Ümit KIVANÇ
Mevzulardan mevzu, ahkâmlardan ahkâm seçmek için köşeyazarınızın neler çektiğini siz bilmezsiniz değerli okurlar... Ah, o ne kutsal bir gayrettir!..
Ve fakat bu kararı vermekle de feraha çıkamaz, özlediğiniz o derin soluğu alamazsınız. Zira, mevzu tamamsa da, o mevzuda hangi hikmetleri yumurtlayacağınız henüz belli değildir. Velhâsıl elinizde hiçbir şey yoktur ki, havada maharetle üçer beşer çevirip hepsini vaktinde yakalayasınız veyahut içinden tavşan mavşan çıkarasınız. Ve -yine- fakat, bazen de hadisenin teki sizi paçanızdan yakalar, köşeyazarının bir ağırlığı var, demez, akıl, mantık, saygınlık yollarına adım atmanıza imkân vermez.
Nitekim şu esnada içinde bulunduğum zorlu şartlar tam da bu tasvire uygun: İki gündür gözümü bir haberden alamıyorum, bundan bahsetmezsem çatlarım. Gelin görün ki, ne diyebileceğimi bilmiyorum. Oysa insanların ne diyeceğini bilememe haline düşme sıklığı sıralamasında Türkiye dünyada sondan ikincidir. Bizde herkesin her durumda bir diyeceği vardır. Sonuncu olan ülke şu anda aklımdan çıkıvermiş.
Bir anda parlayıveren o tutkulu ilişkiyle bağlı olduğum habere döneyim: Türk Hava Yolları, çekiliş yapıp “mil”ler (bedava uçuş puanı) dağıtmaya karar vermiş. Piyangosever bir toplum olduğumuza göre, karar isabetli. Herhalde cumhurbaşkanı da itiraz etmedi -muhakkak sormuşlardır-, çekiliş yapılmış. Bir milyon mil kime çıkmış? Üçüncü havalimanını da yapan, AKP döneminin yükselen, parlayan, ışıldayan yıldızlarından Limak Holding'in genel müdürüne.
Hayırlı olsun da... Gerçi genel müdürlerin gün içinde tam olarak ne yaptıklarını hiçbir zaman anlayamamışımdır, fakat Taner Bey alıp milleri mütemadiyen oraya buraya uçarsa holdingte boşluk doğmaz mı? Hakan Fidan işinin başından üç-beş gün uzaklaşınca cumhurbaşkanı nasıl kızdı, onu da unutmamak lazım.
Diyeceğim bu değildi.
Peki neydi?
Yok! Diyebilecek laf bulamıyorum. Habere bakıyorum bakıyorum, doyamıyorum. Başlığını ayrı kokluyorum, spotunu ayrı çekiyorum içime. Herkesin bütün gün buna böööle bakması gerekirmiş gibi geliyor bana. Kuvvetli bir his bu. Tuzlu sulardan buzlu şeylere falan gibi, iliklerimde hissediyorum. Ne yazık ki, dediğim gibi, bilemiyorum. Bilemiyorum... Bilemiyorum...
Umarım üç defa tekrarlamam sorun olmaz. Demirtaş da böyle yaptı ama onun koskoca yükselen partisi var. Benim üstüme cumhurbaşkanı o merdivendeki kıyafet balosundan iki yiğit seçip gönderse darmadağın olurum, köşe falan kalmaz. “E, n’apiim, direnmemiş!” diye 15 yaşındaki kızın tecavüzcülerini mazur gören Yüce Türk Yargısı beni mi koruyacak?
Yalnız Demirtaş'a başbakan fena kızdı. Demirtaş da dedi ki, “ona ne oluyor?” dedi. “Sana demedim, berikine dedim” dedi.
Haydi kızdı, o öyle mi şeyapılır? Ne demek şu: “HDP Eş Başkanı Demirtaş'ın bugünkü açıklaması had bilmezliğin ve demokrasiye saygısızlığın yeni örnekleridir.”
“Had bilmezlik” mi? Ne bakımdan? Bu “had” nedir, kimin tarafından konan bir ölçüdür? Basbayağı doğal üstünlük iddiası. Çok ayıp! (Kaldıysa böyle bir kavram.) Herhangi bir üyesi ağzını açtığında demokrasiden iri bir ısırık almadan lafa başlayamayan bir partinin başındaki insan için ayrıca, nasıl desem, fazla iyi niyetli geldi bana bu demokrasiye saygıdan yürüme faslı.
Dedi ki Davutoğlu:
“Demirtaş'ın dönüp dolaşıp geldiği yer, 1990'larda Kürt vatandaşlarımızın iradesini yok sayan vesayetçilerle aynı yer olmuştur. Bu vesayetçilerle dün sayın Cumhurbaşkanımıza ‘muhtar bile olamazsın’ diyenler bugün sokağa çıkamaz durumdadır.”
Nereye gelmiş Demirtaş dönüp dolaşıp? Hangi vesayetçilerin yanına? Bir anda bütün darbelerden, faili meçhullerden filan arınıp tertemiz hale getirilen esas vesayetçilerle beraber olan kim şu anda? Bizzat AKP değil mi? Ee? Demirtaş vaktiyle Erdoğan için “muhtar bile olamaz” diyenlerle veya CHP ile ittifak mı yaptı, ne oldu? Hiç. CHP de Demirtaş'ın AKP ile anlaştığını iddia edip duruyor. Ne diyor yani başbakan? Limak müdürünün mil piyangosu kazanması konusunda benim söylediklerim bile daha anlamlı. Hiç değilse yalan değiller.
