Hüseyin ÇAKIR
Bu kafayla gidilirse askerî darbeye davetiye çıkartılır
11.09.2015
1858
Bundan beş altı yıl önce bugün yaşadıklarımızı yaşasaydık, “Üçüncü dünya ülkelerinde olur böyle şeyler” diye küçümserdik. Gerçi başta Kürt sorunu olmak üzere, demokrasi, özgürlük, temel insan haklarında yaşanan ihlaller ile “üçüncü dünya” ülkelerinin en geri olanlarında yaşanan sorunları yaşıyoruz. Cumhuriyet’in modernleşme sürecinde çözülmeyen, aynı minvalde üretilen yeni sorunları, demokratik zihniyetle, toplum iradesiyle çözeceğimizi düşünüyorduk. 12 Eylül rejiminden çıkılma ihtimali doğmuş gibiydi.
Ve bu memlekette, beş altı yıl önce, Türkiye’nin küreselleşmedeki yeri, askerî vesayet rejimine son verilmesi, AB süreci ardından yeni dosyaların açılması tartışılıyor, AB uyum yasaları doğrultusunda reformlar yapılıyordu…
Büyü bozuldu! Nasıl mı bozuldu? Bu soruyu herkes kendine sormalı.
1990’lı yıllardan daha kötü bir ortam içinden geçiyoruz. Lümpen politik AKP gençliği ortaya çıktı. Ülkücüleri ve MHP’lileri sokaktan çektiğini, derin güçlerin taşeronu olmayacaklarını söyleyen Devlet Bahçeli, “PKK eşittir terör, eşittir bölünme”, söylemi ile oyunu artıracağına inandığı için, kullandığı dil, ülkücü lümpen gençleri şiddet sahasına çekti. HDP binalarını tahrip edip, yakıp yıkmaya başladılar, yetmedi Kürtlerin işyerleri yakılıp yıkıldı. Bu görüntülerin Suriye’den, iç savaş hâlinden ne farkı var.
NEDEN ÜLKE BU DURUMA SÜRÜKLENDİ?
Soğuk savaş söyleminin öteki aktörü Erdoğan, soğuk savaş dönemi kutuplaşma ideolojisi lideri olarak, kendi siyasal ekseni dışındaki bütün “öteki”leri, devlet düşmanı ilan edip, yalan kara propaganda, ihbar, hedef gösterme, nefret söylemi dâhil her enstrümanı kullandı; üstelik bütün bunları cumhurbaşkanı mevkiinde iken yaptı ve yapmaya devam ediyor.
7 Haziran’dan bu yana ülkede iktidar yok, TBMM tatilde, devre dışı bırakıldı. Yürütme erkini cumhurbaşkanı fiilen eline almış durumda. Siyasal gerilim ve kriz toplumsal krize, çatışmaya sürükleniyor.
130 bin nüfuslu Cizre bir haftadır devlet tarafından “kuşatılmış” durumda, dünya ile bağları kopartıldı. Cizre, Gazze’nin yaşadığı kaderi yaşıyor.
Neden ülke bu duruma sürüklendi? En temel başlıklar şöyle sıralanabilir: İktidarın kudretli, mutlak iktidar olma paranoyası olarak basitleştirilemez. İktidarı bırakmamanın arkasındaki gerçek: İktidar döneminde rüşvet, nüfuz gücüyle sağlanan haksız kazanç, iktidarın yarattığı oligarşik sermaye sınıfı ve siyasi yönetici erk sınıfı, hesap verilemeyecek mali, hukuki suç dosyalarının kabarması karşısında, iktidardan düşüldüğünde kara deliğe doğru yuvarlanma korkusundan Türkiye’yi ateşin içine çekerek “üçüncü dünya” ülkelerinden daha rezil bir ortama sürüklediler. Bu kafayla giderlerse iktidar boşluğunu yeniden asker doldurur, askere dayanarak iktidarı koruma aklı askerî darbeye çağrı yapmak olur. Olur mu? Erdoğan ve ekibi iktidarı bırakmama uğruna askerî darbenin yapılması ve iktidarı askerle paylaşmayı bile yapabilir.
İçine itildiğimiz bu ortam için “90’lara mı döndük” sorusu soruluyor. Bu duruma kendine özgü bir durum olarak bakmak lazım.
Kimse kusura bakmasın, 2015 yılı Türkiye’sinde yaşanan bu durum, Erdoğan- AKP içindeki ekibi ve PKK- Kandil yöneticilerinin insan aklının ilkel hâlinden başka bir şey değildir. İktidar şehitler üstünden, Kandil operasyon üstünden savaşa haklılık, meşruiyet kazandırmaya çalışıyorlar.
