Abdurrahman Dilipak
Rahmetli Karakaya ile ilgili olarak vefatından hemen sonra onun hakkında yazdığım yazıda; onun ile ilgili bir hatıramı anlatmıştım: Karakaya hep mutfakta oldu, ben daha çok yazarlık yaptım. O, zor günlerde her gün gelen yüzlerce haberle boğuşurdu. Yaşadıklarına isyan ederdi. Özellikle dindarlara yönelik tehditler ve hakaretler karşısında dik durdu, meydan okudu, eğilmedi.. Öfkesi, duyduğu acıya denk bir isyandı aslında. İsyanını bastırıp çıdam olmayı seçmedi. Daha sakin olmaz mısın diye sorduğumda, bana bir şeyhin öfkeli bir adamı mürit edinmesini ve onu sakinleştirmek için ağzına bakla almasını öğütlediğini, ama bir gün yaşadığı olaylar karşısında müridine ‘çıkar artık şu ağzındaki baklayı’ dediğini anlatırdı. Geçen gün bir dostla karşılaştım. O küfreden biri değil. Ben zaten bu konuda hassasiyet gösteren biriyim.. Son zamanlarda yaşananlardan söz ederken baktım çok ağır konuşuyor, isyan ediyor, lanet ediyor, çevresinde yaşanan birtakım olaylar sebebi ile birilerine. Ne yapıyorsun dedim, “artık dayanamıyorum” dedi. Bir yandan Ramazan, bir yandan CoVID diye başımıza bela edilen bir fitne, o da yetmedi Mescid-i Aksa’da, Kudüs’te, Gazze’de yaşananlar, bir de kapanma, bayrama doğru bütün bu olanlar, hepsi üst üste gelince, insanlar çıldırma noktasına geldi.
Geçen gün (15.5.2021) Sabah’ta Melih Altınok’un “Ey Türk Tabipleri Birliği!” başlıklı bir yazısı vardı. Şöyle diyordu: Bugüne kadar Türkiye’de koronadan öldüğü açıklanan 44 bin kişi var. İlk vakanın açıklandığı günden bu yana 14 ay geçtiğine göre, hastalığa bağlı aylık ortalama 3100 kişi hayatını kaybetmiş. Bu da günde 104 kişi demek. İl başına 1.3 ölü düşüyor. Hesap ortada. Peki bu işlemden çıkan tek kelimelik sonucun ‘pandemi’ olması garip değil mi? 84 milyonluk Türkiye’de her ilden günde bir kişinin öldüğü bir sürece salgın denir mi? Denirse, pandeminin olmadığı 2019 yılında niçin ülkeyi kapatmayı teklif etmemişler mesela? Zira TÜİK verilerine göre o yıl grip vb. üst solunum yolu hastalıklarına bağlı ölümlerin sayısı 56 binmiş. Bir de şahsi sorum var tabiplerimize. Yılda 100 bine yakın vatandaşımızı kanserden kaybediyoruz. Günde her ilimizde yaklaşık dört kişi kanserden ölüyor. Madem hastalıkları sıfırlamak gibi nafile bir çabanın içine girdiler. O halde insanların kirli şehir havasıyla, lokantalardaki, marketlerdeki kanserojen gıdalarla vs. temasını kesmek için de bir tam kapanma önerileri var mı?” Evet biz bunu işin başından beri söylüyoruz. Bunu ne TTB’ye, ne mediamıza, ne Sağlık Bakanlığına, ne İçişleri Bakanlığımıza, ne Beştepe’ye anlatamadık. Şu 4 işlemle çözülecek problemi bilim kurulu dahil iktidar ve muhalefet partileri ile politikacılar, bürokratlar, akademi, STK, media çözemedi. Yazıklar olsun. Melih meslektaşım teşekkür ederim.
Dünyada bugün 851.816.925 kişi aç. İnsanlar açlıktan ölüyor, kimin umurunda. CoVID bahanesi ile aşı, ilaç, hastahane gideri olarak harcanan bir aylık para ile acından ölen insanların bir yıllık ihtiyacı karşılanabilirdi. Ölüm sebebi ortadan kaldırılacak aç insanların sayısı CoVID yalanı ile hakkında ölüm istatistiği yapılanlardan 40 kat fazla olurdu.
