Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Biliyorsunuz, pehlivanlar güreşe tutuşmadan önce meydancı şu sözlerle bir peşrev çeker:
İki pehlivan çıktı meydane, biri diğerinden merdane..
Bu sözlerle birbirlerini yenmeye yani güreşe tutuştuklarında, biri diğerinin sırtını yere vurmaya çalışacak olan pehlivanların yiğitliği, mertliği vurgulanmış olur.
Taraf’ın dünkü manşeti, pehlivanları takdim sözlerinden esinlenmişti.
Doğrusu zekiceydi ve durumu gayet iyi açıklıyordu.
“İki devlet çıktı meydane..”
Gerçekten de, iki devleti var Türkiye’nin.
Biri eskiyi, statükoyu temsil ediyor ve değişim istemiyor.
Diğer devlet ise değişim ve ilerleme istiyor.
Devletlerden biri, karanlıklardan, kozmik odalardan, Türkiye’nin tarihini kana bulayan ve bugüne kadar aydınlatılamamış derin operasyonlardan besleniyor.
Birbirinden hiç hoşlanmayan, kendi aralarında zaman zaman tıpkı büyük mafya grupları arasındaki çatışmalarda olduğu gibi, kanlı çatışmalara girişen, iç infazlar yapan devletin istihbarat kurumları İttihat-Terakki’den bu yana, devletin geçmişini belirleyen bu geleneğe bağlılıkta birbirleriyle adeta yarışıp durdular.
Sivil-askerî bürokrasi içinde, bu geleneğin tedrisatından ve tecrübesinden geçmeden yükselmek mümkün değildi.
Siyaset, mafya, ve devletin istihbarat örgütleri arasındaki derin ilişkiler Susurluk’ta aralanır gibi oldu, ama tam anlamıyla hiçbir zaman aydınlatılamadı.
Ergenekon, Balyoz, Kafes eylem planları, Kürt savaşına bağlı olarak ortaya çıkan gerçekler, hükümetin bu süreçte attığı adımlar, başardığı reformlar, derin devleti zayıflatan fakat aynı ölçülerde, şeffaf ve sivil devleti de güçlendiren yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Kürt meselesinde tecrübe edilen ve sonuç vermemiş yöntemler, yerini, Öcalan’ı ve KCK’yı muhatap alan müzakere ve diyaloga bıraktı.
Sonra da Silvan saldırısıyla beraber, çok hızlı bir ters dönüş meydana geldi ve çözüme ilişkin umutların arttığı bir dönemde, Türkiye bin bir zorlukla yarattığı demokratik zeminden hızla uzaklaştı.
Derin devlet çok iyi bildiği ve tecrübe kazandığı sorun olan Kürt sorununun, hükümetin en zayıf karnı olduğunu zaten biliyordu. Yeni pozisyonunu bildiği bu yolda ve yeniden belirledi.
Yani derin devlet, değişim isteyen ama Silvan’ı bahane ederek, frene basan ve duraklamaya geçen hükümete karşı siyasi ve operasyonel muhalefeti, Kürt sorunu üzerinden harekete geçirdi.
Son birkaç ayda yaşadıklarımız, değişim isteyen devlet ve halk için son derece moral bozucu olmuştur.
Ama Uludere’yle zirve yapan ve orada da durmayacağı belli olan derin devletin, “operasyonel muhalefeti”nin peş peşe gelen “başarıları” ve bu “başarıların” yarattığı siyasi iklim, değişim istemeyen derin devlet ve nüfus ettiği geniş kitleler için bir moral üstünlük dönemi olarak okunabilir.
Derin devlet gol atıyor, ve top, hükümetin kalesinde herhangi bir kaleci engeliyle karşılaşmadan habire kaleye girip çıkıyor.
MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın önceki müsteşarla beraber ifadeye çağrılmasını bu genel tablo içinde okumak gerekir.
Bu çağrının ve soruşturmanın hedefinde Hakan Fidan değil, hükümetin Kürt politikası var.
Çünkü, Hakan Fidan’ı koltuğundan alaşağı etmek, bir hedef olamaz, o koltuğa yapılacak atamayı yapacak olan da sonuçta bu hükümettir.
Bu bir, ikincisi, sorun ne MİT kanunundaki mevzuat ne de 250. Madde kapsamına giren suçlar için savcılara yetki tanıyan maddelerin değişimiyle çözülebilecek gibi görülüyor.
Bir savcının MİT Müsteşarlarını ifadeye çağırmasını yargılama usulü ve hukuk yönünden tartışabilirsiniz. Sorun bu durumda basit bir mevzuat sorunu olarak görülür. Bu durumda yapılacak şey bellidir. Hükümet, bu mevzuat sorununu acil olarak gündemine alır ve yeni yasal düzenlemeleri Meclis’in ilgili komisyonlarına getirir. Ama bugünün koşullarında çok kolay görünmüyor bu. Hükümet, parlamentoyu, gerektiğinde kavga dövüş çıkararak işlevsiz hale getirmeye çalışan güçlü bir muhalefetle karşı karşıyadır.
Doğrusu, Radikal’de perşembe günü “Özel yetkili savcılar, bugün Müsteşar Fidan’a MİT’in KCK’daki etkisini ve operasyonda yakalanan teşkilat elemanlarını soracak” başlığı altında verilen şu sorular çok önemli görünüyor:
1. Bazı KCK’lılar MİT ajanı çıktı. Bu kişiler sınırı aşıp suça iştirak etti mi?
2. Örgütün eylemlerinden haberiniz var mı, varsa ilgili birimlere ilettiniz mi?
3. Oslo görüşmesi olarak bilinen buluşmadan Başbakan’ın haberi var mı?
4. Devletin KCK’yı taraf kabul etmesinde MİT’in bir rolü var mı?
5. KCK’ya yönelik operasyonlar önceden örgüt üyelerine bildirildi mi?
Bu soruların direkt hükümeti hedeflediği açıktır. Ama ironik bir durum da söz konusu.
Bu sorular aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti devletinin sahip olduğu istihbarat kurumlarının, başta Kürt meselesi olmak üzere, en temel sorunlar alanında yürüttükleri faaliyetlerin ne kadar problemli ve hukuk dışı olduğunu ortaya koyması bakımından dikkat çekicidir.
Devletin istihbarat örgütünün elemanları, bir Kürt örgütünün içine giriyor ve istihbaratla yetinmiyor, suça iştirak ediyor. Bazı iddialara göre de, örgüt kuruyor ve o örgütleri yıllarca yönetiyor.
Yani mesele, suça iştirak, birkaç eylem ve görevi suiistimal etmiş birkaç ajan meselesi değil.
Derin devlet Kürt sorununda büyük günahlara sahip. O günahları konuşmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Hükümetin Kürt politikasını hedef alan bu soruşturmadan korkmamak lazım, belli olmaz, savcının bu soruları aslında hükümeti değil, bir bumerang gibi gelip, derin devleti ta kalbinden vurabilir.. Süreç iyi yöneltirse tabii. Umarım her şey Uludere katliamında olduğu gibi olmaz ve yaşanmaz..
Savcının sorularına, 1970’li, 80’li, 90’lı yılları PKK’nin kuruluşunu, İmralı sürecini ve sonrasında olup bitenleri hatırlayarak cevap arayalım.
Bakalım bu cevaplardan kim zararlı çıkacak, hükümet mi yoksa değişime ayak direyen derin devlet ve Ergenekon mu?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012