Halil BERKTAY
[15 Şubat 2018] Geçenlerde Putin ve Stalin diye bir yazı yazdım (Serbestiyet, 28 Ocak 2018),
Putin’in çeşitli biçimlerde Stalin’i ve dönemini koruyup kolluyor olması hakkında; Sovyet rejiminden ve hele Stalin teröründen bu kadar çekmiş bir ülkede, bir zamanlar Stalin’in kendisiyle Korkunç İvan arasıında bir ilişki kurması gibi, şimdi de Putin’in kendisiyle Stalin arasında benzer bir ilişki kurmasının anlamına değindim.
Yazıyı bitirdim, yolladım, yüklendi siteye. Sonra birden, tuhaf bir düşünce takıldı kafama. Başka ne olabilirdi? Putin istese bile diktatörlük (veya otoritarizm) değil de demokratlık açısından bir rol modeli bulabilir miydi kendine? Çarlık Rusyası, sonra Sovyetler Birliği, sonra bugünkü Rusya tarihinde, gerçekten demokrat denebilecek kim var acaba? Kısmen bloksuzlaşmış bir Türkiye’nin, zaman zaman ABD ve/ya AB’ye alternatif olur mu diye baktığı (veya bakar gibi yaptığı?) Rusya’nın yakın tarihinde, demokrasi dönemi diye ne var ki, demokrasinin zigzagları, içinde demokrat duruş ve davranış diye bir şey sivrilebilsin?
Son iki hafta boyunca, bir yığın başka iş yüzünden bölük pörçük de olsa kafa yormaya devam ettim bu konuya. Sonuçta, özellikle 20. yüzyıl tarihinde, böyle sadece dört veya beş “moment,” dört veya beş beş tarihî an geliyor aklıma. (1) Belki, 1905 devriminin kısa süreli doruğu: 17 Ekim’den Aralık başlarına kadar uzanan altı haftalık Özgürlük Günleri. Zamanın liberallerinden Witte ve Obolensky’nin “Ekim Manifestosu”nu 14 Ekim’de Çara sunmalarının ardından, kamusal alanın ve yayın hayatının benzersiz bir serbestiyete kavuşması; basının iktidara görülmedik derecede sert ve eleştirel tonlarla seslenebilmesi. Siyasal faaliyet: Parti kurma yasağının kalkmasıyla birlikte, Anayasal Demokratlar (Ka-Det’ler), Sosyal Demokratlar, Sosyalist Devrimciler ve Oktobristler gibi bir dizi siyasal partinin sıfırdan sahneye çıkması. İşçi örgütleri: bir daha görülmeyecek bir özerk sendikalaşma dalgasının, sadece Kasım ayında ve sadece Moskova ile St. Petersburg kentlerinde, 130 kadar sendikanın âdetâ yerden bitivermesine tanık olması.
(2) Belki, 1917’nin “Şubat” ve “Ekim” devrimleri arası: Malûm; eski takvimde Şubat, yeni takvimde Mart başları; eski takvimde Ekim, yeni takvimde Kasım başları. Her neyse. İşin özü şu: 8-16 Mart’taki, 1905’te kaldıkları yerden devam ediyormuş izlenimini veren kitle hareketlerinin ardından, Çar II. Nikola’nın bu sefer tahttan feragat etmesiyle birlikte 304 yıllık Romanov hanedanının sona ermesi ve ilkin Prens Lvov önderliğindeki bir Geçici Hükümetin kurulmasını izleyen, henüz yeni bir otorite ilkesinin teşekkül etmediği, bir diğer büyük ve uğultulu çalkantı aşama.
(3) Belki, Sovyet Komünist Partisi’nin 20. Kongre’sini izleyen kısmî “Stalinsizleşme” (de-Stalinisation) süreci: Stalin’in 1953’te ölmesinin ardından, 1953-1955 arasındaki iktidar mücadelelerinde adım adım yükselip Beria ve Malenkov gibi rakiplerini tasfiye eden, Molotov’un ise dış politika tekelini önemli ölçüde kırıp gerileten Kruşçev’in, 14 Şubat 1956’da başlayan 20. Kongre’nin sırf Sovyet delegelerine açık olan bir oturumunda, 25 Şubat’ta verdiği (okuduğu) “Gizli Nutuk”la, Stalin’in suçlarını ve etrafındaki kişiye tapma kültünü dört saat boyunca tek tek açıklaması, lânetlemesi ve yerle bir etmesinin ardından, gerek Sovyetler Birliği’nde ve gerekse bütün uluslararası komünist harekette meydana gelen muazzam sarsıntı ve çatırtının, hiç olmazsa bir süre, göreli liberalleşme adımlarını beraberinde getirmesi.
