Fehim TAŞTEKİN
'Arap Baharı’ diye etiketlenen süreç, Türk dış politikasının mayasını bozduğu gibi istihbarat devleti olmanın yolunu da açtı. Belki Arap Baharı’nın Türkiye’ye en mühim mirası budur. ‘Tek adamlık’ rejimler gölge adamların çantasında biriken sırlarla yürüyor.
Sıra dışı hevesleri diplomasi kaldırmaz. Diplomasi kayıttır, kuraldır, teamüldür. Kalıplara uymayan, çuvala sığmayan, çizgileri aşan gündemleri kovalayacak kanal istihbarattır. MİT Başkanı son yıllarda kritik bütün dış temaslarda arzı endam ediyor. Kamuoyuna kapalı ziyaretler çok daha fazladır.
‘Arap Baharı’ diye etiketlenen süreç, Türk dış politikasının mayasını bozduğu gibi istihbarat devleti olmanın yolunu da açtı. Belki Arap Baharı’nın Türkiye’ye en mühim mirası budur. ‘Tek adamlık’ rejimler gölge adamların çantasında biriken sırlarla yürüyor.
Devletlerarası ilişkilerde diplomasinin yerini gizli servis almaya başlamışsa sıra dışı, norm dışı, kanun dışı iş oranı artıyor demektir. Elbette diplomasi alanında işlerinin bir kısmını istihbarat şeflerine havale etmeyen tek bir devlet çıkmaz. Ama Dışişleri’nin işini artan oranda istihbarata havale etmek başka bir dönüşümle izah edilebilir.
***
Suriye’deki isyan dalgasının başında “Ne nedir, kim kimdir” bulmacasının başına oturanlar evvela “Suriye bir istihbarat devletidir” tanısıyla karşılaşırdı. Vekâlet savaşıyla rejim değiştirme oyunu, tabiatı gereği Türk istihbaratının rolünü de büyüttü ve çeşitlendirdi. CIA ve MI6 binlerce kilometre öteden gelip oyun oynar da Teşkilat-ı Mahsusa’nın halefi kendi bölgesinde oynamaz mı? Ayrıca Türkiye, Kudüs Gücü’yle asimetrik savaş yürüten İran’dan geri kalacak değil ya! Milis gücü oluşturmak, militan devşirmek, silah sevk etmek, eğitip donatmak, kumpas kurmak, suikast tertip etmek bu tür işlerin tabiatında var. Fakat bu işler sadece milis güçleriyle oyun oynamakla sınırlı kalmıyor.
Orta Doğu’daki rejimlerin röntgenini çıkardığımızda asıl işlerin istihbarat seviyesinde döndüğünü görürüz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta “Suriye ile alt düzeyde dış politika yürütülüyor” derken sözünü ettiği seviye… İddialara bakılırsa Suriye Genel İstihbarat İdaresi Başkanı Ali Memluk da geçen ay Antalya’ya teşrif edip Türk meslektaşlarıyla görüştü. Hiç de sürpriz sayılmaz. Hele Şam’daki Büyükelçilik iş bilmezlik eseri kapatıldığından beri normal. Rusların aracılığıyla yürüyen mesajlaşmalar bir kenara bazı işadamları ve emekli askerlerin de Şam-Ankara arasında kanal olduğu söylenegeldi. Ama kast ettiğim ‘istihbarat devleti’ olma emaresi, bu özel döneme mahsus ilişki kanallarının ötesinde bir durum.
***
Türkiye’nin girdiği yolun nereye çıktığını görmek için Orta Doğu’daki örneklerine yakından bakmak fikir verebilir. Mesela Mısır İstihbarat Şefi, İsrail gibi belalı bir devletle ilişkilerin görüldüğü dümende oturur. Filistinli örgütleri hizaya sokmak da onun işidir. Arap Baharı’nın emekli ettiği eski şef Ömer Süleyman bu alanlarda efsaneydi. Araplarla kritik temaslarda adı hep öne çıkardı. Yakın tarihe kadar diplomasi ve istihbarat kelimeleri yan yana geldiğinde zihinlerde canlanan isim eski Suudi İstihbarat Şefi, Ulusal Güvenlik Sekreteri ve Washington Büyükelçisi Prens Bender bin Sultan idi. Ali Memluk da az değildir. Son zamanlarda Memluk, Şam’la yeni başlangıç yapmak isteyen ülkelerin başkentlerinde dolaşır hale geldi. Ama Suriye’nin sorunlu dış ilişkiler ağı nedeniyle Memluk’un manevra alanı, Bender bin Sultan’ınkiyle kıyaslanamayacak kadar dardır. Emekli edilen Bender bin Sultan ne hikmetse geçenlerde Independent Arabia’ya anı penceresini açıverdi. Bu sır küpündeki azcık şeffaflık pek şüphe çekici ama bir Suud istihbarat şefinin eli nerelere kadar uzanır sorusunu aydınlatan bilgiler faydalı olabilir. Tabii olayın diğer tarafları konuşmadığı sürece anlattıklarının ne kadarı doğru bilemeyiz.
