Abdurrahman Dilipak
Her Mü’minin Kur’an-ı Kerim’deki ‘Hızlân’ ve ‘Tevfîk’ kelimeleri üzerinde ciddi anlamda düşünmesi gerek. Hemen herkes “Başarı” ve “Kazanmak”tan söz ediyor. Durun hele bir, siz kim oluyorsunuz ve neyi kazanıyorsunuz!? Belam! O “lanet olası” öyle diyordu! Belasını buldu. Oysa o aynı zamanda Hz. Musa ve Harun’dan sonra Tevrat’ı en iyi “bilen”di! Şu veliahdın fetvacısı Sudeysi de benden daha güzel Kur’an okumuyor mu!
Okuyan ve düşünen kaç kişi kaldı! “Bel’am”ı hatırlayın. Onun kazandıkları kendi aklı ve çabalarının ürünü idi değil mi!? Promete de Tanrıdan ateşi çalmıştı!? Mitolojiyi hatırlarsanız, sonra “Pandora’nın Kutusu”nu açınca olan olacaktır.
Bakın bu konu sadece siyasetle ilgili değil, iş dünyası, okul, sporcular, herkesi ilgilendiriyor.
N. Demirkol ve M. Karatay konuyla ilgili bir makalesinde şu tesbiti yapar: “Tevfîk’in olmadığı yerde hızlân, hızlân’ın olmadığı yerde tevfîk vardır. Bu iki kelime birbirinin zıttıdır. Karanlık ve aydınlık gibi. İki kelime de Kur’an’da kullanılmaktadır. Tevfîk’in neticesi başarı, hızlânın neticesi ise mağlubiyettir. Tevfîk’in ve hızlânın neticesi Allah’ın iradesine bağlıdır. Tevfîk ve hızlân hem kâfir için hem de Müslüman için geçerlidir. Allah, her insan için çalıştığının karşılığını vermektedir. Fakat muvaffakiyeti vermesi veya hızlânda bırakması O’nun iradesinde olan bir durumdur.”
“Hızlân kelimesi engellemek, alıkoymak, muaveneti kesmek, kendi haline bırakmak, rezil olma, aşağı düşmek, kişinin kendisine yardım edeceğini zannettiği kimsenin onu terk etmesi, ihtiyaç halinde yardımın kesilmesi, gibi anlamlara gelmektedir. Terim olarak da ‘Allah’u Teâlâ’nın isyankâr kullarına karşı yardımını kesmesi, onları kendi haline bırakması’ şeklinde tarif edilir.”
Kitapta yazmıyor mu: “Allah size yardım ederse, size galip gelecek kimse yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.”
Daha önce de yazdım: Hz. Lut, Hz. Nuh başarısız mı idi? Ebazer acından öldü, karısı da. Yezid, İslam toplumunu zenginleştirdi. Allah’ın arslanı, ilmin kapısı ehli beytin kaynağı Hz. Ali başarısız mı idi! Hz. İsa da başarısızdı değil mi!? Hz. Yusuf 7 yıl başarılı gitti, 7 yıl başarısız!?. Evet, Allah bizi mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. Allah serveti ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirip çevirecektir. Her toplum layık olduğu gibi idare olunacaktır. Biz kendi hakkımızdaki hükmümüzü değiştirmeden, O bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Hayır da, şer de O’nun rızası içindedir. Biz O’nun rızasını isteyeceğiz. Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde O, hayır murat etmiş olabilir. Biz bilmeyiz Allah bilir. Eğer biz O’nun rızasını ister ve o yolda ilerlersek, yaptığımız hiçbir şey kaybolmayacak, karşılığını bulacaktır. Değilse “Allah işlerimizi sarp dağlara sardıracak”. Bu arada Allah, cahil ve zalim topluluklara yardım etmeyecek. O’nun ipini bırakanların O da ipini bırakacaktır.
Eğer Allah’ın emirlerine muhalif hareket eder ve Allah ile Resulüne itaatten uzaklaşırsak, Allah, bizi “hızlân”da bırakır. Yani yardımını keser ve bütün mahlûkat toplansa da bizlere yardım edemezler. Allah’ın “hızlân”da bırakması ise helak olmak demektir. “Zafer” ve “başarı” tamamen Allah katındandır. Allah’ın yardım ettiği kimse için yenilgi söz konusu değildir. “Hızlân”da bıraktığı kimseler ise zafer ile tanışmaları mümkün değildir!.
Halid b. Velid’i hatırlayın. Hz. Ömer, Halid’i, “zaferi neredeyse Allah’tan değil, Halid’den bekliyor olacaklardı” diye azletmişti. Bakara suresinden Talut-Caludkıssasını okuyun. Güçlü komutanlar, güçlü ordularınız olsun, ama zafer onlarla mutlak kazanılacak değildir. Allah nice küçük topluluklara büyük ordular karşısında zafer vermişti. “Kuyudaki Yusuf’u Mısır’a sultan eden Allah” dilediğinde muhayyerdir!