Devlet- AKP- Erdoğan ve Kandil soğuk savaşçılarının arasına sıkışmış X kuşağından HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve HDP, iki soğuk savaş zihniyetine karşı barış ve demokratik çözüm yapılması için seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Demirtaş ve HDP, Erdoğan ve AKP’nin kara propagandası ve provokasyonunu boşa çıkartarak sağduyularını yitirmemek için direniyorlar, iki taraftan şamar yiyip duruyorlar, buna rağmen duruşlarını bozmuyorlar insani söylemi, insani çözümü haykırmaya devam ediyorlar.
Erdoğan ve aparatındakiler her ağızlarını açtıklarında Demirtaş’a, 30 yıldır dinlediğimiz “Terörü lanetle, terörle aranıza mesafe koyun” devlet dili söylemine karşı, Demirtaş’ın Kandil’e “eylemlerinizi, devlete operasyonlarınızı durdurun, silahları susturun”, PKK’ye “amasız, fakatsız silahları susturun” çağrısı gibi onlarca çağrı yaptı. Fakat, Saray ve AKP, iktidar olmak için HDP’yi baraj altında bırakmayı kafaya taktıkları için, Demirtaş ve HDP’nin söylediklerine kulaklarını zaten tıkamışlardı. HDP’yi savaşın sorumlusu göstermek için, ruhlarını, vicdanlarını, inandıkları bütün değerleri bir kenara iterek gözümüzün içine baka baka bizleri kandırmaya çalışıyorlar. Cenaze törenlerinde “burada yatan mevtanın öldürülmesinde suçumuz var mı? Bu savaş neden çıktı, çıkarttık” diye iç sorgulama yapıyorlar mı?
BİR SANİYE, NEDEN SAVAŞIYORSUNUZ?
Neden savaşıyorlar sorusunun yanıtı yok. Hani görüşüyordunuz, MİT- İmralı’da Öcalan’la görüşüyor, Adalet Bakanlığı HDP’li heyeti Öcalan’la görüşmeye gönderiyor, Öcalan Kandil’e mektup yazıyor, MİT mektubu redakte ediyor, HDP’li heyet bu mektubu Kandil’e götürüyordu… Bütün bunlar ayan beyan hepimizin gözü önünde oldu, bitti.
Ne oldu da savaşa tutuştunuz! Elbette her yurttaşın bu soruya yanıtı var. Ama devletin, Erdoğan ve AKP içindeki aparatçiklerin ve Kandil’den konuşanların verdikleri yanıt, hepimizi salak yerine koyan, aklımızla alay eden yanıtlar.
Bunlar demokrasinin ilkel aklından bile daha geri seviyesindeler.
AKP ve PKK soğuk Savaş’ın iki yanını oluşturuyor. İki otoriter zihniyet (Erdoğan Ekibi ve Kandil partnerleri) bütün toplumu enayi yerine koyarak bilek güreşi yapıyor. Keşke bilek güreşi olsaydı, keşke bu, sanal oyun olsaydı. Maalesef ölenler gerçek, öldürme kararı verenler de gerçek insanlar.
Meseleleri kavga ile çözeceklerini düşünenleri sağduyuya, demokrasi alanına çekmek pek kolay olmuyor. Güç, pazu ile sorunları çözeceklerini, “ötekini” yok edeceklerini dize getireceklerini düşünenleri yola getirmenin yolu; ayaklarını bastıkları sosyoloji, güvendikleri toplumsal desteğin geri çekeceklerini, barış için seslerini yükseltmeliler. Savaşanlar arkalarında toplum desteği olmadığında Mehmetçikleri, Kürt çocuğu gerillaları ölüm tarlalarına bu kadar kolay sürebilecekler mi?
*
Yazı bittiğinde Leyla Zana, “Elinde silah olan bütün taraflara sesleniyorum; kimseye sözümü dinletemezsem de kendime sözüm geçer. Ölümleri seyretmektense ölmeyi tercih ederim, ölüm orucuna yatacağım” açıklamasını yaptı.
Twitter: @huseyincakir1
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları














































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.05.2018
13.05.2018
6.02.2018
29.04.2018
22.04.2018
8.02.2018
1.02.2018
25.03.2018
19.03.2018
11.03.2018