Ümit KIVANÇ
BİR NOT: Kısaltarak aktaracağım bu yazı dizisinin daha uzun ve ayrıntılı -ama daha düzensiz- aslı, vaktiyle (2000’lerin ortalarında), günlük medya eleştirisi sitesi Medyakronik’ten ayrıldıktan sonra yürüttüğüm Haysiyet.com’da yayımlanmıştı.
Olayımız 8 Haziran 1967’de geçiyor. İsrail ile “Arap İttifakı”, “Altı Gün Savaşı”na tutuşmuşken.
İttifak Mısır, Suriye ve Ürdün’den oluşuyor, Irak, Suudi Arabistan, Sudan, Tunus, Fas ile Cezayir’den asker ve silah yardımı görüyordu. 5 Haziran’da başlayan ve sahiden topu topu altı gün süren savaşta İsrail kesin zafer kazanacaktı.
Savaşa varan gerilim artarken, ABD donanmasına ait istihbarat gemisi USS Liberty, Batı Afrika sahillerinden Doğu Akdeniz’e gönderilmişti. 5 Haziran’da, İsrail anî saldırıyla Mısır’ın hava kuvvetlerini yerdeyken mahvettiğinde, Liberty bölgeye varmıştı. Geminin komutanı William McGonagle, 6. Filo komuta merkezinden Amiral Martin’den, Liberty’ye eşlik edecek bir destroyer göndermesini istemişti, çünkü asıl görevi istihbarat olan Liberty, ciddî saldırıya uğrarsa kendini savunabilecek şekilde donatılmamıştı.
6 Haziran günü, Martin şöyle cevap verdi: “Liberty, uluslararası sularda seyreden, kimliği açıkça belirli bir Amerikan gemisidir, çatışmaya herhangi bir şekilde katılmamaktadır ve herhangi bir ulusun ona saldırması için herhangi bir mâkûl sebep yoktur. İsteğiniz reddedilmiştir.” Amiral yine de beklenmedik bir durum olur ve gemi saldırıya uğrarsa, 6. Filo uçaklarının 10 dakika içinde Liberty'nin üzerine ulaşacağını eklemişti.
7 Haziran akşamı, Liberty Gazze'nin 13 mil açığındayken, Pentagon, ardarda mesajlarla, geminin kıyıdan önce 20 mil, sonra 100 mil açığa çıkmasını istemişti. ABD genelkurmayı, istihbarat gemisinin “fazla göze batmış” olabileceği endişesi duymaktaydı. Neden, kimden çekiniyorlardı? Yanlışlıklar sonucu mesajlar Liberty’ye ulaşmadı. Gemi konum değiştirmedi, 8 Haziran günü, Gazze açıklarında seyretmekteydi. Hep uluslararası sulardaydı.
Sabah saat 09.00'da işaretsiz bir uçak geminin üstünden geçip kıyıya döndü. Saat 10.00’da iki jet daha geldi. O kadar yakından geçtiler ki, Liberty'deki subaylar dürbünlerle, uçaklardaki roketleri saydılar, pilotları gördüler. Geminin etrafında üç tur atan uçakların pilotlarının da gemideki işaretleri ve Amerikan bayrağını görmemeleri mümkün değildi. 10.30’da, bu defa bir nakliye uçağı ağır ağır geminin üstünde turlayınca, Liberty’dekiler bunu geminin kimliğinin tesbit edildiğine işaret saydılar. Aynı uçak yarımşar saat arayla iki tur daha attı.
Saat 14.00’te birden saldırı başladı! İki Mirage birden gemiyi vurmuştu. Beş dakika süren saldırı boyunca Liberty kendini savunamamıştı, Mirage’larla başa çıkabilecek savunma silahları yoktu. Jetler işaret taşımıyorlardı, ama İsrail ordusuna ait oldukları belliydi, çünkü Araplarda Mirage yoktu.
Gemi komutanı McGonagle Deniz Harekât Komutanlığı’ndan yardım istedikten hemen sonra, yine hiçbir işaret taşımayan üç Super-Mystère uçağı belirdi. Gelip gemiye düzinelerce roket ve napalm attılar. Kısa bir aranın ardından yine iki Mirage gelip gemiyi vurdu. Hepsi 22 dakika sürmüştü.
