İbrahim Kahveci
Bu başlıkta bir yazıyı 2013 yılında yazmıştım. Lakin konunun peşini aslında hiç bırakmadım ve defalarca gündeme taşımaya çalışmıştım.
Galiba şimdi yeniden ele almam gerekiyor.
Evet, Türkiye 2009-2016 arası tam yüzde 57,8 reel büyüme gerçekleştirdi. Son iki çeyrekte ise yüzde 5,2 ve yüzde 5,1 büyüme oranları yakalandı.
Acaba bu büyüme oranlarında kim kazanıyor, kim kaybediyor?
***
Yeni hesaba göre 2013 yılında 950 milyar dolar olan ekonomik büyüklüğümüz, 2016 yılında 863 milyar dolara gerileme gösterdi. 2017 ilk yarısı itibari ile de ekonomik büyüklüğümüz 834 milyar dolara düşmüş oldu. Oysa 2013-16 dönem üç yılda ülkemizin GSYH’sı reel bazda tam yüzde 15,1 büyüme gösterdi.
Anlayacağınız TL’nin dolar karşısında değer kaybı, bizi son üç yılda reel büyüme oranımıza rağmen fakirleştirdi. Mahfi Eğilmez bu konuyu “yoksullaştıran büyüme” olarak ele alıyor.
***
Ben, “fakirleştiren büyüme” başlığı altında konuyu biraz daha açmak istiyorum. Son yıllarda hem nominal hem de reel olarak en azından TL bazında zenginleşiyoruz. Mesela banka hesaplarında milyoner sayımıza bakalım: 2012 yıl ortasında 47 bin kişi milyonerken, 2016 ortasında bu sayı 95 bine yükseldi. Son veri 2017 ortasına ait: BDDK verilerine göre artık 119 bin milyonerimiz var.
The Boston Consulting (BCG) 2016 raporuna göre ise ülkemizde 28 bin hane milyonerler listesinde yer alıyor.
***
Geçenlerde Özcan Kadıoğlu twitter hesabından Credit Suisse verilerini paylaştı. Türkiye’de en zengin yüzde 1’lik kesimin ülke servetinden aldığı pay bilgileri var. En zengin yüzde 1’lik kesimin payı 2003 yılında yüzde 40,0 iken, 2014 yılında yüzde 54,3’e çıkmış. Dikkat ederseniz burada servet artışı değil, servetin birikme oranları veriliyor. Zaten benzer gelişmeler tüm dünyada da yaşanıyor: Zenginler, fakirlere oranla çok daha fazla zenginleşiyor.
Oxam’ın araştırmasına göre Dünya’nın en zengin yüzde 1’inin serveti yüzde 99’un toplamına eşit geliyor. Hatırlarsanız 2011 yılında ABD’de “yüzde 1 için yüzde 99 hayır” söylemini de içeren “Wall Street’i işgal” eylemleri gerçekleşmişti.
21. Yüzyılda Kapital kitabı ile ekonomi dünyasını sarsan Thomas Piketty son 30 yılda gelir eşitsizliğini incelerken en alttaki yüzde 50’lik kesimin gelirlerinin hiç artmadığını söylüyor. Yani ekonomilerde görülen büyüme rakamları hep daha fazla zenginlere gitmiş...
Beni çok etkileyen bir diğer yazar ise Paul Krugman’dır. Krugman eserlerinde özellikle ülke büyümelerindeki rekorlara rağmen, ücretli kesimin alım gücünün düştüğünü belirtir. Ücretlerin reel olarak artmadığını, bilakis gerilediğini anlatır.
***
Konular hakkında Türkiye’de detaylı veri bulmak oldukça zor. Maalesef ne TÜİK ne de Kalkınma Bakanlığı sosyal içerikler hakkında yeterli veri açıklamıyor. Keşke veriye ulaşma konusunda biraz daha şeffaf olabilseydik.
Önce bir tespitle başlayalım: Ak Parti iktidarında asgari maaşların nerede ise hepsi reel olarak yüzde 50 civarında artış yaşamıştır. Nedir bunlar?
1-Asgari ücret
2-Asgari emekli maaşı
3-Asgari memur maaşı
Asgari maaşlar kazandığı gibi aslında çok üst düzey maaşlıların da çok kazandığını iddia edebiliriz. (Konu hakkında maalesef sendikalarında bir çalışmasını bulamadık)
Asgari maaşlar kazandı da, orta kesim maaşlar ne oldu?
TÜİK’in “Kazanç Yapısı” araştırmasından 2006-2014 karşılaştırması yapalım: Çalışmanın yapıldığı 8 yıllık dönemde ortalama enflasyon yüzde 118,1. Ortalama brüt ücretlerdeki artış oranı ise yüzde 95,3...
Büyüme oranlarına rağmen Türkiye’de özellikle orta kesim gelirlerinde real azalma dikkat çekiyor. Buna karşılık asgari maaşlar ciddi artışta.
Çalışan kazanmış mı? Hayır...
