Sinan ÇİFTYÜREK
Önümüzdeki hafta dokunulmazlıkları ele alacak olan Meclis Komisyonu toplanıyor. Komisyon, anayasa değişikliği ile ilgili AKP’nin hazırladığı ve CHP ile MHP’nin de “destek veririz” dediği dokunulmazlık dosyalarının Meclis genel kuruluna taşınmasını görüşecek.
Bilindiği gibi hakkında soruşturma dosyası bulunan vekillerin dokunulmazlıkları kaldırılmadan yargı vekile dokunamıyor. Çünkü Anayasanın 83. Maddesi, “Suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili Meclis'in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz” diyor.
Üç parti anayasanın bu hükmünü bir defaya mahsus geçersiz kılabilmek için geçici bir madde ekleyerek işi çözmeye çalışıyorlar. Anlaşılan üç parti anayasaya aykırı da olsa fiilen Kürt karşıtlığı ekseninde bir kez daha anlaştılar. Zaten CHP Başkanı Kılıçdaroğlu’da açıkça, “anayasaya aykırı düzenleme geliyor. Buna rağmen biz evet diyoruz. Demokrasi için bir bedel ödenecekse öderiz” diyor.
Her şey bir yana hangi demokrasi? Kürde ve kendisine başkaldıran herkese “ya baş eğeceksin ya baş vereceksin” söyleminin devletin en tepe noktasında açıkça dile getirildiği bir rejimde demokrasiden bahsedilir mi? Kılıçdaroğlu demokrasinin gereği değil de “asker brifinginin gereğini yerine getirdim” deseydi mesele anlaşılırdı!
Hırsızı, dolandırıcıyı, rüşvetçiyi, kara para aklayıcısını değil de özgürce söz söyleme hakkını kullanan vekile dokunabilmek için Anayasanın ilgili maddesinin değiştirilmesi üzerine anlaşıyorsun ve bunu da “demokrasi için” yaptım diyorsun! Buna kim inanır?
Bilindiği gibi Anayasa maddesinin değişmesi için Mecliste gerekli olan oy sayısı 367! Eğer bu sayıya ulaşılmazsa o zaman referandum gibi daha fazla zaman alacak bir yola başvurulacak ki bu nedenle ilgili maddenin değişimi için anlaşan üç parti de fire tartışmaları da konuşuluyor. Eğer üç partideki fireler, maddenin değişimi için gerekli olan 367’nin altına düşmezse demek ki Kürt vekile dönük 1994’te yapılanlar benzeri tekrarlanacak.
2 Mar 1994 yılında DEP vekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılıp gözaltına alınarak tutuklanmalarının üzerinde 22 yıl geçti. Bugün yapılmak istenen de özünde aynı uygulama. Hedef Kürt vekil odaklı ama söylem ya da kamuoyuna sunulan görüntü farklı. Eğer bu kez de resmiyette 1994 yılında olduğu gibi sadece Kürt vekili hedef alan donulmazlıklar kaldırılmaya çalışılsaydı böyle bir uygulama içerde ve dışarıda büyük tepkilere yol açacağından, dahası Kürt siyasetini halklar nezdinde mağdur duruma düşürüp sahiplenme zeminini güçlendireceğinden korktukları için, görünürde “hepsini kaldırıyoruz” diyerek sözde genelleştirdiler. Fakat “soruşturma dosyası bulunan tüm vekillere dokunacağız” genel spotun altı kazıldığında altında esas Kürtlerin çıkacağı açık. Rakamlar da bunu doğruluyor! Örneğin;
Dosyası bulunan toplam milletvekili sayısı 129. Bunun 25'i AKP, 51'i CHP, 45'i HDP, 7'si MHP'den, biri ise Ankara Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka. Fakat vekil başına düşen dosya sayısına gelince tablo netleşiyor. Şu an “Meclis Anayasa ve Adalet Karma Komisyonunda bulunan 567 dokunulmazlık dosyasının 44'ü AKP, 170'i CHP, 333'ü HDP, 16'sı MHP milletvekillerine, 5'i ise Nazlıaka'ya ait bulunuyor.” Dikkat edilirse dosyası bulunan vekil sayısında CHP önde ama dosya sayısında ise 333 ile HDP diğer üç partili vekillerin toplam dosya sayısını aşıyor!
Demek ki donulmazlık meselesinde işin özünde olduğu kadar sayısal olarak da söylem genel icraat ise Kürt vekile özel olacağı açık. Hükümetten daha fazla icra yetkisini kullanan Erdoğan’ın açıkça “dokunulmazlıkların kaldırılmasının terörle mücadelenin bir aracı” olduğunu söylemesi şunu gösterir; Hükümet ve devlet yetkililerinin ileri sürdürdükleri “vatandaşlıktan çıkarma, dokunulmazlıklarının kaldırılması, yargılanma” vb. tehditlerin tamamı esas olarak Kürt siyaseti odaklı olacağı: dahası Meclise taşınıp kaldırılmak istenen dokunulmazlıklarda, söylemin genel icraatın ise Kürt vekillere dönük özel olacağı açıktır!
