Fehim TAŞTEKİN
Süveyde olayları pek çok tarafın pozisyonunu güncellemesine yol açtı. Bir milat değil ama hasım güçler ve üçüncü tarafların yol haritalarındaki tıkanıklıklara ve denklemdeki yeni girdilere işaret ediyor.
- Her şeyden önce mezhebi katliam ve kötülükler, Dürzileri koruma bahanesiyle İsrail’in güney Suriye’de hedeflediği tampon bölgeyi dayatma şansını artırdı. Dahası İsrail’e Suriye’ye gelecek biçen masalarda yer açtı. Süveyde’de ateşkes, Amerikalıların arabuluculuğunda Amman’da İsrail ile Suriyeli heyetler arasındaki gizli görüşmelerle sağlandı. Ardından 24 Temmuz’da Paris’te Amerikan-Fransız girişimiyle Suriye ile İsrail heyetleri masaya oturdu. Henüz teyit edilmese de bu görüşmelerden çıkan sonuçlar İsrail’in önceliklerinin yedirildiği bir çatışmasızlık rejiminin yüklenmekte olduğunu gösteriyor.
- Çatışmalar ABD’yi, çatışma, barıştırma, himaye etme ve garantörlük süreçlerinde tayin edici konuma getirdi. Trump yönetimi Süveyde dönemecindeki yol kazasına rağmen Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) yönetimine yüklediği misyonun arkasında duruyor.
- İnşa sürecindeki HTŞ rejimi içerde aşiret milislerini paralel güçler olarak ‘asi’ bölgelere karşı devreye sokma kapasitesini ortaya koydu. HTŞ aynı zamanda askeri yöntemlerin sınırlarını, çözümsüzlüğünü ve bu tür kalkışmaların yabancı müdahalelerin önünü açtığını gördü.
- Süveyde’yi ‘devletin kontrolü’ altına alma hamlesinin ters tepmesi Türkiye’nin hesaplarını zora soktu. HTŞ’nin Süveyde’den çekilmesi ve İsrail’in dayatmalarda bulunacak konuma gelmesiyle Türkiye’nin eli zayıfladı. Ankara, Süveyde’den Fırat’ın batısına emsal teşkil edecek bir özerkliğin doğmaması için, Amerikan-Fransız müdahalelerinin İsrail’i sınırlandırarak Suriye’nin birliği, bütünlüğü ve (HTŞ’nin) siyasal egemenliğine hizmet edecek sonuçlar üretmesini umuyor.
Öte yandan Türkiye, Tel Aviv ile Şam arasındaki görüşmeleri teşvik ederek, müzakere marifetiyle gerilimi soğutmayı ve sunulacak teminatlarla İsrail’i 1974’teki mütareke çizgisine döndürmeyi umuyor. Ve Ankara, Colani’yi ‘dik durması’ yönünde cesaretlendiriyor. Bütün bunların sonuç vermemesi ihtimali karşısında doğrudan askeri müdahale tehdidini yeniden masaya sürüyor.
Şam’dan gelen ‘organize edilmiş’ bir talep üzerine, Suriye’nin yeni güvenlik güçlerinin eğitilmesi ve donatılması konusunda Türkiye’nin devreye girme niyeti, Süveyde ile bozulan dengeyi tekrar kurma amacı güdüyor. Fakat karmaşanın büyüklüğü hesapların altını oyuyor.
- Süveyde’deki çatışmalar, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile HTŞ arasındaki entegrasyon sürecini yeni bir belirsizliğe soktu. Süveyde’nin etkileri SDG açısından iki yönlü:
Bir yanıyla özerk yönetimin elini güçlendirdi. Herkesi kuşatan bir anayasa olmadan, haklar teminat altına alınmadan silahları bırakmanın intihar olacağı söylemi güç kazandı. Ama aşiret güçlerinin Süveyde’de kullanılması da tehlikeli bir örnek oldu. Fırat’ın doğusunda aşiret kartının devreye sokulması potansiyel olarak SDG’deki Kürt-Arap birliğini ve Deyr el Zor, Rakka ve Haseke’de istikrarı bozabilir; Türkiye’nin dahli ve ABD’nin eylemsizliği bir çöküş senaryosunu tetikleyebilir. Şu anda aşiretler SDG’ye desteği teyit etse de çatışma dinamikleri her şeyi alt üst edebilir.
