Alper GÖRMÜŞ
“Bizim Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef gösteren, onun ismini anan, ona karşı bir hareketimiz katiyen olmaz...”
Bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle Müjdat Gezen’le birlikte hakkında soruşturma başlatılan Metin Akpınar’ın savcılık ifadesinin ardından gazetecilere söylediği bu sözler üzerine, Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan şöyle yazdı (Hürriyet, 26 Aralık):
“Sanatçı efendiler! Atatürk haklıdır. Hem de çok haklıdır. Gerçekten de hepimiz bakan olabiliriz, hepimiz milletvekili olabiliriz, hatta hepimiz cumhurbaşkanı olabiliriz. Ama hepimiz sizin gibi sanatçı olamayız.
“Fakat sanatçı efendiler, diyorum ki... Siz de biraz ne dediğinize dikkat etseniz, nasıl olur? Alkışların, sloganların gazına gelmeseniz... Ağzınızdan çıkanı kulağınız işitse...
“(...)
“Çünkü işin sonunda ama en sonunda... - Aslında ben öyle demek istememiştim. - Ben Sayın Cumhurbaşkanımızı kastetmemiştim. - Benim muradım o değildi. - Ben Türkiye’den söz etmiyordum. - Ben Türkiye’de faşizm var demedim ki... Falan demek zorunda kalıyorsunuz ya... Üzülüyoruz vallahi!”
Ahmet Hakan, Akpınar-Gezen’le ilgili toplumun her kesiminde yürütülen yoğun tartışmalardan ise bir “mesut olma” vesilesi çıkarmış:
“Metin Akpınar olayı gösterdi ki... Bu memlekette... Bütün kutuplaştırma çabalarına rağmen... ‘Metin Akpınar baştan sona haklıdır’ ile ‘Metin Akpınar baştan sona haksızdır’ diyenlerin dışında... İşin haklı taraflarına da haksız taraflarına da hakkaniyetle işaret edilmesini arzu eden, büyük, çok büyük bir sessiz çoğunluk varmış.
“Onların gür sesini işittim. Bu yüzden... Öyle mesudum ki anlatamam!”
Biz neden duyamadık o “gür ses”i?
Ahmet Hakan’ın bu değerlendirmesini okuyunca, keşke o “gür ses”i ben de duysaydım, duysaydım da biraz da ben mesut olsaydım diye geçirdim içimden; hayfâ ki, benim gözlemim, “Metin Akpınar baştan sona haklıdır ile Metin Akpınar baştan sona haksızdır” diyenlerin sesinin ötekilerin gür sesinin yanında sinek vızıltısı gibi kaldığı yönündeydi.
Peki, aynı sosyal medyayı izlediğimize ve oradan “Metin Akpınar baştan sona haklıdır ile Metin Akpınar baştan sona haksızdır”cılar dışında pek az ses çıktığı apaçık olduğuna göre (sanırım Ahmet Hakan buna itiraz etmeyecektir, ki siz de öyle olduğunu biliyorsunuz), Hürriyet yazarı bu “gür ses”i nerede ve nasıl duymuştur?
Yanılmıyorsam, Ahmet Hakan, yukarıda zikrettiğim yazısından birkaç gün önce kaleme aldığı konuya dair ilk yazısına gelen tepkilerden yola çıkarak varıyor bu iyimser sonuca.
Ahmet Hakan, Türkiye’nin en çok okunan köşe yazarı ve Twitter’daki takipçi sayısı yedi milyona yakın. Onu mesut eden tepkiler binlerle ifade ediliyor olmalı.
Bu durumda şu soru külçe gibi duruyor karşımızda ve cevabını bekliyor: Ahmet Hakan’ı mesut eden o mesajları atanlar neden kendi sosyal medya hesaplarından da bu fikirlerini paylaşmıyorlar?
Ahmet Hakan ne yazmıştı?
Benim bu soruya bir cevabım var, fakat onu ifade etmeden önce bakalım Ahmet Hakan ilk yazısında ne yazmış da izleyiciler onun değerlendirmesini okuduktan sonra, “haklısın, biz de senin gibi düşünüyoruz” diye cevap vermiş...
Hakan, 25 Aralık tarihli, “Tane tane anlatıyorum: Siyahla beyaz arasında Metin Akpınar olayı” başlıklı değerlendirmesinde, olan biteni birkaç alt başlık altında, parçalı bir yazıyla ele aldı. Ben buraya sadece, hepsinin özeti mahiyetinde gördüğüm “Denilemez mi?” başlıklı bölümü alıyorum:
“’Gözaltı falan çok yanlış ama Metin Akpınar da gayet talihsiz laflar etmiş’ denilemez mi?
“’Metin Akpınar büyük sanatçı ama Menderes’ten söz edip darısı kimin başına demesi hakikaten olmamış’ denilemez mi?
“’Metin Akpınar’ı severim ama böyle her tarafa çekilebilecek türde laflar etmesinden hiç hoşlanmadım’ denilemez mi?” (Yazının tamamını okumak isterseniz: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/tane-tane-anlatiyorum-siyahla-beyaz-arasinda-metin-akpinar-olayi-41062486
Sadece kendi mahallesinden çıkan “gür ses”e bakıp hizalanmak!
