Fehim TAŞTEKİN
İdlib, cihadi örgütlerin Suriye için düşledikleri modelin pratik bulduğu bir vilayet. Sırtını yasladığı yer Türkiye. Halep’ten sonra gözler hem burada hem de cehennemin eşiğinde duran Türkiye’de.
“İdlib El Kaide Emirliği”, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan yönetimlerinin bölgeye bir armağanıdır. İdlib, bugünlerde Halep’ten sonra sıranın geleceği yer olarak kendinden söz ettiriyor.
Buraya kestirmeden ‘El Kaide Emirliği’ diyorum çünkü İdlib’i ele geçiren Fetih Ordusu’nun iki ana bileşeni Nusra Cephesi (Şam’ın Fethi Cephesi) ile Ahraru’ş Şam bölgede El Kaide geleneğinin farklı tonlara sahip iki uzantısı. İkisini de El Kaide’nin eski kadroları kurdu; biri IŞİD ile yollarını ayırıp El Kaide liderliğine biat ederken diğeri El Kaide ile aynı düşünsel formata sahip olsa da örgütsel bağ kurmaktan kaçındı. Ahrar cihadi selefiliğin ‘uyanık’ versiyonu. Nusra ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında köprü vazifesi gördü, ‘ılımlı selefi’ duruşuyla Katar ve Türkiye’nin himayesini kazandı, kimi batılıların gözünde çözüm ortağı olmayı başardı. Fakat orta yolculuğuna rağmen kendi içinde, Nusra ile birleşmek isteyen şahinler ile uluslararası desteği garantilemek için El Kaide’den uzak durmaktan yana olan ılımlılar arasında içten içe hesaplaşmaların yaşanmasını önleyemedi.
***
İdlib, Türkiye’nin Ortadoğu’ya düzen verme macerasıyla nelere bulaştığını göstermesi açısından da ibretlik bir yer.
Yakın geçmişe ufak bir tur yapalım: IŞİD, 2014’te ortaklarını tasfiye edip Rakka’yı kendi hilafetinin merkezi yapınca El Kaide’nin periferisindeki örgütler de cihadi saflardaki kaymayı önlemek amacıyla kendi emirliklerini tesis etmek için İdlib’i gözlerine kestirdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2 Mart 2015’te Riyad’da Kral Selman ile Suriye’de muhalifleri sonuç alacak şekilde destekleme konusunda anlaştı, 22 gün sonra Suriye’nin kuzeyinde Nusra ve Ahrar’ın liderliğinde Fetih Ordusu kuruldu ve ardından Türkiye üzerinden sevk edilen silahlar sayesinde 28 Mart’ta İdlib ele geçirildi.
Bu iki örgütün periferisinde duran başka örgütler de var. Mesela Cisru’ş Şuğur’da Nusra’nın yedeğinde Türkistan İslam Partisi bulunuyor. Cundu’l Aksa da Nusra’dan yana. İdlib’teki güçlerin akıl hocası olarak öne çıkan da Suudi Arabistanlı Şeyh Abdullah Muhammed el Müheysini. Levant, IŞİD kadar El Kaide için de cihadi alem için kendini gösterebileceği en önemli sahne olarak öne çıktı. Bu yüzden El Kaide liderliği en önemli isimlerini Suriye sahnesine sürdü.
***
Nusra’nın şehirde ilk yaptığı, Fransız sömürgesine karşı ayaklanmanın öncüsü Kürt devrimci İbrahim Henano’nun heykelini yıkmak oldu. Kenti ele geçirildikten sonra Nusra kendi emirliğinin tesisi konusunda İslamcı örgütlerle bir dizi istişare toplantısı düzenledi ama uzlaşı sağlayamadı. Nusra lideri Ebu Muhammed el Colani, emirlik ilan etme sözünden, ortaklarının hassasiyetlerini dikkate alarak geri adım attı. Ancak deklare edilmeden de emirlik fiilen kuruldu. Şeri mahkemeler tesis edildi: Kırbaçlama, uzuv kesme, recm, çarmıha germe cezalarıyla Suriye’ye vaat edilen model ortaya konuldu.
Nusra aralarındaki farklılıklara rağmen diğer selefi örgütlere karşı bir denge politikası güttü. Sıra ABD’nin TOW füzesi verdiği ılımlılara gelince başka bir yol izlendi. Nusra kısa sürede Batılıların umudu Suriye Devrimciler Cephesi, Hazm Hareketi ve 13. Tümen’i İdlib’ten silip süpürdü.
İdlib artık El Kaide’nin Suriye halkına kendini ispat etmeye çalıştığı bir merkez üssüydü. O yüzden yol, elektrik ve su şebekelerinin tamirinden ekmek üretimine kadar birçok alanda kendilerini göstermeye çalıştılar. Ahrar da bu konuda Nusra ile rekabet halindeydi. Rekabet zaman zaman iki örgüt arasında çatışmalara da yol açtı.
İdlib’in yeni patronları, kendilerinden olmayan kesimlere karşı da düşmanlıklarını göstermekten kaçınmadı. Aleviler her zaman hedefte oldu. Durzi köyünde katliam yapıldı; din değiştirmeyi reddedenler çarmıha gerildi. Şii beldeleri Fua ve Kefraya kuşatma altına alınıp açlığa mahkûm edildi; tepelerinden roket eksik edilmedi.
