M.Şükrü HANİOĞLU
Değerli akademisyen Ali Bayramoğlu Türkiye'deki başkanlık sistemi tartışmasının gelişimine değinen yazısında bunun Celâl Bayar'ın "saf millî irade" yaklaşımı üzerinden Türk muhafazakârlığı ile eklemleştiğini vurguladı (Yeni Şafak, 26 Şubat 2015). Bir diğer değerli akademisyen Ahmet İnsel ise bu muhafazakâr yaklaşımın köklerinin üçüncü cumhurbaşkanının da mensuplarından olduğu Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti'nde bulunabileceğini dile getiren bir değerlendirme yaptı (Radikal, 27 Şubat 2015). İnsel yazısında "Türk tipi başkanlık sistemi önerisine tarihsel bir dayanak aranacaksa, esas olarak İttihat ve Terakki muhafazakârlığı"na bakmanın gerekli olduğunu ileri sürdü.
Örgüt kültü
İttihad ve Terakki Cemiyeti güncel tartışmalarımızda sıklıkla atıfta bulunulan bir örgütlenme olmasına karşılık hakkındaki yaygın kanaatlerin büyük çoğunluğu hatalıdır.
Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, İttihad ve Terakki gizli faaliyet döneminden başlayarak "lider" merkezli örgütlenmenin karşısında olmuştur. Cemiyet'in lider kültüne dayalı II.Abdülhamid rejimine karşı bayrak açtığı göz önüne alındığında bunun fazla şaşırtıcı olmadığı ortadadır. Örgütün içinde de facto lider durumuna gelmeye çalışan Ahmed Rıza Bey'in durdurulmasından yeni yapılanmalarda "riyaset"in ya fahrî düzeyde tutulması ya da olmadığının vurgulanmasına ulaşan bir yelpazedeki tutumlar, lider merkezli yapılanmaya karşı takınılan yaklaşımı ortaya koyar.
Örgüt 1906'da Osmanlı Terakki ve İttihad Cemiyeti adı altında yeniden teşkilâtlandırıldığında "başkan"ı olmayan, değişik görevlerin eşit haklara sahip üyelere dağıtıldığı bir merkezî yürütme heyeti ve her birinin farklı dahilî nizamnamesi bulunan, tamamen özerk yerel şubelerden oluşan bir yapılanma yaratılmıştı. Cemiyetin 1908 sonrasında yasal bir örgüt haline gelmesi ve açık siyasal faaliyette bulunması nedeniyle gerçekleştirilen değişiklikler dışında bu iskelet ilerleyen yıllarda da muhafaza edilmiştir.
Bu yapılanma içinde İttihad ve Terakki "örgüt kültü" ve ideolojiyi ön plana çıkaran, içinde tek kişinin aşırı güçlenmesine izin verilmeyen bir cemiyet olmuştur. Cemiyetin "lider"i değil "liderleri" vardı. Siyasal örgütlenme Dr. Nâzım ve Dr. Bahaeddin Şakir Beylerin liderliğinde yürütülmüş, askerî, paramiliter alanlarda Enver ve Cemal Paşalar sivrilmiş, esnaf teşkilâtlanması Kara Kemal Bey'in idaresi altında yapılmış, ekonomi partinin ideolojik yaklaşımlarıyla uyumlu olmayan liberal tezleri benimseyen Cavit Bey'e emanet edilmiş, parti ideologları olarak Ziya Gökalp ve Hüseyinzâde Ali Beyler faaliyette bulunmuş, bu özerk alanlar arasında koordinasyonu ise Talât Paşa sağlamıştır. Bunun yanı sıra bilhassa 1913 sonrasında merkezin kontrolünün artmasına karşın yerel teşkilâtlar geniş bir özerklik içinde çalışmış ve mebusların belirlenmesinde önemli rol oynamışlardır.
Dolayısıyla İttihad ve Terakki "güçlü lider" yaklaşımının karşı tezi bir yapılanma olmakla kalmayıp örgüt içi demokrasiyi, otoriter bir ideolojiyi savunan bir örgüt için oldukça iyi işletmiştir. Merkez-i Umumî üyeleri sıklıkla değişmiş, önde gelen isimler değişik görevlerde istihdam edilmiş ve önemli kararlar uzun tartışmalardan sonra alınmıştır. Bir karşılaştırma yapacak olursak, İttihad ve Terakki, parti içinde dengelenemeyen güce sahip, yerel teşkilâtlara dilediğince müdahale eden, milletvekili adaylarının kimler olacağı yolunda son sözü söyleyen başkanlara sahip günümüz partilerine nazaran "örgüt içi demokrasi"yi çok daha güçlü biçimde hayata geçirmiştir.