İsra Suresinde ise “hızlân” kelimesi Allah’ın affetmeyeceği, insanın haysiyetine ve fıtratına yakışmayan, Allah’tan başkasını ilah edinenlerin kınanmış ve yardımdan mahrum bırakılacağını ifade edilmektedir. Yetimi görüp gözetmeyenler, zulmeden, cahillik eden, iftira atan, gıybet edenler, ‘münafık’lar, ‘kafir’ler, ‘fasık’lar, ‘müfsit’ler de Allah’ın yardımından, ihsan ve bereketinden mahrum bırakılacaklardır. Bunların yeniden yardım alabilmeleri için tevbe etmeleri ve hallerini düzeltmeleri gerekecektir. Mesela, kitapta “Allah ile birlikte başka ilâh daha edinme! Yoksa kınanmış ve yalnız başına bırakılmış olarak oturup kalırsın” denilmektedir. “İlah edinme” bir başkası ve/veya kendi heva ve arzusunu Allah’ın rızasının önüne koyma halini ifade eder. Bakın kitaba:Eğer ulûhiyette ve ibadette Allah’tan başkasını İlah edinirsek zemmedilecek ve Allah’ın nimetinden mahrum bırakılacağız. Kitapta bize misal verilmedi mi: “Bak nasıl, elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir musibete uğradılar, sonra sana geldiler, ‘Biz sadece iyilik etmek ve arayı bulmak istedik’ diye Allah’a yemin ediyorlar.”
Hz. Şuayb (a.s) “Muvaffakıyetim Allah’ın yardımına bağlıdır” der. Kitap buna şahiddir.
Evet, Allah yeri gelir gök orduları ile de destekler bizi. Yeri gelir, yaptıklarımızın karşılığını 10 katı, 100 katı, hatta 700 katı ile “ihsan” da eder.
Ramazan’dayız ve siyaset konuşuyoruz. Herkes kazanmaktan ve başarıdan söz ediyor ve sanki her şey kendi ellerindeymiş gibi. Siz kazanmayı ve başarıyı bir kenara bırakın. Değil mi ki, size hayır gibi gelen şeyde şer, şer gibi gelen şeyde hayır olabilir. Bunu siz de bir başkası da bilemez. Siz “Hayırlısını”, “Allah’ın rızasına uygun olanı” isteyin. Ve “Rabbim bizi sabredenlerden, şükredenlerden ve direnenlerden bulacaksın” deyin. Dualarınızla Allah’a (Haşa) akıl vermeyi, O’nu ikna etmeye ve O’na bazı şeyleri hatırlatmaya çalışmayın. Sonra gazaba uğrayanlardan olursunuz. Elbette “başarısızlık” ya da “kaybetmek” değil arzumuz. Biz doğru bildiğimiz yolda çalışalım. Bakın sonuç ne olursa olsun, siz Allah’ın rızasını gözeterek, doğru yönde ileri doğru hareket ettiyseniz, aslında siz kazandınız. “Rıza”yı kazandınız ve bu kazanç daha iyidir. Kim zerre kadar bir iyilik ya da kötülük yapmışsa, karşılığını görecektir. Sonuçta mahzun da olmayacaksınız.
Siyasete soyunanlar usul ve esas olarak keşke bu kuralları okuyup, anlayıp, ona göre çalışsalar. Yoksa Allah’ın rızasına adanmamış hiçbir eylem sebebi ile sonuç ne olursa olsun, size hayrı yoktur. Şüphesiz O’nun rızasına ancak O’nun gösterdiği yolda gidilir. “Kem alat ile kemalat olmaz”. Eğer böyle yapıyorsanız, tekrar söylüyorum, seçim sonucu ne olursa olsun, siz kazanacaksınız! Tekrar hatırlayalım: Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir.
Bize düşen adil şahidler olmaktır. Verdiğimiz sözde durmaktır. Bir topluluğa olan düşmanlığımızın bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemesidir.
Bu uyarılarım yarın da devam edecek. Dikkat: Ramazan ayıdır. Bugün de, bu işte yine imtihan oluyoruz. Unutmayın, tek başına “iyi niyet” sizi kurtarmaya yetmez. Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalime karşı olacağız. Zalim babamız da olsa, mazlum düşmanımız da. Bu konularda yapıp yapmadıklarımızla ya kendi cennetimize sırtımızda tuğla taşıyacağız, ya da kendi cehennemimize odun!
Allah’ım, bize Hakkı Hak, batılı batıl göster, sıratı müstakime ilet, nimet verdiklerini yoluna, gazaba uğrayanların değil. Bizi rızanın tecellisinin vesilesi kıl! (Amin) Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024