Gemidekiler 6. Filo ile irtibat kurmak için didinmişlerdi. Jet pilotları Liberty'nin kullandığı telsiz frekanslarını bloke ettiğinden bu çok zordu. Sadece roketlerini ateşledikleri sırada frekans açılıyor, bu birkaç saniye içinde telsizci bağlantı kurmayı başarabiliyordu.
Liberty'nin imdat çağrısını ilk alan, uçak gemisi Saratoga'ydı. On iki F-14 Phantom uçağı ve dört tanker uçağına Liberty'yi savunmak için kalk emri verildi. 6. Filo amiral gemisi Little Rock'a da mesajlar ulaşmıştı. Liberty’ye “yardımınıza geliyoruz” haberi verildi.
Yardım gelmedi. Washington ile temas kurulduğunda on iki uçak henüz kalkmıştı. Savunma Bakanı Robert McNamara bizzat telsiz başına geldi ve, "O uçaklar derhal geri çağırılsın," dedi. Liberty’ye yardım için uçak göndermeye bir defa daha kalkışıldı, ona da Washington engel oldu. Beyaz Ev, sahadaki askerlere Pentagon aracılığıyla, İsraillilerin yaptıkları "yanlış"ın farkında olduklarını, saldırıyı durdurduklarını, gemiye yardım edeceklerini bildirdi.
Uçakların saldırısında dokuz denizci ölmüş, altmışı yaralanmıştı.
Saldırı bitti sanılırken sahneye hücumbotlar çıktı. Gemiyi batırma niyetlerini açıkça gösterir şekilde, su kesimi hizasına torpil atıp koskocaman delik açtılar, toplarını ateşlediler. Liberty’nin tahlisiye botlarının çoğu harap olmuştu. Üç kurtarma salı sağlamdı, mürettebat onları indirdi. İsrail hücumbotları sallara ateş açıp ikisini tahrip etti -ki, bu başlıbaşına savaş suçuydu-, üçüncüsünü ele geçirdi.
Sonuç katliamdı. 34 ABD denizcisi ölmüş, 171'i yaralanmıştı. Kendileri açısından “işlem tamam” manzarasını gördükten sonra İsrailliler, sağ kalanlara yardım önerdiler. Liberty mürettebatı kabul etmedi.
Liberty Malta’ya çekildiğinde, gövdesinde 821 roket, 3.000 mermi izi vardı. Milyonlarca dolar değerindeki özel donanımlı gemi harap olmuştu.
Olayı soruşturan askerî mahkeme heyetinin başındaki Amiral Isaac Kidd Jr. Malta’da Liberty gazilerini grup grup karşısına alıp yaşadıklarını anlattırdı. Her defasında rütbe işaretlerini çıkarıp kenara koyuyor, “Şimdi erkek erkeğe konuşuyoruz, her şeyi anlatın,” diyordu. Anlattılar. Ama amiral onları dinledikten sonra yıldızlarını takıyor, “Şimdi resmî olarak konuşuyorum,” diyordu. “Bunlar hakkında, hiçbir zaman, tekrar ediyorum, asla hiç kimseyle, eşlerinizle bile konuşmayacaksınız. Konuşursanız, askerî mahkemeye çıkar ve ömrünüzün gerikalanını hapiste geçirirsiniz - daha kötüsü de olabilir!”
Sağ kalanların çoğu yıllarca sahiden sustular. Sonra, olanları hazmedemeyip konuşmaya başladılar.
Liberty'nin Araştırma Departmanı'nda görevli Ön Yüzbaşı David Lewis, kendilerine destek göndermekle görevli olan 6. Filo amirali Lawrence Geis ile olaydan kısa süre sonraki görüşmesini açıkladı, meselâ. Amiral, McNamara’nın yardıma yollanan uçakları geri çağırttığını doğrulamış, hattâ bu emri tuhaf bulduğu için teyit ettirdiğini söylemişti. Teyit büyük yerden gelmişti: Başkan Johnson’dan. Amiral diyordu ki: Kimin öldüğünü veya gemiye ne olduğunu önemsemiyorlardı.
McNamara’nın ilk parti uçakları geri çağırtışı, Washington’ın henüz saldırganların kimliğinden emin olmayışına ve eğer saldıranlar Ruslarsa bunun onlarla savaşa tutuşmayı gerektirebileceğine bağlanıyor. İkinci geri çağırma emriyse, İsrail “kaza” haberini verdikten sonra gelmişti.