Millet iradesi
Güçlü, tek, karizmatik ve örgüte her istediğini yaptıran "lider"likten sakınan İttihad ve Terakki Cemiyeti "hakimiyet-i milliye" kavramına da sıklıkla atıfta bulunmakla beraber bunu bir fetiş haline getirmekten kaçınmıştır.
İlginç olarak bunu fetişleştiren Cemiyet muhalifleri olmuş, örneğin Hakimiyet-i Milliye adındaki gazete Osmanlı Demokrat Fırkası (Fırka-i İbad) tarafından yayınlanmıştır. Benzer şekilde meclis konuşmalarında da muhalefet bu kavrama daha fazla atıf yapmakla kalmamış, bunun yanı sıra "seçim" dışı araçları, bilhassa orduyu devreye sokmakla suçladığı İttihad ve Terakki'yi "hakimiyet-i milliye"ye söylem ötesinde değer vermemekle itham etmiştir. Bu açıdan ele alınırsa İttihad ve Terakki, "hakimiyet-i milliye" kavramını tıpkı çok partili yaşam öncesi CHP'si gibi kullanmış, bu kavramı fetişleştiren, onun gerçek anlamıyla hayata geçirilmesini talep eden ise siyaset yelpazesinin değişik yerlerinde bulunan muhalifler olmuştur.
Bu nedenlerle "başkanlık" sistemi arzularını Celâl Bayar üzerinden İttihad ve Terakki muhafazakârlığına bağlamak oldukça zordur. Burada işaret edilmesi gereken bir diğer olgu da İttihad ve Terakki Cemiyeti üyeliğinin 1908 sonrasındaki yaygınlığıdır. Örneğin Atatürk ve İsmet İnönü de örgütte yasa dışı faaliyet dönemlerinden itibaren görevler almışlardır. Bu nedenle Bayar'ın katılımının kalkınmacı muhafazakâr siyaseti İttihadçılık ile ilişkilendirme alanında yetersiz kalacağı vurgulanmalıdır. Bayar'ın 1960 ve 1970'li yılların sonlarında dile getirdiği görüşlerin kalkınmacı muhafazakârlığı ne derece temsil ettiği de tartışmalıdır.
İki örnek
"Türk tipi başkanlık" alanında yakın tarihimizde iki çarpıcı örnek bulunmaktadır. Bunlar güçlü şahıs kültleriyle desteklenen II. Abdülhamid rejimi ile Takrir-i Sükûn ilâ çok partili yaşama geçiş aralığındaki Erken Cumhuriyet otoriterliğidir (ikinci dönem de 1938 öncesi ve sonrası biçiminde bir ayırıma tabi tutulabilir). Her iki örnekte de modern bürokrasi ile çalışan neo-patrimonyal liderlik fiilî "başkanlık" rejimi yaratmıştır. Önemli olan birinci dönemde "millî irade"nin dışlanması, ikincisinde ise onu "halk adına ama halka rağmen halkçılık" biçiminde kavramsallaştırılmasıdır.
Bu nedenle "Türk usûlü başkanlık"ın tarihsel köklerine "saf millî irade" fetişizmi üzerinden ulaşabilmek mümkün değildir. Kalkınmacı muhafazakârlığın vesayet eleştirileri uzun süre "başkanlık sistemi" benzeri bir çözümü temel almamıştır.
Dolayısıyla Turgut Özal ile başlayarak "başkanlık sistemi" taleplerini "saf millî irade" üzerinden meşrulaştırmaya çalışan yaklaşımların özgün bir gelişme olarak ayrı bir kategoride değerlendirilmesi gerekir. Bunun anlamlı tarihî kökleri yoktur. Benzer şekilde "fiilî başkanlık rejimlerine" tepki olarak gelişmiş örgütlenmelerin bu sistemin başlatıcıları olduğunu söylemek de mümkün değildir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018