Dürziler yarı özerk bir statüye kavuşursa Kürtler de Fırat’ın doğusunda özerkliği yeni anayasaya yedirmek için çıtayı yükseğe sabitleyebilir. Fakat Süveyde’de etkisini gösteren dış baskı açısından burada ters bağlantı var. Denklemde Dürziler lehine İsrail’in koyduğu ağırlık, SDG’nin aleyhine Türkiye’nin koyduğu ağırlıkla yer değiştiriyor. İsrail’in Dürziler için çizdiği kırmızı çizginin Fırat’ın doğusunda da kendini göstereceğine dair sağlam bir işaret ya da somut bir güvence yok. İsrail’in Kürtler için Türkiye ile ilişkileri yakabileceğine dair öngörüler zayıf. İsrail’in müdahalesi güney Suriye’de kendi güvenlik çıkarlarının buyruklarına göre şekilleniyor.
- 13-18 Temmuz’da yaşanan çatışmaların oluşturduğu yeni denklem, bir yanıyla Şam’ın ademi merkeziyetçi çözümü sonsuza kadar reddetmesini zorlaştırıyor.
***
Bu çıkarımları yapmamızı kolaylaştıran Paris’teki toplantılara biraz yakından bakmak gerekiyor.
24 Temmuz’da ABD-İsrail-Suriye görüşmesinin ardından Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) taraflar arasında bir mutabakattan söz etti.
SOHR’un iddiasına göre;
- Süveyde’de güvenlik dosyası, ABD’ye devredilecek.
- Süveyde dışında konuşlanmış HTŞ ve aşiret güçleri çekilecek. Dürzi gruplar bu çekilmeyi teyit için tüm köyleri denetleyecek.
- Yerel halktan meclisler oluşturulacak. Bu meclisler idari sorumlulukları üstlenecek.
- İhlallerin raporlanması için bir izleme komitesi oluşturulacak. Komite raporlarını Amerikalılara sunacak.
- Dera’da silahlı grupların yerini yerel güvenlik komiteleri alacak. Bu komitelerde görev alanlar sadece hafif silah taşıyabilecek. (Süveyde, Kuneytra ve Dera’dan oluşan güney Suriye’nin asker ve ağır silahlardan arındırılması hedefiyle uyumlu bir madde.)
- Süveyde’de HTŞ'ye bağlı hiçbir kurum ve kuruluş faaliyet göstermeyecek. Sadece BM’ye bağlı örgütlere erişim izni verilecek.
SOHR’un iddiası önce büyük bir sessizlikle karşılandı. Ne teyit edildi ne de inkâr. Bir gün sonra bir HTŞ yetkilisi isim vermeden El-İhbariye kanalına konuştu; görüşmelerin nihai bir anlaşmayla sonuçlanmadığını, gerilimi azaltmaya yönelik istişarelerin süreceğini söyledi. Ayrıca devlete paralel yapılar kurulamayacağını vurguladı. Bu açıklama SOHR’ın haberine gölge düşürdü. Fakat İsrail de tehditkâr bir yaklaşımla güney Suriye’deki hedeflerinde ısrar ediyor.