Dünyada 1.710.236.651 kişi aşırı kilolu. Bunların aşırı tüketimi ve israf ettikleri gıda, dünyadaki tüm açları doyurmaya yeterdi. Bugün dünyada 782.848.961 obez insan var. Dünya sağlık örgütü onlar için ne yapıyor. Margarin, ya da şeker, ya da sağlıksız gıdalara karşı bir kampanyası var mı! Bill’in adamları niye suspuslar bu konuda. Bugün açlıktan ölen insan sayısı 29.858 kişi. Bu yıl kanserin sebep olduğu ölüm sayısını biliyor musunuz, tam 3.036.776 kişi. 42.765.000 kişi HIV virüsü taşıyor ve bu yıl AIDS’ten ölen insan sayısı ise 621.586 kişi. Bakın bu yıl bütün bulaşıcı hastalıklardan ölen insan sayısı 4.792.640. Bu yıl 5 yaşından küçük çocuk ölümü 2.806.186 kişi. Sıkı durun bu yıl düşük yapan çocuk sayısı 15.733.898 kişi. Bu yıl sigaranın sebep olduğu ölüm sayısı 1.845.568. Alkolden ölüm 923.366 kişi. Yıllık intihar 395.895. Trafikte can kaybı 498.363. Bir de şu rakama göz atın, 147.692.294.489 dolar. CoVID’den tüm dünyada ölen insan sayısı 3.36 milyon. USA (330 milyon):599.317, Hindistan (1.5 milyar):268.521, Brezilya (211 milyon):432.785,Fransa (65 milyon):107.423, Türkiye (84 milyon):44.301, Rusya (150 milyon):115.480, İngiltere (70 milyon): 127.675, İtalya (60 milyon): 124.063, İspanya (47 milyon):79.339, Almanya (84 milyon):86.564, 97. sırada 1.5 milyarlık Çin’in bugüne kadar açıkladığı vaka sayısı 90.829, iyileşen 85.914, vefat 4636. DSÖ onaylı yalan! CoVID ile ilgili maske, mesafe, aşı, ilaç, PCR, hepsi bu veri kadar yalan! Her işleri yalan. Çin sayısal kayıpları itibarı ile 97. Sırada. Çin ile ilgili rakamların eyaletlere göre dağılımı şöyle: Zhejiang vaka:1347. İyileşen:1324 Ölüm:1. Heilongjiang Vaka sayısı:1610. İyileşen:1597. Ölüm:13 Şanghay Vaka sayısı:2.029 İyileşen:1967. Ölüm:7. Guangdong: vaka sayısı:2387. İyileşen:2331. Ölüm:8. Hubei:Vaka sayısı:688.159. İyileşen:63 640. Ölüm:4512.
Çin’de aşılanan insan sayısı %9. Ülke genelinde ne maske, ne mesafe, ne de bir kısıtlama yok! Kimi kandırıyorsunuz. Bu verilere inanan ahmaktır. Çin’de normalde bir ayda gribten ölen bu sayıdan daha fazladır. Bu yalanı görmeyen DSÖ bu yalanın suç ortağıdır. DSÖ’nün yalanları karşısında susan siyasetçi, bürokrat, akademi, STK, media, işadamı bu cinayetin suç ortağıdır! İşte bu gerçekler karşısında birileri dilinin altındaki baklayı çıkarıyor ve o küfürden Bill’in adamları da nasibini alıyor. Çünkü bize yalan söylediniz. Evet ya-lan-söy-le-di-niz! Bizi kandırdınız. Bize kaba davrandınız, bizi eve hapsettiniz. Siz, DSÖ, FDA ve Bill’in adamlarını bize tercih ettiniz. Onların yalanlarını acımasızca bize dayattınız. Sinovac’ın kutusunun üzerinde ne yazıyor baktınız mı: SARS-CoV-2 yazıyor. CoVID-19 deseler, Trump bundan Çin’i sorumlu tutuyor. Çin, CoVID aşısı diye, bize SARS bahanesi ile ürettiği aşısını kakalıyor. Bizimle daha fazla dalga geçmeyin ne olur!. Şu turizm maskesi projesinde imzası olan herkese aslında 1 ay süre ile alemi ibret olsun diye, sabahtan akşama o maskeyi takma cezası vermek gerek. Bu işin hesaplaşması ve cezası bu dünyada bitmeyecek.
Haberlere bakar mısınız: “Kapanmanın olduğu İstanbul’da 130 PCR testi yapan laboratuvar, ortalama günde 483 kişiye PCR test yapmış o da bir günde toplam 62.790 kişi x 17 günde toplam 1.067.430 kişi PCR test yapmış oluyor. Dikkat çekmek istiyoruz.. Bu gerçek mi? İstanbul’un nüfusu 15 milyon. Bu arada, kapanma sürecinde toplam vaka sayısı Türkiye genelinde 260.000 civarında. Toplam vaka sayısı başından beri 5 milyon civarında. Vakaların %60’ı İstanbul’da. Yahu 17 günde 1 milyon PCR testi yaptı iseniz, tüm İstanbul nüfusunu çoluk çocuk 6-7 ayda test etmeniz gerekirdi. Bu işi araştırmak gerek. Bu mızrak çuvala sığmaz. İstanbullu evde, vaka sayısı güya hızla düşmüş, İstanbul önemli miktarda Anadolu ve tatil bölgelerine gitmiş 1 milyonu aşkın test yapılmış. Sahi şu döngü olayı ne oldu. Hani, kapatma iyi geldi demek için “vaka sayısını düşürmek” adına, semptom olmayanlara PCR testi yapılmayacaktı, ne oldu o iş! Zaten 24 döngü ile bu işin anlamı kalmayacaktı.
Bu arada 1000 avukat, 10 bin tıp doktoru, Corona sorumlularını Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılatmak için harıl harıl dosya hazırlıyor. (https://youtu.be/Mc8db35yL3Y).
Daha 5G’yi de konuşacağız. Önümüzdeki günlerde DSÖ kadar FAO’yu da konuşacağız.
Dünya enerji konseyi FAO, DTÖ, WB IMF, DTÖ, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği IUCN, BM Çevre Programı (BMÇP -UNEP), Avrupa Çevre Ajansı APA, aynı zamanda UNEP ve WMO birlikte 1998’de IPCC: Hükümetler Arası İklim Değişikliği Panelinin adını daha sık duyacağız.
Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024