Mehmet TIRAŞ

Resimde görülen yazar Gabriel Garca Marguez’in 2004 yılında raflarda yerini alan romanı.
Romanın yazarını tanıtarak başlayayım Kolombiya kökenli Meksikalı, “1982 yılında Nobel Edebiyat Barış Ödülünün sahibi.”
Latin Amerika’nın ünlü yazarlarından Marguez 17 Nisan 2014 yılında aramızdan ayrılarak edebiyat severleri yasa boğdu.
Romanın hikâyesi Kolombiya’ da geçiyor.
Roman müzmin bekar yaşlı çapkın bir gazetecinin, doksanıncı yaş günü için kendine doğum gününde, özel bir aşk armağan etme hikayesini konu ediyor.
Romanın baş karakteri doksan yaşındaki yaşlı çapkın gazetecidir.
Genelev işleten patroniçe Rosa Cabarcas ve reşit olmayan yaşlı gazetecinin aşık olduğu genç sevgilisi Dalgadiana’da önemli diğer karakterlerden dir.
Rama’nın baş kahramanı doğum gününde kendine armağan olarak “kız oğlu bir kızla” geceyi geçirerek, yaşlı gönlüne hediye vermeyi hayal ettiği bir program amaçlar.
İlk aklına gelen uzun zamandır aramadığı Aşk sırlarını paylaştığı ve parayla kendine kadın ayarlayan değişmez müşterisi olduğu, gizli genelev işleten patroniçe Rosa Cabarcas olur.
Cabarcas’ı Telefonla arayarak kafasından geçen plan ve programını anlatır.
Genelev patroniçesi de, “bugün olur” deyince yaşlı gazeteci yalnız der, “kız oğlu kız olacak” şartını vurgular.
Patroniçe “neyi kanıtlamak istiyorsun” diye çıkıştıktan sonra “benden haber bekle seni arayacağım” deyip telefonu kapatır.
Kart gazeteci doğum gününde kendine armağan edeceği gecenin planı ve hazırlıkları telaşında ve Rosa Carbaras’tan gelecek telefonun heyecanı içindedir.
Telefonu çalar…
Telefonun Genelev patroniçesinden geldiğini sanarak heyecanla açar ama arayan çalıştığı gazeteden genel yayın yönetmenin sekreteridir.
Şu tarihte ve saatte hiçbir yere randevu vermeyin ve gazete de olun, gazetenin yayın yönetmeni sizle özel görüşmek istiyor der.
Yaşlı gazeteci herhalde yönetmen benim işime son verecek diye aklından geçirir.
Çünkü gazetenin yayın yönetmeni yaşlı gazeteciyi daha önce, “aşk ve seks üzerine yazdığı yazılarının ahlaki olmadığı” ahlaki olmadığı için ikaz etmiştir.
Bir plan yapar, istifa edeceğim blöfünü yapmaya karar verir.
Yaşlı gazeteci her zaman olduğu gibi çok bakımlıdır.
Mevsimine göre uyumlu ve güzel giyinir.
Günün en az iki saatini kendini hazırlamakla geçirir.
Giyimi ve kuşamı ile etrafında dikkat çeker.
Evden çıkmadan evine yirmi yıldır temizliğe gelen genç etine dolgun kadınla da değişmez cinsel fantezisini yaşar.
Kadın da yaşlı gazetecinin fantezisini bildiği için ona göre giyinir, çok kısa kilotu görünen eteğiyle arkasını dönerek domalıp kendini gözlediğini bildiği yaşlı gazeteciyi tahrik ederek, temizlik yapmaya başlar…
Yaşlı gazeteci hemen kadının arkasına geçer kilotonu sıyırıp arkadan kadını düzerken;kadın beyefendi;“arka girmek için değil çıkartmak içindir” sen arkadan hiç öne geçmedin ama ben hala bakireyim ve sana yirmi yıldır aşığım, diye sitem eder.
Kendine aşık olduğunu söyleyen arkadan düzüştüğü kadının sözlerinden sonra, yaşlı gazeteci kitabın adını da;
“Benim Hüzünlü Orospularım” kor.
Yaşlı gazeteci Pazar günleri aşk ve seks üzerine yazılar yazmaya devam etmektedir.
“Aşk bir ruhsal durum değil bir burç işaretidir. Seks ise insanın aşkı bulamadığında elinde kalan bir tesellidir” diye de yazar.
Yayın yönetmeni yaşlı gazetecinin yazılarını ahlaki bulmaz ama çok büyük bir okur kitlesi olduğundan, yaşlı gazetecinin işine son vermeye cesaret edemez.
Yaşlı gazeteci yaşadığı beldede tanınan meşhur bir gazetecidir,başta oturduğu mahalle sakinleri olmak üzere, tanıdığı kadın-erkek bir yere giderken, “iyi düzüşmeler” diye kart gazeteciye espri yaparlar.
Niye bu zamana kadar evlenmedin diye soranlara ”orospulardan fırsat kalmadı” der.
“Hasta mısınız” diye soranlara yaşlı adam benimki “aşk hastalığı” diye karşılık verir.
Yaşlı gazeteci haftanın en az iki-üç gecesini genelev mahallesinde para ile birlikte olduğu kadınlarla geçirir.
Genelevde bilinçli geçirir…
Ülkeyi yöneten bakanlar, Valiler,Belediye başkanları genelevde beraber oldukları güzel ve genç kadın sevgililerine devlet sırlarını anlatırlar.
Yaşlı gazeteci de bu kadınlarla görüşerek seksin ne kadar etkili bir duygu olduğu üzerine yazılar yazar.
Kart gazetecinin Aşk üzerine yazdığı yazılar gazetede en çok okunan yazılardır ve gazetenin birinci sayfasından yazıyı anons ederler.