Yanı yıllarca birikmiş dosyaları indirmekle, topluma “bakın biz hükümet olarak iktidar partisi dahil herkesin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını hedefliyoruz” mesajı verilecek ama pratikte Kürt vekiller hedef alınacak.
Donulmazlıklar kalkınca rüşvetçi, dolandırıcı, kamu malını hırsızlamış dosyaları olan vekil ve bakanlar mı yargılanacak? Hayır! Sembolik olarak belki bir iki tane kurban verilebilir ama bu göstermelik adımlarla birlikte siyaset dosyaları indirilecek ki orada da HDP’li vekiller yargılanacak demektir. Dediğim gibi belki göstermelik birkaç tane dolandırıcılıktan, rüşvetten dosyası bulunan vekil de yargılanacak ama esas siyaseten sözünü söyleyen yargılanacak ki burada yine bedeli Kürt vekile ödetilecek!
AKP iktidarının denetiminde hareket eden siyalaştırılmış yargının da mevcut siyasal konjonktürde esas Kürt vekillerin dosyalarını raflardan indireceği açıktır. Böylece önce Amed, Suruç, Ankara’da sivil halkı hedef alan bombalamalarla, sonra altı aydan beri kentlerde halka açılmış savaş üzerinden ortamın terörize edilmesiyle sivil siyasetin etkisizleştirilmesi hamlesine, yeni bir halka eklenmek isteniyor. Akademisyenlerin cezaevlerine konulduğu, öğrencilerin dershanelerde gözaltına alındığı, muhalif seslerin susturulduğu süreçte bu halkaya Meclisteki muhalif ses olarak HDP’li vekillerin susturulması da eklenmek isteniyor.
Dokunulmazlık zırhının kaldırılması neden şimdi gündeme taşınıyor? Neden dün 17-25 Aralık operasyonlarının ardında gündeme taşınmadı da şimdi taşıyor? Çünkü kentlerde halkımıza savaş açılarak etkisizleştirilmek istenen sivil siyasete yeni bir halka eklenmek istiyor.Çünkü içeride hükümetin ırkçı milliyetçi siyasetle hareket etmesine eklenen ırkçı mahalle baskısı Meclise yansıyor. Çünkü hükümete dışarıdan Kürt meselesi nedeniyle basınç artıkça daha çok içeride sivil siyasetin alanını daraltmak istiyor. Çünkü zayıf ihtimal de olsa Kürtsüz anayasa hesapları var. İşte bu ortamda Mecliste muhalif ses olarak Kürtlere tahammül edilemiyor. Bunlara CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu askerden aldığı brifing üzerine devletin milli çıkarları gereği “anayasaya aykırı olduğunu” söylediği yasa tasarısına “evet diyeceğiz” söylemini de ekleyin!
Sonuç olarak; elbette dokunulmazlık zırhı altında genel olarak rüşvet, yolsuzluk, dolandırıcılıkla yüklü dosyaları bulunan vekil, bakan, üst düzey bürokratlara yargı yolunun açılması savunulmalıdır fakat vekilin kürsü dokunulmazlığı da dahil bireyin ifade etme özgürlüğünü kısıtlayacak her adıma ise hayır demek lazım!
Dokunulmazlıkların fiiliyatta esas Kürt vekiller odaklı kaldırılacak olması zaten olabildiğince gerilimli olan siyasal süreci daha da gerekecektir ki yine bunda da en büyük zararı sivil siyaset görecektir. Bu durumda HDP’ye oy veren milyonlarca insanın emeğinin karşılığı ortadan kaldırılarak sivil siyasetin etkisizleştirilmek istenmesi, Türk devletinin ve AKP’nin bilinçli olarak krizi yönetme politikasının bir parçası gibi görünüyor. Buna dikkat edilmelidir!
Gerek Türk devleti ve gerek 14 yıldır iktidar olan AKP; kendi pratiğinde sürgün, soykırım, kırsal alan ve kentleri yakıp yıkma, Kürt dili ve kültürüne baskı ve yasaklarla nihayet bombardımanlarla hal edemediği Kürt, Kürdistan meselesini dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla da hiç mi hiç çözemez!
Eğer gerçekten beklendiği gibi esas HDP’li vekillere dokunulursa o zaman halkımız sivil itaatsizlik temelinde buna güçlü karşı koyması lazım. Bunun zemini var ve her geçen gün yeniden güçleniyor da!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018