(4) Belki, 1985-1990’da Gorbaçov’un estirdiği rüzgâr: glasnost (açıklık) ve perestroika (yeniden yapılanma) politikaları; aynen 1905 ve 1917’de olduğu gibi, öncelikle fikir ve yayın hayatında, her şeyin konuşulabilir ve yazılabilir olduğu büyük bir tartışma hürriyeti; diktatörlüğün merkezden felce uğraması ve çözülmeye başlaması; “Brejnev doktrini” diye bir şeyin kalmadığının, yani Sovyet ordusunun bir daha gelip herşeyi ve herkesi dümdüz etmeyeceğinin anlaşılmasıyla, ayaklanmanın çepere, gerek Doğu Avrupa’ya ve gerekse Rusya dışındaki “federe cumhuriyet”lere (İç Asya ve Kafkasya’ya) sıçraması.
(5) Belki, Yeltsin’in (Gorbaçov’la örtüşen) yükseliş yılları: Özgürlük ve demokrasi arayışını, partinin kontrolündeki (ve öyle kalacağı umulan), dolayısıyla toplumun şüpheyle baktığı bir süreçten, parti dışına ve partisizliğe taşıması. (a) 10 Eylül 1987’de Gorbaçov’a yazdığı mektupla, SSCB tarihinde ilk defa, gönüllü olarak Politbüro’dan istifa etmesi; (b) 27 Ekim’deki SBKP Merkez Komitesi toplantısında, tek bir MK üyesinin kendisini desteklememesi pahasına, istifasını aleniyete dökerken bir de üstelik lidere misli menendi görülmemiş bir dille meydan okuması. Bu suretle (c) alışkanlıkların bağlılık ve bağımlılık zincirini kırması ve dört yıl boyunca adım adım, paertiden değil halkın sevgisinden “el aldığı” kendi özerk muhalefet tabanını inşa etmesi. (d) Gerici restorasyonistlerin 18 Ağustos 1989’daki darbe girişimi karşısında, Sovyet “Beyaz Saray”ına gelip bir tankın üzerine çıkarak darbecilere meydan okuması ve halkı direnişe çağırması. (e) 8 Ekim 1991’de Belovezhskaya Puşça’da (dönemin Ukrayna devlet başkanı) Leonid Kravçuk ve (dönemin Belarus lideri) Stanislav Şuşkeviç’le buluşup, Sovyetler Birliği’ni lağvetme kararını almaları. Bütün bu süreçte kitle desteğinin Gorbaçov’dan Yeltsin’e akması.
Bu kadar işte; hepsi bu: altı yıl (Gorbaçov ve Yeltsin) + kesin tarifi zorsa da en fazla iki üç yıl (Kruşçev) + sekiz ay (1917) artı altı hafta (1905) en fazla, çok parçalı bir dokuz on yıl ediyor, 20. yüzyıl Rusya ve Sovyetler Birliği ve tekrar Rusya tarihinin orasına burasına dağılmış. Bir, sırf nicel boyutlarıyla, âşikâr ki güçlü bir demokrasi geleneğinin oluşmasına, dolayısıyla demokrat hayat ve kariyerlerin vücut bulmasına yeterli değil. İki, nitel açıdan da hepsi güdük; gerçekten olgun ve bütüncül demokratik yaşam örneklerinden çok, olsa olsa demokrasinin bazı kritik boyutlarının yeşermesinden, ya da öncesi ve sonrasıyla mukayese içinde görece demokratik damarlar içermelerinden söz edilebilir. Üç, anti-demokrasi esas, demokrasi istisna. Diyelim ki askerî darbeler veya başka diktatörlük uygulamaları, güdük de olsa bir demokrasinin olağan akışı içinde “ara dönem”lerdir. 20. yüzyıl Rus ve Sovyet tarihinde ise gelip geçici demokratikleşmeler, otokrasinin veya diktatörlüğün “ara dönem”lerini oluşturuyor.
Dört, bir de sonrası var bu göreli ve geçici demokratikleşmelerin. Nasıl sona erdiler? Yerlerini ne aldı? İşin burası da ilginç (ve bazı evrensel tarih derslerini de barındırıyor).
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024