Peki, hangi kesim çalışan ne duruma gelmiş? İlkokul ve altı kesimin ücretleri yüzde 92,2 artarken, üniversite mezunlarının maaşı yüzde 88,2’de kalmış. En düşük artış ise meslek liselilerde: %72,3.
İyi ama bu oranlar brüt ücretten hesaplanıyor. Oysa 2006 yılında çalışanlar için %15 vergi dilimi 6.000 Liraydı. 2014 yılında ise ilk vergi dilimi 11.000 Liraya yükselmiş. En alt vergi diliminde artış oranı %83,3.
Bunun anlamı şu: Maaşlar bırakın ülke büyümesini, nominal fiyat artışlarının da gerisinde kalıyor. Daha ağır durum ise, eğitim oranı arttıkça maaş artış oranı da geriliyor.
Olayın elbette bir de vergi ayağı var. Anılan 8 yıllık dönemde nominal enflasyon yüzde 118,1 olmasına karşılık vergi dilimlerindeki artış;
-İlk 15’lik kesimde %83,3
-İkinci 20’lik kesimde %92,9
-Ve Üçüncü 25’lik kesimde %114,3 oranında yükseliyor.
Kısaca maaş aralıklarına bakıldığında özellikle en alt gelir grubunda artan gelirin vergi dilimi sayesinde bir miktar daha devlete gittiğini söyleyebiliriz. Ama eğer brüt maaşınız yıllık 60 bin lirayı aşıyorsa vergi dilimindeki artış sadece yüzde 38,6.
Eski hesap üzerinden ifade edecek olursak: 2006 yılında orta-üst maaş skalasındaki üniversite mezunları 43,1 ay en üst vergi dilimi için süreye sahipti. Şimdi bu zaman dilimi 36,6 aya indi. Anlayacağınız yıllık brüt maaşınız 60 bin lira üzerinde ise, okumanın oluşturacağı değer farkının büyük kısmı devlete gitmeye başladı.
Kısaca defalarca yazdığım gibi bize birileri “okumayın” diyor.
***
İşin bir de ev alma boyutu mu var. Kira mı ödüyorsunuz? 2010-2017 ye bakalım mı?
Enflasyon yüzde 78 artmış. Konut fiyatları ise yüzde 132,5. Acaba maaşınız enflasyona göre mi artıyor, yoksa konut fiyatlarına göre mi?
2003-2017 arasında genel fiyatlar ülkemizde yüzde 211,6 artıyor ama kiralar yüzde 311,2 artıyor.
Kısaca bir çalışan iseniz maaşınız enflasyon kadar bile artmıyor. Ayrıca okumuş iseniz, maaşınız daha da az artıyor ve daha yüksek vergi kesiliyor. Buna karşılık konut ve kira giderleriniz enflasyonun üzerinde artıyor.
Anlayacağınız devletimiz okumuşlardan özellikle daha yüksek vergi alarak sosyal adalet sağlıyor.
Rahmetli Turgut Özal bu toplumu orta kesimde buluşturmak içim “ORTADİREK” deyivermişti. Şimdilerde ise orta direk yıkılarak “TABANDİREK” de birleşme gerçekleşiyor.
***
Bu yazıyı buraya kadar yazdığımda henüz TÜİK “2016 Gelir ve Yaşam Koşulları”verilerini açıklamamıştı. Dün açıklanan bu veriden de bazı alıntılar yapalım...
2013 yılından 2016 yılına kadar geçen sürede “Hanehalkı fertlerinin eğitim durumlarına göre yıllık esas iş gelirleri” bölümüne bakıyoruz.
En düşük gelir okur-yazar olmayan kesimde. Bu kesimin son üç yılda geliri 7.017 Liradan 10.815 Liraya çıkıyor; artış oranı %54,1.
-Bir okul bitirmeyenlerin gelir artışı: %58,7
-Lise altı eğitimlilerin gelir
artışı: %44,4
-Lise ve dengi mezunların gelir artışı %42,4
-Yüksekokul (üniversite) mezunlarının gelir artışı %28,1
Görüleceği gibi eğitim seviyesi ile gelir artışı ters orantılı işliyor. Bunu hiç ama hiç yorumlamayalım ve size bırakalım...
Sadece benzer konular geldiğinde eski yazılarımda ülkemizde çok ciddi biryozlaşma tehlikesi oluşabileceğini ifade etmiştim. Bu tehlikeye yeniden dikkat çekmek isterim...
Eğitim oranı-Gelir artış oranı ters işler ise bu durum orta-uzun vadede ciddi bir yozlaşma getirebilir. Okumanın değerini artırıcı en azından maliye politikası izlenebilir.
***
Şimdi konuyu güzel bir gelişme ile kapatalım: 2013-2016 arasında gelir artışında en yüksek seviye kadınlara ait. Okur-yazar olmayan kadınların esas iş gelirleri son üç yılda tam %66,4 artış göstermiş. Darısı üniversite mezunu kadınların maaşındaki %27,5 artışa diyelim....
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları




























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026