Berat ÖZİPEK
Sabah saatin dördü.
Gün henüz ışımamış. Diyarbakır’da kaldığım otelin penceresinden sokakları seyrediyorum.
Sabah ezanları okunuyor, kuş sesleri geliyor. Şehir sakin bir güne başlıyor.
Temizöz Davası’nı izlemek için Ufuk Uras, Gülçin Avşar ve diğer arkadaşlarla birlikte İstanbul’dan geldik.
Bu davanın unutulmasını ve unutturulmasını istemediğimiz için. Kirli bir savaşta yitip giden canlara karşı borcumuz olduğuna inandığımız için...
Bu dava sahipsiz olduğu için… Davanın ilk günleri, gruplar halinde gelip basına fotoğraf veren BDP’lilerle onlara yakın avukatlar ordusu daha sonra uğramayı unuttuğu için...
Ergenekon Davası’na kayıtsızlığını “iyi ama Fırat’ın doğusuna gitmiyor”a bağlayan ama artık bahanesi tükenen Türk solu ilgisiz kaldığı için…
Diyarbakır Barosu üstüne düşeni yapıyor. Ama mahkeme salonunu korucu yakınları domine ediyor ve yakınlarını kaybetmiş 16 acılı kadın, sessizce, eşlerinin ve oğullarının katili olarak teşhis ettikleri insanlarla aynı ortamı paylaşıyor.
Arada ikisiyle konuşuyorum. Orta yaşlı bir ev kadını, yargılanmakta olan bir kişinin ismini söylüyor. “Kocamı alıp götüren oydu” diyor, “iki çocuğumu alıp evine gittim, bırak dedim, ama köpeklerini üstüme saldırttı, …nın evine sığındım” diyor.
Adliye binasında birçok tanıdığa rastlıyorum. Mersin barosundan avukat bir arkadaş yan salonda Kürtçe savunma krizine takıldığı için ilerlemeyen ve dolayısıyla pratik olarak hiçbir katkısının mümkün olmadığı KCK davasına destek için gelmiş. Ama o da öteki “duyarlı” arkadaşlar da yan salondakine uğramıyorlar.
**
BDP bu davaya ilgi göstermiyor. Brüksel’de Dersim Konferansında Sabahat Tuncel’e soruyorum, aldığım cevaba inanamıyorum: “Sanki kimse mi kaldı gidecek, herkesi içeri aldılar” türünden bir şey söylüyor.
Düşünebiliyor musunuz, Diyarbakır’da koca salonda biz yedi kişi varız, yedimiz de İstanbul’dan gelmiş, korucu yakınlarının arasında kaybolmuş durumda davayı izliyoruz, ama Diyarbakır’da kimse kalmamış. 14 Temmuz mitingine gidecek kimse çok, ama Temizöz davasına yok!
Elbette gerçek neden bu değil. BDP’nin baştan beri davaya kayıtsızlığı da bilinçli bir tercih. Çünkü KCK Davası “Hükümeti” vuruyor, Temizöz Davası “Devleti.” Daha doğrusu “AKP Devleti”nin itişe itişe kendisine yer açmaya çalıştığı Kemalist oligarşinin devletini.
**
Gültan Kışanak’ın Uludere sonrası Meclis konuşmasını hatırlıyorum.
Racine’in Andromak’ındaki gibi güçlü bir tiratla sesleniyordu dinleyenlere, “hiç mi vicdanınız sızlamadı” diyordu, “bu katliam karşısında tüyleri ürpermeyenin insanlığından da vicdanından da şüphe duyarım” diyordu.
Haklıydı.
Ama onu dinlerken, aslında onun bir cinayeti kınamadığını biliyordum. Yarın PKK öldürdüğünde aynı tiradın onda birini duyamayacağımızı da. Nitekim öyle oldu. Hala da öyle.
Çünkü sadece o değil, diğer BDP’liler de kötülüğü aynı terazide tartmıyor. Tıpkı birilerinin Kürtlere karşı işlenen cinayetleri aynı terazide tartmadığı gibi.
O zaman anlıyorsunuz ki onların asıl kınadıkları işlenen cinayetin kendisi değil.
**
Antep’teki vahşeti ister PKK yapmış olsun ister olmasın, bunun ona bakışımızı değiştirmemizi gerektirecek bir anlamı yok. Sonuçta kan dökmekten kaçınmayan bir örgütten söz ediyoruz ve onun bayramı kana bulayan diğer cinayetleri de daha az kötü değil.
Ama Kürt milliyetçiliğiyle malul olanlar bunu göremiyor. Tıpkı Türk milliyetçiliğiyle malul olanların devletin işlediği cinayetleri görmeyi tercih etmedikleri gibi.
Milliyetçilik körleştiriyor.
Bir diğer sorun ise, kendisinden kanaat önderi olması beklenen pek çok ünlü ismin “muhalif aydın” olmanın raconunu hakikate şahitliğe tercih ediyor olması.
Diğer bazılarının sorunu ise, doksanlı yılların sistematik devlet terörü, JİTEM, faili meçhuller ve yargısız infazlar döneminde sabitlemiş olmaları ve hala o yılların refleksleriyle hareket etmeleri.
O yıllardan bugüne nelerin değiştiğinin farkında olmamaları. Belki de görmenin yükleyeceği sorumluluktan kaçmaları.
**
Bugün bu ülkede silahlı mücadelenin koşulları yok. Silahlı mücadelenin koşullarının bulunmadığı bir ülkede ister sivil olsun ister asker veya polis, insan öldürmek cinayettir. Ama bu cinayet sürekli işleniyor.