Sonra, buyurun: “Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığına karar verecek olan sadece ve sadece aziz milletimizdir.”
Meali şu oluyor haliyle: Demirtaş ve temsil ettikleri her kimlerse, onlar “aziz milletimiz”e dahil değildir. “Aziz milletimiz”in kimlerden oluştuğu, seçmen listeleri gibi biryerlere asılıp ilan edilecek olmalı...
Başbakanın bir iddiası da şu: “Demirtaş'ın pazarlık partisi değiliz sözlerine tüm milletimiz sadece gülmektedir.”
İş iddiayla kalmıyor tabiî, hızını almışken: “AK Parti’yi ‘kirli pazarlık’la anmak onun haddi değildir. AK Parti bugüne kadar hiçbir siyasi partiyle seçim pazarlığı yapmamış, tamamen milletin teveccühüne dayanmıştır.”
“Tüm milletimiz”; “tüm”! Yükseklik sarhoşluğu pek tehlikeli boyutlarda. “Demokrasiye lüzum yok, nasılsa bir gün herkes bizden olacak” diyen Erbakan’ın kulakları çınlasın. AKP hiçbir partiyle pazarlık yapmamış, hep “milletinteveccühüne” dayanmış. Öteki partiler “millet”in çeşitli kesimlerini temsil etmediği, onlar sadece “parti” olduğu, buna karşılık “millet” sadece AKP'de vücut bulduğu için normal tabiî bu laflar!? Böyle bir yekvücutçu-dışlamacı zihniyet anca askeriyede bulunabilir. Gerçi Davutoğlu da Harp Akademisi'nde ders vermişti, yabancı sayılmaz.
“Ak Parti'nin Demirtaş gibilerin ittifakına da verecekleri akla da ihtiyacı yok,” diye esip gürledi başbakan, sonunu da şöyle bağladı: “Bize aziz milletimiz yeter.”
Gözümüzün içine baka baka yalan söylenmesi, İslâmcı-dindar siyasetin, değiştirilmesi teklif dahi edilemez özelliği oldu. Başbakan, Demirtaş'ın “CHP ile her türlü pazarlığa girdiğini” iddia etti resmen. Hangi pazarlığa girmişler? Şu koşullarda girseler gayet mâkûl görülecek pazarlıklardan, görüşmelerden dahi uzak durmuyorlar mı, özellikle CHP seçmeninin bir kısmının Kürt düşmanlığı yüzünden?
Başbakanın hezeyanlı heyecanlı sözleri arasında siyaset denen faaliyetin inkârı da vardı: Birtakım partiler, AKP'ye karşı işbirliği yapmışlar. Yahu, çok partili parlamenter demokrasi diye bir şey var, şimdi ortadan kaldırmaya çalıştığınız, orada bu oyun böyle oynanır. Siz iktidar partisisiniz, dolayısıyla muhalifleriniz size karşı birleşebilir. Bunu suç gibi sunmak nasıl hilebazlıktır?
Tabiî esas bomba en sonda: “Bize aziz milletimiz yeter”. Ne kastediliyor? Haydi, soruyorum, biri açıkyüreklilikle cevap verebilir mi: ne kastediliyor? Aziz olmayan millet? Millet olmayan birileri?
Kurcalamak isteyene hazine var burada. Ama ben artık çabuk sıkılıyor ve pes ediyor ve mil piyangosuna dönmek istiyorum. Demokrasinin en basit ve temel icaplarından bile tiksinerek uzaklaşan iktidar partisine sırt çevirecek, piyango ve genel müdürle ilgileneceğim; fakat ne mümkün! Yüzümü döner dönmez, TC-X ile karşılaşıyorum. Şahsın adını bu şekilde kodladım, çünkü Twitter kullanıcı adının başında meşhur TC var. Burada A diye tanımlayacağım biri, HDP'ye oy vermek gerektiğini işleyen mesajlar atmış, TC-X görüp durumdan vazife çıkarmış, A da, kibarca söyleyelim: bozuntuya vermemiş. Aralarında geçen diyalog şöyle:
TC-X - Demirtaş senin gibi iyiniyetlileri etkilemek istiyor ve görüyorum ki başarmış. Biraz geniş açıdan bakmayı dene.
A - sizin etiketiniz ne bu tespiti yaparken?
TC-X - Kandil'den talimat alması yeterli mi? Sanırım Kandil'in ne olduğunu biliyorsun.
A - kandilin ne olduğunu bilmiyorum ne kandil?
TC-X - Google amca biliyor. Kandil, PKK, İsrail, ABD, BOP, Büyük Kürdistan (Büyük İsrail), çözüm süreci diye aratırsan hepsi çıkar.
A - aa tamam aratayım merak ettim çok teşekkürler bilgilendirdiğiniz için
TC-X - Rica ederim.
Sonra A bize dönüp “Off!” çekiyor.
Bir taraf “geniş” bakınca, hiçbirimizin dahil olmadığı bir “aziz millet” görüyor, öbürküler, maşallah, PKK, ABD, BOP, İsrail diye gidiyor.
Benden duymuş olmayın, ama hiçbirimize mil piyangosu falan çıkmaz.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları




































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024