-400 ve Su-35 jetler Çin savunma envanterinde. Çin, Rus modelleri üzerinden kendi silahlarını da geliştiriyor. Rusya da Batı’nın alamadığı yüksek teknolojileri ve finansal kaynakları Çin’den temin ediyor. Bu ortaklık yer yer BM Güvenlik Konseyi’nde ABD, İngiltere ve Fransa’yı bloke eden bir paslaşmaya da dönüşüyor. 1961’den itibaren onlarca yıl süren Çin-Sovyet ayrılığını kendi küresel hegemonyasında bir avantaj saymış olan ABD, bu iki ülke arasındaki çatışma zeminini güncel dinamiklerle ıslak tutmak istiyor.
Biden aynı zamanda Karadeniz operasyonlarında öncü rolü Türkiye’ye vermekte istekli olmadığını da gösterdi. Bu gerilimli süreçte bile Biden, Erdoğan’ın aylardır beklediği telefonu açmadı. Bunun yerine Putin’i aradı. Mesaj; “ABD kontrolsüz bir gerilime sürüklenmek istemiyor” idi. Artık demiri soğutma zamanıydı. Ki Putin’in Biden’ın davetiyle dünkü İklim Zirvesi’ne katılması da tarafların başka bir boyuta geçtiklerinin göstergesiydi.
***
Bu süreçte Ruslar dönüp ilk faturayı Türkiye’ye kesti. Evvela Rus turistlerin Türkiye turları çöpe atıldı. Sıradaki tehdit Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov’un ağzından geldi; Türkiye'nin Ukrayna'ya SİHA tedarik etmesi halinde, Ankara ile askeri ve teknik iş birliğini gözden geçireceklerini söyledi. Rusya ile ilişkiler bu noktaya gelirken Erdoğan Karadeniz-Ukrayna jestleriyle garp cephesinden istediklerini koparabildi mi, hayır.
Biden yönetimi, halefi Donald Trump’ın ötelediği S-400’le bağlantılı yaptırımlara geçit verdi. Yetmedi, S-400’ler yüzünden F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programından Türkiye’yi çıkaran kararı tersine çevirme ümitlerini suya düşürdü.
Anadolu Ajansı’na göre Savunma Bakanlığı, Türkiye'nin F-35 programından resmen çıkarıldığına ilişkin Ankara'ya bildirimde bulundu. F-35 programı geri kalan 8 ortakla güncellenen mutabakata göre devam edecek. Türkiye F-35’in 1005 parçasını üretiyordu. Hesapta Türkiye ilk etapta 100 adet F-35A alacaktı. 2018’de mülkiyeti Türkiye’ye verilmiş 6 uçak transfer edilmedi. Uçaklar 2020’de ABD Hava Kuvvetleri’ne verildi. ABD, Aralık 2020 itibarıyla Türkiye’nin ürettiği parçaların tamamı için yeni tedarikçiler buldu. 2.5 milyar dolara alınan S-400’ler çöp, F-35 projesi hezimet. ABD’ye karşı Rus kartı, Rusya’ya karşı Amerikan kartı; ikisi de ıskarta.
Dr. Can Kasapoğlu’nun tespitiyle; “Türkiye için F-35, sadece bir savaş uçağı değil, Türk savunma eko-sisteminin yüz milyonlarca dolarlık bir portföye sahip olduğu, binlerce kişiye istihdam oluşturan bir proje idi… F-35 programından dışlanılması, Türkiye için ciddi bir kayıptır.”
Amerikan yönetiminin stratejik değerlendirmesinde Türkiye’nin yerine dair öngörüler güncelliğini çoktan yitirmiş verilere dayanıyor ve haliyle abartılı sonuçlara götürebiliyor.
***
Demeçler hala çok tehditkâr ama pek çok gözlemciye göre artık savaşa sürüklenme tehlikesi geçti. NATO’nun Ukrayna için toprağı ateşe vermeyeceğini gören Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Putin’e “Donbas’a gel konuşalım” teklifinde bulundu. Putin de dün Zelenski’nin Ukrayna’nın iç sorunlarını çözmek için Donbas’a gidip ayrılıkçı yönetimle konuşabileceğini ama mesele Rusya-Ukrayna ilişkileri ise kendisini Moskova’da beklediğini söyledi. Bu arada Ukrayna sınırlarındaki Rus güçlerinin 1 Mayıs’a kadar kışlalarına dönecekleri duyuruldu.
Fakat sorunlar çözülmüş değil ve NATO kampı yeni soğuk savaş modunda Rusya’yı sıkboğaz etmekte kararlı. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, Ukrayna'ya yılda 300 milyon dolar askeri yardım tasarısını kabul etti. NATO gemileri Karadeniz’e girip çıkmaya devam edecek. Amerikalılar vazgeçti ama İngilizler donanma gemisi gönderiyor. İngilizler Amerikan dişiyle Rusya’yı ısırmaya can atıyor. DefenderEurope-2021 askeri tatbikatı da kas gücü gösterisi olarak icra edilecek. Ukrayna gerilimine paralel Rusya’ya karşı şimdilik ABD, Çekya ve Slovakya’yı içine alan diplomatik savaş dallanıp budaklanıyor. Ukrayna’dan da ülkenin NATO’ya alınması, hiç olmazsa Patriot konuşlandırılması ve yaptırımların genişletilip Rusya’nın SWIFT’ten atılması gibi çağrılar gelmeye devam eğiyor. Putin de salı günü Federal Meclis’teki konuşmasında yeterince tehditkârdı. Uluslararası toplumla iyi ilişkiler kurma niyetini kayıtsızlık ve zayıflık olarak algılayanları uyardı: "Rusya'ya karşı herhangi bir kışkırtıcı eylem düzenleyenler, uzun süredir hiçbir şeyden pişman olmadıkları kadar pişman olacaklar."
Bağlarsak, şimdilik sürecin sıcak savaş senaryolarından soğuk savaşa doğru çark ettiği söylenebilir. Politico gazetesinin de belirttiği üzere, ABD yönetimi askeri alanda Rusya'yı provoke edecek adımlar konusunda isteksiz. Bu sonuç aynı zamanda NATO’nun tam güç Ukrayna’ya kalkan olacağını zannedip de Kiev için Don Kişot kesilenlerin Karadeniz’in ayazında kaldığına dair buzlu bir resimdir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları



















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025