25 Temmuz’da Fransa, ABD ve Suriye arasındaki üçlü görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada da Suriye'nin birliği, istikrarı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek tekrarlandı. Güvenlik tehditlerine karşı devlet kurumlarının kapasitesini artırma ve kuzeydoğu Suriye ile Süveyde’de ulusal uzlaşı odaklı siyasi geçiş sürecine destek taahhüdü öne çıktı. SDG-HTŞ görüşmelerinin bir sonraki turunun Paris’te yapılması da kararlaştırıldı. Bu toplantı normalde 25 Temmuz’da olacaktı ama ertelendi. Erteleme tarafların pozisyonlarındaki uçurum ve katılımın seviyesiyle ilgili uzlaşmazlıktan kaynaklandı. Suriye Dışişleri’nin Amerika masası müdürü Kuteybe İdlibi, planlanan Paris toplantısının tam entegrasyon için yürütülen müzakerelerin bir parçası olduğunu, ABD ve Fransa’nın Suriye'nin birliğini sağlayacak adımlara önem verdiğini ve Paris’in SDG üzerinde baskı kurma sözü verdiğini savundu.
26 Temmuz’da da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, HTŞ’nin Cumhurbaşkanı ilan ettiği Ebu Muhammed el Colani’yi aradı. Görüşmede Colani devlet kurumlarının bölgede yeniden aktif hale getirileceğini ve ayrılıkçı ajandalara geçit verilemeyeceğini vurguladı.
Bu trafik ve verilen mesajlar, Colani yönetiminin kıskaca alındığını ama Batılı desteğin sürdüğünü teyit ediyor. Cihatçı örgütleri Suriye’nin düzenli askeri ve güvenlik güçlerine dönüştürme konusundaki çabalara hala umut bağlanıyor. Bu konuda Türkiye’ye rol düşüyor. ABD’nin HTŞ’nin kontrolündeki güçlerle El Bab’ta, IŞİD’e karşı ortak operasyon yapması da Suriye’yi yeniden kodlama sürecinin Süveyde türbülansını atlattığını gösteriyor.
HTŞ’li kaynak “Nihai anlaşma yok” dese de merkezin kontrolün olmadığı fiili durumu koruyan örtülü bir mutabakat ihtimali yadsınamaz. ABD Özel Temsilcisi Thomas Barrack’ın “Toplantının amacı gerginliği azaltmaktı, bunu başardık” sözünü haklı çıkaracak bir şeyler olmalı.
Bu minvalde Süveyde Askeri Konseyi’nin arkasındaki Dürzi ruhani lideri Hikmet el Hicrî 26 Temmuz’da idari hizmetler, ihlallerin tespiti, hukukî davaların takibi, insani yardımın dağıtılması, adli-tıbbi destek ve kayıplar konusunda komitelerin kurulduğunu ilan etti. Bu da bir tarafın reddiyesine karşın öteki tarafın federalizme giriş dersine girdiğini gösteriyor.
Cebel el-Arab (Süveyde) bölgesi için özerk yönetimin ilan edildiğine dair 21 Temmuz 2025 tarihli bir bildiri de sosyal medyada dolaşıma sokuldu ama henüz sahiplenen çıkmadı. Süveyde, HTŞ’ye desteği kesintiye uğratmasa da ABD’nin söyleminde bir ayarlamaya neden oldu. “Federalizm Suriye’ye uymaz” diyen, “Tek Suriye, tek hükümet, tek ordu” şiarıyla tam entegrasyon isteyen ve SDG’ye Şam’dan başka yol olmadığını söyleyen Barack, federal bir Suriye olup olmayacağı konusunda kararı Suriyelilerin vereceğini belirtti.
Bu ton değişikliği sahadaki yeni duruma bağlanabilir ama bu Amerikan politikası açısından kesin ya da belirleyici bir tutum olmayabilir. Çünkü Başkan Donald Trump’ın Colani’yle el sıkışırken sepete koyduğu faktörler yerli yerinde duruyor. ABD’nin yaptırımları kaldırmasına paralel olarak Suudilerin 120 kişilik bir temsilci heyetiyle Şam’a çıkarma yapıp 6.4 milyar dolar değerinde 47 anlaşma imza atması HTŞ ile yola devam konusundaki Suudi-Amerikan oydaşmasının altını çiziyor.
Yeni bir denklem oluştu ama coğrafyanın likit hali bunun ‘nihai’ olmayacağını söylüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025