Hüseyin ÇAKIR
Suriye’de iç savaş, Mısır’da darbe sonrasında, Başbakan Erdoğan ve yakın çalışma arkadaşları, Batı dünyasını “insani değerlere” karşı duyarsız oldukları için eleştirdiler. Eleştiri dozu o kadar arttı ki, “ulusalcıların” anti-emperyalizm politikalarını bile “sol”ladı neredeyse.
Batı’nın duyarsız olduğu eleştirisinde haklılar. Bu durum bugün ortaya çıkmış bir şey değil. Batı, uluslararası ilişkilere, her zaman önce çıkar, sonra demokratik değerler üstünden bakmıştır. Bu nedenle hep çifte standart uygulamıştır; dünyada böyle bakmayan devlet de yok.
Başbakan’ın dış politika danışmanı, büyük olasılıkla, Başbakan’ın izniyle, önce, “Uluslararası ilişkilerde ‘karşılıklı yarar’ esası geride kalmıştır, bugün insani değerler başa alınmalı, bizim dış politikamız böyle bir politikadır” dedi. Ve bu politikanın Batı tarafından desteklenmemesini ve duyarsızlıklarını Türkiye’nin “değerli yalnızlığı” olarak tanımlayarak, siyasi literatüre yeni bir kavram kazandırdı!
İç kargaşa, iç savaş olan ülkelerde neden askerî müdahale gündeme gelir, savaşan taraflardan birine silah verilir de, taraflar biraraya getirilip gözlemcilerin gözetiminde, sorunlarını konuşarak çözmesi için çaba sarf edilmez.
Savaşan taraflara silah vermek ve insanları öldürerek, karşı tarafı dize getirmek insani, ahlaki, dinî değerlerle bağdaşıyor mu?
Bugüne kadar insan hakları adına dünyanın neresine askerî müdahale yapılmışsa, sorun çözülmemiş, katlanarak devam etmiştir.
İnsani değerler ve insan hakları: Önce yaşama hakkı, sonra hak, eşitlik ve özgürlükten ayrıştırıldığında, politikanın ve ideolojik kurgunun, propaganda aracı hâline geliyor. Bütün devletlerin işlerine geldiği gibi bu kavramları kullandığının yüzlerce örneği sıralanabilir. Türkiye de dâhil, çifte standart uygulamayan ülke yok gibi.
“DIŞ POLİTİKA, ‘SOYUT AHLÂK İLKELERİ’ UYGULAMA ALANI DEĞİLDİR”
Örneğin, darbeyle iktidara gelen Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, hakkında savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım işlediği için Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama kararı verildiği hâlde, Kasım 2009’da İslam Konferansı Örgütü toplantısı için Türkiye’ye geldi. AB’den yapılan eleştirilere, “Bu AB’yi ilgilendirmez, ikili bir ziyaret değil, bunlar çok taraflı ziyaretler” yanıtı verilmişti. El Beşir, “biz”den ve “kardeş”, dinî ve duygusal bağ var çünkü! Batı’ya ver yansın edip, Mısır darbesini destekleyen Suudi Arabistan’a hiçbir şey söylememek gibi...
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun devletlerarası ilişkilerde “duygusal”lık olmaz dediği de böyle bir şey sanırım.
••”Dış politika, ‘soyut ahlâk ilkeleri’ uygulama alanı değildir. İdeolojik şablonlardan, romantik hülyalardan kurtulmak, çok uzak mesafeli düşünmek ve ‘güç’ sahibi olmak.
Dış politikada aslolan realitedir; soğuk, sert ve tatsız realite!
Dış politikada en önemli olan şey ‘başarı’dır. Mertlik, yiğitlik, kardeşlik, ahde vefa, dürüstlük vb. gibi en değerli ahlâk kuralları dahi ‘başarı’nın yanında hiç kalır. Daha doğrusu, bunlar, başarıya yardımcı olduğu ölçüde önemlidir.
Türkiye’nin, uzun yüzyıllardan beri dış politikada iki büyük handikabı vardır: Dış politikasını soyut, ideolojikleştirilmiş bir ‘Batı romantizmi’ üzerine odaklandırmış olmak ve dünya standartları ayarında ‘güç’ sahibi olmamaktı.” (Durmuş Hocaoğlu, Aksiyon, 18 Ekim 1997) Bugün de “romantikleştirilen İslam dünyası” önderliği handikabı ile mi karşı karşıyayız?••
TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER, EVRENSEL DEMOKRATİK DEĞERDİR
İnsan haklarının, siyasal kavram olarak kullanılmaya başlanması için, 1215 yılında İngiltere Kralı’na kabul ettirilen Magna Carta, (Büyük Özgürlük Fermanı) insan hakları kavramının ilk belgesi sayılır.
II. Dünya savaşı sonrası, modern demokrasinin kurumları, kuralları ve değerlerinin temellerinin atılmaya başlamasıyla, 10 Aralık 1948’de, BM Genel Kurulu’nun Paris’te yapılan oturumunda, 30 maddelik İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kabul edilmiştir.
“Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler.” (Madde 1)
“Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal ya da herhangi bir başka inanç, ulusal ya da toplumsal köken, varlıklılık, doğuş ya da herhangi bir başka ayrım gözetilmeksizin bu Bildiri’de açıklanan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.” (Madde 2)
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 1953 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde düzenlenen hakları ortak güvenceye almıştır.
Türkiye, 27 Mayıs 1949 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni onaylamasına rağmen, Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’ni, 15 Ağustos 2000 tarihinde imzaladı. AİHS’i 18 Mayıs 1954’te onayladı, 28 Ocak 1987’de de bireysel başvuru hakkını tanıdı.
Türkiye’de insan hakları alanında bir dizi iyileşmeler yapılmasına karşın, hâlâ kara lekeler olmaya devam ediyor. Hrant Dink cinayeti, Roboski, Gezi, Ali İsmail’ın öldürülüşü... Anadilde eğitim hakkının pazarlık konusu yapılması vb...
“İnsani değerler”in erdeminden söz ederken, önce kendi evinizin içine bakmalısınız.
Sahi, Başbakan ve hükümet yetkililerinden Gezi olaylarında ölenlerin ailelerine taziyeye giden var mı? Yaralıları ziyaret edip, geçmiş olsun diyen...
AKP, 2011’den sonra “biz” ve “onlar” haritasını kalın çizgilerle çizmeye başladı. “Biz” alanına girmiyorsanız yandınız...
Twitter: @huseyincakir1
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.05.2018
13.05.2018
6.02.2018
29.04.2018
22.04.2018
8.02.2018
1.02.2018
25.03.2018
19.03.2018
11.03.2018