Geis, Liberty'deki felâketi yaşayan meslektaşından, kendisi ölene kadar bunları kimseye anlatmaması sözünü almıştı. Amiral 1980'de hayata gözlerini kapadığı için bunları öğrenebildik.
“Kazaydı” yalanı
Sadece Akdeniz'deki ABD 6. Filo’sunun kumanda merkezi değil, 9500 kilometre ötede, Washington’da bulunan yetkililer de Liberty’nin kasıtlı saldırıya uğradığını biliyorlardı. Çünkü Lockheed EC-121 tipi ABD casus uçağındakiler USS Liberty’nin yakınında dolaşıyordu; olayı izlemiş, saldırıyı düzenleyenlerin telsiz haberleşmesini dinlemişlerdi.
Her şey ortadayken ABD Başkanı Lyndon Johnson geminin “yanlışlık kurbanı olduğu” masalını yutmuş görünecek, özürleri kabul edip konuyu kapatacaktı.
İsrailliler geminin kullandığı telsiz frekanslarını nereden bildiklerini ve niçin bloke ettiklerini hiçbir zaman açıklayamadılar. Uçaklarında niçin hiçbir işaret bulunmadığını da.
ABD ordusunun uzmanları ve gizli servis elemanları, ortada yanlışlığın filan olmadığından, İsrail'in gemiyi özel olarak hedef aldığından emindi. Hattâ, “gemideki bütün mürettebatı farelerle birlikte denizin dibine göndermek istedikleri” o kadar belli ki, demiş bazıları, tahlisiye sallarına bile ateş ettiler. Etmişlerdi.
“Dünyanın en büyük, en gizli ve en modern casusluk örgütü” NSA üzerine çalışan araştırmacı gazeteci James Bamford, 2001 Nisan'ında, ABD'nin büyük istihbarat başarılarını ve skandallarını birarada ele aldığı Body of Secrets adlı kitabını çıkardı. Der Spiegel dergisinde Siegesmund von Ilsemann, aynı ay içinde, Bamford’un kitabındaki en çarpıcı bölümlerden birini özetledi. Anlattıklarımın bir bölümü bu yazıya dayanıyor.
Washington Report On Middle East Affairs’deki iki yazı da kaynaklarımızdan. Derginin aralık 1999 sayısında yeralan yazı, 1976'da emekli olmadan önce ABD'nin Suudi Arabistan büyükelçisi olarak da görev yapan James E. Akins’in Washington Filistin Politikası Araştırma Merkezi'nde yaptığı konuşmanın derlenmiş metni.
İkinci yazı, derginin Haziran/Temmuz 1997 sayısından: “30 Yılık Bir Soruşturmanın Anatomisi”. Lejand şöyle: “USS Liberty: Periskop Fotoğrafı Sonunda Gerçeği Ortaya Çıkarabilir”. Yazarı, James M. Ennes, Jr., USS Liberty saldırıya uğradığı sırada onun güvertesinde yaralanan teğmen. Gemisinin başına gelenler üstüne yazdığı bir kitap var: Assault on the Liberty.
Bunun gibi, birinci elden bir kaynağımız da USS Liberty gazilerinin web sitesi. Dehşeti yaşayan, kurtarma sallarının bile tarandığını gören ve her şeye rağmen sağ kalan insanlar, o gün bugündür olayın peşini bırakmadılar.
“8 Haziran 1967’de, USS Liberty'i İsrail devleti silahlı kuvvetlerinin düzenlediği bir kombine hava-deniz saldırısına karşı savunmaya çalışırken hayatını kaybetmiş 34 genç insanın anısına” hazırlanan sitede, öfkeden çok vakar ve hüzün havası var. Oysa öfke için de bol sebep var. USS Liberty'nin başına gelenleri Hitler sempatizanı Neo-Nazilerin İsrail karşıtı propaganda malzemesi haline getirişine tavır koyuyorlar, Neo-Nazi’lerle hiç ortak yönleri bulunmadığını, onlardan gelecek desteği istemediklerini ilân ediyorlar. (Aktardıklarımla ilgili fotoğraflar için sitenin galeri bölümüne göz atabilirsiniz.)
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024