***
Nusra ‘kurtarılmış’ bölgeyi Batı-Körfez ortaklığının tanıdığı Suriye Ulusal Koalisyonu’na (SUK) da yâr etmedi. Koalisyon, Gaziantep’teki ‘geçici hükümeti’ İdlib’e taşımaya kalkıştı ama başaramadı. Nusra yine de bölgeye akan yardımların kesilmemesi için SUK ile bağlantılı yerel meclislerin kurulmasına izin verdi. Katar Kızılay’ından ABD’nin USAİD’ine, Alman ‘Arche noVa’dan Polonyalı PAH’a kadar birçok uluslararası örgüt, İdlib’te SUK’un uzantısı yerel meclislere yardım ulaştırdı ama kurulan bu mekanizma sonuçta Nusra ve Ahrar’ın hükümranlığı için belediye ve kamu hizmeti olarak işlev gördü.
Bu süreçte Cilvegözü Sınır Kapısı ve Hatay’daki ‘yasadışı’ bazı geçişler ‘İdlib Emirliği’nin beslendiği ana damarlar olageldi. Türk hükümetinin Ortadoğu’ya model olarak sunabildiği şey, İdlib’te işte böyle tecessüm etti. Bütün kredisini ortaya koyarak ve kendi ülkesini de ateşe atarak elde ettiği sonuç budur.
Hatırlanacak olursa Suriye ordusunun İdlib’i kaybetmesi Ankara’da ‘devrim lehine bir gelişme’ olarak alkışlanmıştı. Kimse ne İdlib’teki yapılanmanın özüyle ne de Fetih Ordusu’nun liderliğini El Kaide ve dostlarının yaptığı gerçeği ile ilgilendi. ABD’nin Nusra’yı terör örgütü listesine almasına öfkelenen SUK temsilcileri “Nusra devrimin bir parçasıdır” diye çıkışmış, hatta Cuma gösterilerinden birine “Hepimiz Nusra’yız” adı verilmişti. Nusra’ya terör örgütü muamelesi yapılmasına bozulanların başında da Erdoğan geliyordu.
Nusra, El Kaide’ye biatının devam etmesi halinde ‘devrim’in zarar göreceği mülahazasıyla geçen temmuzda adını Şam’ın Fethi Cephesi olarak değiştirip güya El Kaide’den boşandı. Ancak El Kaide liderliği ile danışıklı olarak yapılan bu uyanık hamleyi kimse yemedi.
***
Her bir şehrin iyi-kötü tarihsel bir künyesi vardır. İdlib de tarihin ilk küresel ticaret ağına sahip devleti olarak bilinen Ebla Krallığı’nın kalıntıları üzerinde oturuyor. 1974-1975’te İdlib’teki kazılarda M.Ö. 2400 yıllarına ait kil tablet üzerine yazıtlar bulunmuştu. Bulgular İdlib’in tarihte en önemli medeniyet merkezlerinden biri olduğunu ortaya koydu. Dünya, yukarıdakilerin aşağıdakilere gıpta ettiği bir yere dönüştü.
Kentin güncel önemine gelince:
– İdlib, Şam-Halep arasındaki otoyol ile Halep-Lazkiye hattı üzerinde oturuyor.
– İdlib, Türkiye’nin Hatay sınırlarına yaslanıyor. Haliyle dışardan gelen lojistik desteğin sağlandığı güzergâhı tutuyor. Körfez-Batı destekli silahlı grupların dünyayla bağlantısı da bu hat üzerinden sağlanıyor.
– İdlib kuzeybatıda Halep cephesinin de beslendiği bir kanal.
– İdlib’i ele geçirenler, güneyde Hama vilayetine baskıyı artırma açısından da avantajlı bir konuma geldi.
– Suriye yönetiminin sıkı sıkıya tuttuğu Akdeniz hattının en önemli vilayeti Lazkiye’ye yönelik saldırılar da İdlib üzerinden yapılıyor.
– Rusya’nın Lazkiye yakınlarında hava üssüne dönüştürdüğü Hmeymim de İdlib’teki örgütlerin atış menzilinde.
***
Bu konumu nedeniyle Suriye ve Rusya’nın önceliği İdlib’ten gelen tehdidin bir an önce bertaraf edilmesi.
Rusya başından beri ABD’yi Aralık 2012’de terör örgütleri listesine aldığı halde Nusra’ya karşı ikili oynamakla suçluyor. ABD, Horasan Grubu’na saldırı ile birlikte birkaç kez Nusra’yı hedef alsa da genel olarak ‘terörle mücadele savaşı’nı IŞİD’e hasredip El Kaide’yi ikinci plana iten bir siyaset izledi. Nusra’nın hedef alınması silahlı isyanın ana damarlarından birinin kesilmesi anlamına geliyor. ABD’nin ikili oynamasının nedeni de bu.
Şimdi Halep’te Türkiye ile belli bir düzeyde işbirliğini yakalayan Rusya’nın İdlib’te nasıl bir yol izleyeceği merak ediliyor. Halep, Şam, Hama ve Humus’tan ateşkesle çıkartılan silahlı grupların yeni adresi İdlib oldu. Yani burada bir savaşçı yığılması sözkonusu. Buradaki savaş her açıdan farklı olacak. Etkilerini Türkiye de çok derinden hissedecek.
Ankara, İdlib emirliğine kol kanat gerebilecek mi? Türkiye’nin elçinin öldürülmesinden sonra Suriye’de Rusya’nın tercihlerinin hilafına oyun oynama şansı kaldı mı? Pek kalmış gibi gözükmüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları


























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025