M.Şükrü HANİOĞLU
Türk siyasal hayatının yaklaşık kırk yıllık bir bölümüne damgasını vuran 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel adına Isparta'da kurulan Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, "Cumhuriyetçilik" tartışmasının yeniden gündeme getirilmesine yol açtı.
Müze açılışı nedeniyle kaleme alınan pek çok yazı, bir köy çoçuğu olarak doğan ve parasız yatılı okuyarak eğitim alan Demirel'i ülkenin yönetimine yeni rejimin yarattığı imkânlarla gelen, aksi halde İslâmköy'de farkedilmemiş bir yetenek olarak kalacak, "Cumhuriyetin yarattığı" bir kişilik olarak resmetti. Bu sunumun düşünsel arka planını Osmanlı-Cumhuriyet "çatışması" ve "kopuşu" tezlerinin oluşturduğu açıktır.
Devamlılık-kopuş
Demirel'in İslâmköy'den Çankaya'ya ulaşan hayat hikâyesinin kişisel başarıya indirgenemeyeceği ortadadır. Böylesi yükselişler, istisnâî örnekler dışında, ancak sosyal mobilizasyonu mümkün kılan ve teşvik eden toplumsal düzenlerde gerçekleşebilmektedir. Ancak buradan yola çıkarak 1923 öncesinde varolmayan toplumsal hareketliliğin yeni rejim tarafından yaratıldığı, bunun da Osmanlı'dan "kopuş"un göstergelerinden birisi olduğunu ileri sürmek doğru değildir.
Askerî olarak adlandırılan (bu deyimin günümüz kullanımındaki askerî sözcüğüyle ilişkisi yoktur) ayrıcalıklı bir yönetici sınıfı olan, ama bunun intikal yoluyla aristokrasiye dönüşmediği Osmanlı düzeni, toplumsal hareketliliği fazlasıyla yüksek bir yapı olmuştur. Tanzimat sonrasında kurularak mevcut imparatorluk hiyerarşilerini budayan, ayrıcalıkları asgariye indiren yeni düzen bu özelliği daha da pekiştirmiştir. Bu dönem ve sonrasında gerçekleştirilen eğitim reformları ise kurulan bürokrat yetiştiren okullar ve bunların sağladığı parasız eğitim aracılığıyla toplumun alt tabakalarından gelenlerin toplumsal hareketliliğini fazlasıyla yükseltmiştir.
Dolayısıyla sadece son dönem sadrâzâmlarına bakılsa bunlar arasında yaşam öyküsü Süleyman Demirel'inkine benzer çok sayıda örnek bulunabilir.
9. Cumhurbaşkanı gibi Isparta'ya bağlı bir küçük yerleşim merkezinde doğan Hüseyin Avni Paşa, Sinoplu fakir bir kayıkçının oğlu olan Mehmed Rüşdü Paşa, Midilli adasındaki köyünde okul olmadığı için nahiye merkezine gitmek zorunda kalan Hüseyin Hilmi Paşa, babası aktarlık yapmanın yanı sıra Mısır Çarşısı'nın kapısını açıp kapatan Mehmed Emin Âlî Paşa "sadâret-i uzmâ" makamına çıkmışlar, toplumun geleceğini etkileyen kararlar almışlardır.
Zikrettiğimiz memur yetiştiren mekteplerin kurulması toplumsal hareketliliği daha da ileri boyuta taşımıştır. Bu alanda verilebilecek en güzel örneklerden birisi olan Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, bir yetim olarak bu tür okullarda ücretsiz yatılı olarak okumuş ve ordu kumandanlığı ve padişah yâverliğine yükselmiştir. Osmanlı devlet okulları hakkında bilgi veren basılı kaynak ve belgeler bu kurumlarda okuyan öğrencilerin önemli bir bölümünün toplumun alt tabakalarından geldiğini ortaya koymaktadır.
Dolayısıyla "Cumhuriyet"in toplumsal hareketlilik alanında bir devrim yaratarak, eski rejim altında okuması, yükselmesi mümkün olmayan kişilere bu imkânı sağladığı iddiası doğru değildir. Cumhuriyet rejiminin, fazlasıyla zayıflamış imparatorluk hiyerarşisinin kalıntılarını ortadan kaldırarak "daha eşitlikçi" bir yapı kurduğunu, bunun içinde toplumsal hareketliliğin hız kazandığı ve yaygınlaştığını söylemek anlamlıdır. Ama söz konusu olan bir sıfırdan yaratma değil, bir "hız kazandırma" ve "yaygınlaştırma"dır.
