Lale KEMAL
Bir ülkenin ne kadar demokratik olduğunu anlamak için önce hukukçularına ve yargının yapısına bakmak gerekir. Militarist, bürokratik vesayetin yansıması olan Türk yargı sisteminde, yeterli olmasa da kimi iyileştirmeler yapıldı. Ama, bir ülkede 2.824 öğrenci cezaevinde bulunduğu hâlde güçlü tepki sesleri yükselmezken anayasal düzeni topyekûn ortadan kaldırmaktan yargılananların tümünün masum gibi gösterilmesi propagandası olanca hızıyla devam ediyorsa o ülkede ciddi demokrasi sorunu var demektir. Haftalar önce bir televizyon programında konuşan ceza hukukçusu bir prof, 28 Şubat darbe davası kapsamında yapılan tutuklamalara karşı getirdiği savunmasında, “28 Şubat üzerinden altı yıl gibi bir zaman geçti. Bu süre zarfında bu insanlara adli tatbikat uygulanmadı neden şimdi uygulanıyor,” gibisinden evrensel hukuk değerlerine ihanet içinde bir açıklama ile darbeseverlere arka çıkıyordu. Bu sözde hukukçuya, programa katılanlardan hiçbiri de demedik ki “Ey vatandaş, Latin Amerika ülkelerinde onlarca yıl önce işlenen darbe suçlarının bir kısmı ancak bugün yargı kıskacına alınabildi, darbeseverlerin iştahını kesecek reformlar bile tek başına yeterli değil, zihinsel dönüşüm zaman alıyor”.
Alın size, darbe kültürü olan bizim gibi ülkelerde adaletin nasıl geç geldiğine binlerce örnekten biri; Şili’nin eski kadın Devlet Başkanı Michelle Bachelet’in babası Alberto Bachelet, dönemin Pinochet yönetiminin askerî cuntası tarafından, daha sonra yine bu cunta tarafından düşürülen Sosyalist Devlet Başkanı Salvador Allende hükümetine üye olduğu için 1973 yılında tutuklanır ve vatana ihanetten sıkıyönetim mahkemesi tarafından yargılanır. Alberto Bachelet, 1974 yılında işkence sonucu ölür. Alberto Bachelet’in, 51 yaşında acımasızca öldürülmesinden 38 yıl sonra, Temmuz 2012’de, Şili mahkemesi, Pinochet’nin, şimdi emekli olan iki eski subayını Bachelet’e işkence uygulayarak öldürmekle suçlayıp sanık sandalyesine oturttu.
Şimdilerde, Taraf’ın haftalardır manşetinden inmeyen, işkence ve tecavüzle suçlanan bir polis şefinin, İstanbul Emniyet’inde Terörle Mücadele müdürlüğüne atanması, “işkenceye sıfır tolerans” diyen hükümet tarafından canhıraş bir biçimde savunuluyor.
Sözde hukukçular ve onların destekleyicisi gazeteler de, Selim Ay olayını görmezden gelirken, Genelkurmay eski başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ün, Ergenekon davasıyla ilgili geçen hafta yaptığı tanıklıktan hareketle, darbe teşebbüslerini sulandırma yarışına girdiler. Hele hele de ana muhalefetteki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Özkök’ün darbe teşebbüsünü kanıtlayıcı tanıklığını “İddianameler (Darbe teşebbüsleri) çökmüştür” diye yorumlaması, kabul edilebilir değildir. Emekli Askerî Hâkim Faik Tarımcıoğlu, Kılıçdaroğlu’nun ifadesini, yorumlarken, “Hukuki literatürde, ‘Bu konu dinlenemez’ ibaresi vardır. Diğer bir deyişle, Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin, hukuken hiçbir geçerliliği yoktur” diyordu. Tarımcıoğlu, tam tersine, Özkök’ün tanıklığı ile kitabın önsözünü yazdığını belirterek, “Hani kitabı bitirirsiniz de, girişine bir önsöz yazmanız gerekir. Özkök, bu tanıklığı ile kitabın adını koydu ve önsöz yazdı. Özkök, iddiaları (Darbe teşebbüsü) doğruladı,” diye de ekliyordu.
Yılların hukukçusu bir şahıs, Cumhuriyet gazetesinde dün yer alan demecinde, Başbakan Erdoğan’ın, Genelkurmay eski başkanı İlker Başbuğ ile ilgili, “tutuksuz yargılanmalı” yolundaki değerlendirmesine yorum getirirken, “Genelkurmay başbakana bağlı” gibisinden gazete okurlarına yanlış bir bilgi aktarabiliyor. Oysaki, darbe izlerini olanca gücüyle taşıyan Anayasa’nın 117. maddesine göre, Genelkurmay başkanı başbakana sorumlu, bağlı değil. Bu ifade de, TSK’ya, siyasi iradeden bağımsız özerk yapısını sürdürme imkânı veriyor. Nitekim, eski cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel,Sabah’tan Yavuz Donat’a, 3 Kasım 2005 tarihinde yaptığı açıklamada, Genelkurmay başkanlarının görev ve yetkilerini kime “bağlı” olarak yürüttüğü hususu Anayasa’da mevcut değildir diye hatırlatarak, bu durumun hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmadığına işaret ediyordu.