Sırf Ahmet Hakan’ın “denilemez mi?” sorularına bakarak dahi sosyal medyada bu meselenin nasıl tartışıldığını anlayabiliriz... Zaten o da bunlara bakarak yazmış olmalı “siyahla beyaz arasında” yazısını.
Ve işte, o yazıya gelen tepkiler de onu çok mesut etmiş...
Böylece biz tekrar dönüyoruz yukarıda sorduğum ve cevabını ertelediğim soruya: Ahmet Hakan’ı mesut eden o mesajları atanlar neden kendi soyal medya hesaplarından bu fikirlerini paylaşmamışlar da ancak Ahmet Hakan yazınca ona “ne kadar haklısınız” mesajları göndermişler? Bir başka deyişle, bu görüşlerini neden adlarıyla sanlarıyla değil de adları anonim kalacak şekilde Ahmet Hakan üzerinden ifade etmişler?
Bu sorunun cevabı, toplumun aşırı ölçülerde kutuplaşmasında ve o kutuplaşmanın bir türevi olan mahalle baskısında gizli...
Kutuplaşmanın rolü: İçinde bulunduğumuz türden çok yoğun kutuplaşma, aslında bir savaş hali... Yani biribiriyle savaş halinde olan iki düşman cepheden söz ediyoruz ve bir savaşta cephelerin biribirleri hakkındaki duyguları neyse, yaşamakta olduğumuz türden toplumsal kutuplaşmada da aynısıdır.
Keza: Bir savaşta hangi taktikler uygulanırsa, böylesine kutuplaşmış bir toplumda da aynı taktikler uygulanır; ki bu taktiklerin başta geleni de, kendi içinde düşmanın koz olarak kullanabileceği fikirler öne sürmemek, böyle fikirlere izin vermemektir.
Mahalle baskısının rolü ve tercih çarpıtması: Tercih çarpıtması, insanların, algıladığı toplumsal baskı karşısında isteklerini, duygularını, düşüncelerini olduğundan farklı göstermesi anlamında kullanılan ve bence, özellikle bireyleşme düzeyi gerilerde olan toplumlarda hayli açıklayıcı bir kavram...
Tercih çarpıtmasını, bireylerin fikirlerini şu ya da bu nedenle ifade etmekten kaçınması (susması) demek olan “otosansür”le karıştırmamak lâzım. Burada, gerçekte inandığının tam tersine inanıyor gibi yapmak söz konusu.
Peki, bu “ihtiyaç” nereden kaynaklanıyor?
Algılanan toplumsal baskı bazen öylesine yoğunlaşabilir ki, o baskıdan kurtulmak için konuşmamak, fikrini ifade etmemek yetmeyebilir. İşte o koşullarda bireylerin bir bölümü, gerçekte karşı olduğu fikrin takipçisiymiş gibi hareket etmeye, onu yüksek sesle dile getirmeye yönelebilir.
Doğrusunu isterseniz, ben Metin Akpınar’ın Halk TV’deki sözleri ve onu izleyen soruşturma süreciyle ilgili olarak sosyal medyadaki “Metin Akpınar baştan sona haklıdır”cıların da, “Metin Akpınar baştan sona haksızdır”cıların iç seslerinin, Ahmet Hakan’ın tarif ettiği “siyah”la “beyaz” arasında bir yerlerde olduğuna inanıyorum. Yani açıkça tercihlerini çarpıttıklarını düşünüyorum.
Fakat gelin görün ki bu bir savaş ve savaşta inandığını söyleyemezsin. Öyle yaparsan, ne karşı taraf “helal olsun” der sana, ne de senin tarafın... Karşı taraf senin dürüstlüğünü istismar eder, senin tarafın da seni aforoz eder.
Biz de işte böyle böyle yaratılan düşünce çöllerinde hep birlikte debelenip dururuz.
Son olarak: “Düşmana yarayacak” söz sarf etme kaygısı ve ”mahalle”den işitilecek azar korkusu aklı da devreden çıkartır.
Bu son olayda da öyle oldu: Karşımızda toplumu kutuplaştırarak, gererek ve onun üzerinden kendi tabanını konsolide ederek seçim kazanmayı planlayan bir iktidar var ama, o iktidara “bizim” cepheden gollük paslar atıldığında, iktidarın planını ve tuzağını hatırlatmak bile hatırlatanı tehlikeli bir pozisyona sürükleyebiliyor.
O zaman da işte gelsin otosansürler, gelsin tercih çarpıtmaları...
Biraz önce Yıldıray Oğur’un TV5’te Dücane Cündioğlu ile söyleşisini izledim. Cündioğlu, bu olayı, “Bir sanatçı biraz da ölçüsünü kaçırmış bir laf edince, sırf seçimlere birkaç ay kaldı diye dünyasını kararttılar” diye andı.
Aşağı yukarı böyle bir tutumdan söz ediyorum. O lafların ölçüsünün kaçtığını da teslim edersen, senin sözün daha da güçlenir. O zaman, soruşturmanın haksızlığına, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savcıları göreve çağırmasına dair dile getirdiğin bütün itirazlar daha ikna edici olur; ihtimal, tam da istendiği gibi bu olay üzerinden bir kez daha konsolide edilmiş iktidar kamuoyunda bir çatlak bile yaratabilirsin. Fakat bu tutumla değil.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025