Buradan yola çıkarak romantize edilen "Cumhuriyet"in, monolitikleştirilerek karalanan "Osmanlı"dan kopuş olduğunu iddia etmek ise yanlıştır. Bu alanda söz konusu olan kopuş değil "devamlılık"tır.
Romantik cumhuriyetçilik
Zikredilen "kopuş" yaklaşımı sadece toplumsal hareketlilik değil siyasal rejimin de dahil olduğu pek çok alanda yaşanmamış bir "yeniden doğuş"u vurgulamaktadır.
Bu ise bilgi eksikliği nedeniyle, tekrarlanarak gerçeklik hükmü kazanmaktadır. Örneğin aşağıdaki ifade geçtiğimiz ay sonunda yayınlanan bir köşe yazısından alınmıştır: "İktidar, muhalefet, siyaset, seçme seçilme hakkı, sandık tümü cumhuriyetin eserleridir."
"Siyaset" gibi her toplumda varolan bir olguyu dahi "cumhuriyetin eseri" olarak sunan romantik yaklaşım, bilgisizlik nedeniyle, seçme- seçilme hakkı, seçim benzeri kurumların da 1923 sonrasında topluma yeni rejim tarafından bahşedildiğini iddia etmektedir.
Meb'usan meclisini 1877'de toplamış, 1908'de benzerini yapmak için Türkiye'de 1950'ye kadar beklenmesi gereken, Osmanlı coğrafyası üzerine yükselen pek çok yeni devlette ise tekrarı mümkün olmayan özgür bir seçim gerçekleştirmiş, "Demokrat" ve "Sosyalist" fırkalardan kitle partilerine uzanan bir yelpazede siyaset yapılmış bir geçmişin inkârıyla bu kurumların tümünün Cumhuriyetin getirdiği yenilikler olarak sunulması şüphesiz anlamsızlık rekoru kıracak bir yaklaşımdır.
Buradan yola çıkarak Cumhuriyet öncesinin Paleoletik çağa benzeyen bir yaşantı, Osmanlı toplumu üyelerinin ise mağara adamlarını andıran yaşam biçimleri olarak resmedilmesi ise derin bir bilgisizliğin ürünüdür. 1908-1912 arasında, Tek Partili Cumhuriyet yıllarında hayâl edilemeyecek, her konunun tartışıldığı özgür basına sahip, güçlü bir feminist hareketi bulunan, hem İslâmcı hem de materyalist dergilerin yüksek satış rakamlarına ulaştığı, değişik etnik gruplara ait kültürel örgütlenmelerin ülke sathına yayıldığı bir toplumun bu şekilde inşa edilmesini bilgi eksikliği dışında bir nedene bağlayabilmek zordur.
Böylesi "romantik" iddiaların bilgisizlikten kaynaklanması, bunların bir "kopuş" tezi yaratarak varolmayan bir "Osmanlı-
Cumhuriyet" çatışması üzerinden toplumda önemli bir bölünmeye neden olmasını önlememektedir.
Kendisini Regis Debray'nin sığ cumhuriyetçiliği ile de eklemleştiren bu yaklaşım, "cumhuriyet öncesi ortaçağ-cumhuriyet sonrası modernlik" kavramsallaştırmasıyla, sadece romantik bir kutsama yapmamakta, "bize herşeyi getiren cumhuriyet"in onunla "çatışan" "demokrasi"ye tercih edilmesini de talep etmektedir.
Her yeni rejim kurucusu gibi Cumhuriyet liderleri de bir "devr-i sâbık" yaratmış ve onunla düzenleri arasındaki "farklılıklar"ı vurgulamışlardır. Bu anlaşılabilir bir yaklaşımdır. Buna karşılık günümüzde toplumsal değişimimize soğukkanlı biçimde baktığımızda güçlü devamlılıkların "kopuş" tezini anlamsız kıldığını görebilmek zor değildir.
Romantik cumhuriyetçiliğin anlamlı verilere dayanmaksızın savunduğu "kopuş" yerine "devamlılık"ın kabullenilmesi sadece tarihî gerçekliği daha iyi anlamamızı sağlamayacak, toplumsal enerjimizi varolmayan bir çatışma etrafında harcamamızı da önleyecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları




























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018