Yine militarist hukukçular, iyi bildikleri bir gerçeği saptırma alışkanlığını sürdürecekler askerî reformlar yapılmadıkça. Özkök’ün, muhtıra kelimesini kullandığını belirttiği tutuklu yargılanan dönemin Kara Kuvvetleri komutanı Orgeneral Aytaç Yalman hakkında zamanında niye suç duyurusunda bulunmadığı gibi sorularla, darbe davalarını sulandırıcı davranışlarını devam ettirecekler.
Oysaki, Yalman’ın, muhtıra verilmesinden bahsettiği yıllarda mevcut askerî yasalara göre, generaller, ancak Genelkurmay Askerî Mahkemesi’nde üçü askerî hâkim, ikisi yargılanacak generalden daha kıdemli iki general olmak üzere toplam beş kişilik bir heyet tarafından yargılanabiliyordu. Kuvvet komutanlarından daha kıdemli iki general olmadığı için Yalman rütbesindeki kişilerin yargılanmaları fiilen mümkün değildi. Ancak, yasa değişikliği ile subay üye kaldırıldığı için bu durum şu anda geçerli değil. O zaman ki mevzuata göre, asker kişilerin anayasal düzene ilişkin suçları da dâhil olmak üzere tüm suçlarına askerî mahkemeler baktığı için Hilmi Özkök’ün sivil adli makamlar nezdinde de yapabileceği bir şey yoktu, diye ekliyor bir askerî hâkim okurum.
Genelkurmay Başkanlığı Savunma Bakanlığı’na bağlanmadıkça, keza 1971 muhtırası ürünü ve kuruluşu 1972 yılı olan Yüksek Askerî Şûra’nın da, vesayet aracı olma yapısı değişmedikçe, askerin sözde siyasete hesap vermeye başladığı palavrası, şehir efsanesi gibi anlatılmaya devam edecek.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- IŞİD’den mesaj var; ‘Oksijenimi kesme topyekûn savaşırım’
2.02.2016 - Brexit istismarı çabuk başladı
25.06.2016 - Dış politikada Saray dönemi
18.06.2016 - Askere yasal zırh ve CHP
11.06.2016 - “Mercedes’ini yakacak babayiğit var mı?”
4.02.2016 - 6,5 milyon pasaporta vizesiz Avrupa!
28.05.2016 - ‘Şehir savaşlarına’ hazırlıksız yakalandılar
14.05.2016 - Ara seçim zorlanacak
7.02.2016 - Amerikalı ne diyor, bizimkiler ne anlıyor?
30.04.2016 - Bir garip ‘askeri casusluk’ operasyonu
24.04.2016
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları















































































































llisa mari
haklisiniz hulya hanim yilmadan gercekleri aci da olsa konusup yazmaliyiz inkarla biryere varilmaz zaten olay muttefiklerin gozu onunde oldugu icin bugun almanyadan amerika rusya fransa isvec italyaya kadar bir suru gorgu sahidinin belgeleri resimler gazete kupurleri notllar gibi bir yigin belge mevcut oyleki bizim inkarimiz anca kendi halkimiza oda bize zarar cunki bir dolu lumpen fasist yetistirip ortaya bir suru samsatlar hayaller yetistirip dunyayi ustumuze guldurmekten baska bir ise yaramaz
Bulent Ongut
Iraka karsi yapilan 2. korfez harekatindan once ABD Baskani George Bush, ve Ingiltere Basbakani Tony Blair Irakta Kimyasal ve Nukleer silah bulundugunu idda etti. Ellerinde kuvvetli istihbari bilgiler oldugunu soylediler. Ayni zamanda ABD Disisleri Bakani Collin Powelda Birlesmis Milletlerde yaptigi konusmada ellerinde Irakdaki silahlar konusunda kuvvetli kanitlar oldugunu soyledi. Harekat sonrasinda Colin Powel soylediklerinin dogru olmadigini ve BMde yalan soyledigini kabul etti(21.Yuzyil)
Murat
Sayin Ayse Hure bizi bu tur "tabu" konularda bilgilendirdigi icin ne kadar tesekkur etsek azdir!Iyiki varsiniz Ayse Hanim!