Prens Bender’i İran-Irak savaşı sırasında dönemin İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti ve Irak Dışişleri Bakanı Tarık Aziz ile birlikte New York’ta gizli görüşmeler yaparken görüyoruz. Yine 2007’de Lübnan’da Hizbullah ve Suud destekli blok arasında çatışma çıktığında Tahran’da pazarlık yaparken… Tahran’dan hemen sonra ABD Başkanı George W. Bush ile aynı masada…
Suud-İran bölgede köşe kapmaca oynarken dini lider Ali Hamaney’le görüşen, Ali Ekber Velayeti ve Ali Laricani gibi rejimin köşe taşlarıyla hep temasta kalan Prens Bender.
Prens Bender’in mesaisinin önemli bir bölümünü Suriye alıyor. Prens Bender’in Hafız el Esad’ın 2000’de ölümünün ardından kritik bir görevi vardır: Beşşar el Esad’ı Suud çizgisine çekmek. İsrail’le barış girişimleri dahil Şam ile Washington arasındaki kritik mesajlaşmalarda devreye giren ve Hafız el Esad’la her toplantısının en az üç saat sürdüğünü belirten Prens Bender baba Esad’ı oğul Esad’dan farklı anıyor:
“Beşşar’ı bir şey olmadan önce de tanıyordum. Bir şey olduğunu düşünmeye başlamasından sonra da. Hafız ile Beşşar arasındaki fark, yeryüzü ile gökyüzü arasındaki fark kadardır. Baba Esad tam bir adamdı. Şimdiki ise hâlâ bir çocuk. Babası dürüsttü. Çocuğun söylediği yalanlar ise doğru sözlerinden daha fazla.”
Hatta iddiasına göre ölümünden hemen önce Hafız el Esad, Prens Bender’den Beşşar’la konuşup biraz ufkunu açmasını da rica etmiş!
Faruk el Şara, Velid el Muallim, Abdülhalim el Haddam, Mustafa Tlass o vakitler Prens Bender’in Şam’da sıklıkla buluştuğu isimler arasında.
Prens Bender sistemi dönüştürme niyetini koruduğu ilk yıllarında Beşşar el Esad’ın Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Londra’da Britanya Başbakanı Tony Blair ile görüşmesine de ön-ayak oluyor. Bu ilişkinin altındaki mantık şu: Arap dünyasının ‘akil kralı’ ekseni kaymasın diye bir çocuğun elinden tutuyor, baba gibi. ‘Çocuk’ ve ‘baba’ kelimelerinin geçtiği bir sürü diyalog!
Beşşar el Esad’ın Rusya’nın Soğuk Savaş döneminden bir müttefik olduğunu hatırlayıp Moskova’ya uçması ancak iktidarının beşinci yılında mümkün olabildi. 2003’teki Irak işgalinden sonra sıranın Suriye’ye geleceğine dair tehditler ve Lübnan’da eski Başbakan Refik el Hariri’nin öldürülmesi sonrası Şam üzerinde artan baskılar Esad’ı Moskova ve Tahran’a itti. Bu yönelim Prens Bender’in siciline başarısızlık olarak giriyor. Beşşar’ın özellikle İran’la ilişkileri geliştirme eğilimi, Lübnan iç siyasetini dizayn etme ısrarı, Hariri’yi istifaya götüren baskılar ve nihayetinde ‘faali muğlak’ bir bombalı saldırıyla öldürülmesi Prens Bender’in Şam’daki verimli toplantılarının da sonunu getiriyor.
***
2011’de Suriye’de gösteriler patlak verince Suudiler için de intikam vaktiydi. Bu dönemde Prens Bender’in Rusya lideri Vladimir Putin’le görüşmelerinden çok çarpıcı bir anekdot medyaya sızdırılmıştı. Prens, Rusya’yı Kafkasya’daki selefi cihatçılarla vurabileceklerini ima ediyordu.
Bender bin Sultan ya da Ali Memluk istihbarat devleti denildiğinde meseleye ayna tutan figürlerdir. Bu tür ülkelerin bagajları, diplomasi ayağı için fazla netamelidir. Türkiye’de cari siyaset, kendi diplomatik birikimini değersizleştirip bu türden perde arkası becerileri gurur vesilesi yapar hale geldi. Fakat dış ilişkilerde kayıtdışı oranı kabardıkça rejimlerin karakteri de değişiyor. Ya da rejim karakterini yitirirken karanlık ilişkiler ağı genişliyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025