Gazetede çalışanlar kart gazetecinin sütunun adını “Piç mudurra” lakabını takarlar.
O kadar zamparadır ki yaşlı gazeteci “50 yaşına kadar birlikte olduğu kadınların listesini tutar ve hayatından 514 kadın geçer.”
Elli yaşından sonra birlikte olduğu kadınların listesini tutmayı bırakır.
Bir gün tıklım tıklım dolu dolmuşta yolculuk ederken arkadan kulağına bir kadın fısıldar, “hala düzüşüyor musun, kimi düzmeye gidiyorsun kart zampara” der?
Arkasını dönüp baktığında mesleği hemşire olan eski sevgililerden biridir, birlikte dolmuştan inip bir yerde oturup uzun uzun sohbet ederler.
Hemşeri kadın yaşlı gazeteciye emekli olduğunu,bostan işleriyle uğraşan bir Çinli ile evlendiğini, yani serçe parmağımla evlendim diye gülerek espri yapar.
Hemşeriye göre dünyada tek başına ölmekten daha büyük bir felaket olamaz.
“ İyi ki Çinli ile evlenmişim” der ve ilave eder çok mutluyum.
Ardından kadın birden iç çekerek, çeyrek yüz yıldır görüşmüyoruz “Farkında mısın”, ilk defa seni yatakta karşılamıyorum der.
Eski sevgilisi yaşlı gazeteciye “artık yaşlandın, doğum gününde beraber olacağın kızla hayatını birleştir”,der. Yaşlı gazeteci de eski sevgilisi ile sohbetinden çarpıcı bir sonuç çıkarır:
“İnsanı hayatta heyecanlandıran ve dinç tutan mutlu aşklar değil, mutsuz aşklar olduğunu öğrenir.”
Eski sevgilisinden ayrıldıktan sonra yaşlı gazeteci randevu saatinde gazeteye gider ve yayın yönetmenin odasına girer girmez, ne söyleyeceğini sormadan gazeteden istifa ettiğini söyler.
Yayın yönetmeni şaşırır ne istifası deyip salona davet eder,gazetede çalışanların alkışlarıyla üzerinde doksan tane dizili mum ışığı ile süslenmiş görkemli doğum günü pastası ile karşılanır ve şaşırır…
Çalışanlar yaşlı gazeteciye değişik hediyeler vererek sürpriz bir doğum günü partisi yaparlar.
Yaşlı gazeteci bu sürpriz karşısında bende gazeteden istifa etmeyi şaka olarak söylemiştim der.
Yaşlı gazeteci lavaboya gittiğinde kendisine ilgi duyan ve doğum günü hazırlayanlardan gazetede çalışan kızlardan biri; kırmızı rujla aynaya yazdığı, ”kaplan avını uzakta aramaz” yazısını okur.
Lavabodan dönünce yaşlı gazeteci kıza o kadarda ilgisiz değilim diye mesaj vermeyi de ihmal etmez.
Yaşlı gazetecinin aklından çıkmayan Dalgadiana’ dır.
Doksan yaşında doğum gününde kendine hediye edeceği,bir sefer uykuda görüp aşık olduğu reşit olmayan bakire genç kızla hayalinde olan planına döner ve genelev patroniçesini arar.
Patroniçe “kız seni çok beğenmiş,o gece çok yorgunmuş ilgilenmediği için çok pişman bu akşam seni saat onda evinde bekliyor” der.
Yaşlı gazeteci heyecanlanır ve gideceği saati beklemeye başlar ama saat bir türlü ilerlemez,kızın evine gititğinde;Dalgadiana’yı yatakta yarı çıplak kendini hazırlamış ama yine işinden dolayı yorgun düşüp uyku da bulur.
Onu seyretmekten çok büyük zevk alır, 15 yaşında genç sevgilisinin vücudunda organlarının üzerinde ellerini dolaştırır ve kulağına “sen benim ruhumsun” der.
Yaşlı gazeteci aşık olduğu tekstil atölyesinde düğme dikerek çalışan ve çok yorgun düşen, yoksul bir ailenin kızı olan genç sevgilisiyle cinsellik yaşamaktan çok; Dalgadiana’dan duymak istediği,” seni seviyorum sözüdür.”
Yaşlı gazeteci hayatının son yıllarını veya günlerini âşık olduğu reşit olmayan genç sevgilisi Dalgadiana ile birlikte geçirmeye başlar.
Genç sevgilisi Dalgadiana yaşlı gazeteciye; “kendine aşık olduğunu” söylemesi ile kart gazeteci kalbinin yerinden fırlar gibi olduğunu hisseder…
Aşktan ölüme uzanan süreci genç sevgilisi Dalgadiana’yı seyretmekle yetinerek;gerçek yaşam buydu işte, kalbim kurtulmuş, yüz yaşımdan sonra herhangi bir gün mutlu bir can çekişmesi içinde aşktan ölmeye mahkum olmuştu, der.
Marguez,”kitapta olmaz denilecek yaşlılığın dramatik hüznünü ve hayatın tezadını tutkulu ve coşkulu bir aşka dönüştürür.
Aşkın bir cinsellik olmadığını şiirsel bir şekilde anlatırken.
Okurlarına da edebi bir lezzet sunarak akıcı bir dille, ”Benim Hüzünlü Orospularım”ı armağan ediyor.”
Eleştirim:”Benim romanda gördüğüm eksiklik, yazar romanın hikayesinin geçtiği yerde toplumun tarihinden,sosyal yaşantısından, geleneğinden ve kültüründen bahsederek, okurlarını bilgilendirmeliydi diye düşünüyorum.” M.T.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları

















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025