Alper Görmüş son yazısında Hüseyin Aygün’ün şu sözlerine yer veriyor:
“Türkiye’deki aydınlar uzun süredir, PKK’nın kuyruğuna takılmış durumdalar. Eleştiri yapmıyorlar, sadece devlete, hükümete çağrı yapıyorlar. PKK da yapsa, Uludere’de Türk savaş uçakları da yapsa, şiddeti her zaman reddetmeliyiz. Çok vicdansız buluyorum, devlet bir şey yaptığında yerden yere vuruyorlar, örgüt, bir sürü kişiyi, sorgusuz sualsiz kurşuna diziyor, tek bir kelam etmiyorlar. Bir sivili öldürmenin gerekçesi olabilir mi? Türk gençleri yönünden bakan da yok, sanki onları bir ana doğurmadı. Şiddete bir girdiniz mi, şiddet sizi mahveder, örgütü de askeri de mahveder.”
Demokratlığı CHP’ye fazlasıyla bol gelen Dersim Milletvekili haklı.
Gerçekten de Türkiyeli aydınlar uzunca bir süre neyin değiştiğini fark etmediler. Ya da kolay olanı tercih ettiler, asıl mayınlı alana girmediler. Bazıları devlete ne yapmaları gerektiğini rahatlıkla söylerken aynı anda“biz PKK’ye ne yapması gerektiğini söyleyemeyiz” dedi, diğer bazıları da adaleti devlete duydukları haklı tepkiye kurban etti. Siyasi hatayı taammüden işlenmiş cinayetle aynı terazide tarttı.
Kendisini demokrat sanan milliyetçilerle aynı virüsü kapmış yeniyetme twitır kovboylarının alkışlamasını, zor bir pozisyonda dengede durmaya çalışmaya tercih etti.
Oysa birlik beraberliğe falan değil, adalet duygusuna her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz.
Belki de tek ihtiyacımız, kötülüğün kötülük olduğunu kabul etmek. Yapılması gereken, zalimi ve onun yaptığı kötülüğü mistifiye etmemek, şiddeti mantığa büründürmemek.
**
İnsanın yaşama hakkını siyasi sebeplerle ihlal etmek yapılan işi siyasi suç yapmaz. Siyasi sebeple insan öldürmek, siyasi değil, adi bir suçtur. Bunu yapanın mücadelesi de saygıdeğer değildir, onu meşru görenin tutumu da.
Ama herkesin çıldırdığı yerde birilerinin sağlıklı kalması gerek.
PKK kan dökmeye devam etsin veya etmesin, anadilde eğitim başta olmak üzere, Kürtlerin haklarını buna hiçbir biçimde sürece endekslemeden, isterse dünya yıkılsın, aynı kararlılıkla savunmak gerek.
BDP etnik husumeti kışkırtıcı milliyetçi tutum ve söylemlerine devam etsin veya etmesin, bizim herkes için siyasetin kanallarını genişletmeyi savunmamız gerek.
Hükümeti bunun için sıkıştırmak gerek, onun yanlışlarını açıkça dile getirip, eğildiği yerde düzeltmeye çalışmak gerek.
Bu yazıyı yazdığım sırada Hakkari’deki mayınlı saldırıyla dört asker hayatını kaybetti.
Şimdi bize düşen, PKK saldırılarını bahane ederek haklı öfkeyi Kürtlere yöneltmek isteyen karanlık çevrelerin, ulusalcı odakların, derin ve sığ güçlerin karşısında net biçimde durmak olmalı. Onların fırsattan istifade PKK ile aynı kanlı çarkı döndürme heveslerini kursaklarına tıkamak gerek.
Tüm yapılması gereken, teraziyi düzgün tutmak.
Düzgün tutmak ki, aklını ve vicdanını milliyetçiliğe ve başka türden kötülüğe kurban etmemiş olan herkes hakikati açıkça görsün.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Sahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek
24.01.2026 - ABD terörü ve rızanın çözülüşü
6.01.2026 - İmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı?
5.12.2025 - Başkanlık sistemi CHP’yi çözüme zorluyor
2.12.2025 - Ezberler bozulurken mağduriyetler de son bulmalı
1.08.2025 - Suriye’de tarihi bir uzlaşmanın imkanları: Mutabakatın özüne ve şeklinde dair
28.07.2025 - Yüz yıllık düğümü çözme yolunda cesur adım Devlet Bahçeli’den geldi
13.07.2025 - ABD’nin “özeleştiri” yapacağı günlerden korkalım
28.06.2025 - Yolsuzluklar, barış ve biz
21.05.2025 - Yüz yıllık bir parantezi basiretle kapatmak
20.02.2025
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları



















































































































Palmiye yayınları
Palmiye yayınları olarak gazeteci, yazar, şair arkadaşlarımıza bir imkân sunuyoruz. Destekli yayıncılık kapsamında yazılarınızı kitaba dönüştürebiliriz. Siz yazın biz basalım yayınlayalım. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen iletişime geçiniz. İletişim bilgilerimiz: [email protected] https://www.facebook.com/palmiyeyayinlari Tel: 0555 2915061-0539 3602045